5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 149
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle sağlık ve hafıza konuları üzerine çok güzel iki etkinlik yapacağız. Hazır mısınız? Önce dikkatlice soruları okuyalım, sonra da beraber adım adım cevaplarını bulalım. Haydi başlayalım!
12. ETKİNLİK
a. Çoklu ortamdan hareketle uykusunu alan ve alamayan bir insan arasındaki karşılaştırılabilir ögeleri örnekteki gibi belirleyerek defterinize yazınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, bu soruda bizden uykusunu yeterince alan kişilerle, uykusunu alamayan kişiler arasındaki farklılıkları düşünmemiz isteniyor. Yani, iki farklı durumda olan bu insanların hangi özelliklerinin değiştiğini, nasıl farklılaştığını bulacağız. Bizim önümüzde bir çoklu ortam (video, resim gibi) olmadığı için, genel bilgilerimizle bu karşılaştırmayı yapalım:
- Fiziksel Görünüm
- Enerji Seviyesi
- Dikkat ve Odaklanma Yeteneği
- Ruh Hâli (Mutluluk, Sinirlilik vb.)
- Öğrenme ve Hafıza Gücü
- Bağışıklık Sistemi Gücü
- Vücut Ağrıları ve Rahatlık Durumu
b. Çoklu ortamdan hareketle uykusunu alan ve alamayanların benzerliklerini listeleyiniz.
Çözüm:
Şimdi de tam tersini düşünelim: Uykusunu alan ile alamayan insanlar arasında hangi ortak özellikler bulunur? Yani, uyku durumu ne olursa olsun, her iki gruptaki insanların da sahip olduğu şeyler nelerdir? Bu soruda da çoklu ortam olmadığı için genel insan özelliklerinden yola çıkalım:
- Her ikisi de birer insandır.
- Her ikisinin de uykuya ihtiyacı vardır (biri yeterince alsa da diğeri alamasa da).
- Her ikisi de nefes alır, yemek yer ve su içer.
- Her ikisinin de duyguları vardır (sevinç, üzüntü gibi).
- Her ikisinin de sosyal çevreleri, arkadaşları ve aileleri vardır.
- Her ikisi de temel insan haklarına sahiptir.
c. Belirlediğiniz ortak özelliklerden hareketle defterinize örnekteki gibi karşılaştırma ifade eden cümleler yazınız.
Örnek: Uykusunu alan insanların hafızaları uykusunu alamayan insanlara göre daha güçlüdür.
Çözüm:
Şimdi sıra geldi bu belirlediğimiz farklılıkları karşılaştırma cümlelerine dönüştürmeye. Unutmayın, karşılaştırma yaparken “-e göre daha…”, “daha az…”, “kadar…” gibi ifadeler kullanırız. Örneği inceleyelim ve biz de benzerlerini yazalım:
- Uykusunu alan insanların enerji seviyeleri, uykusunu alamayan insanlara göre daha yüksektir.
- Uykusunu alan insanlar, uykusunu alamayan insanlara göre daha dikkatli ve odaklanmış olurlar.
- Uykusunu alan insanların ruh hâlleri, uykusunu alamayan insanlara göre daha pozitif ve sakin olabilir.
- Uykusunu alan insanların bağışıklık sistemleri, uykusunu alamayan insanlara göre hastalıklara karşı daha dirençlidir.
- Uykusunu alamayan insanlar, uykusunu alan insanlara göre daha yorgun ve halsiz görünürler.
- Uykusunu alan insanlar, uykusunu alamayan insanlara göre yeni bilgileri daha kolay öğrenir ve hatırlarlar.
13. ETKİNLİK
a. Temizlik ve sağlık arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili çocuklarım, temizlik ve sağlık birbirine sıkı sıkıya bağlı iki dost gibidir. Birini ihmal ettiğimizde diğeri de olumsuz etkilenir. Gelin bu ilişkiyi biraz daha yakından inceleyelim:
Temizlik, çevremizi ve vücudumuzu zararlı mikroplardan, kirlerden ve hastalıklara neden olabilecek her türlü maddeden arındırmak demektir. Ellerimizi yıkamak, banyo yapmak, dişlerimizi fırçalamak, giysilerimizi değiştirmek, evimizi havalandırmak ve temiz tutmak gibi pek çok temizlik alışkanlığımız vardır.
Sağlık ise, vücudumuzun hem fiziksel hem de zihinsel olarak iyi durumda olması, hastalıklardan uzak olması demektir. İşte temizlik, sağlığımızı korumanın en önemli yollarından biridir. Kirli ellerle yemek yemek, mikropların vücudumuza girmesine ve bizi hasta etmesine yol açar. Temiz olmayan bir ortamda yaşamak, alerjilere, solunum yolu hastalıklarına ve başka birçok rahatsızlığa davetiye çıkarır. Düzenli temizlik yaparak mikropların üremesini ve yayılmasını engelleriz, böylece hastalıklara yakalanma riskimizi büyük ölçüde azaltırız. Kısacası, temizlik olmazsa sağlığımız da tehlikeye girer. Temiz bir çevre, temiz bir vücut demek, sağlıklı bir yaşam demektir. Unutmayın, “Temizlik imandan gelir!” der atalarımız, ne kadar doğru bir söz değil mi?
b. Kendinizi bir virüsün yerine koyunuz. Bu virüsü tanıtan bir yazı yazınız. Yazınızda öğrencilere nasıl bulaşıp yayıldığınızdan bahsediniz. Aynı zamanda öğrencilerin sizden korunmak için hangi tedbirleri almaları gerektiğine ve bu tedbirlerin sizin yayılmanızı nasıl engellediğine yer veriniz. Yazınızı defterinize yazarak öğretmeninizle paylaşınız.
