7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 173
Merhaba sevgili öğrencim, ben Türkçe öğretmeniniz. Bugün size verilen soruları tek tek inceleyip, adım adım doğru cevaplara ulaşacağız. Hazır mısın? Haydi başlayalım!
1. canı çekmek
Bu ifade bir deyimdir sevgili öğrencim. Deyimler, kelimelerin gerçek anlamlarından farklı, mecazlı bir anlam kazanmasıyla oluşur ve genellikle belli bir durumu ya da duyguyu anlatır. “Canı çekmek” deyimi de bir şeyi çok istemek, ona karşı büyük bir arzu duymak anlamına gelir. Özellikle bir yiyeceği ya da içeceği çok istediğimizde kullanırız.
Örnek: “Mis gibi kokan böreğin canı çekti.” dediğimde, böreği çok istediğimi anlatmış olurum.
Sonuç:
Bir şeyi çok istemek, ona karşı arzu duymak. Özellikle yiyecek veya içecekler için kullanılır.
5. Metni özetleyen bir paragraf yazınız.
Özet yazmak için önce metni çok iyi anlamamız gerekir. Metinde asıl anlatılmak istenen nedir, yazar bize hangi mesajı vermek istiyor, bunları belirlemeliyiz. Hadi şimdi 7. sorudaki metni dikkatlice okuyalım ve özetleyelim:
Kimileri, güzel dilimizin inceliklerini ve söyleyiş güzelliklerini yansıtan türkülerimizi hor görüyor. Türkülerimizi, çağın gerisinde kalmış olmakla nitelendiriyor; türküleri ortaya çıkaran hayat tarzının değiştiğini söylüyor. Bu düşünce, gerçekte çok büyük bir yanılsamadır. Çünkü türkülerimiz bizim her şeyimizdir. Bizim insanımız, türkülerle gülmüş ve ağlamıştır. Halkın duygu ve düşünce dünyasını yansıtır türküler.
Adım 1: Metnin Ana Fikrini Belirleme
Metinde, bazı insanların türküleri eski ve çağın gerisinde kalmış olarak görmesi eleştiriliyor. Yazar, bu düşüncenin yanlış olduğunu, türkülerin aslında bizim için çok değerli olduğunu ve halkımızın duygu ve düşüncelerini yansıttığını vurguluyor.
Adım 2: Ana Fikri Kendi Cümlelerimizle Yazma
Şimdi bu ana fikri, kısa ve öz bir şekilde, kendi kelimelerimizle ifade edelim.
Çözüm:
Bazı kişiler, dilimizin güzelliklerini ve inceliklerini taşıyan türkülerimizi eski moda ve çağın gerisinde kalmış olarak değerlendirse de, bu aslında büyük bir yanılgıdır. Çünkü türküler, milletimizin geçmişten günümüze kadar yaşadığı sevinçleri ve hüzünleri dile getiren, halkımızın duygu ve düşünce dünyasını en iyi yansıtan çok değerli kültürel mirasımızdır.
Sonuç:
Bazı kişiler, dilimizin güzelliklerini ve inceliklerini taşıyan türkülerimizi eski moda ve çağın gerisinde kalmış olarak değerlendirse de, bu aslında büyük bir yanılgıdır. Çünkü türküler, milletimizin geçmişten günümüze kadar yaşadığı sevinçleri ve hüzünleri dile getiren, halkımızın duygu ve düşünce dünyasını en iyi yansıtan çok değerli kültürel mirasımızdır.
6. Yapım eki almamış fiiller, yapısı bakımından “basit fiil” olarak adlandırılır. Örneğin “- – -” cümlesindeki fiil, basit bir fiildir. Yapım eki almış fiiller ise “türemiş fiil” olarak adlandırılır. Örneğin “- – -” cümlesindeki fiil, yapısı bakımından türemiş fiildir.
Bu metinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
Sevgili öğrencim, bu soruda fiillerin yapısını bilmemiz gerekiyor. Kısaca hatırlayalım:
- Basit fiil: Hiçbir yapım eki almamış, sadece çekim ekleri (kip ve kişi ekleri) alabilen fiillerdir. Örneğin: gel-di, oku-yor-um, koş-acak-sın.
- Türemiş fiil: Fiil kök veya gövdelerine ya da isim köklerine yapım eki getirilerek oluşturulmuş fiillerdir. Yapım eki, kelimenin anlamını veya türünü değiştirir. Örneğin: göz-le-mek (isimden fiil), yaz-dır-mak (fiilden fiil), temiz-len-mek (isimden fiil).
Şimdi boşluklara sırasıyla uygun örnekleri bulacağız. Birinci boşluğa basit bir fiil içeren cümle, ikinci boşluğa ise türemiş bir fiil içeren cümle gelmeli.
Adım 1: Seçeneklerdeki fiilleri inceleyelim.
-
A)
-
“Yöremize ait yemeklerin neler olduğu araştıracağız.”
araş-tır-acak-ız şeklinde kök ve eklerine ayırırsak, ara fiil kökünden -ş ve -tır ekleriyle türemiştir. Bu bir türemiş fiildir.
