7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 237
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle Faruk Nafiz Çamlıbel’in “Sanat” adlı şiirini inceleyip, bu şiirle ilgili soruları adım adım, birlikte çözeceğiz. Şiiri dikkatlice okuduğunuzu ve anlamaya çalıştığınızı biliyorum. Şimdi gelin, sorulara geçelim!
1. Etkinlik
A) Okuduğunuz metinde geçen anlamını bilmediğiniz kelime veya kelime gruplarını belirleyerek bunların anlamlarını tahmin ediniz.
B) Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz.
Sevgili çocuklar, bir metni anlarken bilmediğimiz kelimelerle karşılaşmamız çok doğal. Önemli olan, bu kelimelerin anlamlarını tahmin etmeye çalışmak ve sonra doğru olup olmadığını kontrol etmek. İşte şiirden seçtiğim bazı kelimeler ve tahminlerim:
- Kelime veya Kelime Grubu: mabet
- Tahminim: Dinî törenlerin yapıldığı, kutsal sayılan yapı, tapınak.
- Kelime veya Kelime Grubu: sülüs yazı
- Tahminim: Arap alfabesiyle yazılan, kıvrımlı, estetik bir yazı türü, hat sanatı.
- Kelime veya Kelime Grubu: raks
- Tahminim: Müzik eşliğinde yapılan, ritmik hareketler bütünü, dans.
- Kelime veya Kelime Grubu: ıstırap
- Tahminim: Çok büyük acı, üzüntü, dert.
- Kelime veya Kelime Grubu: destan
- Tahminim: Bir milletin kahramanlıklarını, önemli olaylarını anlatan uzun, coşkulu şiir veya hikaye.
Şimdi de tahminlerimizi TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol edelim:
- mabet: Dinî törenlerin yapıldığı, kutsal sayılan yapı, tapınak. (Tahminimiz doğruymuş!)
- sülüs yazı: Arap harfleriyle yazılan bir tür yazı, hat. (Tahminimiz doğru ve açıklayıcıymış!)
- raks: Dans. (Tahminimiz doğruymuş!)
- ıstırap: Acı, üzüntü, dert, sıkıntı. (Tahminimiz doğruymuş!)
- destan: Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları anlatan şiir veya hikâye. (Tahminimiz doğru ve anlamı tam olarak karşılamış!)
Gördüğünüz gibi, kelimelerin anlamlarını tahmin etmek ve sonrasında kontrol etmek, kelime dağarcığımızı geliştirmek için çok güzel bir yöntem.
2. Etkinlik
A) Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle cevaplayınız.
1. Şair şiirde neyi eleştirmektedir? Örneklerle açıklayınız.
Sevgili gençler, şiiri okuduğumuzda şairin bir şeylere karşı çıktığını, bazı şeyleri eleştirdiğini görüyoruz. Peki, bunlar neler?
Adım 1: Şair, şiirinde genel olarak yabancı sanat anlayışlarını, batılı sanat eserlerini ve kendi kültürel değerlerimize sırt çevirip taklitçiliğe yönelenleri eleştiriyor.
Adım 2: Şair, “sen” diye hitap ettiği kişi üzerinden, kendi öz değerlerimizden uzaklaşan, Batı hayranı bir sanat anlayışını hedef alıyor.
Adım 3: Şimdi de şiirden örneklerle bu eleştiriyi netleştirelim:
- Şair, “Yabancı bir şehirde bir kadın heykelini” beğenip hayranlık duyanları eleştiriyor. Bunun yerine, “bir köylünün kıvrılmayan belini” görmekten duyulan zevkin daha değerli olduğunu belirtiyor. Yani, Batılı heykeltıraşlık yerine, Anadolu insanının doğal duruşunu yüceltiyor.
- “Fırtınayı andıran orkestra sesleri”ne kapılanları eleştiriyor. Oysa şaire göre, “Istırap çekenlerin acıklı nefesleri” bizim için en hazin musiki (müzik) olmalıdır. Burada, Batı müziği yerine, halkın acılarını dile getiren sanatın daha anlamlı olduğunu vurguluyor.
- “Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin raksı”na hayran olanlara karşılık, “Toprağa diz vuruşu dağ gibi zeybeğin” kalbimizi kımıldattığını söylüyor. Bu da Batılı bale veya dans yerine, milli halk oyunumuz olan zeybeğin önemini gösteriyor.
- “Kırk asırlık bir mabedin içindeki ince bir mozaik” arayışına karşın, “duvardaki bir sülüs yazı”nın veya “bir parça yeşil çini”nin bize daha çok heyecan verdiğini belirtiyor. Yani, büyük ve yabancı mimari eserler yerine, bize ait el sanatlarının daha değerli olduğunu ifade ediyor.
