7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 227
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugünkü Türkçe dersimizde karşımıza çıkan bu etkinliği birlikte inceleyelim ve en güzel şekilde çözelim. Hazır mısınız?
A) Aşağıda, dinlediğiniz metinden bir bölüm verilmiştir. Bu bölümü, noktalama işaretlerine dikkat ederek sessiz okuyunuz.
“Fırçayla resim yaptın, şimdi bunu kalemle yapmayı denemelisin. Yalnızca dene. Örneğin bu odayı tarif et. Garip sandalyeni, isli duvarda asılı olan resmi, kırık aynayı, kitapları, renkli fotoğrafları…”
Şimdi bu bölümde bizden ne istendiğine bakalım. Metni sessiz okumak, okuduğumuzu daha iyi anlamamıza ve kelimelerin zihnimizde daha net canlanmasına yardımcı olur. Özellikle noktalama işaretlerine dikkat etmek çok önemli. Çünkü noktalama işaretleri, cümlelere doğru anlamı vermemizi, nerede duracağımızı, nerede vurgu yapacağımızı gösterir. Virgüller, noktalar, üç noktalar… Hepsinin bir görevi var, değil mi? Metni okurken bu işaretlere dikkat ederek, yazarın bize ne anlatmak istediğini daha iyi kavrarız. Bu metin, birazdan yapacağımız B bölümündeki yazı çalışması için bize bir örnek sunuyor aslında. Bir odayı nasıl tarif edebileceğimize dair ipuçları veriyor.
B) Siz de sınıfınızın tasvirini yapacağınız bir yazı yazınız.
İşte geldik işin en eğlenceli kısmına! Şimdi kendi sınıfımızı kelimelerle resmetme zamanı. Bir şeyi tasvir etmek demek, o şeyi okuyanın gözünde, zihninde canlandırmak demektir. Sanki o kişi şu an sınıfımızdaymış gibi hissettirmeliyiz. Bunun için ne yapmalıyız?
Adım 1: Gözlemle ve Not Al!
Önce sınıfımıza bir göz atalım. Neler var? Sınıfımızın büyüklüğü nasıl? Duvarlar ne renk? Pencerelerden ne görünüyor? Tahta nerede, ne kadar büyük? Sıralarımız nasıl dizilmiş? Öğretmen masası, dolaplar, panolar… Hatta sıraların üzerindeki eşyalar, duvardaki resimler, köşedeki bir bitki bile olabilir. Gözüne çarpan her şeyi, küçük birer not olarak aklına yaz ya da bir kenara karala.
Adım 2: Duyularını Kullan!
Sadece görmekle kalma! Sınıfımızda hangi kokular var? Belki yeni silinmiş tahtanın kokusu, belki kalemtıraş kokusu… Hangi sesler geliyor? Koridordan gelen uğultular, kalem sesleri, belki dışarıdan gelen kuş sesleri… Dokunduğumuzda sıralarımız nasıl hissettiriyor? Pürüzsüz mü, biraz eski mi? Bu detaylar yazına derinlik katacak.
Adım 3: Kelimelerle Canlandır!
Şimdi topladığın bu bilgileri birleştirerek bir metin oluşturalım. Tıpkı A bölümündeki örnek metinde olduğu gibi, kelimeleri özenle seçerek, okuyucunun zihninde bir resim çizmeyi hedefle. Sıfatları bolca kullan: geniş, aydınlık, eski, yeni, renkli, sessiz, kalabalık…
İşte size örnek bir sınıf tasviri:
Sınıfımız, okulumuzun ikinci katında, koridorun tam ortasında yer alan, oldukça geniş ve aydınlık bir oda. Her sabah güneş, büyük pencerelerimizden içeri süzülerek tahtanın üzerine düşer ve tahtayı parlak bir sahneye dönüştürür. Duvarlar açık krem rengine boyalı, bu da sınıfımıza ferah bir hava katıyor. Ön duvarda, derslerimizi yazdığımız büyük, beyaz bir akıllı tahta duruyor. Hemen yanında ise renkli haritaların ve örnek yazıların asılı olduğu bir pano var.
Öğrenci sıralarımız, ikişerli gruplar halinde, düzenli bir şekilde pencereye paralel olarak dizilmiş. Masaların yüzeyleri zamanla biraz çizilmiş olsa da her biri bize nice bilgiye ev sahipliği yapıyor. Sandalyelerimiz de sıralarımızla uyumlu, açık kahverengi. Sınıfımızın arka tarafında, duvar boyunca uzanan kitaplarla dolu bir dolap ve ders materyallerimizi sakladığımız iki büyük dolap bulunuyor. Pencerenin kenarında ise öğretmenimizin özenle baktığı küçük, yeşil bir salon bitkisi var.
Sınıfımızda ders başladığında duyulan tek ses kalemlerin defterle buluşması ya da öğretmenimizin sıcak sesi olur. Teneffüslerde ise koridordan gelen cıvıl cıvıl öğrenci sesleri, bizim de neşemize neşe katar. Burası, her gün yeni şeyler öğrendiğimiz, güldüğümüz, düşündüğümüz ve birlikte büyüdüğümüz bizim özel dünyamız.
Unutma, sen de kendi sınıfına bakarak, kendi kelimelerinle bu kadar güzel bir tasvir yazabilirsin. Haydi bakalım, kalem kağıt başına!