5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 33
Merhaba sevgili öğrencilerim! Türkçe dersimizin bu bölümünde karşımızdaki soruları adım adım, tane tane çözümleyeceğiz. Unutmayın, önemli olan anlamak ve öğrendiklerimizi kullanmak. Haydi bakalım, kalemlerimiz kağıtlarımız hazır mı? Başlayalım!
5. ETKİNLİK
a. Okuduğunuz şiirde hangi söz sanatları vardır? Söz sanatlarını ve bunların kullanıldığı dizeleri yazınız.
Sevgili öğrenciler, bu soru için öncelikle 6. etkinlikteki birinci metni, yani dörtlüğü okuyalım. O metin bir şiir olduğu için bu soruyu onun üzerinden cevaplayabiliriz. Şiirimiz şuydu:
Bendim evin gözbebeği
Canım sıkılmazdı hiç
Çaylar kahveler içilirdi
Eksilmezdi yüzlerde sevinç.
Şimdi bu şiirdeki söz sanatlarını bulalım. Söz sanatları, anlatıma güzellik, etkililik ve canlılık katan ifadelerdi, hatırladınız mı?
Adım 1: Şiiri dikkatlice okuyalım ve alışılmadık, mecazlı ifadeler arayalım.
Adım 2: İlk dizeye bakalım: “Bendim evin gözbebeği”. Burada “evin gözbebeği” ifadesi dikkatimizi çekiyor. Bir evin gözbebeği olur mu? Hayır, olmaz. “Gözbebeği olmak” deyimi, birinin çok sevdiği, değer verdiği anlamında kullanılır. Burada da şair, kendini evin çok değerli, çok sevilen bir parçası olarak ifade etmiş. Yani kendini evin en değerli yeri olan gözbebeğine benzetmiş.
Adım 3: Bu durumda burada bir benzetme (teşbih) sanatı var diyebiliriz. Şair, kendini evin en değerli yeri olan gözbebeğine benzeterek anlatımı güçlendirmiş.
Şimdi tablomuzu dolduralım:
| Söz Sanatı | Kullanıldığı Dize |
| Benzetme (Teşbih) | Bendim evin gözbebeği |
(Eğer bu dizede evin bir organı varmış gibi düşünülseydi, yani ev insana benzetilseydi, o zaman kişileştirme de diyebilirdik. Ama “gözbebeği” daha çok değerli olma anlamında bir benzetme olarak kullanılmış.)
b. Günlük hayatta en çok karşılaştığınız bir hayvan, bitki ve nesneyi seçiniz. Bunları kişileştirdiğiniz cümleler yazınız.
Kişileştirme, insan dışındaki varlıklara insan özelliklerini verme sanatıydı, hatırlayalım. Onları konuşturmak, düşündürmek, sevindirmek gibi. Haydi, ben de sizin için üç tane örnek seçeyim ve kişileştireyim.
Adım 1: Bir hayvan seçelim. Mesela, kedi.
Adım 2: Kediye insan özelliği verelim. Ne yapabilir bir kedi insan gibi?
Çözüm:
Hayvan: Kedi
Cümle: Benim tembel kedim, sabahları uyanmak istemediği için yorganına sarılıp mırıldanıyordu.
Adım 1: Bir bitki seçelim. Mesela, ağaç.
Adım 2: Ağaca insan özelliği verelim. Ne yapabilir bir ağaç insan gibi?
Çözüm:
Bitki: Ağaç
Cümle: Bahçedeki yaşlı çınar ağacı, rüzgar estikçe geçmiş günlerini anlatır gibi hışırdıyordu.
Adım 1: Bir nesne seçelim. Mesela, defter.
Adım 2: Deftere insan özelliği verelim. Ne yapabilir bir defter insan gibi?
Çözüm:
Nesne: Defter
Cümle: Masamın üzerindeki defter, içindeki boş sayfaların bir an önce yazılarla dolmasını sabırsızlıkla bekliyordu.
c. Defterinize masadaki kitap ve kalemi konuşturduğunuz bir diyalog yazınız. Diyalog yazarken aşağıdaki yönergeleri dikkate alınız.
- Kitap ve kalemi yazınızın ana karakteri olarak belirleyiniz.
- Söz sanatlarıyla ilgili öğrendiklerinizi hayal gücünüzle birleştirerek farklı bir yazı yazmaya çalışınız.
- Türkçenin doğru, güzel ve etkili kullanıldığı cümleler kurunuz.
- Kendinize has diyaloglar yazınız.
Şimdi kitap ve kalemi konuşturarak hem kişileştirme sanatını kullanacağız hem de güzel bir diyalog yazacağız. Hayal gücümüzü kullanalım!
Çözüm:
Kitap: (İç çekerek) Ah Kalemciğim, ne zamandır böyle sessiz duruyoruz, değil mi? Sayfalarım bomboş, içim sıkılıyor.
