5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 108
Merhaba sevgili öğrencilerim! Nasılsınız bakalım? Bugün sizlerle çok güzel bir konuda, Adem Amca ve Yaren Leylek’in o harika dostluğu üzerine konuşacağız. Kitabımızdaki soruları hep birlikte, adım adım çözelim mi? Haydi bakalım, dikkatlice dinleyin ve anlamadığınız yer olursa çekinmeden sorun!
6. İzlediğiniz içerikten hareketle aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Sevgili çocuklar, burada bize bir video izlememiz gerektiği söyleniyor ama ben o videoyu sizinle birlikte izleyemediğim için, bu harika dostluğun hikayesini zaten bildiğinizi varsayarak soruları cevaplayacağım. Eminim siz de Adem Amca ve Yaren Leylek’i duymuşsunuzdur. Bu hikaye, insan ve hayvan arasındaki eşsiz bağı bize gösteriyor.
a) Adem amcayla Yaren Leylek’in tanışması ne zaman olmuştur?
Adem Amca ile Yaren Leylek’in dostluğu, 2011 yılında başladı sevgili çocuklar. Yaren Leylek, her yıl göç mevsimi geldiğinde Adem Amca’nın teknesine konuyor ve onunla vakit geçiriyor. Bu dostluk, her yıl bahar aylarında yeniden canlanıyor ve tüm dünyayı etkiliyor.
b) Leyleğin köy halkı üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yaren Leylek’in Eskikaraağaç köyü üzerindeki etkisi gerçekten çok büyük ve olumlu oldu! Şöyle düşünebiliriz:
- Öncelikle, Yaren Leylek sayesinde Eskikaraağaç köyü “Leylek Köyü” olarak tanındı ve dünyanın dört bir yanından insanlar bu güzel dostluğu görmek için köye gelmeye başladı. Bu da köyün tanıtımına çok büyük katkı sağladı.
- İnsanlar, bu özel dostluk hikayesi sayesinde doğaya ve hayvanlara karşı daha duyarlı hale geldi. Köy halkı, leylekleri ve diğer canlıları koruma konusunda daha bilinçli oldu.
- Yaren Leylek, köyde bir nevi neşe ve umut kaynağı oldu. Her yıl onun gelişini beklemek, köyde yaşayanlara tatlı bir heyecan yaşatıyor. Bu dostluk, insanlara doğayla iç içe yaşamanın ve canlılarla bağ kurmanın ne kadar değerli olduğunu gösterdi.
c) İnsanların canlılarla iletişimi niçin önemlidir?
Bu çok önemli bir soru sevgili çocuklar! İnsanların canlılarla iletişim kurması, sadece hayvanları sevmekten çok daha ötedir. İşte neden önemli olduğunu maddeler halinde sıralayalım:
- Empati Gelişimi: Canlılarla iletişim kurmak, onların ihtiyaçlarını ve duygularını anlamamızı sağlar. Bu da bizde empati duygusunu geliştirir. Yani başkalarının yerine kendimizi koyabilme yeteneğimiz artar.
- Doğa Sevgisi ve Koruma Bilinci: Hayvanlarla kurduğumuz bağ, bize doğanın bir parçası olduğumuzu hatırlatır. Onları tanıdıkça, doğayı ve tüm canlıları koruma sorumluluğumuz olduğunu daha iyi anlarız.
- Ruh Sağlığına Katkı: Araştırmalar gösteriyor ki hayvanlarla vakit geçirmek, insanların stresini azaltıyor, kendilerini daha mutlu hissetmelerini sağlıyor. Bir hayvanı sevmek, ona dokunmak insanı sakinleştirir.
- Biyolojik Çeşitliliğin Önemi: Dünya sadece insanlara ait değil, milyonlarca farklı canlı türüyle birlikte yaşıyoruz. Canlılarla iletişim kurmak, bu çeşitliliğin ne kadar değerli olduğunu anlamamızı ve onu korumak için çaba göstermemizi sağlar.
- Sorumluluk Duygusu: Bir hayvana bakmak, onunla ilgilenmek bize sorumluluk duygusu kazandırır. Bu sorumluluk, hayatımızın diğer alanlarında da başarılı olmamıza yardımcı olur.
Kısacası, canlılarla iletişim kurmak bizi daha iyi, daha duyarlı ve daha sorumlu insanlar yapar.
7. a) Aşağıdaki görseli inceleyiniz.
Evet çocuklar, görseli dikkatlice inceliyoruz. Ne görüyoruz? Bir kayıkta kürek çeken bir adam ve kayığın ucunda duran kocaman bir leylek! Su durgun, çevrede ağaçlar var. Güneşli bir gün gibi duruyor. Kayığın üzerinde de “ADEM” yazıyor. Sanırım kim olduğunu hepimiz anladık, değil mi?
b) İzlediklerinizden ve ön bilgilerinizden de hareketle görselle iletilen mesajı söyleyiniz.
Şimdi bu görsel bize ne anlatmak istiyor, üzerine konuşalım. Hem videodan öğrendiklerimizle hem de bizim bildiklerimizle birleştirelim:
- Bu görsel bize öncelikle insan ve hayvan arasındaki eşsiz dostluğu ve uyumu anlatıyor. Adem Amca ve Yaren Leylek’in birbirlerine ne kadar güvendiğini, ne kadar alıştığını görüyoruz. Leylek, Adem Amca’nın teknesinde hiç korkmadan durabiliyor.
- Görsel, aynı zamanda doğayla iç içe yaşamanın güzelliğini ve huzurunu da bize hissettiriyor. Sakin su, yemyeşil doğa ve bu iki farklı canlının bir arada barış içinde olması, insana huzur veriyor.
- Bu resim, sevgi, sadakat ve karşılıklı güvenin sembolü haline gelmiş bir hikayenin görsel kanıtı gibi. Yaren Leylek, her yıl aynı adama, aynı tekneye geliyor. Bu da bize doğanın ve canlıların ne kadar özel olduğunu hatırlatıyor.
- Son olarak, bu görselle birlikte doğayı ve canlıları korumanın önemine dair bir mesaj da alıyoruz. Çünkü böyle güzelliklerin devam etmesi için onlara iyi bakmamız, yaşam alanlarını korumamız şart.
Yani özetle, bu görsel bize “Sevgiyle yaklaşıldığında insan ve doğa harika bir uyum içinde yaşayabilir,” mesajını veriyor sevgili öğrencilerim. Ne kadar güzel bir ders, değil mi?