-
“Türkçenin söyleyiş güzellikleri türkülerimizde yaşatılıyor.”
yaş-a-t-ıl-ı-yor şeklinde ayırdığımızda, yaş isim kökünden -a, -t, -ıl gibi yapım ekleri almıştır. Bu da bir türemiş fiildir.
Bu seçenek her iki boşluk için de türemiş fiil örneği sunduğu için uygun değildir.
-
“Yöremize ait yemeklerin neler olduğu araştıracağız.”
-
B)
-
“Öğrenciler, okuldaki Karagöz gösterisini zevkle seyrettiler.”
seyir etmek birleşik bir fiildir. Seyir kelimesi isim, etmek ise yardımcı fiildir. Bu tür birleşik fiiller, yapım eki almadıkları için yapıca basit fiil kabul edilirler.
-
“Öğretmenimiz bizi Kent Müzesine götürecek.”
götür-ecek fiili, git- fiil kökünden -ür yapım ekiyle türemiştir. Bu bir türemiş fiildir.
Bu seçenek, birinci boşluk için basit fiil, ikinci boşluk için türemiş fiil örneği sunmaktadır. Bu uygun olabilir.
-
“Öğrenciler, okuldaki Karagöz gösterisini zevkle seyrettiler.”
-
C)
-
“Okulumuzda halk oyunlarıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz.”
yap-ı-yor-uz fiili, yap- fiil köküne sadece çekim ekleri (-yor kip eki, -uz kişi eki) almıştır. Yapım eki almadığı için bu bir basit fiildir.
-
“Türk kültürünün bütün değerleri gelecek nesillere de aktarılmalı.”
aktar-ıl-malı fiili, aktar- fiil köküne -ıl (edilgenlik) yapım eki almıştır. Bu bir türemiş fiildir.
Bu seçenek de, birinci boşluk için basit fiil, ikinci boşluk için türemiş fiil örneği sunmaktadır. Bu da uygun olabilir.
-
“Okulumuzda halk oyunlarıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz.”
-
D)
-
“Her geçen gün tarihî eserlere ilgim biraz daha artıyor.”
art-ı-yor fiili, art- fiil köküne sadece çekim eki almıştır. Bu bir basit fiildir.
-
“Arkadaşlarım geleneksel oyunlarımızdan birini oynamak istiyorlar.”
iste-yor-lar fiili, iste- fiil köküne sadece çekim ekleri almıştır. Bu da bir basit fiildir.
Bu seçenek her iki boşluk için de basit fiil örneği sunduğu için uygun değildir.
-
“Her geçen gün tarihî eserlere ilgim biraz daha artıyor.”
Adım 2: B ve C seçenekleri arasında en uygun olanı belirleme.
Hem B hem de C seçenekleri (basit fiil / türemiş fiil) sıralamasına uyuyor. Ancak 7. sınıf seviyesindeki bir tanım için “yapmak” gibi doğrudan bir fiil kökünden gelen ve yapım eki almamış bir fiil (yapıyoruz) “basit fiil” örneği olarak daha net ve anlaşılır bir örnektir. “Seyretmek” gibi birleşik fiiller de yapıca basit kabul edilse de, öğrencinin kafasında “birleşik” kelimesiyle karıştırılmaması için “yapmak” daha tipik bir basit fiildir. Bu nedenle C seçeneği daha doğru bir tercihtir.
Sonuç:
- C) Okulumuzda halk oyunlarıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. / Türk kültürünün bütün değerleri gelecek nesillere de aktarılmalı.
7. Kimileri, güzel dilimizin inceliklerini ve söyleyiş güzelliklerini yansıtan türkülerimizi hor görüyor. Türkülerimizi, çağın gerisinde kalmış olmakla nitelendiriyor; türküleri ortaya çıkaran hayat tarzının değiştiğini söylüyor. Bu düşünce, gerçekte çok büyük bir yanılsamadır. Çünkü türkülerimiz bizim her şeyimizdir. Bizim insanımız, türkülerle gülmüş ve ağlamıştır. Halkın duygu ve düşünce dünyasını yansıtır türküler.
Bu metinde yazarın “çok büyük bir yanılsama” olarak gördüğü durum aşağıdakilerden hangisidir?
Bu bir okuduğunu anlama sorusu sevgili öğrencim. Yazarın “çok büyük bir yanılsama” (yani büyük bir yanlış düşünce) dediği şeyi bulmak için metni dikkatlice okuyalım.
Adım 1: Yazarın “yanılsama” dediği yeri bulalım.
Metnin üçüncü cümlesinde aynen şöyle geçiyor: “Kimileri… türkülerimizi hor görüyor. Türkülerimizi, çağın gerisinde kalmış olmakla nitelendiriyor; türküleri ortaya çıkaran hayat tarzının değiştiğini söylüyor. Bu düşünce, gerçekte çok büyük bir yanılsamadır.”
Adım 2: Yanılsama olarak gösterilen düşünceyi belirleyelim.
