7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 261
Merhaba sevgili öğrencim, 7. sınıf Türkçe dersimizdeki bu soruları birlikte adım adım inceleyelim ve doğru cevaplarını bulalım. Hiç merak etme, anlamadığın hiçbir yer kalmayacak. Başlayalım mı?
5. Başarılı sanatçılar adına düzenlenen yarışmalar hakkındaki düşüncelerinizi nedenleriyle açıklayınız.
Sevgili öğrencim, bu soru senin kendi düşüncelerini ifade etmeni ve bu düşünceleri mantıklı sebeplerle desteklemeni istiyor. Yani, bir konuda fikrini söyleyecek ve “Neden böyle düşünüyorum?” sorusunun cevabını vereceksin. Şimdi bu konuyu nasıl ele alabileceğimizi adım adım görelim:
Adım 1:
Önce bu tür yarışmaların iyi yönlerini düşünelim. Mesela, bir sanatçı için yarışmalar ne gibi faydalar sağlar?
- Yeni yeteneklerin keşfedilmesini sağlar. Belki de bugüne kadar kimsenin fark etmediği bir yetenek, bu yarışmalar sayesinde ortaya çıkar.
- Sanatçılara bir motivasyon kaynağı olur. “Daha iyisini yapmalıyım,” diye düşünmelerine yardımcı olur.
- Sanatçıların tanınmasına ve eserlerini daha geniş kitlelere ulaştırmasına imkân tanır.
- Sanatçılar arasında tatlı bir rekabet ortamı oluşturarak sanatın gelişimine katkıda bulunabilir.
- Farklı sanatçıların eserlerini bir araya getirerek sanatseverler için zengin bir sergi veya etkinlik sunar.
Adım 2:
Şimdi de bu tür yarışmaların olumsuz veya tartışmalı yönlerini düşünelim. Her şeyin bir de diğer yüzü vardır, değil mi?
- Yarışmalar, sanatı ölçülebilir veya kıyaslanabilir bir şey gibi gösterme riski taşır. Oysa sanat, bazen kişisel zevklere ve duygulara hitap eder, bu da onu nesnel olarak değerlendirmeyi zorlaştırır.
- Bazı sanatçılar için kaygı ve stres kaynağı olabilir. Kazanma baskısı, yaratıcılıklarını olumsuz etkileyebilir.
- Her zaman adil olmayabilir. Jüri üyelerinin kişisel beğenileri veya dış etkenler, sonuçları etkileyebilir.
- Belirli bir “tarz” veya “beklenti” yaratabilir, bu da sanatçıların özgünlüklerini kaybetmesine yol açabilir. Herkesin aynı tarzda eserler üretmeye çalışmasına neden olabilir.
Adım 3:
Kendi bakış açını oluştur. Sen bu yarışmaları genel olarak olumlu mu, olumsuz mu görüyorsun? Yoksa hem iyi hem kötü yönleri olduğunu mu düşünüyorsun? Bunu belirledikten sonra, yukarıdaki maddelerden hangileri senin fikrini destekliyorsa, onları nedenlerin olarak kullanabilirsin.
Örnek bir açıklama:
Ben, başarılı sanatçılar adına düzenlenen yarışmaların genel olarak faydalı olduğuna inanıyorum. Çünkü bu yarışmalar, sanatçılar için harika bir motivasyon kaynağı oluyor. Bir hedef belirlemek ve o hedefe ulaşmak için çabalamak, herkesi daha iyiye götürür. Ayrıca, yeni ve genç yeteneklerin keşfedilmesi için de çok önemli bir fırsat sunuyorlar. Belki de o yarışma olmasa, o yetenekli insanı kimse fark etmeyecekti.
Elbette, her şeyde olduğu gibi bu yarışmaların da bazı dikkat edilmesi gereken yönleri var. Mesela, sanatın kişisel bir ifade biçimi olduğunu ve her zaman nesnel kriterlerle ölçülemeyeceğini unutmamak gerekir. Jüri seçimlerinin şeffaf olması, sanatın farklı dallarına ve tarzlarına eşit mesafede yaklaşılması, bu tür etkinliklerin güvenilirliğini artırır.
Sonuç olarak, doğru bir şekilde düzenlendiğinde ve yönetildiğinde, bu yarışmalar sanatın gelişmesine, sanatçıların kendilerini ifade etmelerine ve sanatın daha geniş kitlelere ulaşmasına büyük katkı sağlar. Sanatın ve sanatçının desteklenmesi, toplumun ruhunu besler, bu yüzden bu tür etkinliklerin devam etmesi gerektiğini düşünüyorum.
