7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 54
Merhaba sevgili öğrencilerim! Türkçe dersimize hoş geldiniz. Bugün sizinle görseldeki “Hazırlık Çalışmaları” sorularını birlikte inceleyecek ve cevaplayacağız. Bu sorular, önemli konular hakkında düşünmenizi ve bildiklerinizi paylaşmanızı istiyor. Haydi, ilk sorumuzla başlayalım!
1. Atatürk’ün çocuk sevgisiyle ilgili yaptığınız araştırma sonucu edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız.
Sevgili öğrencilerim, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara olan sevgisi gerçekten de çok özel ve hepimiz için örnek alınması gereken bir konudur. Onun çocuklara duyduğu bu derin sevgiyi gösteren birkaç önemli noktadan bahsetmek istiyorum:
- Çocukları Koruması ve Onlara Baba Olması: Atatürk, kendi çocukları olmamasına rağmen, birçok çocuğu manevi evlat edinmiştir. Mesela, Sabiha Gökçen, Afet İnan, Ülkü Adatepe gibi isimler onun manevi evlatlarıdır. Onların eğitimleriyle, gelecekleriyle bizzat ilgilenmiş, onlara bir baba şefkatiyle yaklaşmıştır. Kimsesiz çocuklara sahip çıkması, onlara bir yuva ve gelecek sunması, onun ne kadar büyük bir kalbe sahip olduğunu gösterir.
- 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Armağan Etmesi: Dünya üzerinde çocuklara özel bir bayram armağan eden tek lider Atatürk’tür. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonra, bu önemli günü geleceğimizin teminatı olan çocuklara armağan etmiştir. Bu, onun çocuklara ne kadar değer verdiğinin, onlara ne kadar güvendiğinin en büyük göstergesidir. Çünkü çocuklar, bir milletin geleceğidir ve onların iyi yetişmesi, ülkenin kalkınması demektir.
- Gençlere ve Çocuklara Duyduğu Güven: Atatürk, her fırsatta gençlere ve çocuklara olan inancını dile getirmiştir. Onların ülkeyi daha iyi yerlere taşıyacağına, geleceği aydınlatacağına yürekten inanmıştır. “Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizlersiniz.” sözü, onun çocuklara duyduğu bu büyük güveni çok güzel özetler.
Gördüğünüz gibi, Atatürk sadece büyük bir devlet adamı değil, aynı zamanda kocaman yürekli bir baba gibiydi. Çocuklara verdiği değer, bugün bile tüm dünyaya örnek olmaya devam ediyor.
2. “Barış” kelimesinin size çağrıştırdığı duygu ve düşünceler nelerdir? Açıklayınız.
“Barış” kelimesini duyduğumuzda aklımıza gelenler ve hissettiklerimiz genelde çok güzel şeylerdir, değil mi? Bu kelime bana şunları çağrıştırıyor:
- Huzur ve Güven: Barış, her şeyden önce insanların korkmadan, endişelenmeden yaşayabildiği bir ortam demektir. Savaşın olmadığı, kavganın, gürültünün olmadığı, herkesin kendini güvende hissettiği bir dünya hayal etmeliyiz. Bu da huzur ve güveni beraberinde getirir. Kimse bombaların altında yaşamak istemez, değil mi?
- Mutluluk ve Neşe: Barış varsa, insanlar daha mutlu olur, daha çok güler, eğlenir. Çocuklar sokaklarda özgürce oynar, aileler bir araya gelir, dostluklar pekişir. Kısacası, barış dolu bir ortamda yaşam kalitesi artar ve herkes daha neşeli olur. Herkesin yüzünde bir gülümseme olur.
- Birlikte Yaşama ve Hoşgörü: Barış, farklılıklarımıza rağmen bir arada, saygı ve anlayış içinde yaşayabilmektir. İnsanların birbirini dinlemesi, farklı fikirlere hoşgörüyle yaklaşması ve sorunları konuşarak çözmesi demektir. Bu da toplumda birlik ve beraberliği güçlendirir.
- Gelişim ve İlerleme: Savaşlar ülkeleri yıpratır, insanları yorar ve kaynakları tüketir. Ama barış ortamında ülkeler daha çok gelişir, bilimde, sanatta, eğitimde ilerler. Çünkü insanlar enerjilerini yıkmak yerine yapmaya, üretmeye harcar.
- Umut: Barış, her zaman daha iyi bir gelecek için umut demektir. İnsanların birbirine inanması, daha güzel yarınlar inşa etme arzusudur. Barış, yarınların daha aydınlık olacağına dair en büyük işarettir.
Özetle, barış kelimesi bana gülümseyen yüzler, oynayan çocuklar, yeşil bahçeler ve aydınlık bir gelecek gibi pozitif şeyleri hatırlatır. Savaşın tam tersi, her şeyin güzel ve iyi olduğu, insanların huzur içinde yaşadığı bir durumu anlatır.