5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 128
Merhaba sevgili 5. sınıf öğrencim!
Türkçe dersimiz için harika bir metin ve üzerine düşüneceğimiz sorular var karşımızda. Metni okumadan önce, hem kendi hayatımızla ilgili düşünelim hem de metni okurken nelere dikkat etmemiz gerektiğini hatırlayalım. Hazırsan, seninle birlikte bu soruları adım adım inceleyelim!
1. Soru: Yeterli ve dengeli beslendiğinizi düşünüyor musunuz? Niçin?
Sevgili öğrencim, bu soru senin kendi beslenme alışkanlıklarınla ilgili bir düşünce sorusu. Yani herkesin cevabı farklı olabilir. Önemli olan, cevabını nedenleriyle birlikte açıklayabilmek. Hadi gel, bu soruyu nasıl cevaplayabileceğine bir bakalım.
Adım 1: Önce “yeterli ve dengeli beslenme” ne demek, bir düşünelim. Yeterli beslenme, vücudumuzun ihtiyacı olan tüm besinleri (protein, karbonhidrat, yağ, vitamin, mineral) yeterli miktarda almak demek. Dengeli beslenme ise bu besinleri doğru oranlarda, yani her besin grubundan (süt ve süt ürünleri, et ve yumurta, sebze ve meyveler, ekmek ve tahıllar) yeterince tüketmek demek.
Adım 2: Şimdi kendi beslenme alışkanlıklarını gözden geçir. Bir gün içinde neler yiyip içtiğini düşün. Her öğün farklı besin gruplarından yiyecekler tüketiyor musun? Mesela kahvaltıda yumurta, peynir, zeytin, ekmek, domates yerken, öğle yemeğinde sebzeli bir yemek, yoğurt, salata ve ekmek yiyor musun? Akşam yemeğinde de farklı bir ana yemekle birlikte yine sebze veya baklagil tüketiyor musun?
Adım 3: Eğer farklı besin gruplarından çeşitli yiyecekler yediğini düşünüyorsan, cevabın “Evet, yeterli ve dengeli beslendiğimi düşünüyorum.” olabilir. Niçini ise şöyle açıklarsın: “Çünkü her gün farklı sebzeler, meyveler, süt ürünleri, et veya baklagiller tüketmeye çalışıyorum. Abur cubur yerine ev yemeklerini tercih ediyorum ve bol su içiyorum.”
Adım 4: Eğer beslenmende eksiklikler olduğunu düşünüyorsan, cevabın “Hayır, tam olarak yeterli ve dengeli beslendiğimi düşünmüyorum.” olabilir. Niçini ise şöyle açıklarsın: “Çünkü bazen sadece sevdiğim yiyecekleri yiyorum, sebzeleri pek sevmiyorum. Ya da kahvaltı yapmadan okula gidiyorum ve bu yüzden gün içinde enerjim çabuk bitiyor.”
Unutma, önemli olan dürüst olmak ve neyi neden yaptığını açıklayabilmek. Beslenmek, büyüyüp gelişmemiz ve sağlıklı olmamız için çok önemli!
Sonuç: Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Senin kendi beslenme alışkanlıklarına göre değişir. Önemli olan, cevabını “niçin” sorusunun cevabıyla desteklemek ve beslenmenin önemini anlamak.
2. Soru: Tadına hiç bakmadığınız hâlde sevmediğiniz yiyecekler var mı? Varsa adlarını söyleyiniz.
Canım öğrencim, bu da yine senin kişisel tercihlerine göre değişen bir soru. Hepimizin sevmediği veya önyargılı olduğu yiyecekler olabilir. Hadi gel, bu soruyu nasıl cevaplayabileceğini adım adım inceleyelim.
Adım 1: Önce bir düşünelim. Yemek masasına geldiğinde veya menüye baktığında, “Ay, ben bunu yemem!” dediğin bir yiyecek oluyor mu? Belki renginden, kokusundan ya da görüntüsünden hoşlanmadığın için hiç denemediğin yiyecekler vardır.
Adım 2: Bu yiyecekleri aklına getir. Mesela, bazı arkadaşlarım brokoliyi hiç denemeden sevmez. Kimisi kerevizi görüntüsünden dolayı yemek istemez. Ya da pazı gibi yeşilliklere karşı bir ön yargı olabilir. Bunlar sadece örnek, senin aklına gelen neyse o önemli.
Adım 3: Eğer böyle bir yiyecek varsa, onun adını söyleyebilirsin. Örneğin: “Evet, tadına hiç bakmadığım hâlde sevmediğim yiyecekler var. Mesela kereviz. Görüntüsü bana pek çekici gelmiyor ve kokusunu da sevmiyorum gibi geliyor, o yüzden hiç denemedim.” Veya “Annem bazen mantar yapıyor ama ben onun o süngerimsi dokusunu hiç sevmiyorum, o yüzden hiç denemedim.”
Adım 4: Eğer böyle bir yiyecek yoksa, yani her yiyeceğin tadına bakmaya çalıştığını düşünüyorsan, şöyle cevaplayabilirsin: “Hayır, tadına hiç bakmadığım hâlde sevmediğim bir yiyecek yok. Genelde her yiyeceği denemeye çalışırım, belki tadı güzeldir diye düşünürüm. Annem de hep ‘Bir kerecik dene, belki seversin!’ der.”
Burada önemli bir nokta var: Bazen bir yiyeceği ilk denemede sevmeyebiliriz. Ama ona bir şans daha vermek, farklı şekillerde pişirilmiş hâllerini denemek, fikrimizi değiştirebilir. Tıpkı metindeki Tolga gibi, ıspanağın faydalarını öğrenince belki daha farklı bakabiliriz, kim bilir? Yeni lezzetleri denemek bazen çok eğlenceli olabilir!
Sonuç: Bu sorunun cevabı senin damak zevkine ve deneme isteğine göre değişir. Önemli olan, bazen yeni lezzetlere açık olmak ve bir yiyeceğe karşı önyargılı olmamak gerektiğini bilmektir.
Görseldeki diğer maddeler ise metni daha iyi okuman için sana verilen ipuçlarıydı:
- Öğretmeninizin metni okurken onu dikkatlice dinleyiniz: Bu, dinleme becerini geliştirmek için çok önemli. Dinleyerek yeni kelimeler öğrenir, metnin konusunu anlarsın.
- Metni tür özelliklerini dikkate alarak işitilebilir bir ses tonuyla, anlamı yansıtacak şekilde, doğru vurgu ve tonlamalarla okuyunuz: Bir metni okurken sadece kelimeleri söylemek yetmez. Duyguyu, anlamı sesimizle de karşı tarafa geçirmeliyiz. Noktalama işaretlerine dikkat etmek, sesimizi yükseltip alçaltmak okuduğumuzu daha anlaşılır kılar.
- Okuma hızınızın konuşma hızınıza yakın olmasına özen gösteriniz: Çok hızlı okuduğumuzda anlaşılmayabiliriz, çok yavaş okuduğumuzda ise sıkıcı olabiliriz. Sanki bir arkadaşımızla sohbet ediyormuş gibi doğal bir hızda okumaya çalışmak en iyisidir.
Umarım bu açıklamalar, hem soruları anlamana hem de metni okurken nelere dikkat etmen gerektiğine yardımcı olmuştur. Şimdi metni okumaya başlayabiliriz!