Çözüm:
Vay canına, bu ne kadar eğlenceli bir görev! Kendimi bir virüsün yerine koyacağım ve size kendimi tanıtacağım. Bakalım benden nasıl korunacaksınız? İşte benim ağzımdan bir yazı:
Merhaba sevgili çocuklar!
Ben Viroş, minicik, gözle görünmeyen ama çok etkili bir virüsüm! Aslında ben kötü değilim, sadece yaşamak ve çoğalmak istiyorum. Ve bunu yaparken de sizin burnunuzu akıtabilir, öksürtüp hapşurtabilirim, hatta bazen ateşinizi bile yükseltebilirim. Benim en sevdiğim yerler, kalabalık ortamlar ve temizliğe dikkat etmeyen ellerdir.
Peki ben size nasıl bulaşıyorum biliyor musunuz? Aslında çok kolay! Bir arkadaşınız öksürdüğünde veya hapşırdığında havaya saçılan minik damlacıkların içine saklanırım. Sonra o damlacıklar havada süzülür ve siz nefes aldığınızda kolayca burnunuza ya da ağzınıza girebilirim. Ya da şöyle de olabilir: Bir yüzeye, mesela bir kapı koluna, bir kaleme, bir sıraya konarım. Eğer siz de o yüzeye dokunup sonra ellerinizi yıkamadan yüzünüze, gözünüze, burnunuza veya ağzınıza dokunursanız, işte o zaman “Hop!” diye size geçerim. Ellerinizi sık sık yıkamayan çocukları çok severim, çünkü onlar benim için harika birer taşıyıcı olurlar!
Ama durun, sizin benden korunmanız için birkaç basit ama etkili yol var. Ben size nasıl yayıldığımı anlattığıma göre, şimdi de benim yayılmamı nasıl engelleyeceğinizi söyleyeyim:
Ellerinizi Yıkayın: En büyük düşmanım, sabun ve su! Eğer ellerinizi sık sık, en az 20 saniye boyunca sabunla iyice yıkarsanız, üzerinizdeki beni ve benim gibi diğer mikropları kolayca yok edersiniz. Böylece ben size geçemem, geçsem bile orada kalamam!
Maske Takın: Eğer hasta olursanız ya da etrafınızda hastalar varsa maske takmak, benim havaya saçılmamı veya havadan size gelmemi engeller. Maskeler, benim için birer bariyer görevi görür.
Sosyal Mesafeyi Koruyun: Hasta olan arkadaşlarınızla çok yakın durmazsanız, öksürük ve hapşırıkla yayılan damlacıkların size ulaşması zorlaşır. Böylece ben de birinden diğerine atlayamam.
Yüzünüze Dokunmayın: Elleriniz kirliyken gözlerinize, burnunuza veya ağzınıza dokunmazsanız, kapı kollarından veya başka yüzeylerden size bulaşma ihtimalim çok azalır. Ellerinizde olsam bile size giriş kapılarınızı kapatmış olursunuz.
Öksürürken ve Hapşırırken Dikkat Edin: Eğer ben birinin içindeysem ve o kişi öksürüyor ya da hapşırıyorsa, ağzını ve burnunu mendille kapatmalı. Mendil yoksa dirseğinin içine hapşırmalı. Böylece ben havaya çok fazla yayılamam ve başkalarına bulaşma şansım azalır.
Gördünüz mü? Aslında benden korunmak hiç de zor değil. Sadece biraz dikkat ve temizlik alışkanlığı yeterli. Ben Viroş, umarım beni ciddiye alırsınız ve kendinizi korursunuz. Çünkü ben her zaman etrafınızda olmaya devam edeceğim!
Sağlıklı günler dilerim (tabii bana bulaşmadan)!
c. Yazınızda daha önce öğrendiğiniz noktalama işaretleri ve yazım kurallarını uygulayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, yukarıdaki “Viroş” adlı virüsün yazısında noktalama işaretlerini ve yazım kurallarını uygulamaya özen gösterdim. İşte dikkat ettiğim bazı noktalar:
- Cümlelerin sonuna uygun noktalama işaretleri (nokta, soru işareti, ünlem işareti) koydum.
- Özel isimleri (Viroş) büyük harfle başlattım.
- Cümlelere büyük harfle başladım.
- Sıralı cümleleri virgülle ayırdım.
- Alıntıları ve özel vurgulanması gereken yerleri tırnak içine alabilirdim (ama burada blockquote kullandım, bu da bir vurgu yöntemidir).
- Listeleme yaparken rakamları ve maddeleri doğru kullandım.
- Vurgulamak istediğim kelimeleri altını çizerek veya kalın yazarak belirttim.
- Bağlaçları ve ekleri doğru yazdım (örneğin, “de” ve “da” bağlaçlarını ayrı yazdım).
- Kelimelerin doğru yazılışına dikkat ettim.
Gördüğünüz gibi, bir yazı yazarken sadece ne anlattığımız değil, nasıl anlattığımız da çok önemli. Noktalama işaretleri ve yazım kuralları, yazımızın daha anlaşılır ve düzenli olmasını sağlar. Bu yüzden her zaman dikkatli olmalıyız!