7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 88
Merhaba sevgili öğrencim, 7. sınıf Türkçe öğretmeniniz olarak gönderdiğin görsellerdeki etkinlikleri seninle birlikte adım adım inceleyelim. Unutma, bu tür etkinliklerde metni iyi anlamak ve yönergeleri dikkatlice takip etmek çok önemli. Sana gönderdiğim ikinci görseldeki (sayfa 84) metni okuyarak, birinci görseldeki (sayfa 88) etkinlikleri nasıl yapman gerektiğini anlatacağım. Hazırsan başlayalım!
5. Etkinlik (A)
Aşağıdaki bilgileri, noktalama işaretlerine dikkat ederek sessiz okuyunuz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu etkinlik aslında sana bir soru sormuyor, aksine sana bazı bilgiler veriyor ve bu bilgileri sessizce okumanı istiyor. Buradaki “İlk Fotoğraf”, “İlk Metro” ve “İlk Otomobil” ile ilgili bilgiler, direkt olarak okuduğumuz Jules Verne metninde (sayfa 84) yer almıyor. Bu bilgiler, sana genel kültür sağlamak ve “Bilim ve Teknoloji” temasına giriş yapmak için bu sayfada sunulmuş. Bu nedenle, yapman gereken tek şey, bu kutucuklardaki bilgileri dikkatlice, noktalama işaretlerine özen göstererek okumak ve anlamaya çalışmak.
-
İlk Fotoğraf: 1826 yılında Fransız Nicepce (Niyeps) tarafından çekilmiş ve bu ilk fotoğrafın çekilmesi tam 8 saat sürmüş.
-
İlk Metro: 1863 yılında Londra’da seferlerine başlamış.
-
İlk Otomobil: 1769 yılında yolcu taşıyabilen bir buharlı otomobil yapılmış olsa da, bugünkü otomobillerin teknik özelliklerine en yakını, İngiliz Samuel Brown (Semiyıl Biravn) tarafından 1926’da insanlara tanıtılmış.
Bu bilgileri okuyarak, bazı önemli buluşların ne zaman ve kimler tarafından yapıldığına dair ilk fikirleri edinmiş oldun.
5. Etkinlik (B)
Siz de ilginizi çeken buluşlar hakkında bir araştırma yapınız. Bu buluşların ilk kez nerede ve kimler tarafından kullanıldığı ile ilgili bilgileri sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Bu etkinlik, senin araştırma yapma ve edindiğin bilgileri paylaşma becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. Jules Verne’in “Denizler Altında Yirmi Bin Fersah” romanında hayal ettiği denizaltıların, daha sonra nasıl gerçeğe dönüştüğünü sayfa 84’teki metinde okumuştuk, değil mi? İşte bu, hayallerin bilime nasıl ilham verdiğinin güzel bir örneği. Sen de bu metinden yola çıkarak ya da kendi merak ettiğin başka bir buluşu seçerek bir araştırma yapabilirsin.
Adım 1: Buluş Seçimi
- Öncelikle seni en çok etkileyen veya merak ettiğin bir buluşu seçmelisin. Belki Jules Verne’in bahsettiği uzay yolculuğu ya da denizaltılar gibi, hayal gücünü zorlayan bir buluş olur. Ya da günlük hayatımızda kullandığımız ve “Acaba bu nasıl icat edildi?” diye düşündüğün bir şey olabilir, mesela telefon, bilgisayar, internet gibi.
Adım 2: Araştırma
- Seçtiğin buluşun ilk kez nerede ve kimler tarafından kullanıldığına dair güvenilir kaynaklardan bilgi toplamalısın. Kitaplar, ansiklopediler veya internet üzerindeki güvenilir siteler bu konuda sana yardımcı olacaktır.
Adım 3: Bilgileri Düzenleme ve Paylaşma
- Topladığın bilgileri bir düzen içinde not al. Daha sonra bu bilgileri arkadaşlarınla anlaşılır ve ilgi çekici bir şekilde paylaşmak için hazırlan. Örneğin, “Benim araştırdığım buluş X’tir. Bu buluş ilk kez Y ülkesinde, Z kişisi tarafından kullanılmıştır…” gibi bir giriş yapabilirsin. Unutma, sayfa 84’teki Jules Verne metni de bize bazı buluşların (uzay aracı, denizaltı) ilk adımlarını ve hayallerini anlatmıştı. Sen de kendi seçtiğin buluşun hikayesini bu şekilde anlatabilirsin.
6. Etkinlik (A)
“Gelecekte hangi buluşların gerçekleştirileceğini düşünüyorsunuz?” sorusundan hareketle aşağıdaki plan doğrultusunda bir konuşma hazırlayınız.
