5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 133
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin Türkçe öğretmeninim. Bugün seninle birlikte görseldeki soruları adım adım inceleyeceğiz ve birlikte çözümlerini bulacağız. Hiç merak etme, ben sana her şeyi en anlaşılır şekilde anlatacağım. Hazırsan başlayalım!
5. ETKİNLİK
a) Hacivat ve Karagöz, Nasrettin Hoca, İbn-i Sina ile ilgili bildiklerinizi gözden geçiriniz. Ardından aşağıdaki tablodan bir durum seçiniz. Seçtiğiniz durumdaki problemi belirleyiniz. Probleme yönelik çözüm önerilerinizi yazınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte bizden iki farklı durumu incelememizi ve birini seçerek orada yaşanan problemi ve çözüm önerilerini yazmamızı istiyor. Ben sana örnek olması için birinci durumu seçeceğim ve onun üzerinden anlatacağım. Sen de istersen bu durumu veya ikinci durumu seçip kendi cevaplarını yazabilirsin.
Önce karakterlerimizi kısaca hatırlayalım:
- Hacivat ve Karagöz: Geleneksel gölge oyunumuzun iki önemli karakteridir. Hacivat biraz daha eğitimli, düzenli ve kibar; Karagöz ise halktan, biraz saf, patavatsız ama iyi niyetli bir karakterdir.
- Nasrettin Hoca: Fıkralarıyla tanıdığımız, zeki, hazırcevap, güldürürken düşündüren halk bilgemizdir.
- İbn-i Sina: Tıp alanında çok önemli çalışmalar yapmış, dünyanın tanıdığı büyük bir bilim insanı ve doktordur.
Şimdi ben DURUM 1‘i seçiyorum. Hadi bu durumu dikkatlice okuyalım:
DURUM 1:
1. kişi: Hacivat
2. kişi: Nasrettin Hoca
3. kişi: Pazarcı
Yer: Semt pazarı
Olay: Hacivat ve Nasrettin Hoca sağlıklı beslenmek amacıyla sebze ve meyve almak için pazara gitmiştir. Hacivat kendisine ikram edilen karpuz dilimini yanlışlıkla yere düşürmüştür. Nasrettin Hoca, karpuz dilimini fark edemeyip üzerine basınca ayağı kaymış ve meyve tezgahını devirmiştir.
Adım 1: Problemi Belirleyelim
Buradaki sorun ne sence? Evet, doğru düşündün! Hacivat’ın karpuz dilimini yere düşürmesi ve Nasrettin Hoca’nın bunu fark etmeyip üzerine basarak kayması sonucu tezgahın devrilmesidir. Bu durum, hem pazarcıya maddi zarar vermiş hem de pazar yerinde bir kargaşaya yol açmıştır. Ayrıca, yere düşen karpuz dilimi gibi atıklar hem hijyen sorununa hem de başka insanların kayıp düşmesi gibi kaza riskine neden olmuştur. Yani aslında küçük bir dikkatsizlik, büyük bir soruna dönüşmüş.
Adım 2: Çözüm Önerileri Yazalım
Peki, bu tür olayların yaşanmaması için veya yaşandığında neler yapılabilirdi? Hadi birlikte düşünelim:
Çözüm Önerileri:
- Hacivat, karpuz dilimini yere düşürdüğünde hemen bir pazarcıdan veya çevreden yardım isteyerek yerdeki atığı temizlemeliydi. Böylece hem yer kirlenmez hem de kayıp düşme tehlikesi ortadan kalkardı.
- Nasrettin Hoca da yürürken daha dikkatli olmalı, etrafına bakarak yürümelidir. Özellikle kalabalık yerlerde ve pazar gibi zeminleri kaygan olabilecek alanlarda bu çok önemlidir.
- Pazarcılar, tezgahlarını düzenlerken, müşterilerin rahatça geçebileceği genişlikte yollar bırakmalı ve devrilme riskine karşı ürünleri daha sağlam yerleştirmelidir.
- Pazarlarda yerlere atık atılmaması için yeterli sayıda çöp kutusu bulundurulmalı ve bu konuda anonslar yapılarak insanlar uyarılmalıdır.
- Olay yaşandıktan sonra Hacivat ve Nasrettin Hoca, pazarcıdan özür dilemeli ve zararını karşılamaya yardımcı olmalıdır. Bu, sorumluluk bilinci göstermektir.
Sonuç: Bu durum, dikkatsizlik ve sorumluluk eksikliğinden kaynaklanan bir kazadır. Olaylar yaşanmadan önce tedbir almak ve yaşandıktan sonra sorumluluk almak önemlidir.
b) Seçtiğiniz durumda yer alan hikâye unsurlarını kullanarak defterinize öyküleyici bir metin yazınız. Yazınızda çözüm önerilerinizden birine de yer veriniz. Metninizi oluştururken Nasrettin Hoca, Karagöz ve Hacivat’ın kişilik özelliklerinden de faydalanınız.
