7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 15
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersinde çok güzel bir metin okuyup, o metinle ilgili soruları beraber çözeceğiz. Unutmayın, okuduğumuz her metin bize yeni kapılar açar, düşüncelerimizi zenginleştirir. Şimdi, “Martı Jonathan Livingston” metninden yola çıkarak sorularımıza geçelim. Hazır mısınız? Başlayalım!
A) Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle cevaplayınız.
1. Sahildeki martıların nasıl bir hayatı vardı? Kısaca anlatınız.
Sevgili gençler, metni dikkatlice okuduğumuzda diğer martıların hayatının ne kadar zorlu ve tekdüze olduğunu görüyoruz. Onlar için hayat, sadece karınlarını doyurmak, hayatta kalmak demekmiş. Sabah erkenden uyanır uyanmaz, bir lokma yiyecek bulabilmek için binlerce martıyla birlikte mücadele ederlermiş. Uçmak onlar için bir zevk ya da bir beceri geliştirmek değil, sadece beslenme ve hayatta kalma aracıymış. Yani özetle, sahildeki martılar her gün aynı rutini yaşayan, sadece yiyecek bulma derdinde olan, zorlu bir yaşam sürüyormuş.
2. Diğer martılar ile Martı Jonathan Livingston’ı karşılaştırınız. Bunların benzer ve farklı yönleri nelerdir? Tartışınız.
Şimdi Martı Jonathan ile diğer martıları bir karşılaştıralım. Bakalım ne gibi ortak yönleri ve farklılıkları varmış:
- Benzer Yönleri:
- Her ikisi de birer martıdır ve aynı sahilde yaşarlar.
- Her ikisi de uçma yeteneğine sahiptir.
- Farklı Yönleri:
- Diğer martılar sadece karınlarını doyurmak için uçarken, Jonathan uçmayı bir sanat, bir tutku olarak görür. O, sadece uçmak için uçar ve uçuş becerilerini geliştirmek ister.
- Diğer martılar için gökyüzünde hızlarının kesilmesi, düşecek gibi olmak bir utanç kaynağıyken, Jonathan bunlardan hiç utanmaz. Aksine, denemeye devam eder ve sınırlarını zorlar.
- Diğer martılar sürünün bir parçası olarak aynı rutini takip ederken, Jonathan tek başına, kendi belirlediği hedefler doğrultusunda çalışır ve kendini geliştirir. O, “sıra dışı bir kuş”tur.
- Kısacası, diğer martılar yaşamayı sadece hayatta kalmak olarak görürken, Jonathan yaşamayı ve uçmayı keşfetmek, kendini aşmak olarak görür.
3. Martı Jonathan Livingston kendine nasıl bir hedef belirlemiş ve hedefine ulaşmak için neler yapmıştır? Anlatınız.
Martı Jonathan Livingston, diğer martıların aksine, kendisine çok özel bir hedef belirlemişti: uçuşta mükemmelliğe ulaşmak. O, sadece yemek için uçmak yerine, uçuşun kendisini, sınırlarını keşfetmeyi amaçlıyordu. Peki, bu hedefine ulaşmak için neler mi yaptı?
- Öncelikle, diğer martılardan uzakta, tek başına uçuş çalışmaları yapıyordu.
- Farklı manevralar deniyordu; örneğin, yüksekten inerken ayaklarını indirip kuyruğunu kaldırıyor, acı verse bile kanatlarını gererek yeni kavisler oluşturmaya çalışıyordu.
- Düştüğünde, başarısız olduğunda bile hiç utanmıyor, aksine tekrar tekrar deniyordu. Çünkü o, sıra dışı bir martıydı ve düşmek onun için bir ders, bir öğrenme fırsatıydı.
- Bütün dikkatini yaptığı işe veriyor, gözlerini kısıyor, nefesini tutuyor ve tüm gücüyle kendini zorluyordu. Bu, onun azminin ve kararlılığının bir göstergesiydi.
