5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 17
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok keyifli bir etkinliği çözeceğiz. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Temsilî Listesi’ndeki miraslarımızı ve onlarla ilgili bilgileri inceleyeceğiz. Hazır mısınız? Hadi başlayalım!
a. Aşağıda “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi”nden alınmış bazı unsurlar verilmiştir. Listedeki bu unsurlarla ilgili verilen bilgilerden doğru olanların başına (D), yanlış olanların başına (Y) yazınız.
Önce bize verilen listeyi dikkatlice inceleyelim ki soruları doğru çözebilelim:
- 1. Meddahlık Geleneği (2008)
- 2. Mevlevi Sema Törenleri (2008)
- 3. Karagöz (2009)
- 4. Türk Kahvesi ve Geleneği (2013)
- 5. Ebru: Türk Kâğıt Süsleme Sanatı (2014)
- 6. Geleneksel Çini Sanatı (2016)
- 7. Geleneksel Türk Okçuluğu (2019)
- 8. Minyatür Sanatı (Azerbaycan, İran ve Özbekistan ile Ortak Dosya) (2020)
- 9. Dede Korkut-Korkut Ata Mirası: Kültürü, Efsaneleri ve Müziği (Azerbaycan ve Kazakistan ile Ortak Dosya, 2018)
- 10. Nasreddin Hoca/Molla Nesreddin/Molla Ependi/Apendi/Afendi Kozhanas-yr Fıkra Anlatma Geleneği (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan ile ortak dosya, 2022)
Şimdi de tek tek kutucuklardaki bilgilerin doğru mu yanlış mı olduğuna karar verelim. Bunun için her bir kutucuktaki bilgiyi yukarıdaki listemizle karşılaştıracağız.
1. “Meddahlık Geleneği” ve “Mevlevi Sema Törenleri” aynı yılda listeye girmiştir.
Adım 1: Listemize bakıyoruz.
Adım 2: Meddahlık Geleneği’nin listeye giriş yılını bulalım: 2008.
Adım 3: Mevlevi Sema Törenleri’nin listeye giriş yılını bulalım: 2008.
Adım 4: Gördüğümüz gibi, her iki miras da 2008 yılında listeye girmiş. Yani kutucuktaki bilgi doğru.
Sonuç:
D
2. “Türk Kahvesi ve Geleneği”, “Geleneksel Çini Sanatı”ndan sonra listeye girmiştir.
Adım 1: Listemize tekrar bakıyoruz.
Adım 2: Türk Kahvesi ve Geleneği’nin listeye giriş yılı: 2013.
Adım 3: Geleneksel Çini Sanatı’nın listeye giriş yılı: 2016.
Adım 4: Türk Kahvesi 2013’te, Çini Sanatı ise 2016’da listeye girmiş. 2013 yılı, 2016 yılından önce gelir, değil mi? Yani Türk Kahvesi, Çini Sanatı’ndan önce listeye girmiştir. Ama kutucukta “sonra” diyor. Bu durumda kutucuktaki bilgi yanlış.
Sonuç:
Y
3. “Minyatür Sanatı” Azerbaycan, İran ve Özbekistan’ın somut olmayan ortak kültürel miras ögesidir.
Adım 1: Listemize bakıyoruz.
Adım 2: Minyatür Sanatı’nın yanındaki açıklamaya dikkatlice okuyalım: (Azerbaycan, İran ve Özbekistan ile Ortak Dosya) (2020).
Adım 3: Kutucukta yazan bilgi ile listedeki açıklama tamamen aynı. Minyatür Sanatı gerçekten de bu üç ülkenin ortak mirası olarak listelenmiş. Yani kutucuktaki bilgi doğru.
Sonuç:
D
4. “Nasreddin Hoca Fıkra Anlatma Geleneği” altı ülkenin somut olmayan kültürel miras ögesidir.
Adım 1: Listemize bakıyoruz.
Adım 2: Nasreddin Hoca Fıkra Anlatma Geleneği’nin yanındaki ülke isimlerini tek tek sayalım: Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan.
Adım 3: Tam altı tane ülke saydık! Demek ki bu bilgi de doğru.
Sonuç:
D
5. “Türk Kahvesi Geleneği” ve “Dede Korkut- Korkut Ata Mirası” birkaç ülkenin ortak miras unsurudur.
Adım 1: Listemize bakıyoruz.
