7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 32
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle birlikte çok güzel bir metin üzerine konuşacak ve soruları cevaplayacağız. Unutmayın, okuduğunu anlama ve yorumlama becerisi, hem Türkçe dersinde hem de hayatın her alanında bize çok yardımcı olur. Şimdi hazırsanız, bana gönderilen görseldeki sorulara ve ikinci görseldeki metne (yani “KANATLARIN ALTINDAKİ RÜZGÂR” başlıklı hikâyeye) odaklanarak çözümlemeye başlayalım.
Öncelikle ilk görselde yer alan 5. Etkinlik A) maddesi, bizden metni noktalama işaretlerine dikkat ederek okumamızı istiyor. Bu, okuma anlama becerimizin temelidir. Ancak biz, ana talimatlara uyarak, soruları ikinci görseldeki “KANATLARIN ALTINDAKİ RÜZGÂR” metnine göre yanıtlayacağız. Şimdi gelelim asıl sorularımıza!
***
B) Okuduğunuz bu hikâyeye sizce nasıl devam etmiştir? Hikâyenin kalan bölümünü kurgulayarak defterinize yazınız.
Sevgili öğrencilerim, bu soru bizden yaratıcılığımızı kullanmamızı ve hikâyenin sonunu hayal etmemizi istiyor. Hikâye, öğretmen Jean Slaton’ın öğrencilerine “Kaçınız kâğıdın iki yüzüne de aynı şeyleri yazdı?” diye sorması ve tek bir elin bile kalkmamasıyla bitiyor. Bu noktadan sonra öğretmenin ne söyleyeceğini, bu soruyu neden sorduğunu ve öğrencilerin bu durumdan ne ders çıkardığını düşünmeliyiz. Haydi, birlikte hikâyemizi tamamlayalım!
Çözüm:
Adım 1: Hikâyenin sonunu hatırlayalım. Öğretmen, ödevleri kontrol ettikten sonra öğrencilerine önemli bir soru sormuştu: “Kaçınız kâğıdın iki yüzüne de aynı şeyleri yazdı?” ve hiçbir öğrenci elini kaldırmamıştı. Bu durum, öğretmenin öğrencilere vermek istediği bir dersin başlangıcı olmalıydı.
Adım 2: Öğretmenin amacını düşünelim. Jean Slaton, korkularının üstesinden gelmiş ve hayata geniş bir perspektiften bakmayı öğrenmiş biriydi. Kâğıdın sadece bir yüzünü kullanmak, tıpkı hayatı sınırlı bir şekilde yaşamak gibiydi. Öğretmen, öğrencilerin de bu sınırlılıklardan kurtulmasını istiyordu.
Adım 3: Bu düşüncelerle hikâyemizi kurgulayalım. İşte benim devam ettirdiğim hikâye:
Öğretmen, sınıfta sessizce bekledi. Gözleri her bir öğrencisinin üzerinde dolaştı. Sonra nazik bir sesle konuşmaya başladı:
“Çocuklar, bu soruyu size sormamın bir sebebi var. Hayatımızda, tıpkı bu kâğıtlar gibi, bazen kendimize sınırlar koyarız. Bir tarafını doldururuz ve diğer tarafının boş kalmasına izin veririz. Tıpkı bir zamanlar benim, yükseklik korkum yüzünden hayallerimi ertelemem gibi. Uçmanın ne kadar harika bir duygu olduğunu okuduğumda içimde bir istek belirdi ama korkum beni tutuyordu. Tıpkı kâğıdın diğer yüzüne yazı yazmaktan çekinmek gibiydi bu.”
Sınıftaki herkes dikkatle onu dinliyordu. Öğretmen devam etti:
“Ama sonra anladım ki, eğer sadece bir yüzünü kullanırsam, aslında bilginin ve deneyimin tamamını kaçırıyorum. Tıpkı uçmak gibi. Kanatlarımın altındaki rüzgârı hissetmeden, gökyüzünün sonsuzluğunu nasıl anlayabilirdim ki? Bu kâğıtların diğer yüzleri, size sunulan yeni fırsatlar, keşfedilmeyi bekleyen bilgiler ve aşılması gereken korkular gibidir. Her zaman daha fazlası vardır, her zaman farklı bir bakış açısı mevcuttur. Önemli olan, o diğer yüzü de cesaretle çevirip doldurmaya istekli olmaktır.”
Öğretmen gülümsedi. “Şimdi, kâğıtlarınızın boş kalan diğer yüzlerine, bugün öğrendiğiniz bu dersi ve kendinize koyduğunuz sınırları nasıl aşabileceğinizi yazmanızı istiyorum. Unutmayın, her birinizin kanatlarının altında kendi rüzgârınız var. Onu hissetmekten ve uçmaktan korkmayın.”
Sınıfın sessizliği yerini hafif bir mırıltıya ve kalem seslerine bıraktı. Öğrenciler, kâğıtlarının boş yüzlerini çevirip, sadece ödevlerini değil, hayatlarına dair yeni düşüncelerini de yazmaya başladılar.
***
C) Tamamladığınız hikâyeye uygun bir başlık bularak aşağıya yazınız.
Şimdi de az önce devam ettirdiğimiz hikâyeye en uygun başlığı bulalım. İyi bir başlık, hikâyenin ana fikrini ve mesajını yansıtmalı, aynı zamanda merak uyandırmalıdır. Hikâyemiz, sınırları aşmak, korkuların üstesinden gelmek ve hayata geniş bir bakış açısıyla yaklaşmak üzerineydi.
Çözüm:
Adım 1: Hikâyenin ana temalarını gözden geçirelim. Hikâye, Jean Slaton’ın kendi korkularını yenmesi, öğrencilere kâğıdın iki yüzünü kullanma metaforuyla bir ders vermesi ve genel olarak hayatta kendimize sınırlar koymamamız gerektiği mesajını içeriyor.
Adım 2: Bu temaları en iyi yansıtan başlıkları düşünelim. “Boş Kalan Yüzün Dersi”, “Sınırları Aşmak”, “Cesaretin Kanatları” gibi başlıklar uygun olabilir.
Adım 3: Ben, hikâyenin sonundaki kâğıt metaforunu ve öğretmenin vermek istediği dersi vurgulayan bir başlık seçtim.
Sonuç:
Hikâyemize verebileceğimiz en uygun başlıklardan biri şunlar olabilir:
- Boş Kalan Yüzün Dersi
- Hayatın İki Yüzü
- Sınırları Aşmanın Rüzgârı
Benim tercihim: Boş Kalan Yüzün Dersi
Umarım bu açıklamalar, hem hikâyeyi anlamanıza hem de yaratıcılığınızı kullanmanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, her metin bize yeni kapılar açar!