4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 50
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmenin. Gönderdiğin görseldeki soruları inceledim. Bu soruları seninle birlikte adım adım çözmek için sabırsızlanıyorum. Haydi bakalım, Türkçe dersinde öğrendiklerimizi kullanalım ve bu soruların üstesinden gelelim!
Ama bir şeyi fark ettim, soruların başında “metne göre cevaplayınız” yazıyor. Yani bu soruları cevaplamak için önce bir metin okumamız gerekiyor. Ancak görselde o metin maalesef yok. Metin olmadan bu sorulara doğru cevaplar vermemiz mümkün değil. Tıpkı bir yapbozun parçaları gibi düşün, metin olmadan resmin tamamını göremiyoruz.
Yine de ben sana, metin olsaydı bu soruları nasıl cevaplayacağımızı ve nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlatacağım. Böylece başka zaman karşına bu tür sorular çıktığında ne yapacağını bilirsin, tamam mı?
***
3. Etkinlik
Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.
Sevgili öğrencim, bu etkinlikteki soruları cevaplayabilmemiz için öncesinde bir metin okumamız gerekiyor. Metin görselde olmadığı için soruları şu an için cevaplayamıyoruz. Ama metin olsaydı, soruları nasıl cevaplayacağımızı seninle konuşalım:
Önce metni dikkatlice okurduk. Hatta belki iki kere okurduk ki hiçbir detayı kaçırmayalım.
Sonra her bir soruya tek tek bakar, sorunun bizden ne istediğini anlardık.
Cevabı metnin içinde arardık. Kendi aklımızdan değil, sadece metinde yazan bilgilere göre cevap verirdik.
Şimdi sorulara tek tek bakalım ve metin olsaydı nasıl bir yol izleyecektik, onu konuşalım:
1. Müstecip neden gözlerini, boğazın sularından ayırmıyor?
Çözüm:
Bu sorunun cevabını bulmak için metinde “Müstecip” adının geçtiği yerlere bakmamız gerekirdi. Özellikle Müstecip’in gözlerini boğazın sularından ayırmadığı bir bölüm olup olmadığını arardık. Eğer böyle bir cümle bulsaydık, o cümlenin öncesindeki ve sonrasındaki bilgilere bakarak Müstecip’in bunu neden yaptığını anlamaya çalışırdık. Belki bir şeyleri bekliyordur, belki bir tehlikeyi gözetliyordur ya da sadece denizi çok seviyordur. Metin bize bu nedeni açıklardı.
2. Müstecip denizaltılar hakkındaki bilgileri nasıl öğreniyor?
Çözüm:
Yine metinde Müstecip’in denizaltılarla ilgili bilgi edinme yollarını anlatan bir bölüm arardık. Belki kitaplardan okuyordur, belki birinden dinliyordur, belki gözlem yaparak öğreniyordur. Metin, Müstecip’in bilgi edinme yöntemini bize açıkça söylerdi. Örneğin, “Müstecip, denizaltıların nasıl çalıştığını eski denizcilerin anılarından öğrenmişti.” gibi bir cümle arardık.
3. Denizaltıyı batırmanın en kolay yolu nedir?
Çözüm:
Bu soru biraz daha teknik bir bilgi istiyor gibi. Metinde denizaltıları batırmakla ilgili bir bölüm olup olmadığını kontrol ederdik. Eğer metin bize bu konuda bir bilgi veriyorsa, en kolay yolun ne olduğunu orada bulurduk. Metin bir hikaye ise, kahramanların denizaltılarla ilgili planlarından veya yaşadıkları olaylardan bu bilgiyi çıkarabilirdik. Ama unutma, cevabı sadece metinde arardık, kendi bilgimizle değil.
4. Müstecip denizaltının hangi özelliğini aklına kazıyor?
Çözüm:
Metni okurken, Müstecip’in denizaltılarla ilgili özellikle etkilendiği, unutmadığı, sürekli düşündüğü bir özellik olup olmadığına dikkat ederdik. Belki denizaltının sessizliği, belki derinlere inebilmesi, belki de görünmez olması onu etkilemiştir. Metin bize Müstecip’in aklına kazıdığı bu özel durumu kesinlikle anlatırdı.
5. Müstecip rüyasında neler görüyor?
Çözüm:
Bu sorunun cevabı da metinde “rüya” kelimesinin geçtiği bir bölümde gizli olurdu. Metin, Müstecip’in uyuduğu ve rüya gördüğü anları anlatıyorsa, rüyasında nelerle karşılaştığını da bize açıklardı. Belki denizin altında geziyordur, belki bir maceraya atılıyordur. Metinde yazanları aynen alıp cevabımızı oluştururduk.
