5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 94
Merhaba sevgili 5. sınıf öğrencilerim! Ben Türkçe öğretmeniniz. Bugün size gönderdiğim görseldeki etkinlikleri ve soruları birlikte inceleyeceğiz, adım adım ne yapmamız gerektiğini ve soruları nasıl düşüneceğimizi konuşacağız. Hazır mısınız? Başlayalım!
Görseldeki ilk bölümde, “Keşif Yolculuğu” başlığı altında bize iki tane önemli soru ve sonrasında da bir dinleme etkinliği için yönergeler verilmiş. Şimdi bu sorulara ve yönergelere tek tek bakalım:
Soru 1: Türk kültüründe komşuluk hakkında yaptığınız araştırma sonucunda edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız. Araştırmanıza yeniden başlayacak olsaydınız kaynak seçimlerinize yönelik neleri değiştirmek ya da korumak isterdiniz? Söyleyiniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, bu soru aslında sizden iki şeyi istiyor. Birincisi, Türk kültüründeki komşuluk hakkında yaptığınız araştırmayı arkadaşlarınızla paylaşmanız. İkincisi ise, eğer bu araştırmayı baştan yapsaydınız, hangi kaynakları kullanırdınız, neleri farklı yapardınız veya neleri aynı bırakırdınız diye düşünmeniz.
-
Adım 1: Araştırma Sonuçlarını Paylaşma
Öncelikle, “Türk kültüründe komşuluk” denince aklımıza neler geliyor? Eskiden komşuluk nasıldı, şimdi nasıl? Mesela, hastalanan komşuya çorba götürmek, taşınan komşuya yardım etmek, bayramlarda birbirini ziyaret etmek gibi güzel adetlerimiz vardı, değil mi? Belki de büyüklerinizden dinlediniz, internetten araştırdınız veya kitaplardan okudunuz. İşte bu edindiğiniz bilgileri, kendi cümlelerinizle arkadaşlarınızla paylaşmalısınız. Hatta belki kendi ailenizdeki komşuluk hikayelerini bile anlatabilirsiniz. Unutmayın, komşuluk sadece yan yana oturmak değil, aynı zamanda birbirine destek olmak, sevinci ve üzüntüyü paylaşmaktır.
-
Adım 2: Kaynak Seçimlerini Değerlendirme
Şimdi gelelim ikinci kısma. Diyelim ki bu araştırmayı tekrar yapacaksınız. Hangi kaynakları kullandığınızı bir düşünün. Sadece internetten mi baktınız? Belki anneannenizden, dedenizden mi dinlediniz? Kitaplar okudunuz mu? Eğer tekrar yapacak olsaydınız:
- Neleri değiştirirdiniz? Belki sadece internetten bakmak yerine, kütüphaneye gidip komşulukla ilgili masallar veya hikayeler okurdunuz. Ya da mahallenizdeki yaşlı amcalarla, teyzelerle konuşup onların gençliklerindeki komşuluk anılarını dinlerdiniz. Bu, araştırmanızı daha zengin ve gerçekçi yapardı.
- Neleri korurdunuz? Belki de kullandığınız bir kaynak o kadar güzeldi ki, ondan çok şey öğrendiniz. Örneğin, komşulukla ilgili çok güzel bir belgesel izlediniz veya çok bilgilendirici bir kitap buldunuz. İşte bunları yine kullanmak isterdiniz, çünkü size çok yardımcı oldular.
Bu kısımda önemli olan, yaptığınız işi değerlendirip, daha iyisini yapmak için neler düşündüğünüzü söylemektir. Kendinizi eleştirel bir gözle değerlendirmek, öğrenmenin önemli bir parçasıdır.
Sonuç: Bu soru, hem Türk kültüründeki komşuluk değerlerini anlamanızı hem de bir araştırma yaparken hangi kaynakların daha faydalı olabileceğini düşünmenizi sağlıyor. Kendi deneyimlerinizden ve çevrenizden örnekler vererek bu soruyu çok güzel cevaplayabilirsiniz.
Soru 2: Yaşadığınız yerdeki komşuluk ilişkileri nasıldır? Anlatınız.
Çözüm:
Bu soru çok kişisel bir soru sevgili öğrencim. Yani herkesin cevabı farklı olacaktır. Burada sizden istenen, kendi yaşadığınız mahallede, apartmanda veya köyde komşuluk ilişkilerinin nasıl olduğunu anlatmanız. Gelin birlikte düşünelim:
-
Adım 1: Kendi Çevrenizi Gözlemleyin
Bir düşünün bakalım, komşularınızla aranız nasıl? Onları tanıyor musunuz? Sabahları karşılaştığınızda selamlaşıyor musunuz? Kapı komşunuzla sohbet ediyor musunuz? Belki bir komşunuz size kek getirmiştir, ya da siz hastalandığınızda kapınızı çalmıştır. Belki de apartmanınızda veya sokağınızda komşular arasında yardımlaşma var. Örneğin, birisi tatile giderken diğer komşu çiçeklerine bakıyor olabilir.
-
Adım 2: İlişkileri Tanımlayın ve Örnek Verin
Peki, bu ilişkiler nasıl? Sıcak mı, samimi mi? Yoksa herkes kendi halinde mi? Belki de bazı komşularınızla çok iyi anlaşıyorsunuz ama bazılarını pek tanımıyorsunuz. Bunları dürüstçe anlatmalısınız. Örneğin:
- “Bizim apartmanda komşularımız çok samimi. Annemler sık sık çay içmeye gidip geliyorlar. Ben de bazen komşu teyzelerle sohbet ediyorum.”
