7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 121
Merhaba sevgili öğrencim, 7. sınıf Türkçe dersimizden gelen bu güzel soruları adım adım, senin de kolayca anlayabileceğin bir şekilde çözelim. Deyimler ve anlamları üzerine çalışmak, dilimizi daha iyi kullanmamızı sağlar, unutma!
B) Okuduğunuz metinde geçen deyimlerin metnin anlamına olan katkısını arkadaşlarınızla tartışınız.
Sevgili öğrencim, bu soruyu çözebilmek için öncelikle okuduğumuz bir metin olması gerekiyor. Ama biz genel olarak deyimlerin metinlere nasıl bir katkı sağladığını konuşabiliriz. Çünkü deyimler, dilimizin adeta süsü gibidirler.
Çözüm:
Deyimler, bir metne birçok yönden katkı sağlarlar. Şimdi bunları madde madde açıklayalım:
- Anlatımı Zenginleştirir: Deyimler, kelimelerin tek başına ifade edemeyeceği derinlikte anlamlar taşır. Bu sayede metindeki anlatım daha zengin ve etkileyici olur. Örneğin, “ipini çekmek” dendiğinde sadece bir ipi çekmek değil, birinin işine son vermek gibi farklı bir anlam canlanır zihnimizde.
- Az Sözle Çok Şey Anlatır: Deyimler, uzun uzun cümlelerle anlatılabilecek bir durumu veya duyguyu birkaç kelimeyle özetler. Bu da metni daha akıcı ve okuması keyifli hale getirir.
- Somutlaştırır ve Canlandırır: Soyut kavramları veya duyguları deyimler aracılığıyla daha somut bir şekilde ifade edebiliriz. Bu da okuyucunun zihninde daha canlı bir tablo oluşmasını sağlar. Mesela, “etekleri zil çalmak” deyimi, birinin çok sevinçli olduğunu çok güzel bir şekilde anlatır, adeta zihnimizde zil sesleri duyarız.
- Metne Akıcılık Katar: Deyimler, metinlerin monotonluğunu kırar ve okuyucunun ilgisini canlı tutar. Metne doğal bir akıcılık ve ritim kazandırır.
- Duyguları Güçlendirir: Metindeki karakterlerin veya anlatıcının duygularını daha güçlü ve derinlemesine hissettirmemizi sağlar. “Gözünden yaş gelmek” yerine “gözleri dolmak” dediğimizde daha naif bir hüzün hissedebiliriz.
Kısacası, deyimler metinlere renk katar, anlatımı güçlendirir ve okuyucuyu metnin içine çeker. Bir yazarın veya konuşmacının dilini daha etkili kullanmasını sağlar.
C) Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki deyimlerin anlamlarını TDK Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nden bulunuz. Bu deyimlerden ikisini kullanarak öyküleyici anlatım biçimiyle bir paragraf yazınız.
Harika bir soru! Şimdi bu deyimlerin anlamlarını TDK’dan bulalım ve sonra da içlerinden ikisini seçerek kısa bir hikaye yazalım.
Çözüm:
Adım 1: Deyimlerin anlamlarını bulalım.
- hayale dalmak: Gerçekle ilgisi olmayan, tasarlanan şeyleri düşünmeye başlamak. Bir şeyi düşlermiş gibi düşünmek.
- surat asmak: Hoşnutsuzluğunu, beğenmediğini yüz hareketleriyle belli etmek, somurtmak, yüzünü asmak.
- soluk almak: Dinlenmek, rahatlamak, biraz mola vermek.
- cesaret göstermek: Yürekli, korkusuzca davranmak, bir işi yapmaktan çekinmemek.
Adım 2: Bu deyimlerden ikisini seçerek öyküleyici bir paragraf yazalım.
Şimdi “hayale dalmak” ve “surat asmak” deyimlerini kullanarak küçük bir hikaye oluşturalım. Haydi, kalemimizi kağıdımızı hazırlayalım!
Öyküleyici Paragraf:
Okul çıkışı otobüs durağında beklerken, Ayşe yine hayale dalmıştı. Gözleri boşluğa dalmış, zihninde rengarenk balonlarla dolu bir gökyüzünde uçtuğunu hayal ediyordu. O balonlarla dünyayı dolaşıyor, farklı şehirler görüyordu. Öyle ki, otobüsün geldiğini bile fark etmemişti. Yanında duran arkadaşı Mert, Ayşe’nin dalıp gittiğini görünce, “Ayşe, otobüs geldi, hadi!” diye seslendi ama Ayşe duymadı. Mert, otobüsü kaçıracakları için surat astı ve Ayşe’nin kolunu hafifçe dürttü. Ayşe, Mert’in somurtkan yüzünü görünce bir anda hayallerinden sıyrıldı ve aceleyle otobüse doğru koşmaya başladı. Keşke hayallerinde bir beş dakika daha kalabilseydi!
Gördün mü sevgili öğrencim, deyimler metne nasıl da renk kattı? Hem Ayşe’nin durumunu daha iyi anladık hem de Mert’in tepkisini. İşte deyimlerin gücü tam da burada saklı!