7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 74
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin Türkçe öğretmenin. Bugün seninle birlikte Atatürk’ün bazı özelliklerini anlatan bu güzel metindeki soruları adım adım çözeceğiz. Unutma, okuduğunu anlama ve yorumlama yeteneğin, derslerdeki başarının anahtarıdır. Haydi başlayalım!
1. Atatürk’ün atları niçin çok sevdiğine ilişkin tahminlerinizi aşağıya yazınız.
Adım 1: Öncelikle metni dikkatlice okuyalım ve Atatürk’ün hayvan sevgisi ile ilgili ipuçlarını bulalım.
Metinde şöyle yazıyor: “Atatürk’ün en sevdiği hayvan atlardı. Sakarya Zaferi’ni kazandığı zamanki atının adı da bu nedenle Sakarya’ydı. Ama köpekleri de çok seviyordu. Köpekleri vefalı, sadık ve akıllı buluyor; onun için seviyordu.”
Adım 2: Metinde atları neden sevdiği doğrudan açıklanmamış, ancak köpekleri neden sevdiği açıklanmış: vefalı, sadık ve akıllı oldukları için. Buradan yola çıkarak atlar için de benzer nedenler düşünebiliriz.
Adım 3: Atatürk’ün hayatı ve kişiliği hakkında bildiklerimizi de işin içine katalım. Atatürk, bir askerdi, milli mücadelede atların çok büyük bir önemi vardı. Atlar, Türk tarihinde de her zaman önemli ve asil hayvanlar olarak görülmüştür. Bu bilgilerle tahminlerimizi oluşturalım.
Çözüm:
Atatürk’ün atları çok sevmesinin birkaç nedeni olabilir, metinde doğrudan yazmasa da tahmin edebiliriz:
- Atlar da köpekler gibi vefalı, sadık ve akıllı hayvanlardır. Belki de bu özelliklerinden dolayı atlara özel bir düşkünlüğü vardı.
- Atlar, Türk tarihinde ve savaşlarda, özellikle de Kurtuluş Savaşı gibi zorlu mücadelelerde çok önemli bir yere sahipti. Atatürk’ün bir asker olarak atlarla olan bağı, onların gücüne, cesaretine ve asaletine duyduğu hayranlıktan kaynaklanıyor olabilir.
- Kendi atının adının Sakarya Zaferi’nden gelmesi, atlarla tarihi olaylar ve başarılar arasında bir bağ kurduğunu da gösteriyor. Bu da atlara olan sevgisini daha da artırmış olabilir.
- Atlar, doğanın ve özgürlüğün sembolüdür. Atatürk’ün doğaya ve hayvanlara olan genel sevgisi, atlara olan düşkünlüğünü de beslemiş olabilir.
Sonuç: Atatürk, atların vefalı, sadık, akıllı, güçlü ve asil hayvanlar olması, aynı zamanda Türk tarihinde ve savaşlarda önemli bir rol oynamaları nedeniyle onları çok sevmiş olabilir. Özellikle Sakarya adlı atıyla kurduğu bağ, bu sevginin önemli bir göstergesidir.
2. “Ankara’da çiçek yetişmez ki!” cevabına Mustafa Kemal’in tepkisi ne olmuştur? Bunun üzerine yaverinden ne yapmasını istemiştir? Açıklayınız.
Adım 1: Metinde, milletvekilinin “Ankara’da çiçek yetişmez ki!” demesinden sonraki bölümü bulalım.
Metinde şöyle geçiyor: “Mustafa Kemal hiç sesini çıkarmadı. Ama üzülmüştü bu duyduklarına. Konuklar gidince yaverlerinden birini çağırdı ve ona dedi ki: ‘Seninle bir deneme yapacağız. Bana en az beş tahta meyve sandığı bulacaksın. Toprak ve gübre hazırlatacaksın ve Ziraat Okulundaki öğretmenlerden çeşitli çiçek tohumları isteyeceksin. Hepsini köşke getireceksin. Herkesin göremediği bir köşede çiçekleri birlikte ekeceğiz.'”
Adım 2: Atatürk’ün bu söze verdiği tepkiyi ve yaverinden istediklerini ayrı ayrı belirleyelim.
