7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 246
Merhaba sevgili öğrencim!
Bugün seninle birlikte gönderdiğin görsellerdeki etkinliklere göz atacağız ve özellikle şiirdeki abartma sanatını bulmaya çalışacağız. Hazır mısın?
Öncelikle, ikinci görseldeki “HAZIRLIK ÇALIŞMALARI” kısmına bakalım:
1. Sanat ile ilgili araştırdığınız atasözleri ve deyimleri arkadaşlarımızla paylaşınız.
Bu etkinlik, arkadaşlarınla sanatla ilgili bildiğin atasözlerini ve deyimleri konuşmanı istiyor. Örneğin “Sanat altın bileziktir” gibi atasözleri ya da “sanat eseri” gibi deyimler üzerine konuşabilirsin. Bu, sınıf içinde yapacağın bir paylaşım etkinliği olduğu için yazılı bir cevabı yok.
2. Sizce sanatın yaşamımıza etkileri nelerdir? Tartışınız.
Bu soru da yine sınıf ortamında arkadaşlarınla üzerine konuşacağın, fikirlerini paylaşacağın bir tartışma konusu. Sanatın hayatımızı nasıl güzelleştirdiğini, bize neler hissettirdiğini düşünebilirsin. Örneğin, bir şarkı dinlemek, bir resme bakmak ya da bir tiyatro oyunu izlemek bize neler katıyor, bunları tartışabilirsin.
Şimdi gelelim ilk görseldeki etkinliklere:
4. Etkinlik: Aşağıdaki görselleri inceleyiniz. Bu görsellerden hareketle “sanat ve hayal gücü” konulu bir konuşma yapınız.
Bu etkinlikte de gördüğün gibi, sana iki güzel görsel verilmiş: İstanbul’un simgelerinden Galata Kulesi ve bir çay bardağının içinde hayal gücüyle yeniden yorumlanmış Galata Kulesi. Bu görselleri inceleyerek “sanat ve hayal gücü” hakkında bir konuşma hazırlaman isteniyor. Sanatçıların hayal güçlerini kullanarak nasıl farklı eserler ortaya çıkardığını, bir sanat eserinin bizde nasıl farklı duygular uyandırdığını anlatabilirsin. Bu da yine yazılı değil, sözlü bir etkinlik.
Şimdi sıra geldi asıl yazılı olarak cevaplamamız gereken etkinliğe, yani şiirdeki abartmaları bulmaya!
5. Etkinlik: Aşağıdaki şiiri inceleyiniz. Şiirde abartma sanatının kullanıldığı dizeleri aşağıya yazınız.
Sevgili öğrencim, öncelikle “abartma” ne demek, bir hatırlayalım mı? Abartma (edebiyatta diğer adıyla mübalağa), bir şeyi olduğundan çok daha büyük, çok daha küçük, çok daha fazla ya da çok daha az göstermektir. Yani, bir durumu veya olayı olduğundan çok daha etkili hale getirmek için kullanırız. Şiirlerde ve günlük hayatta sıkça karşılaşırız. Örneğin, “Bir lokmada bitirdim yemeği!” dediğimizde abartma yapmış oluruz çünkü koca bir yemeği gerçekten tek lokmada bitirmemiz imkânsızdır, sadece çok hızlı yediğimizi vurgulamak isteriz.
Şimdi Abdurrahim Karakoç’un “BEŞİNCİ MEVSİM” adlı şiirini dikkatlice okuyalım ve abartma olan dizeleri birlikte bulalım:
-
“Dünyayı üç-beş cümleyle gördüm.”
Açıklama: Dünyayı gezmek, tanımak ve görmek çok uzun zaman alır, bir ömür bile yetmeyebilir. Şairin bunu sadece “üç-beş cümleyle gördüğünü” söylemesi, yaşananların yoğunluğunu veya zamanın hızını abartılı bir şekilde ifade ediyor.
-
“Dört yüz seksen beş gün çekti bir sene”
Açıklama: Bir yıl normalde 365 gündür. Şair, bir yılın 485 gün sürdüğünü söyleyerek zamanın ne kadar yavaş geçtiğini, ne kadar uzun olduğunu abartıyor. Sanki zaman hiç bitmiyor gibi.
-
“On altıncı aya takvimsiz girdim.”
Açıklama: Bir yılda 12 ay vardır. Takvimde 16. ay diye bir şey yoktur. Şairin “on altıncı aya girdiğini” söylemesi, zamanın normalden çok daha uzun sürdüğünü, sanki bitmek bilmediğini abartılı bir şekilde anlatıyor.
-
“Getirdim yamma Ay’ı bir karış”
Açıklama: Ay, Dünya’dan milyonlarca kilometre uzakta bir gök cismidir. Onu “bir karış” mesafeye getirmek, yani parmağımızın ucuna kadar yaklaştırmak imkânsızdır. Şair, bu dizeyle hayal gücünün veya yaşadığı olayın etkisini çok büyük bir şekilde abartıyor.
-
“Ölçtüm ki dağların boyu bir karış”
Açıklama: Dağlar çok yüksektir, yüzlerce, binlerce metreyi bulur. Onların boyunu “bir karış” (yaklaşık 20-25 cm) olarak ölçmek, dağların küçüklüğünü veya şairin kudretini (ya da olayların büyüklüğü karşısında diğer her şeyin ne kadar küçük kaldığını) abartılı bir şekilde anlatıyor.
-
“Şehri bir adım, köyü bir karış”
Açıklama: Şehirler ve köyler çok daha geniştir, yürümekle bitmez. Şairin bir şehri “bir adımda”, bir köyü “bir karışta” geçtiğini söylemesi, mesafelerin inanılmaz derecede kısaldığını veya zamanın çok hızlı geçtiğini abartıyor.
-
“Damlada denizdir en küçük derdim.”
Açıklama: En küçük bir derdin bile bir damla gibi değil de, sanki koca bir deniz gibi olduğunu söylemek, dertlerinin büyüklüğünü ve ağırlığını abartıyor. Yani dertleri o kadar büyük ki, küçüğü bile bir deniz kadar geliyor.
-
“Haftada üç asır geçtim zamanı”
Açıklama: Bir hafta yedi gündür, bir asır ise yüz yıl. Şairin “bir haftada üç asır” (yani 300 yıl) geçmesi, zamanın inanılmaz derecede hızlandığını, akıp gittiğini abartılı bir şekilde ifade ediyor. Bu da zamanın ne kadar hızlı aktığını vurgulayan güçlü bir abartmadır.
Gördüğün gibi, Abdurrahim Karakoç bu şiirinde abartma sanatını çok güzel ve etkili bir şekilde kullanmış. Bu, şiire hem anlam gücü katıyor hem de okuyucuyu derinden etkiliyor. Şair, böylece duygularını ve yaşadığı zaman algısını okuyucuya çok daha çarpıcı bir şekilde aktarıyor.
Umarım bu açıklamalar anlaşılır olmuştur. Anlamadığın veya merak ettiğin başka bir nokta olursa çekinmeden sorabilirsin!