5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 18
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün sizlerle Türkçe dersimizden çok güzel iki etkinliği beraber çözeceğiz. Hazır mısınız? Hem karşılaştırma cümlelerini tanıyacağız hem de deyimlerin anlamlarını öğreneceğiz. Hadi bakalım, başlayalım!
8. ETKİNLİK
a. Aşağıdaki cümlelerde karşılaştırılan unsurlarla bunların karşılaştırma yönünü örnekteki gibi yazınız.
Bu etkinlikte bizden istenen şey şu: Verilen cümlelerde nelerin birbiriyle karşılaştırıldığını ve hangi özellikleriyle karşılaştırıldığını bulmak. Tıpkı örnekte olduğu gibi. Her cümleyi tek tek inceleyelim:
-
Örnek: Beni ondan çok seviyor.
Karşılaştırılanlar: ben ve o
Karşılaştırma Yönü: sevmek
-
Cümle 1: Nasrettin Hoca fıkralarını daha çok beğenirim.
Adım 1: Cümledeki karşılaştırma ifadesini bulalım. “Daha çok beğenirim” ifadesi, bir şeyin başka bir şeye göre daha çok tercih edildiğini gösterir.
Adım 2: Neleri karşılaştırdığımızı belirleyelim. Burada Nasrettin Hoca fıkralarını, diğer fıkralara veya başka hikayelere göre daha çok beğendiğimizi anlıyoruz.
Adım 3: Karşılaştırmanın hangi yönden yapıldığını söyleyelim. Beğenme yönünden bir karşılaştırma var.
Karşılaştırılanlar: Nasrettin Hoca fıkraları ve diğer fıkralar
Karşılaştırma Yönü: beğenmek
-
Cümle 2: Çay içmeyi severim fakat kahveden vazgeçemem.
Adım 1: “Fakat” kelimesi bize burada iki farklı şeyi karşılaştırdığımızı anlatıyor. Ayrıca “vazgeçemem” ifadesi, bir şeye olan düşkünlüğümüzü belirtir.
Adım 2: Neleri karşılaştırıyoruz? Çay ile kahveyi karşılaştırıyoruz.
Adım 3: Karşılaştırma yönü nedir? İkisini de seviyoruz ama kahveden vazgeçememek, ona olan özel bir tercihi veya sevgiyi gösteriyor.
Karşılaştırılanlar: çay ve kahve
Karşılaştırma Yönü: tercih etmek / sevmek
-
Cümle 3: Türkiye, geleneklerine en bağlı ülkelerdendir.
Adım 1: “En bağlı” ifadesi, Türkiye’yi tüm diğer ülkelerle karşılaştırdığımızı ve bu konuda en üstün olduğunu gösteriyor.
Adım 2: Karşılaştırılanlar Türkiye ve diğer ülkelerdir.
Adım 3: Hangi yönden karşılaştırılıyor? Geleneklerine bağlılık yönünden.
Karşılaştırılanlar: Türkiye ve diğer ülkeler
Karşılaştırma Yönü: geleneklerine bağlılık
-
Cümle 4: O, ebru sanatını seviyor ama bence çömlekçilik daha eğlenceli.
Adım 1: “Ama” bağlacı ve “daha eğlenceli” ifadesi karşılaştırma olduğunu belli eder.
Adım 2: Neler karşılaştırılıyor? Ebru sanatı ve çömlekçilik.
Adım 3: Hangi özellikleriyle karşılaştırılıyorlar? Eğlenceli olma yönleriyle.
Karşılaştırılanlar: ebru sanatı ve çömlekçilik
Karşılaştırma Yönü: eğlenceli olmak
-
Cümle 5: Sergide çini sanatı, minyatür kadar ilgi görmedi.
Adım 1: “Kadar” kelimesi de karşılaştırma yaparken kullandığımız önemli bir edattır. Burada iki şeyin eşit olup olmadığını veya birinin diğerine göre durumunu anlatır.
