7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 58
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle Milli Mücadele ve Atatürk temamızla ilgili çok güzel bir metin okuyup, bu metinle ilgili soruları çözeceğiz. Unutmayın, okuduğumuzu anlamak ve yorumlamak en önemli becerilerimizden biridir. Haydi, metni dikkatlice okuyup sorulara geçelim!
4. Soru: Aşağıdaki bölümleri okuduğunuz metinden hareketle doldurunuz.
Bu soruda, okuduğumuz “Barış Çocuk Atatürk’le Kurtuluş Savaşı’nda” metnindeki olayları iki gruba ayırmamız isteniyor: “Gerçek Hayatta Karşılaşılabilecek Olaylar” ve “Gerçek Hayatta Karşılaşılamayacak Olaylar”. Yani, günlük hayatımızda yaşayabileceğimiz olaylar hangileri, hayal ürünü veya olağanüstü olaylar hangileri, bunları belirleyeceğiz.
Çözüm:
Metni dikkatlice okuduğumuzda Barış’ın yaşadığı bazı olayların gerçek hayatta olabileceğini, bazılarının ise sadece hayal gücüyle veya bir hikaye kurgusuyla mümkün olabileceğini görüyoruz. Şimdi bunları listeleyelim:
Gerçek Hayatta Karşılaşılabilecek Olaylar
- Bir öğrencinin tarih dersini ve Atatürk’ü sevmesi, onun hakkında bilgi toplaması.
- Bir dedenin torununa geçmişte yaşanan olayları, anılarını anlatması.
- İnternet üzerinden tarihi bilgiler araştırmak, sitelere göz atmak.
- Milli Mücadele Dönemi’nde ülkenin işgal altında olması, insanların direniş için örgütlenmesi.
- Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı gibi tarihi olayların yaşanması.
- Çocukların savaşın kötü bir şey olduğunu düşünmesi ve barışı dilemesi.
- Gençlerin vatan sevgisiyle dolup taşması ve ülkesini koruma isteği.
Gerçek Hayatta Karşılaşılamayacak Olaylar
- Bir fotoğrafın içine girerek geçmişe zaman yolculuğu yapmak.
- Günümüzdeki bir çocuğun, Mustafa Kemal Atatürk ile aynı fotoğrafta yer alması.
- Kurtuluş Savaşı döneminde Mustafa Kemal Paşa’nın yanında dizüstü bilgisayar bulunması.
- Mustafa Kemal Paşa’nın bir çocuğa dizüstü bilgisayar hediye etmesi.
- “Burayı tıkla” yazısının sihirli bir şekilde insanı başka bir zamana veya mekana götürmesi.
Gördüğünüz gibi, hikayeler hem gerçek hayattan izler taşır hem de hayal gücümüzü kullanarak bize farklı dünyaların kapılarını açar. Barış’ın hikayesi de tam olarak böyle bir hikaye!
5. Soru: A) Aşağıda, Barış’ın defterine yazdığı yazılardan bazıları yer almaktadır. Bu yazıları önemli gördüğünüz yerleri işaretleyerek okuyunuz.
Bu soruda, Barış’ın defterine yazdığı iki farklı tarihli metin var. Bu metinleri okuyacağız ve metinlerdeki hangi cümlelerin veya ifadelerin bizim için önemli olduğunu belirleyip, neden önemli olduğunu açıklayacağız.
Çözüm:
Şimdi Barış’ın defterindeki notları okuyalım ve önemli gördüğümüz yerleri birlikte işaretleyip neden önemli olduklarını konuşalım:
1. Metin: Bugün 29 Mayıs 1919
“Bugün 29 Mayıs 1919. On gün oldu bu. Samsun’a ayak bastı. Dört gün önce Havza’ya geldik. Her taraftan işgal haberleri geliyor. Ama iyi haberler de var. Çeşitli yörelerde askerlerimiz düşmanla savaşıyor. Direniş için dernekler kuruluyor. Gönüllüler cepheye koşuyor. (…) Buralarda her yer yemyeşil. Öyle güzel ki… Keşke bu savaş olmasaydı.“
-
Önemli bölüm: “Bugün 29 Mayıs 1919. On gün oldu bu. Samsun’a ayak bastı. Dört gün önce Havza’ya geldik.“
Açıklama: Bu cümleler, Barış’ın zaman yolculuğuyla Milli Mücadele’nin başlangıç anlarına, yani Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışına ve ardından Havza’ya gelişine tanıklık ettiğini gösteriyor. Tarihi olayları bizzat yaşıyormuş gibi anlatması, okuyucuya o dönemi daha yakından hissettiriyor.
