7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 198
Merhaba sevgili öğrencim!
Bugün sana gönderilen görsellerdeki metinleri dikkatlice okuyup, onlarla ilgili soruları yanıtlayacağız. İlk görselde bir haber metni, ikinci görselde ise bir dinleme metninin başlığı ve altında da cevaplamamız gereken boşluklar var. Normalde öğretmenimiz dinleme metnini okurken bize sorular sorar, biz de cevaplarını yazarız. Ancak burada dinleme metninin içeriği olmadığı için, ilk görseldeki “DÜNYADA DOĞAL KAYNAKLARIN TÜKETİLME HIZI ARTIYOR” başlıklı haber metnini okuyup, o metinden yola çıkarak sorular sorup cevaplarını bulacağız. Hazır mısın? Başlayalım!
1. soruya verdiğim cevap:
Soru: Metinde bahsedilen temel sorun nedir ve bu sorun ne gibi sonuçlar doğurmaktadır?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu metni okuduğumuzda ana konunun ne olduğunu hemen fark ediyoruz. Metin, dünya üzerindeki doğal kaynakların çok hızlı bir şekilde tüketilmesi sorununu anlatıyor. Bu hız, gezegenimizin kendini yenileme hızından çok daha fazla. Yani biz, doğanın bize sunduğundan daha fazlasını kullanıyoruz.
Bu durumun en önemli sonucu ise şu:
- Her yıl, Dünya’nın bir yılda üretebileceği kaynakları belirli bir günden sonra tüketmiş oluyoruz. Buna “Dünya Aşım Günü” deniyor.
- Kaynakları aşırı tüketmemiz, gelecekteki nesillerin kullanabileceği kaynakları şimdiden bitirmemiz anlamına geliyor.
- Bu durum, gezegenimizin ekolojik dengesini bozuyor ve “ekolojik açık” dediğimiz bir duruma yol açıyor.
Sonuç:
Metnin temel sorunu, doğal kaynakların tüketim hızının Dünya’nın yenilenme hızından 1,7 kat daha fazla olmasıdır. Bu durum, “Dünya Aşım Günü”nün her yıl daha erkene gelmesine ve gezegenin ekolojik dengesinin bozulmasına neden olmaktadır.
2. soruya verdiğim cevap:
Soru: “Dünya Aşım Günü” kavramı ne anlama gelmektedir ve metne göre bu günün tarihi yıllara göre nasıl bir değişim göstermiştir?
Çözüm:
Metinde geçen “Dünya Aşım Günü” (Earth Overshoot Day) çok önemli bir kavram, dikkatini çekmiştir diye düşünüyorum. Hadi birlikte ne anlama geldiğine bakalım:
Adım 1: “Dünya Aşım Günü”nün Anlamı
Bu gün, insanlığın bir takvim yılı içinde Dünya’nın o yıl için yenileyebileceği tüm biyolojik kaynakları tükettiği günü temsil eder. Yani, o günden sonra yıl sonuna kadar kullandığımız her şey, aslında gezegenin gelecek yılki kaynaklarından veya birikmiş doğal sermayesinden çalınmış oluyor.
Adım 2: Tarihsel Değişim
Metne göre, Dünya Aşım Günü’nün tarihi maalesef her yıl daha erkene gelmiştir. Bu da demektir ki, kaynakları daha hızlı tüketmeye başlamışız. İşte metindeki bazı tarihler:
- 1970’te 29 Aralık
- 1980’de 3 Kasım
- 1990’da 11 Ekim
- 2000’de 23 Eylül
- 2010’da 8 Ağustos
- 2018’de 1 Ağustos
Gördüğün gibi, 1970’te yılın neredeyse son günü olan bu tarih, 2018’e geldiğimizde yılın ortalarına, hatta yaz başına kadar gelmiş.
Sonuç:
“Dünya Aşım Günü”, insanlığın bir yıl içinde Dünya’nın o yıl yenileyebileceği tüm kaynakları tükettiği gündür. Metne göre bu gün, 1970’te 29 Aralık iken, sürekli daha erkene gelerek 2018’de 1 Ağustos’a düşmüştür.
3. soruya verdiğim cevap:
Soru: Küresel Ayak İzi Ağı Başkanı Mathis Wackernagel, doğal kaynakların tüketim hızı hakkında gelecekle ilgili hangi önemli uyarıyı yapmaktadır?
Çözüm:
Metnin sonunda, Küresel Ayak İzi Ağı’nın başkanı olan Mathis Wackernagel’in çok önemli bir uyarısı var. Bu uyarı, doğal kaynakları nasıl kullandığımızla ilgili gelecekte bizi nelerin beklediğini özetliyor. Hadi, bu uyarıyı birlikte inceleyelim:
Adım 1: Durumu Tespit Etme
Wackernagel, “Gezegenimizin geleceğinden borçlanıyoruz.” diyerek aslında şimdiden geleceğin kaynaklarını tükettiğimize dikkat çekiyor. Yani, torunlarımızın ve onlardan sonraki nesillerin kullanacağı kaynakları şimdiden harcıyoruz.
Adım 2: Mevcut Ekonomik Yaklaşımı Eleştirme
Şu anki ekonomik sistemimizi “sınırsız bir kaynağımız varmış gibi” yönettiğimizi belirtiyor. Bu, sanki doğanın bize sunduğu her şeyin sonsuz olduğu yanılgısına kapıldığımız anlamına geliyor.
Adım 3: Geleceğe Yönelik Uyarı
En can alıcı uyarı ise şu: “Ancak bir yere kadar böyle devam edebilir. Ülkeler, şirketler ve hane halkları giderek içinden çıkamayacakları bir borca batıyorlar.” Bu cümle, doğal kaynaklar üzerindeki bu aşırı tüketimin ve borçlanmanın sonsuza dek süremeyeceğini, bir noktada bunun bedelini ödeyeceğimizi vurguluyor. Tıpkı bir bankadan sürekli borç alıp ödemeyen bir kişinin eninde sonunda büyük bir borç batağına girmesi gibi, gezegenin kaynaklarını da bu şekilde tüketmeye devam edersek, çok büyük sorunlarla karşılaşacağız.
Sonuç:
Mathis Wackernagel, gezegenimizin geleceğinden borçlandığımızı ve ekonomimizi sınırsız kaynağımız varmış gibi yönettiğimizi belirtiyor. Ancak bu durumun bir sınırı olduğunu, ülkeler, şirketler ve hane halklarının giderek içinden çıkamayacakları bir borca batacakları konusunda önemli bir uyarı yapıyor.