7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 16
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle “Kişisel Gelişim” temamız kapsamında çok güzel iki etkinliği birlikte yapacağız. Biliyorsunuz, Türkçe dersinde hem okuduğumuzu anlamak hem de düşüncelerimizi doğru ve etkili bir şekilde ifade etmek çok önemli. Şimdi, size gönderdiğim metni ve soruları dikkatlice inceleyelim ve adım adım çözmeye başlayalım. Hazır mısınız?
3. Etkinlik
“Başarı” kelimesinin sizde çağrıştırdıklarını aşağıdaki noktalı alanlara yazınız. Yazdığınız kelimeleri kullanarak bir konuşma yapınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, “başarı” kelimesi hepimizin hayatında önemli bir yere sahip, değil mi? Herkes bir konuda başarılı olmak ister. Peki, bu kelimeyi duyduğunuzda aklınıza ilk neler geliyor? Hadi gelin, benim aklıma gelenleri ve bu kelimelerin başarıyla nasıl ilişkilendirilebileceğini birlikte düşünelim:
- Adım 1: “Başarı” kelimesinin çağrıştırdığı kelimeleri belirleyelim.
-
Hedef: Başarılı olmak için önce bir hedef belirlemeliyiz. Nereye ulaşmak istediğimizi bilmek çok önemli.
-
Çaba: Hiçbir başarı kendiliğinden gelmez. Bir şeyler başarmak için mutlaka çaba harcamalı, emek vermeliyiz.
-
Azim: Yolda karşımıza engeller çıkabilir. İşte o zaman azimli olmak, yılmamak ve devam etmek başarının anahtarıdır.
-
Mutluluk: Bir şeyi başardığımızda hissettiğimiz o güzel duygu, değil mi? Başarı bize içten bir mutluluk verir.
-
Gelişim: Her başarı, bizi bir adım daha ileri taşır, yeni şeyler öğrenmemizi ve kendimizi geliştirmemizi sağlar.
-
Sabır: Bazen başarı hemen gelmez. Beklemeyi, üzerinde çalışmayı ve doğru zamanı kollamayı gerektirir. Sabır, başarının gizli kahramanıdır.
- Adım 2: Bu kelimeleri kullanarak hayali bir konuşma taslağı oluşturalım.
“Sevgili arkadaşlar, hepimiz hayatımızda bir şeyler başarmak isteriz. Peki, bu ‘başarı’ kelimesi bize neler fısıldar? Öncelikle, her başarının temelinde bir hedef yatar. Nereye gitmek istediğimizi bilmezsek, yolumuzu şaşırabiliriz. Hedeflerimizi belirledikten sonra, durmadan çaba göstermeliyiz. Çünkü hiçbir başarı, oturduğumuz yerden gelmez, değil mi?
Yolda karşımıza zorluklar çıktığında, işte o zaman azim devreye girer. Yılmadan, bıkmadan devam etmek, bizi hedeflerimize ulaştırır. Bazen de sabır göstermemiz gerekir. Çünkü bazı güzel şeyler zaman alır. Ve tüm bu çabaların, azmin ve sabrın sonunda ne gelir? Tabii ki mutluluk! Başardığımızı görmek, içimizi tarifsiz bir sevinçle doldurur.
Unutmayalım ki her başarı, aynı zamanda bir gelişim demektir. Attığımız her adım, öğrendiğimiz her yeni bilgi bizi daha iyiye taşır. Önemli olan, bu yolda hiç durmadan ilerlemek ve kendimize inanmaktır. Unutmayın, başarı sadece hedefe ulaşmak değil, aynı zamanda o yolda geçirdiğimiz tüm süreçtir.”
4. Etkinlik
A) “Martı Jonathan, uçmayı büyük bir tutkuyla seviyordu.” cümlesinde kişileştirme sanatı kullanılmıştır. Siz de okuduğunuz metinde kişileştirme sanatının kullanıldığı cümlelere örnekler yazınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, kişileştirme sanatı, insan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insanlara özgü özellikler vermektir. Yani, bir hayvanın düşünmesi, bir bitkinin konuşması ya da bir nesnenin üzülmesi gibi durumlar kişileştirmedir. Tıpkı örnek cümlede martının “tutkuyla sevmesi” gibi, çünkü “tutkuyla sevmek” daha çok insanlara özgü bir duygudur.
Şimdi okuduğumuz “Martı” metnine geri dönelim ve bu metinde kişileştirme sanatının kullanıldığı cümleleri birlikte bulalım:
- Adım 1: Kişileştirme sanatının ne olduğunu hatırlayalım: İnsan dışındaki varlıklara insan özelliklerinin verilmesi.
- Adım 2: Metni dikkatlice okuyarak bu tanıma uyan cümleleri belirleyelim.
-
Örnek 1: “…denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi…”
Burada balıkçı teknesine “kucaklamak” eylemi verilmiş. Tekne denizi kucaklayamaz, bu insana özgü bir davranıştır. Bu yüzden kişileştirme vardır.
-
Örnek 2: “…martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu.”
Yine balıkçı teknesi için “haber vermek” eylemi kullanılmış. Haber vermek de insanlara özgü bir iletişim şeklidir. Bu cümlede de kişileştirme görüyoruz.
-
Örnek 3: “Gök yüzünde uçarken hızlarının kesilmesi onlar için bir ayıp, bir utanç kaynağıydı.”
Burada martıların hızlarının kesilmesini “ayıp” ve “utanç kaynağı” olarak görmeleri kişileştirmedir. Ayıp ve utanç duyguları insanlara özgüdür.
-
Örnek 4: “Fakat hiç utanmadı bundan, çünkü Martı Jonathan Livingston sıra dışı bir kuştu.”
Martı Jonathan’ın “utanmaması” da kişileştirmedir. Utanmak, insani bir duygudur.
-
Örnek 5: “…bir şey öğrenmek için uğraşmazlar, öğrenmek istedikleri bir şey yoktur.”
Diğer martıların “uğraşmaması” ve “istememesi” de kişileştirmedir. Öğrenmek için çaba göstermek ve bir şeyi istemek daha çok insanlara özgü bilinçli eylemlerdir.
Gördüğünüz gibi, yazar bu sanatları kullanarak metni daha ilgi çekici, daha canlı ve daha anlamlı hale getirmiş. Bu sayede biz de Martı Jonathan’ın dünyasını ve duygularını daha iyi anlayabiliyoruz.