4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 69
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersimizdeki çok güzel iki etkinliği birlikte inceleyeceğiz. Hazır mısınız?
9. ETKİNLİK
Öncelikle bize “benzetme” kavramını anlatmışlar. Haydi, bir daha okuyalım ve ne demekmiş, anlayalım:
Benzetme, bir varlığın niteliğini daha iyi anlatabilmek için özellik bakımından kendisinden daha üstün bir varlığa benzetilmesidir.
Örnek: “Ali karınca gibi çalışkan bir çocuktu.” cümlesinde benzeyen Ali, kendisine benzetilen karıncadır.
Yani çocuklar, benzetme yaparken bir şeyi başka bir şeye, o şeyin daha belirgin bir özelliği yüzünden benzetiyoruz. Tıpkı Ali’nin çalışkanlığını karıncaya benzetmek gibi. Burada benzeyen, yani özelliklerini anlatmak istediğimiz şey Ali oluyor. Benzetilen ise, Ali’yi benzettiğimiz, o özelliğiyle meşhur olan karınca oluyor. Anlaştık mı?
Şimdi sıra bizde! Bize verilen cümlelerde benzeyen ve benzetilen kavramları bulalım:
Verilen dizelerde benzeyen ve kendisine benzetilen kavramları yazınız.
1. Cümle: Yeleleri alevden bir ata binmiş.
Çözüm:
Bu cümlede, atın yelelerinin nasıl göründüğünü anlatmak için neye benzetildiğini düşünelim. Yeleler o kadar hızlı ve parlak ki, sanki ateşten yapılmış gibi anlatılıyor, değil mi? İşte burada yeleler, alevin parlaklığına ve hızına benzetiliyor.
- Benzeyen: Yeleleri
- Benzetilen: Alev
2. Cümle: Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda.
Çözüm:
Burada da birinin saçlarının rengi ve parlaklığı anlatılıyor. Saçlar neye benzetilmiş olabilir? “Altın” kelimesi bize ipucu veriyor. Saçlar, altın kadar parlak ve değerli olduğu için altına benzetilmiş.
- Benzeyen: Saçları
- Benzetilen: Altın
3. Cümle: Arkasından dağ dağ ordular geliyor.
Çözüm:
Bu cümlede orduların ne kadar çok, ne kadar büyük ve heybetli olduğunu anlatmak için bir benzetme yapılmış. Ordular o kadar kalabalık ve büyük ki, sanki birer dağ gibi görünüyorlar. İşte burada ordular, dağların büyüklüğüne ve çokluğuna benzetiliyor.
- Benzeyen: Ordular
- Benzetilen: Dağ
Harikasınız! Benzetme konusunu çok güzel anladınız.
10. ETKİNLİK
Şimdi de çok özel bir konuya geçiyoruz: “İmza”. Bakalım imza ne demekmiş:
Bir kişinin herhangi bir belgeyi yazdığını veya onayladığını belirtmek için her zaman aynı biçimde kullandığı işarete “imza” denir. İmza kişiye özeldir ve genellikle kişilerin isimlerinin baş harfi ile soyadından oluşur.
Çocuklar, imza demek, senin bir yazıyı yazdığını veya bir şeyi onayladığını gösteren, sana özel bir işaret demektir. Tıpkı parmak izi gibi, her insanın imzası farklıdır. Genellikle adımızın baş harfi ile soyadımızdan oluşur. Büyüdüğünüzde birçok belgeye imza atacaksınız. O yüzden şimdiden nasıl bir şey olduğunu öğrenmek çok güzel!
Mustafa Kemal Atatürk’ün imzalarını inceleyiniz. Siz de kendi imzanızı oluşturunuz.
Çözüm:
Görselde sevgili liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasını görüyorsunuz. Onun imzası “F. Atatürk” şeklinde yazılmış. Bu imza, onun kişiliğini, adını ve soyadını temsil eden özel bir işarettir. Herkesin imzası kendine özgü ve tektir, tıpkı Atatürk’ün imzası gibi. Bu imzayı kendisi özel olarak belirlemiştir ve her zaman bu şekilde kullanmıştır.
Şimdi sıra sende! Sen de kendi imzanı oluşturacaksın. Hadi hep birlikte düşünelim, imza nasıl oluşturulur?
Adım 1: Önce kendi adını ve soyadını aklına getir. Mesela, adın Elif, soyadın Demir olsun.
Adım 2: İmzan genelde adının baş harfi ile soyadından oluşur. Yani “E. Demir” gibi düşünebilirsin.
Adım 3: Şimdi bu “E. Demir” yazısını kendine özgü bir şekilde, biraz daha hızlıca, belki harfleri birbirine bağlayarak veya küçük süslemeler ekleyerek yaz. Unutma, imzan senin kişisel işaretin olacak, bu yüzden nasıl göründüğü sana kalmış!
Adım 4: Görseldeki boş kutucuklara kendi imzanı birkaç kez deneme yapabilirsin. Böylece en çok beğendiğin ve sana ait olan imzayı bulabilirsin.
Aferin çocuklar! Bugün hem benzetmeyi hem de imzanın ne anlama geldiğini öğrendik. Çok güzel çalıştınız!