6. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Sevgi Yayınları Sayfa 217
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle Fen Bilimleri dersinden “Duyu Organları” konusuna ait bu güzel sayfa üzerine konuşacağız. Paylaştığın görselde hem tat ve koku arasındaki ilişkiyi anlatan bir bölüm hem de derimizin yapısını gösteren harika bir şema var. Metinlerin içinde gizlenmiş ve senin düşünmeni isteyen iki önemli soru (tartışma konusu) görüyorum. Hadi gel, bir öğretmen edasıyla bu soruları tek tek inceleyip cevaplayalım.
Soru 1: “Peki deri, hangi uyarıcılara karşı duyarlıdır, çevremizdeki hangi uyarıları onunla algılarız? Gözümüz bağlı iken dokunduğumuz bir cismin hangi özelliklerini tespit edebiliriz? Tartışınız.”
Çözüm ve Açıklama:
Bu soru, derimizin sadece bir “kaplama” olmadığını, aynı zamanda dünyayı algılamamızı sağlayan müthiş bir araç olduğunu anlamamız için sorulmuş. Gel adım adım düşünelim:
- Adım 1: Deri neleri hisseder? Metnin “Alt deri” kısmını okuduğumuzda cevabı buluyoruz. Orada diyor ki; alt deride bulunan yapılar sayesinde sıcaklık, dokunma, acı ve basınç gibi uyarıları alırız.
- Adım 2: Gözlerimiz kapalıyken ne olur? Şimdi bir oyun oynadığımızı hayal et. Gözlerini bağladım ve eline bir nesne verdim. Görmesen bile şunları anlayabilirsin:
- Nesne sıcak mı soğuk mu? (Sıcaklık algısı)
- Yüzeyi pürüzlü mü yoksa kaygan mı? (Dokunma algısı)
- Sert mi yoksa yumuşak bir sünger gibi mi? (Basınç algısı)
- Eğer sivri bir şeyse ve eline batarsa canın yanar mı? (Acı algısı)
Sonuç olarak: Derimiz; sıcaklığı, soğukluğu, basıncı, sertliği, yumuşaklığı ve acıyı algılayan sinir uçlarıyla doludur. Bu sayede görmesek bile bir cismin şeklini, ısısını ve yapısını dokunarak anlayabiliriz.
_________________________________________________________________________
Soru 2: “Derinin üst yüzeyinde oluşan çizik, sürtünme gibi basit yaralanmalarda kanama görülmez. Bunun nedeninin ne olabileceğini resmi inceleyerek tartışınız.”
Çözüm ve Açıklama:
Bu, görseli dikkatli inceleyen öğrencilerin hemen fark edeceği harika bir detay sorusu. Hadi seninle resimdeki “kesit” yani derinin içini gösteren çizime dedektif gibi bakalım.
- Adım 1: Resmi İnceleyelim. Resimde deriyi iki ana kata ayırmışlar: Üst Deri ve Alt Deri.
- Resimdeki kırmızı ve mavi renkteki ince borulara bak. Bunlar Kan Damarları.
- Dikkat et, bu kan damarları nerede bitiyor? Sadece Alt Deri kısmında yoğunlaşmışlar ve Üst Deri‘ye kadar çıkmıyorlar.
- Adım 2: Metni Okuyalım. “Üst deri” başlığı altındaki metinde ne yazıyor? “Dış (üst) tarafı yassı ve ölü hücrelerden oluşan… bir tabaka ile örtülüdür.” diyor. Yani en üst kısım aslında canlılığını yitirmiş, bizi koruyan sert bir kalkan gibi.
- Adım 3: Bağlantıyı Kuralım. Kanamanın olması için bir kan damarının kesilmesi veya yırtılması gerekir. Ancak kan damarları “Alt Deri”de bulunur.
Sonuç: Elimiz hafifçe çizildiğinde veya bir yere sürttüğümüzde kanama olmamasının sebebi, üst deride kan damarlarının bulunmamasıdır. Üst deri, ölü hücrelerden oluşan koruyucu bir tabakadır. Kanama olması için yaranın daha derinleşip, kan damarlarının bulunduğu alt deriye ulaşması gerekir.
_________________________________________________________________________
Öğretmenden Ekstra Not (Koku ve Tat İlişkisi):
Sayfanın en başında çok ilginç bir bilgi daha var. Grip olduğunda yediğin yemeğin tadını neden alamadığını hiç düşündün mü? Metin bize bunu da açıklıyor:
“Koku ve tat alma duyuları beyne aktarılan uyarılar, beyinde aynı merkez tarafından değerlendirilip yorumlanır.”
Yani burnun tıkalıysa, beynin tadı tam olarak “tamamlayamıyor”. Yemeğin kokusunu alamadığın için lezzetini de tam alamıyorsun. Bu yüzden annemizin yemeği burnumuza güzel koktuğunda, daha ağzımıza atmadan “Çok lezzetli!” diyebiliyoruz.
Dersimiz bitti! Umarım hem derinin yapısını hem de duyularımızın nasıl birlikte çalıştığını iyi anlamışsındır. Başarılar dilerim!