7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 240
Merhaba sevgili öğrencilerim, 7. sınıf Türkçe dersimizden çok önemli bir konu olan “anlatım bozuklukları” ile ilgili bir etkinliğimiz var bugün. Anlatım bozuklukları, cümlelerimizi kurarken farkında olmadan yaptığımız yanlışlıklar yüzünden ortaya çıkar. Bu yanlışlıklar, bazen cümlenin anlamını değiştirir, bazen de cümlenin akıcılığını, duruluğunu bozar. Tıpkı bir yapbozun parçaları gibi, kelimeler ve kurallar doğru yerleşmezse resim bozuk olur, değil mi? İşte şimdi verilen cümleleri tek tek inceleyelim, bakalım hangi hataları bulacağız ve bunları nasıl düzelteceğiz! Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
1. Yönetmenin yeni filmi 27 Temmuz 2025 yılında gösterime girecekmiş.
Çözüm:
Bu cümlede bir kelimeyi gereksiz yere kullanmışız. Bakalım hangisi?
-
Adım 1: Anlatım Bozukluğunu Tespit Etmek
“27 Temmuz 2025 yılında” ifadesine dikkat edin. Bir tarih belirtirken eğer gün, ay ve yılın hepsi varsa, “yılında” kelimesini kullanmamıza gerek kalmaz. Çünkü “27 Temmuz 2025” zaten tam bir tarihi ifade ediyor. “Yılında” kelimesi burada fazlalık, yani gereksiz sözcük kullanımı var.
-
Adım 2: Cümleyi Düzeltmek
“Yılında” kelimesini cümleden çıkarıp, onun yerine tarihe uygun bir ek getirmemiz gerekiyor. “27 Temmuz 2025’te” ya da “27 Temmuz 2025 tarihinde” demeliyiz.
Düzeltilmiş Hali: Yönetmenin yeni filmi 27 Temmuz 2025’te gösterime girecekmiş.
2. Bütün gün bomboş evde oturmaktansa bir müzik kursuna gitmenizi tavsiye ediyoruz.
Çözüm:
Bu cümlede anlamsal bir akıcılık problemi var, yani cümlenin kulağa daha doğal gelmesi için küçük bir değişiklik yapmalıyız.
-
Adım 1: Anlatım Bozukluğunu Tespit Etmek
“Oturmaktansa” kelimesi, bir tercih yapıldığını, “şunu yapmak yerine bunu yapmak” anlamını verir. “Tavsiye ediyoruz” ise bir öneride bulunmaktır. Bu iki ifade bir araya geldiğinde, cümlenin akışı biraz bozuluyor, sanki iki farklı düşünceyi birleştirmişiz gibi oluyor. Bu durum, anlatım akıcılığına uymayan bir ifade olarak kabul edilebilir.
-
Adım 2: Cümleyi Düzeltmek
“Oturmaktansa” yerine, bir alternatif sunarken daha sık kullandığımız ve tavsiye ederken daha uygun olan “oturmak yerine” ifadesini kullanabiliriz. Böylece cümle daha doğal ve akıcı hale gelir.
Düzeltilmiş Hali: Bütün gün bomboş evde oturmak yerine bir müzik kursuna gitmenizi tavsiye ediyoruz.
3. Seyirciler yeni tiyatro salonuna girmişlerdi ki oyunun başladığını öğrendiler.
Çözüm:
Bu cümlede olayların sıralanışında ve kullanılan bağlaçta bir yanlışlık var gibi görünüyor.
-
Adım 1: Anlatım Bozukluğunu Tespit Etmek
“Girmişlerdi ki” ifadesi, bir şeyin hemen ardından başka bir şeyin olduğunu anlatmak için pek uygun değil. “Ki” bağlacı genellikle bir açıklama veya neden-sonuç ilişkisi kurar. Burada ise iki olayın arka arkaya ve çok hızlı bir şekilde gerçekleştiğini anlatmak istiyoruz. Bu, bağlaç yanlışlığı ya da sözcüğün yanlış anlamda kullanılması olarak değerlendirilebilir.
-
Adım 2: Cümleyi Düzeltmek
İki olayın art arda ve hızlıca gerçekleştiğini anlatmak için “girer girmez” gibi bir ifade kullanmak çok daha doğru ve akıcı olacaktır. Ya da “girdiklerinde” de diyebiliriz.
Düzeltilmiş Hali: Seyirciler yeni tiyatro salonuna girer girmez oyunun başladığını öğrendiler.
