7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 45
Merhaba sevgili öğrencim! Türkçe dersinde bugün çok güzel sorularla karşılaşacağız. Hazır mısın? Sana gönderdiğim soruları tek tek inceleyip, neden öyle olduğunu da sana adım adım açıklayacağım. Haydi başlayalım!
4. Metnin ana düşüncesini yazınız.
Sevgili öğrencim, bu soruyu cevaplayabilmem için öncelikle metnin kendisini görmem gerekiyor. Ana düşünce, bir yazının bize vermek istediği temel mesajdır. Metin olmadığı için maalesef bu soruyu şu an için yanıtlayamıyorum. Ama merak etme, metin geldiğinde ana düşüncesini bulmak için sana yardımcı olurum!
5. Metnin yazarı siz olsaydınız başlığınız ne olurdu? Önerinizi aşağıya yazınız.
Yine aynı şekilde, bu soruyu cevaplayabilmek için de metni okumam şart. Bir metne başlık seçmek, metnin konusunu ve ana düşüncesini en iyi şekilde özetlemektir. Metin olmadığı için şu an bir başlık önerisinde bulunamıyorum. Metni okuduktan sonra harika bir başlık bulacağımıza eminim!
6. Aşağıdaki cümlelerde yer alan altı çizili fiillerin anlam özelliklerini bularak cümlenin sonunda verilen yay ayraç içine iş (kılış) fiilleri için “İ”, durum fiilleri için “D”, oluş fiilleri için “O” yazınız.
Bu soru, fiillerin anlam özelliklerini bilip bilmediğimizi ölçüyor. Fiiller, Türkçede üç ana gruba ayrılır:
- İş (Kılış) Fiilleri: Bir işi, hareketi anlatan fiillerdir. Genellikle bir nesneye ihtiyaç duyarlar, yani “neyi?” veya “kimi?” sorularına cevap verirler. Bu fiillerde bir etki, bir eylem vardır.
- Durum Fiilleri: Kişinin ya da varlığın içinde bulunduğu durumu anlatan fiillerdir. Bir nesneye ihtiyaç duymazlar ve bir değişimi değil, o anki hali ifade ederler.
- Oluş Fiilleri: Zamanla kendiliğinden olan bir değişimi, gelişimi anlatan fiillerdir. Genellikle dışarıdan bir etkiyle değil, varlığın kendi iç dinamikleriyle gerçekleşirler. Renklerin değişmesi, büyümek, yaşlanmak gibi.
Şimdi cümleleri tek tek inceleyelim:
Adım 1: İlk cümleye bakalım:
- Proje ekibimiz, çalışmalarını gayretle ve titizlikle sürdürüyor. (…..)
Çözüm: “Sürdürmek” fiili, bir eylemi, bir işi anlatır. Neyi sürdürüyor? “çalışmalarını” sürdürüyor. Bir nesne alabiliyor. O yüzden bu bir İş (Kılış) fiilidir.
Sonuç: Proje ekibimiz, çalışmalarını gayretle ve titizlikle sürdürüyor. (İ)
Adım 2: İkinci cümleye bakalım:
- Zaman zaman çalışmaya ara verip yeteri kadar dinlenmelisiniz. (…..)
Çözüm: “Dinlenmek” fiili, bir kişinin içinde bulunduğu durumu anlatır. Bir nesneye ihtiyaç duymaz, kendi kendine gerçekleşir. O yüzden bu bir Durum fiilidir.
Sonuç: Zaman zaman çalışmaya ara verip yeteri kadar dinlenmelisiniz. (D)
Adım 3: Üçüncü cümleye bakalım:
- Tansiyonu düşen ve hâlsizleşen kadının yüzü aniden sarardı. (…..)
Çözüm: “Sararmak” fiili, zamanla kendiliğinden olan bir renk değişimini, yani bir oluşu anlatır. Bu durum dışarıdan bir etkiyle değil, içten bir değişimle gerçekleşir. O yüzden bu bir Oluş fiilidir.
Sonuç: Tansiyonu düşen ve hâlsizleşen kadının yüzü aniden sarardı. (O)
Adım 4: Dördüncü cümleye bakalım:
- Toplantı masasında yan yana oturdular. (…..)
Çözüm: “Oturmak” fiili, kişilerin içinde bulunduğu bir pozisyonu, bir durumu anlatır. Bir nesneye etki etmez. O yüzden bu bir Durum fiilidir.