6. “Dünya kadar işi olmasına rağmen başını arada bir kaldırıp da altın misali parlayan güneşe bakmayı ihmal etmeyen kişi, gerçekten yaşıyordur.” cümlesinde aşağıdaki söz sanatlarından hangileri vardır?
Sevgili öğrencim, bu soruda cümlede kullanılan söz sanatlarını bulmamızı istiyor. Söz sanatları, anlatımımızı daha etkili ve güzel hale getirmek için kullandığımız yöntemlerdir. Şimdi cümleyi parçalara ayırıp inceleyelim:
Adım 1: Cümlenin ilk kısmına bakalım: “Dünya kadar işi olmasına rağmen…”
- Burada “dünya kadar iş” derken, aslında çok fazla işi olduğunu abartılı bir şekilde anlatıyor. Bir insanın dünyayı kaplayacak kadar işi olamaz, değil mi? İşte bu, bir şeyin olduğundan çok daha fazla gösterilmesi, yani abartma (mübalağa) sanatıdır.
Adım 2: Cümlenin ikinci kısmına bakalım: “…altın misali parlayan güneşe bakmayı ihmal etmeyen kişi…”
- Burada güneşin parlaması, “altına” benzetiliyor. “Misali” kelimesi de zaten benzetme için kullandığımız bir kelimedir. Bir şeyi başka bir şeye benzetme sanatına benzetme (teşbih) denir.
Adım 3: Şimdi şıklara bakalım ve bulduğumuz söz sanatlarıyla eşleştirelim:
A) Zıtlık-Kişileştirme
B) Benzetme-Abartma
C) Kişileştirme-Abartma
D) Benzetme-Konuşturma
Biz cümlede “abartma” ve “benzetme” sanatlarını bulduk. Bu da B şıkkında var.
Sonuç:
B) Benzetme-Abartma
7. Düzgün bir anlatım, gereksiz sözcüklerden arındırılmış olmalıdır. Gereksiz sözcüklerin kullanıldığı anlatımlarda bozukluk oluşur. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcüğün gereksiz kullanılması anlatım bozukluğuna yol açmıştır?
Sevgili öğrencim, bu soruda bizden “anlatım bozukluğu” türlerinden birini, yani gereksiz sözcük kullanımını bulmamızı istiyor. Bir cümlede aynı anlama gelen iki kelimeyi bir arada kullanırsak veya bir kelime zaten cümlenin anlamından çıkarılabiliyorsa, o kelime gereksizdir ve anlatım bozukluğu yaratır. Şimdi şıkları tek tek inceleyelim:
Adım 1: A şıkkına bakalım:
A) Seksen yıllık hayat yolculuğunu dün tamamlayan sanatçı, aramızdan ayrıldı.
- Burada “hayat yolculuğu” ifadesi kullanılmış. “Hayat”, zaten bir yolculuğa benzetilmiş. Bu bir benzetme ve mecazlı bir anlatım. “Hayat” kelimesinin kendisi “yolculuk” anlamını içermese de, “hayat yolculuğu” kalıplaşmış bir ifade olduğu için burada bariz bir gereksiz sözcük kullanımı yok.
Adım 2: B şıkkına bakalım:
B) Bundan tam 62 yıl önce, 10 Kasım tarihinde Ankara’ya bir haftalığına gider Orhan Veli.
- “Tam 62 yıl önce” ifadesi, zamanı kesinleştiriyor. “10 Kasım tarihinde” de olayı belirli bir tarihe bağlıyor. Burada da gereksiz bir sözcük kullanımı görünmüyor. Her kelimenin kendine ait bir anlamı var.
Adım 3: C şıkkına bakalım:
C) Yetişkin bir insan, günde ortalama sekiz saat süreyle uyumaya özen göstermelidir.
- Burada “sekiz saat süreyle” ifadesi kullanılmış. Düşünelim: “Sekiz saat” zaten bir süreyi ifade eder, değil mi? “Süreyle” kelimesi, “sekiz saat”in zaten taşıdığı anlamı tekrar ediyor. Yani “sekiz saat uyumaya” desek de aynı anlama gelir. Bu durumda “süreyle” kelimesi gereksiz kullanılmıştır. İşte aradığımız anlatım bozukluğu bu şıkta!
Adım 4: D şıkkına bakalım:
D) Bütün varlıklar, çevresindeki gelişmelerden, tabiat olaylarından etkilenir.