7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 179
Sevgili öğrencilerim, bugünkü Türkçe dersimizde çok güzel bir etkinlikle karşınızdayım. Biliyorsunuz, görselleri anlamak, metinlerle ilişkilendirmek ve bunlardan yola çıkarak kendi düşüncelerimizi ifade etmek çok önemli. Şimdi size verilen görselleri ve metni dikkatlice inceleyelim ve soruları adım adım çözelim.
4. Etkinlik
Sevgili öğrencilerim, bu etkinlikte bize altı farklı görsel verilmiş. Bu görselleri önce dikkatlice inceleyeceğiz, sonra da ikinci sayfadaki metinle ilişkilendirerek verilen görevleri yerine getireceğiz. Unutmayın, metinde geçen “Manyas Kuş Cenneti” ve “Manyas Gölü” ile ilgili bilgiler, görselleri yorumlamamıza yardımcı olacak.
A) Aşağıdaki görselleri inceleyiniz.
Adım 1: Görselleri tek tek gözden geçirelim.
- Birinci görselde, bir anne ördek ya da kaz ve yavruları var. Hep birlikte suda yüzüyorlar. Bu görsel, bir doğa parçasını ve canlıları gösteriyor.
- İkinci görselde, berrak bir göl kenarında ağaçlar ve mavi bir gökyüzü var. Sanki huzurlu bir manzara gibi.
- Üçüncü görselde, uzun bir sap üzerinde tek bir kırmızı gül var. Çok zarif görünüyor.
- Dördüncü görselde, sarı çiçeklerin üzerinde küçük, mavi kanatlı bir kelebek duruyor.
- Beşinci görselde, geceleyin yıldızlarla dolu bir gökyüzü, altında ise yansıyan bir göl ya da deniz manzarası var. Çok etkileyici ve gizemli.
- Altıncı görselde, gölde yüzen flamingoları görüyoruz. Bu da yine doğa ve kuşlarla ilgili bir görsel.
Adım 2: Şimdi bu görselleri, bize verilen “Kuşların Güzel Evi” başlıklı metinle ilişkilendirelim.
Metnimizde “Manyas Gölü” ve “Manyas Kuş Cenneti”nden bahsediliyordu, değil mi? Metinde, Manyas Gölü’nün Balıkesir’in Bandırma ilçesi sınırları içinde olduğu, etrafında sazlıklar ve ormanlar olduğu, kuşlar için çok önemli bir yer olduğu anlatılıyor. Hatta gölün en canlı yerine “kuşüzeyodusu” denildiği belirtiliyor.
Bu bilgiler ışığında, birinci görseldeki ördekler veya kazlar ve yavruları, Manyas Kuş Cenneti’nde yaşayan kuş türlerinden birini temsil edebilir. İkinci görseldeki göl manzarası da pekala Manyas Gölü’nün bir kesiti olabilir. Altıncı görseldeki flamingolar da yine Manyas Kuş Cenneti’nin zengin kuş çeşitliliğini anlatan bir örnek olabilir. Diğer görseller (gül, kelebek, gece manzarası) doğrudan Manyas Kuş Cenneti’yle ilgili olmasa da, doğanın farklı güzelliklerini sergiliyorlar.
B) İncelediğiniz görsellerden birini seçerek bu görselle ilgili aşağıya hikâye edici bir metin yazınız.
Sevgili öğrencilerim, bu bölümde görsellerden birini seçeceğiz ve metnimizdeki bilgilerden de ilham alarak o görselle ilgili bir hikâye yazacağız. Madem metnimiz kuşlardan ve Manyas Kuş Cenneti’nden bahsediyor, biz de birinci görseldeki anne ördek ve yavrularını seçelim ve onları Manyas Kuş Cenneti’nde hayal edelim, ne dersiniz?
Seçilen Görsel: Birinci görseldeki anne ördek ve yavruları.
Hikâye:
Bir zamanlar, Balıkesir’in yemyeşil topraklarında, sazlıkların ve nilüferlerin arasında saklı bir cennet vardı: Manyas Kuş Cenneti. Burası, metnimizdeki gibi, “küçük bir alanda büyük bir dünya” gibiydi. Binlerce kuşun evi, yuvasıydı. Bizim minik hikâyemizin kahramanı da, beyaz tüylü, sevecen bir anne ördekti. Adı Pamuk’tu.
Pamuk, yedi tane pofuduk, sapsarı yavrusuyla birlikte Manyas Gölü’nün berrak sularında süzülüyordu. Yavruları, annelerinin peşinden kuyruk sallayarak, minik ayaklarıyla suyu çırpa çırpa yüzüyorlardı. Pamuk onlara sık sık gölün neresinde en lezzetli bitkilerin olduğunu, hangi sazlığın daha güvenli bir barınak sunduğunu öğretiyordu. Metinde bahsedildiği gibi, gölün “kalbinin attığı yer” olan kuşüzeyodusunda bolca yem buluyor, etraftaki sazlıkların arasında saklambaç oynuyorlardı.