Sonuç: Toplantı masasında yan yana oturdular. (D)
Adım 5: Beşinci cümleye bakalım:
- İnsanlara sevgimizi göstermekten hiç bir zaman çekinmemeliyiz. (…..)
Çözüm: “Çekinmek” fiili, bir kişinin içinde bulunduğu psikolojik durumu anlatır. Bir nesneye etki etmez. O yüzden bu bir Durum fiilidir.
Sonuç: İnsanlara sevgimizi göstermekten hiç bir zaman çekinmemeliyiz. (D)
Adım 6: Altıncı cümleye bakalım:
- Tedavisine devam ettiği için hızla iyileşiyor. (…..)
Çözüm: “İyileşmek” fiili, bir varlığın zamanla kendiliğinden, aşama aşama bir duruma gelmesini, yani bir oluşu anlatır. O yüzden bu bir Oluş fiilidir.
Sonuç: Tedavisine devam ettiği için hızla iyileşiyor. (O)
Adım 7: Yedinci cümleye bakalım:
- Okuduğum son kitabın kapak tasarımını da çok beğendim. (…..)
Çözüm: “Beğenmek” fiili, bir şeye karşı yapılan bir eylemi, bir işi anlatır. Neyi beğendim? “kapak tasarımını” beğendim. Bir nesne alabiliyor. O yüzden bu bir İş (Kılış) fiilidir.
Sonuç: Okuduğum son kitabın kapak tasarımını da çok beğendim. (İ)
7. Aşağıdakilerin hangisinde kişileştirme sanatına başvurulmuştur?
Kişileştirme, insan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insanlara özgü özellikler vermektir. Mesela, “Rüzgar fısıldıyordu” dediğimizde, fısıldamak insana ait bir özellikken rüzgara verilmiştir. Şimdi şıklara bakalım:
Adım 1: A şıkkını inceleyelim:
- A) Dünyanın en tenha sokakları bu şehirdeydi sanki.
Çözüm: Bu cümlede sokakların tenha (ıssız) olduğu söyleniyor. Tenha olmak, bir yerin özelliği olabilir, insana ait bir özellik değildir. Burada kişileştirme yok.
Adım 2: B şıkkını inceleyelim:
- B) Çocukluk günlerinin güzellikleri hâlâ tazeydi belleğinde.
Çözüm: Güzelliklerin “taze” olması bir benzetme olabilir ama bu insana özgü bir özellik değil. Bellekte (hafızada) taze kalmak da bir ifadedir, kişileştirme değildir.
Adım 3: C şıkkını inceleyelim:
- C) Ünlü yazarın ölümüyle romanlar ve öyküler öksüz kaldı.
Çözüm: İşte burada “öksüz kalmak” ifadesi var. Öksüz kalmak, anne veya babasını kaybetmiş çocuklar için kullanılan bir durumdur, yani insana özgüdür. Romanlar ve öyküler öksüz kalamaz, onlara bu insani özellik verilerek kişileştirme yapılmıştır.
Adım 4: D şıkkını inceleyelim:
- D) Böyle bir manzara karşısında hepsi çok şaşırmıştı.
Çözüm: “Şaşırmak” insana ait bir duygudur, doğru. Ancak cümlede “hepsi” denilerek insanlar kastediliyor. Yani burada şaşıranlar insanlar, cansız varlıklar değil. Kişileştirme yok.
Sonuç: Kişileştirme sanatına başvurulan şık C‘dir.
8. “Çok güzel bir proje hazırlamışlardı – – – – bu projeyle ödül de aldılar.” cümlesinde boş bırakılan yere getirilebilecek uygun ifadeleri aşağıdaki listeden seçerek yanlarındaki kutuyu çarpı (X) ile işaretleyiniz.
Bu soruda boşluğa gelecek kelimeyi bulurken, cümlenin anlam akışına dikkat etmeliyiz. İlk kısımda “güzel bir proje hazırladıkları”, ikinci kısımda ise “ödül aldıkları” söyleniyor. Bu iki durum birbirini tamamlayan, hatta ikinci durumun birinci durumu güçlendiren bir niteliği var. Yani olumlu bir durumun üzerine başka bir olumlu durum ekleniyor.
Adım 1: Seçenekleri ve anlamlarını inceleyelim:
- ama: Karşıtlık, zıtlık bildirir. (Örnek: Çok çalıştı ama başaramadı.)