4. Bir milletin sanatçılara karşı ilgi ve alakası azalmadığı sürece o millet gelişecektir.
Çözüm:
Bu cümlede yine gereksiz yere kullanılmış bir kelime var.
-
Adım 1: Anlatım Bozukluğunu Tespit Etmek
“İlgi” ve “alaka” kelimeleri aslında aynı anlama gelirler. Birini kullanmak yeterliyken ikisini birden kullanmak, cümleyi uzatır ve anlatımı bozar. Bu duruma gereksiz sözcük kullanımı denir.
-
Adım 2: Cümleyi Düzeltmek
Kelime çiftinden birini çıkarmamız yeterli. Genellikle daha yaygın kullanılan “ilgi” kelimesini tercih edebiliriz.
Düzeltilmiş Hali: Bir milletin sanatçılara karşı ilgisi azalmadığı sürece o millet gelişecektir.
5. Yaklaşık elli kadar öykü kaleme alan yazarın bir roman yazmasını bekliyoruz.
Çözüm:
Bu cümlede de bir önceki cümleye benzer bir hata var.
-
Adım 1: Anlatım Bozukluğunu Tespit Etmek
“Yaklaşık” ve “kadar” kelimeleri, ikisi de bir sayının tam olmadığını, aşağı yukarı o civarda olduğunu ifade eder. İkisini aynı anda kullanmak gereksiz sözcük kullanımıdır.
-
Adım 2: Cümleyi Düzeltmek
Ya “yaklaşık elli öykü” ya da “elli kadar öykü” demeliyiz. İkisinden birini seçerek cümleyi düzeltebiliriz.
Düzeltilmiş Hali: Yaklaşık elli öykü kaleme alan yazarın bir roman yazmasını bekliyoruz.
6. Resim sanatı hakkında kısaca bildiklerini anlatarak bizi aydınlattı.
Çözüm:
Bu cümlede kullanılan kelimeler arasında bir uyumsuzluk var gibi duruyor.
-
Adım 1: Anlatım Bozukluğunu Tespit Etmek
“Kısaca bildiklerini anlatmak” demek, çok fazla detaya girmeden, özetle bilgi vermek demektir. Ama “bizi aydınlattı” ifadesi, tam olarak bilgilendirmek, her şeyi anlamamızı sağlamak anlamına gelir. Eğer bir şeyi sadece “kısaca” anlatmışsa, tam olarak “aydınlatmış” olması bir çelişki yaratır. Bu durum anlam çelişkisi olarak adlandırılır.
-
Adım 2: Cümleyi Düzeltmek
Ya “kısaca” kelimesini çıkarıp “bildiklerini anlatarak bizi aydınlattı” diyeceğiz (yani tam olarak aydınlattığını varsayacağız) ya da “aydınlattı” yerine “bilgi verdi” gibi bir ifade kullanacağız. Genellikle cümlenin ana fikrini korumak için çelişen kelimeyi çıkarırız.
Düzeltilmiş Hali: Resim sanatı hakkında bildiklerini anlatarak bizi aydınlattı.
7. Sanatçı olarak doğduğu topraklara yıllar sonra dönmenin gururunu yaşıyordu.
Çözüm:
Bu cümlede bir kelimenin yeri yanlış, bu da anlamı biraz tuhaf hale getiriyor.
-
Adım 1: Anlatım Bozukluğunu Tespit Etmek
“Sanatçı olarak doğduğu topraklara” dediğimizde, sanki o kişi sanatçı olarak doğmuş gibi bir anlam çıkıyor. Oysa insanlar sanatçı olarak doğmaz, sonradan sanatçı olurlar. Burada “sanatçı olarak” ifadesinin yeri yanlış. Bu, sözcüğün yanlış yerde kullanılması hatasıdır.
-
Adım 2: Cümleyi Düzeltmek
“Sanatçı olarak” ifadesini, dönüş eylemini niteleyecek şekilde sona yaklaştırmalıyız. Yani, doğduğu topraklara bir sanatçı kimliğiyle döndüğünü belirtmeliyiz.
Düzeltilmiş Hali: Doğduğu topraklara yıllar sonra sanatçı olarak dönmenin gururunu yaşıyordu.
8. Küçüklüğünden beri çok şarkı söylemeyi sevdiği için müzisyen olmuştu.
Çözüm:
Bu cümlede de kelimenin yanlış yerde kullanılmasıyla oluşan bir anlam karışıklığı var.