Yazarın “yanılsama” dediği şey, kendinden önceki cümlelerde belirtilen düşüncedir. Yani, “bazı insanların türkülerimizi hor görmesi, onları çağın gerisinde kalmış ve eski bir hayat tarzını yansıtan şeyler olarak nitelemesi”dir.
Adım 3: Seçenekleri değerlendirelim.
-
A) Türkülerin, millete ait ortak değerleri yansıttığına inanılması
Hayır, yazar tam tersine türkülerin ortak değerleri yansıttığını savunuyor ve bunun doğru olduğunu düşünüyor. Bu bir yanılsama değil, yazarın savunduğu gerçektir.
-
B) Bazı insanların, türkülerimizi günümüze uygun bulmamaları
Evet, metinde “türkülerimizi hor görüyor” ve “çağın gerisinde kalmış olmakla nitelendiriyor” ifadeleri, türküleri günümüze uygun bulmamak anlamına gelir. Yazar da bunun büyük bir yanılsama olduğunu belirtiyor.
-
C) Günümüzde türkülerin halkımız tarafından tanınmaması
Metinde türkülerin tanınmadığına dair bir bilgi yok. Sadece bazı insanların onları hor gördüğü belirtiliyor.
-
D) Türkülerle ilgili bilimsel çalışmaların yetersiz olması
Metinde bilimsel çalışmalardan hiç bahsedilmiyor.
Sonuç:
- B) Bazı insanların, türkülerimizi günümüze uygun bulmamaları
8. Bu ülkenin temiz yürekli çocukları
Işıkları canavar gibi yiyen karanlığa inat
Oynamayacaklar kirli oyuncakları
Onları kirletemeyecek hayat
Bu dizelerde aşağıdaki söz sanatlarından hangileri vardır?
Söz sanatları, bir metni daha etkileyici ve anlamlı hale getirmek için kullanılan anlatım biçimleridir. Bu dizelerdeki söz sanatlarını tek tek inceleyelim.
Adım 1: Dizeleri analiz edelim.
-
“Bu ülkenin temiz yürekli çocukları” ve “Oynamayacaklar kirli oyuncakları”
Burada temiz yürekli olmakla kirli olmak arasında bir karşıtlık, zıtlık var. Çocukların saflığı ve iyiliği ile kirlilik ve kötülük arasındaki mücadeleyi anlatıyor. Bu, bir karşıtlık (tezat) sanatıdır.
-
“Işıkları canavar gibi yiyen karanlığa inat”
Burada iki söz sanatı görüyoruz:
- “Işıkları yiyen karanlık” ifadesinde, karanlığa bir canlıya, hatta bir canavara ait olan “yemek” eylemi verilmiş. Bu, cansız bir varlığa canlı özelliği verme sanatı olan kişileştirmedir.
- “canavar gibi yiyen” ifadesinde ise, karanlığın ışıkları yiyiş şekli bir canavara benzetilmiş. “Gibi” edatı benzetme olduğunu açıkça gösteriyor. Bu da benzetme (teşbih) sanatıdır.
-
“Onları kirletemeyecek hayat”
Burada da “hayat” kavramına “kirletememek” gibi bir eylem yüklenmiş. Hayatın insanları kirletme veya kirletmeme gibi bir iradesi yoktur, bu da cansız bir kavrama canlı özelliği verme, yani kişileştirme sanatıdır.
Adım 2: Seçenekleri değerlendirelim.
Dizelerde belirgin olarak karşıtlık (tezat), benzetme (teşbih) ve kişileştirme sanatları bulunmaktadır. Seçeneklerde bu sanatların ikili kombinasyonları verilmiş. En uygun olanı bulmalıyız.
-
A) Karşıtlık (tezat)-Abartma
Karşıtlık var. Abartma ise “ışıkları canavar gibi yiyen karanlık” ifadesinde bir miktar abartı barındırsa da, temel sanat benzetme ve kişileştirmedir. Abartma burada çok güçlü bir sanat olarak öne çıkmıyor.
-
B) Konuşturma-Benzeşme
Konuşturma (intak) sanatı yok, çünkü dizelerde hiçbir varlık konuşturulmamış. Benzeşme (teşbih) var.
-
C) Karşıtlık (tezat)-Benzetme
Karşıtlık (tezat) (“temiz yürekli” – “kirli oyuncaklar” ve ışık-karanlık) çok belirgin. Benzetme (“canavar gibi”) de çok belirgin. Bu seçenek, dizelerdeki en güçlü ve açık iki söz sanatını bir araya getiriyor.
-
D) Abartma-Kişileştirme
Kişileştirme var (“karanlık yiyen”, “hayat kirletemeyecek”). Ancak abartma, C seçeneğindeki benzetme ve karşıtlığa göre daha geri planda kalıyor.
En belirgin ve açıkça görülen iki söz sanatı, karşıtlık (tezat) ve benzetme (teşbih)dir.
Sonuç:
- C) Karşıtlık (tezat)-Benzetme