- hâlbuki: Oysa, aslında, karşıtlık bildirir. (Örnek: Gelirim demişti hâlbuki gelmedi.)
- üstelik: Buna ek olarak, ayrıca, dahası. Bir önceki yargıyı pekiştirir veya ona yeni bir bilgi ekler.
- hatta: Bile, dahi, üstelik. Bir önceki yargının daha ileri bir aşamasını veya ek bir durumunu vurgular.
- oysa: Karşıtlık, zıtlık bildirir. (Örnek: Çok yorgundu oysa uyuyamadı.)
- fakat: Ama, karşıtlık bildirir. (Örnek: Gelmek istedi fakat gelemedi.)
Adım 2: Cümleye uygun olanları seçelim:
“Çok güzel bir proje hazırlamışlardı – – – – bu projeyle ödül de aldılar.”
Burada proje hazırlamak olumlu bir durum, ödül almak da olumlu bir durum. Ödül almak, projenin güzelliğini ve başarısını daha da vurguluyor. Bu yüzden “üstelik” ve “hatta” kelimeleri cümleye çok yakışır.
- “Çok güzel bir proje hazırlamışlardı, üstelik bu projeyle ödül de aldılar.” (Anlamlı ve uygun.)
- “Çok güzel bir proje hazırlamışlardı, hatta bu projeyle ödül de aldılar.” (Anlamlı ve uygun.)
Diğer kelimeler (ama, hâlbuki, oysa, fakat) karşıtlık bildirdiği için bu cümlenin anlam akışına uymazdı.
Sonuç: İşaretlenecek kelimeler:
ama
hâlbuki
üstelik (X)
hatta (X)
oysa
fakat
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisi amaç-sonuç cümlesidir?
Amaç-sonuç cümleleri, bir eylemin hangi amaçla yapıldığını bildiren cümlelerdir. Genellikle “-mek için”, “-mek üzere”, “diye” gibi ifadelerle kurulur. Sebep-sonuç cümleleriyle karıştırmamak gerekir. Sebep-sonuçta eylemin *neden* yapıldığı, amaç-sonuçta ise eylemin *hangi amaçla* yapıldığı anlatılır. “Hangi amaçla?” sorusuna cevap verir.
Adım 1: A şıkkını inceleyelim:
- A) İnsan sadece kendini değil, başkalarını da düşünmelidir.
Çözüm: Bu cümle, genel bir öğüt veya düşünceyi ifade ediyor. Bir eylemin amacını belirtmiyor. Bu yüzden amaç-sonuç cümlesi değildir.
Adım 2: B şıkkını inceleyelim:
- B) Basketbolu çok sevdiği için basketbolcu olmak istiyor.
Çözüm: Burada “çok sevdiği için” ifadesi var. Basketbolcu olmak istemesinin nedeni (sebebi), basketbolu çok sevmesidir. Yani bu bir sebep-sonuç cümlesidir. Amaç-sonuç değildir. “Hangi amaçla olmak istiyor?” sorusuna cevap vermez, “Neden olmak istiyor?” sorusuna cevap verir.
Adım 3: C şıkkını inceleyelim:
- C) Dünyadaki güzellikleri korumak için hepimiz çalışmalıyız.
Çözüm: “Korumak için” ifadesi dikkatimizi çekiyor. “Hepimiz hangi amaçla çalışmalıyız?” diye sorduğumuzda, “Dünyadaki güzellikleri korumak için” cevabını alırız. İşte bu bir amaç-sonuç cümlesidir. Çalışmamızın amacı, güzellikleri korumaktır.
Adım 4: D şıkkını inceleyelim:
- D) Müzik, farklı pek çok duyguyu bir arada hissetmemizi sağlar.
Çözüm: Bu cümle, müziğin bir özelliğini, bir işlevini açıklıyor. Bir eylemin amacını değil, bir sonucunu veya etkisini belirtiyor. Amaç-sonuç cümlesi değildir.
Sonuç: Amaç-sonuç cümlesi C şıkkındadır.
10. Nesnel yargılar, kişisel değerlendirme taşımayan yargılardır. Örneğin “- – – -” cümlesi nesnel bir yargı bildirmektedir. Öznel yargılarda kişisel değerlendirme vardır. Örneğin “- – – -” cümlesi öznel bir yargı içermektedir. Bu metinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
Bu soruda bizden önce nesnel bir yargı, sonra öznel bir yargı örneği bulmamız isteniyor.