Adım 2: Neler karşılaştırılıyor? Çini sanatı ve minyatür.
Adım 3: Hangi yönden karşılaştırılıyorlar? İlgi görme yönünden.
Karşılaştırılanlar: çini sanatı ve minyatür
Karşılaştırma Yönü: ilgi görmek
b. Karekodu okutarak “Karşılaştırma Yapalım” adlı etkileşimli içeriği yönergeler doğrultusunda tamamlayınız.
Sevgili öğrencilerim, bu kısım için bir karekod var. Bu karekodu telefonunuzdaki veya tabletinizdeki bir karekod okuyucu uygulamasıyla okutarak interaktif bir etkinliğe ulaşmanız gerekiyor. Oradaki yönergeleri takip ederek etkinliği tamamlayabilirsiniz. Unutmayın, bu tür etkileşimli etkinlikler konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olur!
9. ETKİNLİK
a. “Odasını toplamak istemediği için ipe un serip annesini oyalıyor-du.” cümlesindeki “ipe un sermek” deyimi hangi anlamı vermek için kullanılmıştır? Arkadaşlarınızla tartışınız.
Bu cümlede geçen “ipe un sermek” deyimi çok sık kullanılan ve anlamı çok güzel olan bir deyimdir. Düşünsenize, ipe un sermek mümkün mü? Un dağılır gider değil mi? İşte tam da bu imkansızlık üzerinden bir anlam kazanıyor.
Adım 1: Deyimin kelime anlamını düşünelim. İpe un sermek, fiziksel olarak yapılamayacak, saçma bir eylemdir.
Adım 2: Bu saçma eylemin mecaz anlamını bulalım. Bir kişi böyle bir şeyden bahsederse, aslında bir işi yapmamak için bahaneler ürettiği veya zaman kazanmaya çalıştığı anlaşılır.
Adım 3: Cümledeki yerine oturtalım. Odasını toplamak istemeyen çocuk, annesini oyalamak, işi yapmamak için bir bahane uydurmak amacıyla bu deyimin ifade ettiği davranışı sergilemiştir.
Deyimin anlamı: Bir işi yapmamak için çeşitli bahaneler uydurmak, işi yokuşa sürmek, zaman kazanmak veya birini oyalamak.
b. Aşağıdaki Nasrettin Hoca fıkrasını okuyunuz.
Şimdi de Nasrettin Hoca’dan çok güleceğimiz, düşündürücü bir fıkra okuyalım. Nasrettin Hoca fıkraları hem güldürür hem de bize hayatla ilgili dersler verir.
HANIM İPE UN SERMİŞ
Günün birinde komşularından biri Nasreddin Hoca’dan çamaşır ipini ister. Komşunun tavrı Nasreddin Hoca’nın hiç hoşuna gitmez, çünkü komşu aldığı emaneti geri vermeyen biridir.
Hoca;
“Komşucuğum, biraz bekle; ben ipi bulayım.” der.
Bir süre sonra Hoca kapıda görünür.
“Vallahi komşum, bizim hanım ipe un sermiş.”
Bu cevaba şaşıran komşu kızgınlığını gizleyemez ve;
“Yahu Hoca Efendi; alay mı ediyorsun sen, hiç ipe un serilir mi?” der.
Hoca adamı umursamayan bir tavırla cevap verir:
“Ee!.. İnsanın canı vermek istemeyince ipine un da serer, buğday da…”
Genel ağdan alınmıştır.
Ne kadar komik ve akıllıca bir cevap, değil mi çocuklar? Nasrettin Hoca, komşusuna deyimin anlamını en güzel şekilde öğretmiş! Aslında ipi vermek istemediği için öyle bir bahane uydurmuş ki, komşusu hem şaşırmış hem de işin aslını anlamış. Bu fıkra, “ipe un sermek” deyiminin ne anlama geldiğini bize çok güzel bir örnekle anlatıyor.
Umarım bu etkinlikler hem öğretici hem de eğlenceli olmuştur. Başarılar dilerim!