-
Önemli bölüm: “Çeşitli yörelerde askerlerimiz düşmanla savaşıyor. Direniş için dernekler kuruluyor. Gönüllüler cepheye koşuyor.“
Açıklama: Bu kısım, ülkenin içinde bulunduğu zor durumu (işgal) ve aynı zamanda direniş ruhunu, halkın vatanı için nasıl kenetlendiğini çok güzel özetliyor. Milli Mücadele’nin nasıl başladığını, halkın ve askerlerin topyekün bir mücadeleye giriştiğini anlatıyor.
-
Önemli bölüm: “Keşke bu savaş olmasaydı.“
Açıklama: Barış’ın bu dileği, savaşın tüm yıkıcılığına ve acısına rağmen, bir çocuğun saf ve temiz duygularını yansıtıyor. Tarihi bir olayın içinde olsa bile, Barış’ın içten gelen bir barış isteği olduğunu gösteriyor. Bu cümle, savaşın insanlık için ne kadar büyük bir trajedi olduğunu hatırlatıyor.
2. Metin: Bugün 10 Ocak 1921
“Rüzgârlı bir geceydi. Pencereden gökyüzüne baktığımda hızla akan parçalı bulutları gördüm. Kılıçlarımı çekmiş, düşmanın üstüne doğru akan atlılara benziyordu bulutlar. En öndeki bulut parçası ona, Mustafa Kemal Paşa’mıza benziyordu. Hemen çağırıp gösterdim. Bu görüntüler onu da çok heyecanlandırdı. Gökyüzünü kaplayan bulutlar bir anda uçup gitti. Işıl ışıl yıldızlarla dolu bir gökyüzü kaldı geriye. “İşte geleceğimiz böyle yıldızlar gibi kapalı.” dedi başını okşayarak. “Keşke ben de silah kuşanıp cephede savaşanların yanında yerimi alabilsem.” Bu dileğimi duyduğunda “Savaşmak için çok küçüksün Barış.” dedi, “Senin savaşın zaferden sonra başlayacak. Bilgi savaşı, ilerleme savaşı…” Söylemek istediklerini anladığımı sanıyorum. (…) Ben yatmaya giderken “Yarın büyük bir gün olacak.” dedi Mustafa Kemal Paşa.“
-
Önemli bölüm: “Kılıçlarımı çekmiş, düşmanın üstüne doğru akan atlılara benziyordu bulutlar. En öndeki bulut parçası ona, Mustafa Kemal Paşa’mıza benziyordu.“
Açıklama: Bu betimleme, Barış’ın hayal gücünü ve Milli Mücadele’ye olan bağlılığını gösteriyor. Doğadaki bulutları bile bir savaş sahnesine benzetmesi, o dönemin ruhunu ve kahramanlık arayışını yansıtıyor. Mustafa Kemal Paşa’yı en öndeki kahraman olarak görmesi de ona duyduğu hayranlığı anlatıyor.
-
Önemli bölüm: ““İşte geleceğimiz böyle yıldızlar gibi kapalı.” dedi başını okşayarak. “Keşke ben de silah kuşanıp cephede savaşanların yanında yerimi alabilsem.”“
Açıklama: Barış’ın geleceği yıldızlar gibi kapalı görmesi, o dönemdeki belirsizlik ve zorlukları ifade ediyor olabilir. Ancak hemen ardından gelen “Keşke ben de savaşabilsem” dileği, onun vatanseverliğini ve ülkesi için bir şeyler yapma arzusunu ortaya koyuyor. Bu, gençlerin vatan savunmasına duyduğu doğal isteği çok güzel anlatıyor.
-
Önemli bölüm: ““Savaşmak için çok küçüksün Barış.” dedi, “Senin savaşın zaferden sonra başlayacak. Bilgi savaşı, ilerleme savaşı…”“
Açıklama: Bu, Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlere verdiği en önemli mesajlardan biridir. Atatürk, Barış’a sadece silahla savaşmanın değil, zaferden sonra başlayacak olan “bilgi savaşı” ve “ilerleme savaşı”nın da ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Bu, gençlerin gelecekteki görevlerinin vatanı ilimle, bilimle, çalışmayla yükseltmek olduğunu vurguluyor.
-
Önemli bölüm: ““Yarın büyük bir gün olacak.” dedi Mustafa Kemal Paşa.“
Açıklama: Bu cümle, umut ve kararlılık dolu bir mesajdır. Milli Mücadele’nin zorlu günlerinde bile, Mustafa Kemal Paşa’nın geleceğe dair inancını ve her yeni günün yeni bir başlangıç, yeni bir umut olduğunu gösteriyor. Bu, aynı zamanda bizlere de geleceğe her zaman umutla bakmamız gerektiğini öğütlüyor.
Umarım bu açıklamalar, metni daha iyi anlamanıza ve önemli yerleri neden işaretlediğimizi kavramanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, her metinde bize bir şeyler öğreten, düşündüren kısımlar vardır. Önemli olan, onları bulup çıkarmak!