6. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Sevgi Yayınları Sayfa 49
Merhaba sevgili öğrencim! Fen Bilimleri dersinin en lezzetli ama bir o kadar da karmaşık konusu olan Sindirim Sistemi ile ilgili harika bir deney sayfası paylaşmışsın. Burada “Asidin Besinlere Etkisi”ni inceleyen bir deney var. Bu deney, midemizde gerçekleşen olayları anlamamız için çok önemli bir ipucu veriyor. Şimdi gel, bu deneyin sonuçlarını ve altındaki soruları seninle birlikte bir bilim insanı gibi analiz edip cevaplayalım.
Öncelikle deneyde ne yaptığımızı hatırlayalım: İki bardak sütümüz vardı. Birine hiçbir şey yapmadık (kontrol grubu), diğerine ise midemizdeki asidi temsil eden hidroklorik asit (HCl) damlattık. Sonra güneşte bekledik. Şimdi sorulara geçelim.
1. Hidroklorik asit eklenmiş süt ile eklenmemiş süt arasında ne gibi farklılıklar gözlemlediniz?
Bu sorunun cevabını deney sonucuna göre şöyle vermelisin:
Asit damlatılmayan süt, akışkan ve sıvı halini korurken; hidroklorik asit damlatılan sütte pıhtılaşma (kesilme) meydana gelmiştir. Sütün yapısı bozulmuş, içinde katı parçacıklar (çökelek gibi) oluşmuş ve rengi/kıvamı değişmiştir. Yani asit, sütün kimyasal yapısını etkileyerek onu parçalamaya başlamıştır.
2. Sonucu tahmininizle karşılaştırdığınızda neler söyleyebilirsiniz?
Burada kendi tahminini hatırlaman gerekiyor ama genel olarak beklenen bilimsel yaklaşım şöyledir:
Eğer deneyden önce “Asit güçlü bir maddedir, sütü bozar veya yapısını değiştirir” diye tahmin ettiysen, tahminin doğru çıktı demektir. Gözlemlerimiz, asidin besinlerin (burada sütün) yapısını gözle görülür şekilde değiştirdiğini kanıtladı. Tahminimiz ile sonuç birbirini tutuyor: Asitler besinler üzerinde yapısal bir değişikliğe sebep olur.
3. Midemizin salgıladığı salgılardan biri hidroklorik asittir. Buna göre besinler mideye geldiğinde ne gibi değişikliklere uğramaktadır?
İşte deneyin asıl amacı bu soruda gizli. Şöyle açıklayabiliriz:
Deneyde asidin sütü nasıl değiştirdiğini gördük. Tıpkı bardaktaki süt gibi, yediğimiz besinler de midemize indiğinde mide asidi (hidroklorik asit) ile karşılaşır. Bu asit, besinlerin yapısını bozar ve onları daha küçük yapı taşlarına ayırır. Yani besinler midede sadece çalkalanmaz, kimyasal olarak değişime uğrar ve erimeye başlar. Bu sayede vücudumuzun kullanabileceği hale gelmek için hazırlanırlar.
4. Besinlerin midemizde geçirdiği değişimin ağzımızda geçirdikleri değişimden farkı nedir?
Bu soru konunun en can alıcı noktasıdır. Farkı şöyle maddeleyebiliriz:
- Ağızdaki Değişim (Fiziksel Sindirim): Ağzımızda besinleri dişlerimizle çiğneriz. Bu işlem besinleri sadece ufalar, küçük parçalara ayırır ama besinin kimliğini değiştirmez. Buna Fiziksel (Mekanik) Sindirim denir. (Mesela kağıdı yırtmak gibidir, kağıt hala kağıttır).
- Midedeki Değişim (Kimyasal Sindirim): Midemizde ise besinler mide asidi ve enzimlerle karşılaşır. Deneydeki sütün kesilmesi gibi, besinlerin iç yapısı değişir ve bambaşka maddelere dönüşürler. Buna Kimyasal Sindirim denir. (Mesela kağıdı yakmak gibidir, artık o kül olmuştur).
Özetle: Ağızda (dişlerle) yapılan işlem besini küçültürken, midede (asit ve enzimlerle) yapılan işlem besinin yapısını değiştirerek kimyasal sindirim yapar.
Umarım bu açıklamalarla sindirim konusunu ve deneyin mantığını çok daha iyi kavramışsındır. Başarılar dilerim!