Bir sabah, güneş Manyas Gölü’nün üzerine altın sarısı ışıklarını sererken, Pamuk ve yavruları yeni bir güne başlamıştı. Yavrulardan biri, Pıtırcık, biraz afacan ve meraklıydı. Annesinden biraz uzaklaşmış, suyun yüzeyindeki yosunları inceliyordu. Pamuk hemen nazikçe “Pıtırcık, çok uzaklaşma yavrum!” diye seslendi. Aslında burası çok güvenli bir yerdi, çünkü burası sıradan bir göl değil, Avrupa Konseyi tarafından “A” sınıfı diploma almış, titizlikle korunan bir milli parktı. Ama yine de bir anne, yavrularını her zaman düşünürdü.
Pıtırcık, annesinin sesini duyunca hemen geri döndü ve kardeşleriyle birlikte suya dalıp çıkan balıkları izlemeye başladı. Belki de bu balıklar, yıllar önce Profesör Carl Kassvig’in keşfettiği meşhur Sudak balıklarının torunlarıydı. Pamuk, yavrularının bu cennet gibi yerde özgürce büyüyeceklerini biliyordu. Onlar, Manyas Kuş Cenneti’nin geleceğiydi. Ve Pamuk, her gün bu güzel yuvada, yavrularının cıvıl cıvıl sesleriyle dolu, huzurlu bir hayatın tadını çıkarıyordu.
C) İncelediğiniz görsellerden birini seçerek bu görselin sizde uyandırdığı duygu ve düşüncelerden hareketle bir konuşma yapınız.
Şimdi de yine aynı görseli seçerek, yani anne ördek ve yavrularının olduğu görseli düşünerek, bu görselin ve metindeki Manyas Kuş Cenneti bilgilerinin bende uyandırdığı duygu ve düşünceleri bir konuşma metni haline getireceğim.
Seçilen Görsel: Birinci görseldeki anne ördek ve yavruları.
Konuşma Metni:
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlerle doğanın kalbinden, bir yaşam karesinden bahsedeceğim. Önümdeki bu görselde, bir anne ördek ve pofuduk yavrularını görüyorum. Onlar, suyun üzerinde huzur içinde yüzüyorlar. Bu görüntüye baktığımda içimi bir sıcaklık kaplıyor, bir yandan da derin düşüncelere dalıyorum.
Bu görsel bana, az önce okuduğumuz “Kuşların Güzel Evi” metnini hatırlatıyor. Metnimizde Manyas Kuş Cenneti’nden bahsediliyordu, değil mi? Burası, sadece bir göl değil, binlerce kuş türüne ev sahipliği yapan, adeta bir yaşam senfonisinin çalındığı özel bir yer. Tıpkı bu görseldeki anne ve yavruları gibi, orada da sayısız canlı güvenle yaşıyor, ürüyor ve doğal döngünün bir parçası oluyor.
Bu görsel bende ilk olarak huzur ve sakinlik duyguları uyandırıyor. Anne ördeğin yavrularına rehberlik etmesi, doğanın o eşsiz düzenini ve yaşamın devamlılığını gösteriyor. Ama aynı zamanda, metinde okuduğumuz o değerli bilgiler aklıma geliyor: Manyas Kuş Cenneti’nin Avrupa Konseyi tarafından “A” sınıfı diploma ile koruma altına alınmış olması, her yıl on binlerce ziyaretçiyi ağırlaması… Bu bilgiler, bana bu tür doğal alanların kıymetini ve korunma sorumluluğumuzu hatırlatıyor.
Düşünüyorum da, eğer bu cennet gibi yerler olmasa, bu sevimli ördekler, flamingolar ve diğer kuşlar nerede yaşardı? Onların yaşam alanlarını korumak, sadece kuşları değil, aslında tüm doğayı ve dolayısıyla kendi geleceğimizi de korumak demek. Bu görseldeki annenin yavrularına sunduğu güvenli ortam gibi, biz de gelecek nesillere temiz ve yaşanabilir bir dünya bırakmak zorundayız.
Kısacası, bu görsel bana hem doğanın eşsiz güzelliğini ve yaşam döngüsünü hatırlatıyor hem de bu güzellikleri korumak için üzerimize düşen görevleri bir kez daha düşündürüyor. Unutmayalım ki, doğa bize emanet ve bu emanete en iyi şekilde sahip çıkmak hepimizin görevi.
Teşekkür ederim.