-
Adım 1: Anlatım Bozukluğunu Tespit Etmek
“Çok şarkı söylemeyi sevdiği için” dediğimizde, sanki “çok sayıda şarkı söylemeyi seviyormuş” gibi bir anlam çıkıyor. Ama aslında burada vurgulanmak istenen, şarkı söyleme eylemini *çok sevmesi*, yani sevme derecesinin yüksek olması. “Çok” kelimesi “şarkı” yerine “sevmeyi” fiilini nitelemeli. Bu da sözcüğün yanlış yerde kullanılması hatasıdır.
-
Adım 2: Cümleyi Düzeltmek
“Çok” kelimesini “sevmeyi” ifadesinin önüne getirerek anlamı düzeltebiliriz.
Düzeltilmiş Hali: Küçüklüğünden beri şarkı söylemeyi çok sevdiği için müzisyen olmuştu.
9. Her kitap yazan insana yazar demek doğru değildir.
Çözüm:
Bu cümledeki ifade, mantık açısından biraz sorunlu.
-
Adım 1: Anlatım Bozukluğunu Tespit Etmek
Eğer bir insan kitap yazıyorsa, tanım gereği o bir yazardır. “Her kitap yazan insana yazar demek doğru değildir” ifadesi, mantıksal olarak çelişkilidir. Belki de kastedilen, her kitap yazanın *iyi bir yazar* ya da *profesyonel bir yazar* olmadığıdır. Bu durum mantık hatası olarak adlandırılır.
-
Adım 2: Cümleyi Düzeltmek
Cümleyi düzeltirken, yazar olmanın sadece kitap yazmakla sınırlı olmadığını, niteliğin de önemli olduğunu vurgulayabiliriz. Ya da kastedilenin “usta yazar” gibi bir ayrım olduğunu belirtebiliriz.
Düzeltilmiş Hali: Her kitap yazan insana usta bir yazar demek doğru değildir.
10. Sanatçının yeni kitabı hepimiz için beklenmedik bir sürpriz oldu.
Çözüm:
Bu cümlede yine gereksiz yere kullanılmış bir kelime var.
-
Adım 1: Anlatım Bozukluğunu Tespit Etmek
“Sürpriz” kelimesi zaten kendiliğinden “beklenmedik bir olay” veya “şaşırtıcı bir durum” anlamına gelir. “Beklenmedik” kelimesini “sürpriz”in önüne eklemek, aynı anlamı iki kere söylemek demektir. Bu da gereksiz sözcük kullanımıdır.
-
Adım 2: Cümleyi Düzeltmek
“Beklenmedik” kelimesini cümleden çıkararak anlatım bozukluğunu giderebiliriz.
Düzeltilmiş Hali: Sanatçının yeni kitabı hepimiz için bir sürpriz oldu.
11. Sahnede yüksek sesle bağıran oyuncular seyircileri etkilemeyi başardı.
Çözüm:
Bu cümlede de bir kelimeyi fazladan kullanmışız.
-
Adım 1: Anlatım Bozukluğunu Tespit Etmek
“Bağırmak” fiili, zaten “yüksek sesle konuşmak” veya “yüksek ses çıkarmak” anlamına gelir. Bağırma eyleminin doğasında yüksek ses vardır. Bu yüzden “yüksek sesle” kelimesini kullanmak gereksiz sözcük kullanımıdır.
-
Adım 2: Cümleyi Düzeltmek
“Yüksek sesle” kelimesini cümleden çıkararak anlatımı düzeltebiliriz.
Düzeltilmiş Hali: Sahnede bağıran oyuncular seyircileri etkilemeyi başardı.
12. Biraz başı ağrıdığı zamanlarda müzik dinlemenin ona iyi geldiğini söylüyor.
Çözüm:
Bu cümlede de kelimenin yanlış yerde kullanılmasıyla oluşan bir anlam bozukluğu var.
-
Adım 1: Anlatım Bozukluğunu Tespit Etmek
“Biraz başı ağrıdığı” dediğimizde, sanki “başının birazı” ağrıyormuş gibi bir anlam çıkıyor. Oysa kastedilen, başının *biraz* ağrıması, yani ağrının derecesinin az olmasıdır. “Biraz” kelimesi “başı”nı değil, “ağrıdığı” fiilini nitelemeli. Bu durum sözcüğün yanlış yerde kullanılması hatasıdır.
-
Adım 2: Cümleyi Düzeltmek
“Biraz” kelimesini “ağrıdığı” fiilinin önüne getirerek anlamı doğru bir şekilde ifade edebiliriz.
Düzeltilmiş Hali: Başı biraz ağrıdığı zamanlarda müzik dinlemenin ona iyi geldiğini söylüyor.