Kalem: Haklısın Kitap dostum. Benim de ucuma mürekkep gelmiyor ki! Eskiden ne güzel maceralara atılırdık, her gün yeni bir şeyler yazardık.
Kitap: Evet, o günler ne güzeldi! Çocuklar bizi ellerinden düşürmez, benim sayfalarım rengarenk hikayelerle, bilgilerle dolardı. Şimdi tozlanmaya başladım neredeyse.
Kalem: Benim de parmaklarım (!) artık eskisi gibi yorulmuyor. Oysa ben de yeni bilgilerle, şiirlerle dans etmeyi özledim. (Kişileştirme: Kalemin parmakları olması)
Kitap: Belki de bizi fark etmelerini beklemeliyiz. Onlara ne kadar değerli olduğumuzu hatırlatmalıyız. Mesela, sen benim sayfalarıma bir şiir yazsan, ben de o şiiri okuyanlara fısıldasam?
Kalem: Harika bir fikir! Benim de içimde biriken kelimeler var, bir nehir gibi akmak istiyorlar. (Benzetme: Kelimelerin nehre benzetilmesi) Belki de o zaman bizi tekrar alırlar ve yeni bir hikayeye başlarız.
Kitap: Umarım Kalemciğim, umarım… Çünkü ben bir kitap olarak sadece okunmak, bilgilerimi paylaşmak isterim. Senin de görevin yazmak, değil mi?
Kalem: Kesinlikle! Biz bir araya gelince dünyaları değiştirebiliriz. Hadi, umudumuzu kaybetmeyelim!
6. ETKİNLİK
Aşağıda iki ayrı metin verilmiştir. Bunları inceleyiniz. Tabloda verilen özelliklerin bunlardan hangisine ait olduğunu örnekteki gibi işaretleyiniz.
Şimdi iki farklı metin türünü karşılaştıracağız. Birisi şiir, diğeri düz yazı. Özelliklerini dikkatlice okuyup hangisine ait olduğunu bulalım.
Adım 1: Metinleri tekrar okuyalım.
1
Bendim evin gözbebeği
Canım sıkılmazdı hiç
Çaylar kahveler içilirdi
Eksilmezdi yüzlerde sevinç.
2
Eskiden evlerin en özen gösterilen bölümü misafir odasıydı. İnsanlar bu odaları sadece eve misafir geldiği zaman kullanırdı. Toplumumuzda misafirlere çok değer verilir, türlü türlü ikramlarda bulunulur, her zaman güler yüz gösterilirdi. Bu durum misafirleri de çok mutlu ederdi.
Adım 2: Tablodaki her bir özelliği tek tek inceleyelim ve hangi metne uyduğunu belirleyelim.
| 1 | 2 | |
| Dizelerden oluşur. | ✓ | |
| Anlam bütünlüğü oluşturan cümleler art arda sıralanır. | ✓ | |
| Ana duygusu misafir odasının önemidir. | ✓ | |
| Konusu misafir odasının önemidir. | ✓ | |
| Dizeler bir araya gelerek dörtlük oluşturmuştur. | ✓ | |
| Okunurken içerdiği duyguya uygun vurgu ve tonlama yapılır. | ✓ |
Şimdi de neden böyle işaretlediğimi kısaca açıklayalım:
- Dizelerden oluşur: Metin 1, alt alta sıralanmış kısa cümleler yani dizelerden oluşuyor. Bu şiirin bir özelliğidir. Metin 2 ise cümlelerden oluşuyor.
- Anlam bütünlüğü oluşturan cümleler art arda sıralanır: Metin 2, birbiriyle bağlantılı cümlelerin peş peşe gelerek bir konuyu anlattığı düz yazı formatındadır.
- Ana duygusu misafir odasının önemidir: Metin 1’in ana duygusu daha çok evin gözbebeği olmanın verdiği mutluluk ve o evdeki yaşamdır. Metin 2 ise direkt olarak misafir odasının öneminden bahsediyor.
- Konusu misafir odasının önemidir: Aynı şekilde, Metin 2’nin konusu misafir odasının önemidir. Metin 1’in konusu ise evin bir parçası olma ve orada yaşananlardır.
- Dizeler bir araya gelerek dörtlük oluşturmuştur: Metin 1, dört dizeden oluştuğu için bir dörtlüktür. Şiirlerin bir özelliğidir.
- Okunurken içerdiği duyguya uygun vurgu ve tonlama yapılır: Şiirler okunurken, içerdiği duyguya (sevinç, hüzün, coşku vb.) göre ses tonumuzda ve vurgularımızda değişiklikler yaparız. Metin 1 bir şiir olduğu için bu özellik ona aittir. Düz yazılar da vurgu ve tonlamayla okunur ama şiirde bu çok daha belirgin ve önemlidir.
Aferin çocuklar! Gördüğünüz gibi, dikkatlice okuyup düşününce bütün soruları kolayca çözebiliriz. Anlamadığınız bir yer olursa bana mutlaka sorun, tekrar açıklarım.