7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 149
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle çok güzel ve yaratıcı bir soruya bakacağız. Bu soruda senden, okuduğumuz bir metinden yola çıkarak kendi hikâyeni yazmanı istiyorlar. Hem okuduğunu anlama yeteneğini hem de hayal gücünü kullanacağın harika bir çalışma olacak. Hadi, adım adım bu soruyu nasıl çözeceğimize bakalım!
B) Bulduğunuz ifadelerden istediklerinizi kullanarak aşağıya hikâye edici bir metin yazınız. Metninize uygun bir başlık koymayı unutmayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruda bizden hem okuduğumuz metni iyi anlamamızı hem de kendi yaratıcılığımızı kullanarak bir hikâye oluşturmamızı istiyorlar. Şimdi gelin, soruyu ve bizden ne istediğini daha iyi anlayalım:
Adım 1: Soruyu Anlamak ve Anahtar Kelimeleri Belirlemek
- “Bulduğunuz ifadelerden istediklerinizi kullanarak…” derken, bize ikinci görselde verilen “Kirazın derisinin altında kiraz…” diye başlayan türküyü kastediyorlar. Bu türküdeki bazı kelimeleri, cümleleri veya ana fikirleri (yani “ifadeleri”) alıp kendi hikâyemizde kullanacağız. Örneğin, “memleketim var”, “canıma ciğerime dek işlemiş”, “ne yana gitsem nafile” gibi ifadeler bize çok güzel yol gösterebilir.
- “…aşağıya hikâye edici bir metin yazınız.” demek, bir olay örgüsü olan, kahramanları ve belirli bir zamanı olan, giriş, gelişme ve sonuç bölümleri bulunan bir hikâye yaz demek. Yani bir olayı anlatacağız, tıpkı okuduğumuz masallar ya da kısa öyküler gibi.
- “Metninize uygun bir başlık koymayı unutmayınız.” Bu da çok önemli bir nokta. Yazdığımız hikâyeyi en iyi anlatan, okuyucuyu meraklandıran, kısa ve öz bir başlık bulmalıyız. Başlık, hikâyenin vitrini gibidir, okuyucunun ilgisini çeker.
Adım 2: Türküyü İncelemek ve Temayı Bulmak
Şimdi gelelim bize verilen türküye. Bu türkünün ana duygusu neydi sence? Dikkatlice okuduğumuzda, türküde en çok öne çıkan duygunun memleket sevgisi, memlekete duyulan derin özlem ve koparılamaz bir bağlılık olduğunu görüyoruz. İşte biz de hikâyemizi bu güçlü duygular üzerine kurabiliriz.
Türkümüzdeki bazı ifadeleri seçip onlarla nasıl bir hikâye yazabiliriz, birlikte düşünelim:
- “Benim yüreğimde boylu boyunca Memleketim var.” Bu cümle, bir kişinin kalbinde memleketinin ne kadar büyük bir yer tuttuğunu gösteriyor. Hikâyemizin ana karakteri memleketini çok seven biri olabilir.
- “Canıma ciğerime dek işlemiş Sapına kadar” Bu da memleket sevgisinin ne kadar derine işlediğini anlatıyor. Karakterimizin memleketine olan sevgisi çok güçlü ve köklü olmalı.
- “Ne yana gitsem nafile Memleketin hâli gözümden gitmez” Bu ifade, kişinin nereye giderse gitsin memleketini unutamadığını, onun hep aklında olduğunu anlatıyor. Bu, karakterimizin memleketinden uzakta olduğu bir durumu düşündürebilir.
- “Binbir yerimden bağlanmışım Bundan ötesine aklım ermez.” Bu da memlekete olan güçlü ve koparılamaz bağı gösteriyor. Nedenini bile açıklayamadığı, içten gelen bir bağlılık.
Adım 3: Hikâye Taslağı Oluşturmak ve Başlık Seçmek
Şimdi bu fikirleri birleştirip bir hikâye taslağı oluşturalım. Mesela, köyünden ayrılıp şehirde okuyan ya da çalışan bir genç düşünelim. Gurbetteyken memleketini ne kadar özlediğini, her şeyin aklına memleketini getirdiğini anlatan bir hikâye olabilir. Başlık olarak da hikâyenin ana temasını yansıtan, ilgi çekici bir şey seçmeliyiz. “Memleket Kokusu” ya da “Yüreğimdeki Topraklar” gibi bir başlık düşünebiliriz.
Adım 4: Metni Yazmak
Haydi şimdi bu düşüncelerle örnek bir metin yazalım. Sen de kendi hayal gücünle çok daha farklı ve güzel hikâyeler yazabilirsin. Unutma, önemli olan türkünün ana temasını ve ifadelerini kendi hikâyenin içine ustaca yerleştirmek!
Memleket Kokusu
Rüzgârın uğultusuyla camıma vuran yağmur damlaları, pencere kenarında oturan genç Elif’in aklını binbir yere savuruyordu. Büyük şehirde üniversite okumak için gelmişti ama köyünün o mis kokulu toprağı, yeşili gözünden gitmiyordu. Annesiyle babasının her telefon konuşmasında sesi titrerdi. Sanki yüreğinde boylu boyunca memleketi vardı ve bu memleketin hasreti her geçen gün daha da büyüyordu.
Bir gün, pazardan geçerken burnuna tanıdık bir koku geldi. Taze toplanmış kirazlar… Küçükken köyde annesiyle topladıkları kirazlar geldi aklına. Kirazın o kırmızı derisinin altındaki tatlı özü, narın taneleri gibi, köyünün her köşesini, her insanını hatırlattı ona. Bu koku, canına ciğerine dek işlemiş, sapına kadar tutunduğu memleket sevgisinin bir sembolüydü sanki.
Elif, üniversitede ne kadar başarılı olsa da, yeni arkadaşlıklar kursa da, ne yana gitse nafileydi. Memleketinin hâli gözünden gitmezdi. Köydeki komşuların sıcaklığı, dereden akan suyun sesi, o dağların heybeti hep aklındaydı. Biliyordu ki, kökleri oradaydı. Tıpkı bir elmanın dalından uzağa düşemeyeceği gibi, o da memleketinden kopamazdı. Binbir yerinden bağlanmıştı bu topraklara. Bu sevginin ne kadar derin olduğunu, neden bu kadar kuvvetli olduğunu açıklayacak kelimeler bulamıyordu, bundan ötesine aklı ermezdi.
Elif, derin bir nefes aldı. Bu özlem, onu daha da güçlü kılıyordu. Üniversiteyi bitirip köyüne dönme hayaliyle doluydu. O an anladı ki, memleket sevgisi, insanın en büyük hazinesiydi ve bu hazineyi kalbinde taşıdığı sürece, hiçbir yer ona tamamen yabancı gelmeyecekti.
Gördün mü sevgili öğrencim? Türkümüzdeki o güzel ifadeleri nasıl da hikâyemizin içine yerleştirdik. Sen de kendi hayal gücünle, farklı karakterler ve olaylarla çok daha farklı ve güzel hikâyeler yazabilirsin. Yeter ki türkünün ana temasını ve ifadelerini yakalamayı unutma! Başarılar dilerim!