Çözüm:
Bu etkinlik, senin hayal gücünü ve geleceğe dair düşüncelerini ortaya koymanı sağlayacak harika bir konuşma hazırlığı. Sayfa 84’teki Jules Verne metnini hatırlıyor musun? O, kendi zamanında “Ay’a Yolculuk” gibi fantastik görünen şeyleri hayal etmiş ve bunlar yıllar sonra gerçek olmuştu. İşte sen de Jules Verne gibi geleceği hayal edeceksin! Konuşmanı hazırlarken aşağıdaki adımları izleyebilirsin:
Konuşmama hangi hitap ile başlayacağım?
- Konuşmana dinleyicilerin dikkatini çekecek bir giriş yapmalısın. Şöyle başlayabilirsin:
“Değerli öğretmenim, sevgili arkadaşlarım! Bugün sizlerle geleceğin kapılarını aralamak ve hayallerimizdeki buluşları konuşmak istiyorum. Jules Verne’in bir zamanlar hayal ettiklerinin nasıl gerçeğe dönüştüğünü okuduk, şimdi sıra bizde!”
Ya da daha düşündürücü bir soruyla da başlayabilirsin:
“Bundan 50 yıl sonra dünyamız nasıl bir yer olacak? Hangi inanılmaz buluşlar hayatımızı değiştirecek?”
Konuşmamın içeriğinde neler olacak?
- Konuşmanın ana kısmı, gelecekte gerçekleşeceğini düşündüğün buluşlara ayrılacak.
- Sayfa 84’teki Jules Verne metninden ilham alarak, önce onun gibi büyük hayaller kuran birinden bahsedebilirsin. Örneğin, “Jules Verne, Ay’a yolculuğu ve denizaltıları hayal etmişti. Peki ya biz? Biz neler hayal ediyoruz?” diyebilirsin.
- Sonra kendi tahminlerini sıralayabilirsin: “Bence gelecekte, ışınlanma teknolojisi geliştirilebilir, hastalıklar tamamen ortadan kalkabilir, uzayda yeni yaşam alanları keşfedilebilir…” gibi fikirler geliştirebilirsin.
- Bu buluşların insan hayatını nasıl etkileyeceğini, ne gibi kolaylıklar veya belki de zorluklar getireceğini de konuşmana ekleyebilirsin.
Konuşmamda ses tonumu ve beden dilimi nasıl kullanacağım?
- Konuşurken ses tonun çok önemli! Heyecanlı olduğun yerlerde sesini yükseltip, önemli vurgular yapmak istediğin yerlerde biraz daha alçaltabilirsin.
- Beden dilin de dinleyicilerin ilgisini canlı tutar. Göz teması kur, ellerini ve kollarını kullanarak anlattıklarını destekle. Enerjik ve kendine güvenli bir duruş sergile. Jules Verne’in hayallerini anlatırken nasıl bir coşkuyla anlattığını düşün, sen de kendi hayallerini öyle anlat!
Konuşmamı hangi ifadelerle bitireceğim?
- Konuşmanı akılda kalıcı ve etkileyici bir şekilde bitirmelisin.
- Örneğin:
“Unutmayalım ki, bugünün hayalleri yarının gerçekleridir. Jules Verne’in dediği gibi, ‘İnsan neyi hayal edebilirse, onu başarabilir.’ Hepimizin hayalleri bilim ve teknolojinin ilerlemesine ışık tutsun. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.”
Ya da daha kısa ve öz bir şekilde:
“Geleceğin mucitleri bizleriz! Hayal etmekten asla vazgeçmeyelim. Teşekkürler.”
6. Etkinlik (B)
Konuşmanızı, yaptığınız plan doğrultusunda arkadaşlarınıza sununuz. Konuşmanızda yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullanmaya özen gösteriniz.
Çözüm:
Bu etkinlik, hazırladığın konuşmayı artık sunma zamanı geldiğini söylüyor. Hazırladığın planı takip ederek, kendine güvenli bir şekilde konuşmanı arkadaşlarına sunmalısın.
Adım 1: Sunum
- Hazırladığın konuşmayı, 6. Etkinlik (A)’da planladığın gibi ses tonunu ve beden dilini kullanarak arkadaşlarına sun. Heyecanını kontrol etmeye çalış ve kendine güven.
Adım 2: Dil Kullanımı
- Özellikle dikkat etmen gereken bir nokta var: Konuşmanda yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullanmaya özen göstermelisin. Örneğin, sayfa 84’teki metinde “Pioneer (Paynır) 0” gibi bir ifade vardı, burada parantez içinde Türkçe okunuşu verilmişti. Sen de konuşmanda, eğer yabancı kökenli bir kelime kullanman gerekiyorsa, onun yerine Türkçe karşılığını tercih etmelisin. Bu, dilimizi doğru ve etkili kullanma becerimizi geliştirir. Örneğin, “komünikasyon” yerine “iletişim”, “global” yerine “küresel” gibi kelimeleri kullanabilirsin.
Umarım bu açıklamalar, etkinlikleri daha iyi anlamana ve başarılı bir şekilde tamamlamana yardımcı olur sevgili öğrencim. Başarılar dilerim!