- “Mahallemizde herkes birbirini tanır. Özellikle çocuklar birlikte oyun oynarız. Bir komşumuzun bir şeye ihtiyacı olsa, hemen herkes yardıma koşar.”
- “Bizim sitede herkes biraz kendi halinde. Komşularla sadece karşılaştığımızda selamlaşırız ama çok fazla sohbet etmeyiz.”
Gördüğünüz gibi, herkesin komşuluk ilişkisi farklı olabilir. Önemli olan, kendi gözlemlerinizi ve deneyimlerinizi içtenlikle paylaşmanız.
Sonuç: Bu soru, çevrenizdeki sosyal ilişkileri fark etmenizi ve bunları ifade etme becerinizi geliştirmenizi amaçlar. Kendi yaşamınızdan örneklerle bu soruyu en iyi şekilde cevaplayabilirsiniz.
Şimdi de görselin alt kısmında yer alan “KOMŞUMUZ NERGİS TEYZE ‘ÇİÇEK DAYANIŞMASI'” başlıklı metinle ilgili dinleme etkinliklerine bakalım. Bunlar aslında birer yönerge, yani size “şunu yapın” diyen talimatlar. Bunları da adım adım inceleyelim:
-
Yönerge 1: Dinleme dosyasına ulaşmak için karekodu okutunuz.
Bu ne demek biliyor musunuz? Görselin sağ alt köşesinde kare şeklinde, siyah beyaz desenli bir resim var, hani telefonlarımızla okutup bir internet sitesine falan girdiğimiz. İşte o, “karekod”. Bu karekodu bir telefon veya tablet uygulamasıyla okuttuğunuzda, “Komşumuz Nergis Teyze ‘Çiçek Dayanışması'” adlı dinleme metnine ulaşacaksınız. Bu, metni dinleyebilmeniz için ilk adım.
-
Yönerge 2: Metni dikkat dağıtıcı hareketlerden kaçınarak nezaketle dinleyiniz.
Bu çok önemli! Bir şeyi dinlerken veya izlerken, etrafınızda sizi rahatsız edecek veya dikkatinizi dağıtacak şeylerden uzak durmalısınız. Mesela televizyon açık olmamalı, telefonunuzla oynamamalısınız. Bir de “nezaketle dinleyiniz” diyor. Bu da, dinlediğiniz şeye saygı duymanız, dikkatlice kulak vermeniz anlamına geliyor. Böylece metni daha iyi anlarsınız.
-
Yönerge 3: Dinleme esnasında size söylenen zamanda metni durdurunuz ve birinci etkinliğin “a” bölümünü yapınız.
Metni dinlerken, öğretmeniniz size “Şimdi durun!” diyecektir veya metnin içinde “Burada durun ve aşağıdaki soruyu cevaplayın” gibi bir yönlendirme olacaktır. İşte o zaman dinlemeyi durdurup, kitabınızdaki veya defterinizdeki “birinci etkinliğin ‘a’ bölümü”nü yapmanız gerekiyor. Bu genellikle dinlediğiniz kısım hakkında bir soru veya kısa bir görev olur. Bu, dinlediğinizi ne kadar anladığınızı kontrol etmenize yardımcı olur.
-
Yönerge 4: Gerekli gördüğünüz takdirde metnin bir bölümünü veya tamamını tekrar dinleyiniz.
Bazen bir şeyi ilk seferde tam olarak anlayamayabiliriz, değil mi? İşte bu yüzden, eğer dinlediğiniz metni tam anlamadıysanız, kafanız karıştıysa veya bazı yerleri kaçırdıysanız, hiç çekinmeden metni baştan veya anlamadığınız bölümü tekrar dinleyebilirsiniz. Bu, konuyu daha iyi kavramanıza ve soruları daha doğru cevaplamanıza yardımcı olur. Tekrar dinlemek, öğrenmenin çok etkili bir yoludur.
-
Yönerge 5: Dinleme sürecinizi tema sonundaki “Dinleme/İzleme Becerisi Öz Değerlendirme Ölçeği”ni kullanarak değerlendiriniz.
Bu yönerge de size, dinleme etkinliği bittikten sonra kendinizi değerlendirmenizi söylüyor. Kitabınızın veya defterinizin en sonunda, “Dinleme/İzleme Becerisi Öz Değerlendirme Ölçeği” diye bir bölüm olacak. Burada, “Metni dikkatli dinledim mi?”, “Önemli yerleri not aldım mı?”, “Anlamadığım yerleri tekrar dinledim mi?” gibi sorular bulunur. Bu sorulara kendi durumunuza göre cevaplar vererek, dinleme becerilerinizi ne kadar iyi kullandığınızı, nelerde başarılı olduğunuzu, neleri daha iyi yapabileceğinizi anlarsınız. Kendi kendini değerlendirmek, gelişmek için harika bir yoldur.
İşte bu kadar sevgili öğrencilerim! Gördüğünüz gibi, her bir soru ve yönerge bize bir şeyler öğretiyor ve bizi bir sonraki adıma hazırlıyor. Unutmayın, Türkçe dersinde sadece okumak değil, dinlemek, konuşmak ve yazmak da çok önemlidir. Hepinize başarılar dilerim!