4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 27
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün size gönderdiğim görseldeki etkinlikleri ve soruları adım adım inceleyip, birlikte çözeceğiz. Hazır mısınız?
Öncelikle görselin üst kısmındaki “Üç Nokta (…)” ile ilgili bilgi kutusunu kısaca hatırlayalım:
- Üç nokta, tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur. Yani söylemek istediğimiz şey tam bitmemişse, okuyucunun veya dinleyicinin devamını kendisinin düşünmesini istediğimizde kullanırız.
- Alıntılarda, bir yerden aldığımız yazının başında, ortasında veya sonunda bazı kelimeleri ya da bölümleri atladıysak, onların yerine de üç nokta koyarız. Böylece metnin tamamını yazmaya gerek kalmaz.
- Unutmayın, üç nokta yerine asla iki ya da daha fazla nokta kullanmıyoruz, hep tam üç tane!
Şimdi gelelim asıl görevimize, paragraftaki boşluklara uygun noktalama işaretlerini yerleştirmeye.
Paragraf:
Babam(_) annem ve ben 14(_) 08(_) 2018 tarihinde İstanbul’a gittik. İstanbul(_) camileriyle(_) saraylarıyla(_) köprüleriyle kocaman bir şehir âdeta(_) Kanuni’ye(_) Yavuz’a(_) Fatih’e ev sahipliği yapmış(_) Baştan sona tarih(_) Baştan sona insan(_)
Şimdi bu paragrafı adım adım inceleyelim ve boşlukları dolduralım:
Adım 1: “Babam(_) annem ve ben”
Burada babam, annem ve ben diye bir sıralama var. Bir şeyleri art arda sayarken aralarına virgül koyarız, değil mi? Tıpkı “Elma, armut ve kiraz aldım.” derken olduğu gibi.
Çözüm:
Babam, annem ve ben
Adım 2: “14(_) 08(_) 2018 tarihinde”
Tarihleri yazarken gün, ay ve yılı birbirinden ayırmak için nokta kullanırız. Örneğin 23 Nisan 1920’yi “23.04.1920” diye yazarız.
Çözüm:
14.08.2018 tarihinde
Adım 3: “İstanbul’a gittik. İstanbul(_)”
“İstanbul’a gittik” cümlesi anlamca tamamlanmış bir cümle. Biten cümlenin sonuna nokta koyarız. Sonra “İstanbul” kelimesiyle yeni bir düşünce başlıyor ve İstanbul’un özelliklerini sıralayacağız. Bu yüzden “İstanbul” kelimesinden sonra virgül kullanırız.
Çözüm:
İstanbul’a gittik. İstanbul,
Adım 4: “camileriyle(_) saraylarıyla(_) köprüleriyle”
Burada İstanbul’un camilerini, saraylarını ve köprülerini sıralıyoruz. Birbiri ardınca sıralanan aynı görevdeki kelimelerin arasına yine virgül koyarız.
Çözüm:
camileriyle, saraylarıyla, köprüleriyle
Adım 5: “kocaman bir şehir âdeta(_)”
Burada yazar, İstanbul’un ne kadar büyük ve güzel bir şehir olduğunu anlatırken sanki cümlesini tamamlamıyor, okuyucunun devamını kendisinin düşünmesini istiyor. Böyle tamamlanmamış ya da arkası gelecek cümlelerde üç nokta kullanırız.
Çözüm:
kocaman bir şehir âdeta…
Adım 6: “Kanuni’ye(_) Yavuz’a(_) Fatih’e ev sahipliği yapmış(_)”
Yine Kanuni, Yavuz ve Fatih gibi önemli padişahların isimleri sıralanıyor. Sıralama olduğu için aralarına virgül koyarız. “ev sahipliği yapmış” derken de yine yazar, İstanbul’un bu önemli kişilere ev sahipliği yaptığını vurgularken cümlesini tam bitirmiyor, bir düşünce akışını devam ettiriyor gibi. Bu yüzden buraya da üç nokta gelir.
Çözüm:
Kanuni’ye, Yavuz’a, Fatih’e ev sahipliği yapmış…
Adım 7: “Baştan sona tarih(_) Baştan sona insan(_)”
Bu ifadeler de İstanbul’u özetleyen, tamamlanmamış ve vurgulu cümleler. Yazar, “İstanbul baştan sona tarihle dolu, baştan sona insan hikayeleriyle dolu” demek istiyor ama kısa ve etkili bir şekilde bitiriyor, okuyucunun düşünmesini sağlıyor. Bu yüzden her ikisinin sonuna da üç nokta koyarız.
Çözüm:
Baştan sona tarih… Baştan sona insan…
Şimdi paragrafın son halini bir bütün olarak görelim:
Sonuç:
Babam, annem ve ben 14.08.2018 tarihinde İstanbul’a gittik. İstanbul, camileriyle, saraylarıyla, köprüleriyle kocaman bir şehir âdeta… Kanuni’ye, Yavuz’a, Fatih’e ev sahipliği yapmış… Baştan sona tarih… Baştan sona insan…
Aferin çocuklar, noktalama işaretlerini doğru yerleştirmeyi başardık!
Şimdi de görseldeki “9. Etkinlik” bölümüne geçelim. Bu kısım bir soru çözmekten çok, sizin yapacağınız bir çalışma ve kendinizi değerlendirmenizle ilgili.