Çözüm:
Şimdi de seçtiğimiz DURUM 1‘deki olayları ve karakterlerin özelliklerini kullanarak bir hikaye yazalım. Nasrettin Hoca’nın hazırcevaplığını ve Hacivat’ın biraz daha düşünceli halini hikayemize katmaya çalışacağım. Bakalım nasıl bir hikaye ortaya çıkacak!
Bir gün Hacivat ile Nasrettin Hoca, semt pazarında dolaşıyorlardı. Hacivat, her zamanki gibi düzenli ve bilgili haliyle, sağlıklı beslenmenin öneminden bahsederken, “Aman Hocam, görüyorsunuz ya, bu sağlıklı sebzeler, taptaze meyveler ne kadar da faydalı!” diye laf atıyordu. Hoca da başını sallayarak onaylıyordu onu. Pazarcının biri, ikram olsun diye Hacivat’a kocaman bir dilim karpuz uzattı. Hacivat, karpuzu alırken elinden kaydırdı ve “Eyvah!” diyerek yere düşürdü. Tam o sırada Nasrettin Hoca, düşünceli düşünceli yürürken, yerdeki karpuz dilimini fark etmedi. Pat! Ayağı kaydı ve kendisiyle birlikte bir meyve tezgahını da devirdi. Ortaya çıkan manzara tam bir kargaşaydı. Elmalar, portakallar yerlere saçılmış, pazarcı da şaşkınlıkla onlara bakıyordu.
Pazarcı, “Aman Hoca’m, ne yaptın sen!” diye sitem etti. Nasrettin Hoca, yerden kalkmaya çalışırken, “Ne yapayım efendim, karpuz dilimi de beni tuzağa düşürdü! Ama merak etmeyin, düştüğüm yerden kalkar, devrilen tezgahı da kaldırırız!” dedi, her zamanki gibi gülümseyerek. Hacivat ise hemen duruma müdahale etti. “Hocam, benim hatam oldu, karpuzu ben düşürdüm. Hemen toplayalım burayı, kimse daha fazla zarar görmesin,” dedi. Çevredeki diğer pazarcılar ve vatandaşlar da yardıma koştu. Hacivat, yere düşen karpuz dilimini hemen alıp bir çöp kutusuna attı. “Gördünüz mü arkadaşlar,” dedi Hacivat, “küçük bir dikkatsizlik ne büyük sorunlara yol açabiliyor. Yere düşen bir şeyi hemen temizlemek, hem sağlığımız hem de başkalarının güvenliği için çok önemli. Bundan sonra hepimiz daha dikkatli olalım, pazarımızı temiz tutalım.”
Hoca da tezgahı toplamaya yardım ederken, “Doğru söylersin Hacivat. Bazen insanlık hali olur, düşeriz, kalkarız. Önemli olan düştüğümüz yerden ders almak ve bir daha aynı hatayı yapmamak,” diyerek Hacivat’ın sözlerine katıldı. Pazarcı da onların bu halini görünce gülümsedi ve “Sağlık olsun, Hoca’m. Önemli olan kimseye bir şey olmaması,” dedi. Böylece pazar yerindeki kargaşa tatlıya bağlandı, herkes de hem temizlik hem de dikkat konusunda önemli bir ders çıkarmış oldu.
Sonuç: Bu hikayede, Hacivat’ın düşen karpuzu hemen temizleme önerisini (çözüm önerilerinden biri) kullandık ve karakterlerin özelliklerini (Hacivat’ın düzenli ve çözüm odaklı, Nasrettin Hoca’nın bilge ve hazırcevap) yansıtmaya çalıştık. Böylece hem bir öykü oluşturduk hem de yaşanan soruna bir çözüm sunduk.
6. ETKİNLİK (KONUŞALIM)
a) “Bu Görev Bizim” bölümünde, yeterli ve dengeli beslenmenin insan sağlığı üzerindeki etkileri ile ilgili hazırladıklarınızı arkadaşlarınıza sununuz. Sunumunuz sırasında aşağıdaki yönergelere dikkat ediniz.
- Konuşma sürecine uygun selam ve hitap ifadelerini kullanınız.
- Konuşmanızın sonunda anlaşılmayan kısımları açıklığa kavuşturmak için soru-cevap bölümüne yer veriniz.
- Konuşmanızda uygun zamanda söz alıp vermeye özen gösteriniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu bölüm aslında senden bir sunum yapmanı ve bu sunumu yaparken nelere dikkat etmen gerektiğini anlatıyor. Yani burada doğrudan bir cevap yazmak yerine, bu yönergelere göre bir konuşma veya sunum yapman bekleniyor. Ben sana bu yönergelerin ne anlama geldiğini açıklayayım ki sen de sunumunu daha güzel yapabilesin.
Adım 1: Sunumun Konusu
Senden istenen, yeterli ve dengeli beslenmenin insan sağlığı üzerindeki etkileri hakkında bir sunum hazırlaman. Yani, “Sağlıklı beslenmek neden önemlidir?”, “Neler yemeliyiz?”, “Nelerden uzak durmalıyız?” gibi konuları araştırmanı ve bunları arkadaşlarına anlatmanı istiyorlar. Bu, hem senin için faydalı bir araştırma olur hem de öğrendiklerini başkalarıyla paylaşma fırsatı bulursun.