Sonuç: Şair, kendi öz değerlerimizden koparak Batı’nın sanatını ve yaşam tarzını taklit etmeye çalışan, milli kimliğini unutmuş bir sanat anlayışını ve bu anlayışı benimseyenleri eleştirmektedir. Kendi kültürümüzün, Anadolu’nun derinliklerinden gelen sanatın çok daha kıymetli olduğunu vurgulamaktadır.
2. Sizce şair Anadolu’yu neden yazılmamış bir destana benzetiyor? Açıklayınız.
Adım 1: Öncelikle destan neydi, hatırlayalım. Destanlar, bir milletin başından geçen büyük olayları, kahramanlıkları, mücadeleleri anlatan uzun ve etkileyici hikayelerdir.
Adım 2: Şair, şiirin son bölümünde “Başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz.” diyerek Anadolu’ya olan sevgisini ve hayranlığını dile getiriyor. Peki neden “yazılmamış bir destan”?
Adım 3: Anadolu, binlerce yıldır farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, sayısız savaşa, göçe, kültürel değişime tanıklık etmiş, her köşesi ayrı bir hikaye barındıran çok zengin bir coğrafyadır. Bu topraklarda yaşayan insanlar, büyük zorluklara göğüs germiş, kahramanlıklar göstermiş, eşsiz bir kültür ve tarih yaratmışlardır. Şair, Anadolu’nun bu derin tarihini, insanının direncini, fedakarlıklarını, sevinçlerini ve acılarını, henüz tam olarak kaleme alınmamış, işlenmemiş ama her yönüyle bir destanı hak eden bir varlık olarak görüyor.
Adım 4: Yani, Anadolu’nun kendisi başlı başına bir kahramanlık öyküsü, bir sanat eseri, keşfedilmeyi ve anlatılmayı bekleyen bir hazine gibidir. Şair, bu benzetmeyle, dışarıdan alınan sanatlara değil, kendi topraklarımızın sunduğu bu eşsiz ve doğal destana yönelmemiz gerektiğini vurguluyor.
Sonuç: Şair, Anadolu’nun zengin tarihini, kültürel çeşitliliğini, insanının yaşam mücadelesini ve kahramanlıklarını, henüz tam anlamıyla işlenmemiş, yazılmamış ancak potansiyel olarak çok büyük bir destan olarak görüyor. Bu benzetmeyle, Anadolu’nun özgün ve eşsiz değerini vurgulayarak, kendi topraklarımızın sanatının ne kadar güçlü ve derin olduğunu anlatmak istiyor.
3. Şiirin konusu ve ana duygusu nedir? Açıklayınız.
Adım 1: Bir şiirin konusu, o şiirde ne anlatıldığını, şiirin ne hakkında olduğunu gösterir. Ana duygu ise, şairin o şiiri yazarken hissettiği temel duyguyu ifade eder.
Adım 2: “Sanat” şiirini okuduğumuzda, şairin sürekli olarak kendi milli değerlerimizi, Anadolu’ya özgü sanatları ve yaşam biçimini yücelttiğini, yabancı sanatlara karşı çıktığını görüyoruz.
Adım 3: Bu durumda:
- Konusu: Şiirin konusu, milli sanat anlayışının savunulması, kendi öz değerlerimize dönme ve Batı taklitçiliğinden uzaklaşma gerekliliği, Türk milletine özgü sanatın ve değerlerin üstünlüğüdür. Şair, Türk’e özgü sanatın ne olduğunu ve ne olması gerektiğini anlatmaktadır.
- Ana Duygusu: Şiirin ana duygusu ise, vatan sevgisi, milli değerlere bağlılık, kendi kültürüne ve özgün olana duyulan hayranlık, yabancılaşmaya ve taklitçiliğe karşı duruş, milli bir bilinçle hareket etme isteğidir. Şair, kendi topraklarına, insanına ve sanatına duyduğu derin sevgiyi ve bağlılığı dile getiriyor.
Sonuç: Şiirin konusu, milli ve yerli sanat anlayışının yüceltilmesi iken, ana duygusu vatan sevgisi ve milli değerlere bağlılıktır.
B) Okuduğunuz metinden hareketle arkadaşlarınıza yöneltmek üzere iki soru hazırlayınız.
Şimdi de şiiri daha iyi anlamak ve arkadaşlarımızla tartışmak için iki soru hazırlayalım:
- Şair, şiirin son dizesinde “Ayrılıyor yolumuz!” derken ne anlatmak istemiştir? Kendi cümlelerinizle açıklayınız.
- Şiirde “ıstırap çekenlerin acıklı nefesleri bizde geçer en hazin bir musiki yerine” dizesiyle şair, nasıl bir “sanat” anlayışını savunmaktadır?
Umarım bu açıklamalar, şiiri ve soruları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, sanat sadece güzel nesnelerden ibaret değildir, aynı zamanda bir milletin ruhunu, tarihini ve değerlerini de yansıtır.