9. Etkinlik: Arkadaşlık ve Dostluk Üzerine Bir Konuşma
Bu etkinlikte, “Sonraki Derse Hazırlık” aşamasında defterinize yazdığınız bir metni arkadaşlarınıza okumanız isteniyor. Bu metin, arkadaşlığın ve dostluğun ne kadar önemli olduğunu anlatan bir konuşma olacak. Yani bir nevi sınıf içinde küçük bir sunum yapacaksınız.
Konuşmanızı hazırlarken size yardımcı olacak üç tane de atasözü verilmiş. Atasözleri, büyüklerimizin tecrübelerinden süzülmüş, öğüt veren kısa ve özlü sözlerdir. Gelin, bu atasözlerinin anlamlarına kısaca bakalım:
- Dost acı söyler:
Bu atasözü bize, gerçek bir arkadaşın bazen bizi üzecek olsa bile, bizim iyiliğimiz için doğruyu söylemekten çekinmeyeceğini anlatır. Belki o an hoşumuza gitmez ama biliriz ki dostumuz bizi düşündüğü için öyle söylemiştir. - Dost kara günde belli olur:
Bu atasözü ise, insanların zor zamanlarında, sıkıntıya düştüklerinde gerçek arkadaşlarının kimler olduğunu anladıklarını ifade eder. Herkes iyi günümüzde yanımızda olabilir ama asıl dostlar kötü günümüzde bize destek olandır. - Dostun attığı taş baş yarmaz:
Bu atasözü de, bir dostun istemeden veya yanlışlıkla yaptığı bir hatanın ya da söylediği bir sözün, bize düşmanınkinden daha az zarar vereceğini anlatır. Çünkü dostumuzun niyeti kötülük değildir, biz onu affederiz ve kalbimiz kırılmaz.
Konuşmanızı bitirdikten sonra, hem kendi konuşmanızı hem de arkadaşlarınızın konuşmalarını aşağıdaki ölçütlere göre değerlendirmeniz gerekiyor. Yani konuşma yaparken ve arkadaşlarınızı dinlerken nelere dikkat ettik, ne kadar başarılı olduk diye bakacağız.
Değerlendirme Ölçütleri:
- Nezaket kurallarına uygun şekilde konuşmamı yaptım:
Konuşurken “lütfen”, “teşekkür ederim” gibi sihirli sözleri kullandın mı? Saygılı bir dil ve ses tonu kullandın mı? Arkadaşlarına ve öğretmenine karşı nazik davrandın mı? - Konuşmanın içeriğine uygun olacak şekilde beden dilimi etkili bir şekilde kullandım:
Konuşurken el hareketlerin, yüz ifadelerin, duruşun konuya uygun muydu? Arkadaşlık hakkında konuşurken somurtkan mıydın, yoksa gülümseyerek, içtenlikle mi anlattın? - Düşüncelerimi konuşmama yansıttım:
Konuşmanda sadece ezberlediğin şeyleri mi söyledin, yoksa kendi fikirlerin, kendi duyguların da var mıydı? Arkadaşlık hakkında sen ne düşünüyorsun, bunu açıkça anlattın mı? - Arkadaşlarımı, konuşmalarının içeriğiyle ilgili sorular yönelttim:
Arkadaşların konuşurken onları dikkatle dinledin mi? Konuşmaları bittikten sonra, onların söyledikleriyle ilgili merak ettiğin veya daha fazla bilgi almak istediğin şeyler hakkında sorular sordun mu? - Arkadaşlarıma sorular yöneltirken uygun hitap ifadeleri kullandım:
Soru sorarken “Ayşe sen ne diyorsun?” demek yerine “Ayşe arkadaşım, bu konuda senin düşüncelerin nelerdir?” ya da “Mehmet, bu konuda eklemek istediğin bir şey var mı?” gibi daha kibar ve saygılı ifadeler kullandın mı? - Arkadaşlarım konuşurken sözlerini kesmedim:
Bir arkadaşın konuşurken, onun sözünü bitirmesini sabırla bekledin mi? Yoksa heyecanlanıp hemen araya girip kendi fikrini mi söyledin? İyi bir dinleyici olmak için söz kesmemek çok önemlidir. - Farklı bakış açısı geliştiren arkadaşlarımı ayırt ettim:
Konuşmalar sırasında, bazı arkadaşlarının senin düşüncelerinden farklı ama yine de değerli fikirler söylediğini fark ettin mi? Herkesin aynı düşünmek zorunda olmadığını ve farklı fikirlerin de güzel olabileceğini anladın mı?
Bu ölçütleri okuduktan sonra, her bir madde için kendinize “Evet” veya “Hayır” cevabını vermelisiniz. Eğer bir maddeye “Hayır” cevabı verdiyseniz, o zaman kendinize şu soruyu sormanız gerekiyor:
“Hayır” cevabı verdiğim bu konuda daha iyi olmak için ne yapmalıyım?
Bu konuda neler düşündüğünü, nasıl bir çalışma yapman gerektiğini açıklamalısın. Mesela, “Eğer söz kesmeye ‘Hayır’ dediysem, bundan sonra arkadaşlarım konuşurken daha dikkatli dinlemeli ve onların sözü bitinceye kadar beklemeliyim” gibi. Bu düşüncelerini hem arkadaşlarınla hem de öğretmeninle paylaşabilir, onlardan da tavsiye alabilirsin. Unutma, gelişim için kendimizi değerlendirmek çok değerlidir!
İşte bu kadar sevgili öğrencilerim! Umarım bu açıklamalar, hem noktalama işaretlerini doğru kullanmanıza hem de 9. Etkinliği daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Derslerinizde başarılar dilerim!