Çözüm:
-
Mustafa Kemal’in Tepkisi:
Milletvekilinin “Ankara’da çiçek yetişmez ki!” sözüne Mustafa Kemal o anda hiç sesini çıkarmamış, yani tartışmaya girmemiş. Ancak metinde açıkça belirtildiği gibi, bu sözlere çok üzülmüştü. Onun tepkisi, sözle değil, davranışla ve bir çözüm üretme isteğiyle ortaya çıkmıştır.
-
Yaverinden İstedikleri:
Konuklar gittikten sonra yaverlerinden birini çağırmış ve ona bir “deneme” yapmalarını söylemiş. Bu deneme için yaverinden şunları istemiştir:
- En az beş tane tahta meyve sandığı bulmasını.
- Toprak ve gübre hazırlatmasını.
- Ziraat Okulundaki öğretmenlerden çeşitli çiçek tohumları istemesini.
- Tüm bu malzemeleri köşke getirmesini.
- Son olarak da yaveriyle birlikte, kimsenin göremediği bir köşede bu çiçekleri ekmelerini.
Sonuç: Atatürk, milletvekilinin olumsuz sözüne üzülmüş, ancak bu duruma sessiz kalmak yerine, Ankara’da çiçek yetişebileceğini göstermek için yaveriyle birlikte bir çiçek ekme denemesi yapmaya karar vermiştir. Bu, onun sadece konuşan değil, aynı zamanda icraat yapan bir lider olduğunu gösterir.
3. Bu metinde anlatılan olayların nasıl devam ettiğini tahmin ederek metnin anlam bütünlüğüne uygun bir paragraf yazınız.
Adım 1: Metnin son cümlesini ve Atatürk’ün amacını tekrar hatırlayalım: “Herkesin göremediği bir köşede çiçekleri birlikte ekeceğiz.” Atatürk, Ankara’da çiçek yetişmeyeceğini düşünenlere bir ders vermek istiyor.
Adım 2: Şimdi, yaverin Atatürk’ün istediklerini yerine getirdiğini ve sonrasında neler olabileceğini hayal edelim. Bir hikaye yazar gibi, olayların mantıklı bir şekilde nasıl ilerleyeceğini düşünelim.
Çözüm:
Mustafa Kemal’in talimatları üzerine, yaveri hızla harekete geçti. Gerekli tüm tahta sandıkları, verimli toprağı ve gübreyi temin etti. Ziraat Okulu’ndan da özenle seçilmiş, Ankara iklimine uygun çeşit çeşit çiçek tohumları getirdi. Atatürk ve yaveri, köşkte kimsenin dikkatini çekmeyecek, güneş alan güzel bir köşede sandıkları yerleştirdi. Toprağı özenle hazırlayıp tohumları büyük bir titizlikle ektiler. Her gün, adeta birer bahçıvan gibi, özenle suladılar, toprağı havalandırdılar ve çiçeklerinin büyümesini sabırsızlıkla beklediler. Kısa bir zaman sonra, ekilen tohumlar toprağın altından filizlenmeye başladı. Yeşil yapraklar çıktı, ardından rengarenk tomurcuklar belirdi. Birkaç hafta içinde, o “Ankara’da çiçek yetişmez ki!” diyenlerin aksine, köşenin o minik bahçesi mis kokulu, capcanlı çiçeklerle dolup taştı. Atatürk, yaveriyle birlikte bu güzelliği her gördüğünde gülümsüyor, Ankara’da azimle ve sevgiyle her şeyin başarılabileceğini bir kez daha kanıtlamanın gururunu yaşıyordu. Belki de o milletvekili bir gün o çiçekleri gördüğünde, sözlerinin ne kadar yersiz olduğunu anlamış, Atatürk’ün doğa sevgisi ve kararlılığı karşısında şaşırmıştı.
Sonuç: Atatürk ve yaveri, büyük bir özenle ektikleri çiçeklerin Ankara’da başarıyla büyüdüğünü görerek, sadece sözle değil, eylemle de bir şeylerin başarılabileceğini, özellikle de doğanın güzelliklerinin her yerde yeşerebileceğini göstermiş oldular. Bu durum, Atatürk’ün kararlılığını ve doğa sevgisini bir kez daha ortaya koymuştur.