Yani Jonathan, hedefine ulaşmak için yılmadan çalıştı, denedi, düştü ama asla pes etmedi!
4. Martı Jonathan Livingston’ın suya çakıldıktan sonra kendini motive edebilmek için kullandığı ifade nedir? Siz de kendinizi ve arkadaşlarınızı başarı konusunda motive edebilmek için kullandığınız ifadelere örnekler veriniz.
Metinde Martı Jonathan’ın suya çakıldıktan sonra tam olarak “şu ifadeyi kullandı” diye bir cümle geçmiyor. Ama onun tavrı ve iç sesi bize çok şey anlatıyor. Şöyle diyor metin: “Fakat hiç utanmadı bundan, çünkü Martı Jonathan Livingston sıra dışı bir kuştu.” Yani o, başarısızlığı bir utanç olarak görmüyor, aksine kendini özel ve farklı olduğu için motive ediyor. Denemeye devam ederken de içinden “bir… tek… biraz daha… hadi… yüksel…” gibi sözlerle kendini zorluyor. Onun motivasyonu, pes etmemek ve hedefine ulaşma arzusundan geliyor.
Şimdi gelelim bizim kendimizi ve arkadaşlarımızı motive etmek için kullanabileceğimiz ifadelere. İşte size birkaç örnek:
- “Asla pes etme, başarabilirsin!”
- “Biraz daha gayret, sonuca çok yakınsın!”
- “Düşmek sorun değil, önemli olan yeniden ayağa kalkmak!”
- “Senin potansiyelin çok yüksek, hadi göster kendini!”
- “Bugün olmazsa yarın, yeter ki denemeye devam et!”
- “Haydi, inanıyorum sana, yaparsın!”
5. Kendinizi hangi alanlarda geliştirmek istiyorsunuz? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Bu soru aslında hepimizin kendimize sorması gereken çok önemli bir soru. Her birimiz farklı alanlarda kendimizi geliştirmek isteriz, tıpkı Martı Jonathan gibi. Ben de kendimi geliştirmek istediğim birkaç alanı sizinle paylaşmak isterim:
- Öncelikle, İngilizce dil bilgimi daha da ilerletmek istiyorum. Daha akıcı konuşabilmek ve farklı kültürleri tanıyabilmek için çok önemli olduğunu düşünüyorum.
- İkinci olarak, kitap okuma alışkanlığımı daha da artırmak istiyorum. Farklı türlerde kitaplar okuyarak hem kelime dağarcığımı geliştirmek hem de farklı bakış açıları kazanmak istiyorum.
- Bir de, yeni bir enstrüman çalmayı öğrenmek, mesela gitar çalmak çok hoşuma giderdi. Müzikle uğraşmak insanı dinlendiriyor ve yaratıcılığını geliştiriyor.
Siz de hangi alanlarda kendinizi geliştirmek istediğinizi düşünün ve arkadaşlarınızla paylaşın. Belki birbirinize ilham verirsiniz!
B) Okuduğunuz metinden hareketle arkadaşlarınıza yöneltmek üzere ilk iki soruyu yazınız.
Harika bir metin okuduk! Şimdi sıra sizde, bu metinle ilgili arkadaşlarınızla tartışabileceğiniz, onların düşüncelerini alabileceğiniz iki soru hazırlayalım:
- Sizce Martı Jonathan Livingston’ı diğer martılardan ayıran en önemli özellik neydi? Onun bu özelliğini takdir ediyor musunuz, neden?
- Martı Jonathan’ın hedeflerine ulaşmak için gösterdiği çabayı ve düşmekten utanmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Siz de kendi hayatınızda benzer bir azmi gösterebiliyor musunuz?
Umarım bu soruları arkadaşlarınızla keyifli bir şekilde tartışırsınız. Unutmayın, farklı düşünceleri dinlemek her zaman ufkumuzu genişletir!