6. Müstecip uyandığında rüyası hakkında ne düşünüyor?
Çözüm:
Müstecip’in rüyasından sonraki düşüncelerini anlatan bir bölüm arardık. Rüyanın onu nasıl etkilediğini, ne hissettiğini, rüyasının gerçek hayattaki düşüncelerini değiştirip değiştirmediğini metinden öğrenirdik. “Müstecip uyandığında rüyasının etkisiyle…” diye başlayan bir cümle bize cevabı verirdi.
7. Müstecip Onbaşı ve onun gibi davranan askerlerimiz olmasaydı sizce Çanakkale Zaferi’ni kazanabilir miydik? Neden?
Çözüm:
Bu soru, önceki sorulara göre biraz daha farklı, çünkü burada “sizce” diye bir kısım var. Yani hem metindeki bilgilere dayanacağız hem de kendi yorumumuzu katacağız. Ama yine de metin çok önemli. Metinde Müstecip Onbaşı’nın ve diğer askerlerin Çanakkale Savaşı’ndaki rolü, cesaretleri, fedakarlıkları anlatılıyor olmalıydı.
Eğer metin bize Müstecip Onbaşı’nın ve arkadaşlarının olağanüstü çabalarını, kahramanlıklarını anlatıyorsa, o zaman şöyle bir cevap verebilirdik:
Bence Müstecip Onbaşı ve onun gibi vatanı için canını ortaya koyan, cesurca savaşan askerlerimiz olmasaydı Çanakkale Zaferi’ni kazanmak çok daha zor olurdu, hatta belki de kazanamazdık.
Neden mi?
Çünkü metinde de anlatıldığı gibi, onların gösterdiği eşsiz kahramanlıklar, düşmana karşı duruşları, inançları ve vatan sevgileri, savaşın gidişatını değiştirmiş, diğer askerlere de örnek olmuştur. Savaşlar sadece silahlarla değil, askerlerin yüreklerindeki inanç ve azimle kazanılır. Onlar olmasaydı, belki de bu kadar büyük bir direnç gösterilemezdi ve düşman ilerleyebilirdi. Her bir kahraman askerimiz, bu zaferin bir parçasıdır ve onların fedakarlıkları sayesinde bugün bağımsız bir vatanda yaşıyoruz.
***
4. Etkinlik
Okuduğunuz metni, ana hatlarıyla anlatınız. Anlatımınızın ardından metinde geçen hayali öğeleri aşağıdaki yazma alanına yazınız.
Sevgili öğrencim, bu etkinliği de yapabilmemiz için o metni okumuş olmamız gerekiyordu. Metin olmadığı için maalesef şu an ne metni ana hatlarıyla anlatabiliriz ne de içindeki hayali öğeleri bulabiliriz.
Ama ben sana, bu tür bir etkinlik geldiğinde ne yapman gerektiğini açıklayayım:
Adım 1: Metni Ana Hatlarıyla Anlatma
Metni okuduktan sonra, onu en önemli kısımlarıyla özetlerdik. Yani metinde kimler var (kahramanlar), nerede geçiyor olaylar (yer), ne zaman geçiyor (zaman) ve en önemlisi, metinde neler oluyor (olaylar) gibi soruların cevaplarını kısa ve öz bir şekilde yazardık. Uzun uzun cümleler kurmak yerine, ana fikirleri anlatan birkaç cümle yeterli olurdu.
Adım 2: Hayali Öğeleri Bulma
Görselde sağ tarafta çok güzel bir bilgi kutucuğu var, hatırladın mı? Orada “gerçek öğeler” ve “hayali öğeler” açıklanmış. Şöyle diyor:
Yaşanmış veya yaşanması mümkün olaylar gerçek öğeleri meydana getirir. Gerçekleşmesi mümkün olmayan ve tamamen düş ürünü olan olaylarsa hayali öğelerdir. Metindeki anlatımı güçlendirmek, istenen duyguyu vermek ya da farklı sebeplerden dolayı kimi zaman hayalî öğelere başvurulabilir.
Bu tanıma göre, metni okurken dikkatlice incelerdik. Acaba metinde gerçek hayatta olamayacak, sadece yazarın hayal gücüyle oluşturulmuş olaylar, durumlar veya kahramanlar var mı diye bakardık. Örneğin:
- Konuşan hayvanlar
- Uçan arabalar
- Sihirli güçleri olan insanlar
- Zaman yolculukları
- Denizaltının kendi kendine konuşması veya düşünmesi gibi
Eğer metinde böyle, gerçek hayatta asla yaşanmayacak şeyler olsaydı, işte onlar “hayali öğeler” olurdu. Bu öğeleri bulup alt alta yazma alanına sıralardık.
Şimdilik bu soruları metin olmadan çözemesek de, ne yapmamız gerektiğini öğrendik. Bir sonraki derste metinli sorularla karşılaşınca, bu öğrendiklerimizi hemen kullanabiliriz!