- Nesnel yargı: Kişiden kişiye değişmeyen, herkes tarafından kabul edilen, kanıtlanabilir ifadelerdir. “Doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanabilir.” diye düşünebilirsin.
- Öznel yargı: Kişisel görüş, duygu ve beğenileri içeren ifadelerdir. “Bence, bana göre” anlamı taşır ve kanıtlanamaz.
Şimdi şıklardaki cümleleri tek tek inceleyelim, ilk boşluğa nesnel, ikinci boşluğa öznel olanı arayacağız.
Adım 1: A şıkkını inceleyelim:
- A) Mutluluk, tanımlanması oldukça güç bir kavramdır. / Üniversiteyi bitirdiği zaman birkaç iş teklifi aldı.
Çözüm:
Birinci cümle: “Mutluluk, tanımlanması oldukça güç bir kavramdır.” Bu, mutluluğun tanımıyla ilgili genel bir gözlem olsa da, “oldukça güç” ifadesi kişisel bir değerlendirme içerebilir. Ancak genel kabul görmüş bir durum da olabilir. Biraz gri bir alan. Yine de tamamen nesnel diyemeyiz.
İkinci cümle: “Üniversiteyi bitirdiği zaman birkaç iş teklifi aldı.” Bu, kanıtlanabilir bir olaydır, yani nesnel bir yargıdır.
Bu şık (Öznel/Nesnel veya Gri/Nesnel) şeklinde olduğu için aradığımız (Nesnel/Öznel) sıralamasına uymuyor.
Adım 2: B şıkkını inceleyelim:
- B) Son elli yılda bazı canlıların soyu tükenmiştir. / Evimizin balkonlarından birbirine kuşlar yuva yaptı.
Çözüm:
Birinci cümle: “Son elli yılda bazı canlıların soyu tükenmiştir.” Bu, bilimsel verilerle kanıtlanabilir, herkes için aynıdır. Yani nesnel bir yargıdır.
İkinci cümle: “Evimizin balkonlarından birbirine kuşlar yuva yaptı.” Bu da gözlemlenebilir, kanıtlanabilir bir durumdur, herkes için aynıdır. Yani nesnel bir yargıdır.
Bu şık (Nesnel/Nesnel) şeklinde olduğu için aradığımız (Nesnel/Öznel) sıralamasına uymuyor.
Adım 3: C şıkkını inceleyelim:
- C) Hafta sonu seyredeceğimiz film çok eğlenceli görünüyor. / Dinleyiciler, konuşmanın bazı yerlerinde sıkıldılar.
Çözüm:
Birinci cümle: “Hafta sonu seyredeceğimiz film çok eğlenceli görünüyor.” “Eğlenceli görünmek”, kişisel bir beğenidir, başkası için eğlenceli olmayabilir. Yani öznel bir yargıdır.
İkinci cümle: “Dinleyiciler, konuşmanın bazı yerlerinde sıkıldılar.” Dinleyicilerin sıkılması bir durumdur ve gözlemlenebilir. Bir kişisel görüş değil, bir tespittir. Yani nesnel bir yargıdır.
Bu şık (Öznel/Nesnel) şeklinde olduğu için aradığımız (Nesnel/Öznel) sıralamasına uymuyor.
Adım 4: D şıkkını inceleyelim:
- D) Arkadaşım Gülçin’le dün kitapçıya uğradık. / Okumak, kesinlikle sessiz ortamda yapılması gereken bir faaliyettir.
Çözüm:
Birinci cümle: “Arkadaşım Gülçin’le dün kitapçıya uğradık.” Bu, gerçekleşmiş bir olaydır. Kanıtlanabilir, herkes için aynıdır. Yani nesnel bir yargıdır.
İkinci cümle: “Okumak, kesinlikle sessiz ortamda yapılması gereken bir faaliyettir.” “Kesinlikle sessiz ortamda yapılması gereken” ifadesi, kişisel bir tercihi, bir görüşü belirtir. Bazıları müzikle, bazıları kalabalıkta da okumayı sevebilir. Yani öznel bir yargıdır.
Bu şık (Nesnel/Öznel) şeklinde olduğu için aradığımız sıralamaya tam olarak uyuyor.
Sonuç: Boş bırakılan yerlere sırasıyla getirilecekler D şıkkındadır.