Adım 2: Sunum Sırasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Konuşma sürecine uygun selam ve hitap ifadelerini kullanınız.
Bu demek oluyor ki, sunumuna başlarken “Merhaba sevgili arkadaşlarım, değerli öğretmenim,” gibi bir selamla başlamalısın. Konuşman boyunca da dinleyicilere saygılı ve uygun bir dille hitap etmelisin. Mesela, “Şimdi size sağlıklı beslenmenin faydalarından bahsedeceğim,” gibi cümleler kurabilirsin. Bu, konuşmana başlamanın güzel bir yoludur.
- Konuşmanızın sonunda anlaşılmayan kısımları açıklığa kavuşturmak için soru-cevap bölümüne yer veriniz.
Sunumunu bitirdikten sonra, “Benim anlatacaklarım bu kadar. Şimdi sizin sorularınız varsa alabilirim,” diyerek arkadaşlarına soru sorma fırsatı vermelisin. Böylece onların kafasına takılan yerleri de açıklığa kavuşturmuş olursun. Bu, aynı zamanda senin konuya ne kadar hakim olduğunu da gösterir.
- Konuşmanızda uygun zamanda söz alıp vermeye özen gösteriniz.
Eğer arkadaşlarınla tartışmalı bir konu hakkında konuşuyorsan veya onlar sana soru sorarken, herkesin sırasını beklemesini sağlamalısın. Sen de bir başkası konuşurken sözünü kesmemeli, kendi sıranı beklemelisin. Bu, bir konuşma adabı kuralıdır ve çok önemlidir. Karşılıklı saygıyı gösterir.
Sonuç: Bu etkinlik, senin araştırma yapma, öğrendiklerini başkalarına aktarma ve konuşma kurallarına uyarak kendini ifade etme becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Başarılı bir sunum için hem konuya iyi hazırlanmalı hem de dinleyicilerinle iyi bir iletişim kurmalısın.
b) Konuşmanızı yeniden yapacak olsaydınız bu sürece yönelik neleri değiştirmek ve korumak isterdiniz? Neden?
Çözüm:
Bu soru bizden, daha önce yaptığımız bir konuşmayı veya sunumu düşünerek, “Acaba daha iyi ne yapabilirdim?” veya “Neleri çok iyi yapmıştım, yine öyle yapmak isterim?” diye kendimizi değerlendirmemizi istiyor. Bu, kendimizi geliştirmek için çok önemli bir düşünme şeklidir. Hadi birlikte bu sorulara cevaplar bulalım.
Adım 1: Neleri Değiştirmek İsterdim?
Eğer konuşmamı yeniden yapacak olsaydım, şunları değiştirmek isterdim:
- Belki sesimi daha etkili kullanabilirdim, daha canlı ve heyecanlı bir tonla konuşurdum. Bazen heyecanlanınca sesim kısılabilir.
- Konuşmamı daha kısa ve öz tutmaya çalışırdım, çünkü bazen çok fazla bilgi vermek dinleyicilerin sıkılmasına neden olabilir. Önemli yerleri vurgulardım.
- Daha fazla görsel materyal (resimler, grafikler) kullanırdım. Çünkü görseller, anlatılanları daha akılda kalıcı yapar ve konuyu daha iyi anlamamızı sağlar.
- Belki de daha fazla günlük hayattan örnek verirdim, böylece soyut konular somutlaşır ve dinleyiciler için daha anlaşılır olurdu.
- Heyecanımı yenmek için sunumdan önce birkaç kez daha prova yapardım. Bu, kendime güvenimi artırırdı.
Adım 2: Neleri Korumak İsterdim?
Peki, neleri zaten iyi yapmıştım ve yine öyle yapmak isterdim?
- Konuşmamın içeriğini, yani anlattığım bilgilerin doğruluğunu ve önemini kesinlikle korumak isterdim. Çünkü doğru ve faydalı bilgi vermek en önemli şeydir.
- Dinleyicilerimle kurduğum göz temasını ve samimi iletişimimi korurdum. Bu, dinleyicilerle bağ kurmanın ve onların dikkatini çekmenin en iyi yollarından biridir.
- Soru-cevap bölümünü yine yapardım. Çünkü bu bölüm, hem benim eksiklerimi görmemi sağlar hem de arkadaşların merakını giderir.
- Konuşmama başlarken ve bitirirken kullandığım selamlaşma ve teşekkür ifadelerini korurdum. Bu, nezaket kurallarına uymak ve saygılı olmak demektir.
Neden?
Bu değişiklikleri yapmamın nedeni, konuşmamı daha etkili, anlaşılır ve akılda kalıcı hale getirmek istememdir. Koruyacağım şeyler ise zaten iyi yaptığımı düşündüğüm ve konuşmanın temelini oluşturan önemli noktalardır. Unutma, kendini değerlendirmek, her zaman daha iyisini yapmak için bir fırsattır ve bu sayede bir sonraki konuşman çok daha başarılı olur!