Adım 2: Türk Kahvesi ve Geleneği’nin açıklamasına bakalım. Ortak bir ülkeden bahsediliyor mu? Hayır, sadece (2013) yazıyor. Yani bu miras listede tek ülkeye ait gibi görünüyor.
Adım 3: Dede Korkut-Korkut Ata Mirası’nın açıklamasına bakalım: (Azerbaycan ve Kazakistan ile Ortak Dosya, 2018). Evet, bu iki ülkenin ortak mirası.
Adım 4: Kutucukta “Türk Kahvesi Geleneği” ve “Dede Korkut- Korkut Ata Mirası” diyor. Yani her ikisinin de birkaç ülkenin ortak mirası olduğunu söylüyor. Ama listedeki bilgilere göre Türk Kahvesi ortak miras değil. Bu yüzden bu bilgi yanlış.
Sonuç:
Y
6. “Geleneksel Türk Okçuluğu” 2016 yılında listeye girmiştir.
Adım 1: Listemize bakıyoruz.
Adım 2: Geleneksel Türk Okçuluğu’nun listeye giriş yılı: 2019.
Adım 3: Kutucukta 2016 yılı yazıyor ama listede 2019. Yıllar farklı olduğu için bu bilgi yanlış.
Sonuç:
Y
7. “Ebru: Türk Kâğıt Süsleme Sanatı”, “Karagöz”den sonra “Geleneksel Türk Okçuluğu”ndan önce listeye girmiştir.
Adım 1: Listemize bakıyoruz ve bu üç mirasın listeye giriş yıllarını buluyoruz.
- Ebru: Türk Kâğıt Süsleme Sanatı: 2014
- Karagöz: 2009
- Geleneksel Türk Okçuluğu: 2019
Adım 2: Şimdi kontrol edelim: Ebru (2014), Karagöz’den (2009) sonra mı girmiş? Evet, 2014 yılı, 2009 yılından sonra gelir.
Adım 3: Ebru (2014), Geleneksel Türk Okçuluğu’ndan (2019) önce mi girmiş? Evet, 2014 yılı, 2019 yılından önce gelir.
Adım 4: Her iki şart da doğru olduğuna göre bu bilgi de doğru.
Sonuç:
D
Harikasınız çocuklar! A kısmını başarıyla bitirdik. Şimdi gelelim b kısmına, burada biraz düşünmemiz ve yorum yapmamız gerekecek!
b. “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi”ndeki “Nasreddin Hoca Fıkra Anlatma Geleneği”nin farklı adlarla ifade edilmesinin sebebi nedir? Düşüncelerinizi gerekçelendirerek söyleyiniz.
Adım 1: Listede Nasreddin Hoca Fıkra Anlatma Geleneği’nin adına tekrar bakalım: Nasreddin Hoca/Molla Nesreddin/Molla Ependi/Apendi/Afendi Kozhanas-yr Fıkra Anlatma Geleneği. Gördüğünüz gibi bir sürü farklı isim var!
Adım 2: Yanındaki ülke isimlerine bakalım: Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan ile ortak dosya. Tam altı tane ülke bu geleneği paylaşıyor.
Adım 3: Şimdi düşünelim, neden bir geleneğin bu kadar çok farklı adı olabilir, üstelik bu kadar çok ülke tarafından paylaşılıyorken?
Sevgili öğrencilerim, bu gelenek sadece Türkiye’de değil, listede gördüğünüz gibi birçok farklı ülkede yaşatılıyor. Bu ülkelerin hepsi de kökleri bize dayanan bu fıkra anlatma geleneğini kendi dillerine, kültürlerine ve hatta o bilge kişiye verdikleri isimlere göre adlandırmışlar. Mesela bizde “Nasreddin Hoca” derken, Azerbaycan’da “Molla Nesreddin” veya Özbekistan’da “Molla Ependi” diyebilirler. Ama aslında hepsi aynı, güldürüp düşündüren fıkralar anlatan bilge kişiyi ve onun hikayelerini anlatma geleneğini ifade ediyorlar.
UNESCO da bu ortak mirası listelerken, bu farklı isimlerin hepsini birden yazarak, geleneğin ne kadar geniş bir coğrafyaya yayıldığını ve farklı kültürlerde nasıl farklı isimlerle yaşatıldığını göstermek istemiş. Yani bu durum, geleneğin evrenselliğini ve ortak kültürel zenginliğini vurguluyor. Böylece, farklı ülkelerdeki insanların bu geleneği nasıl benimsediğini ve kendi kültürlerine nasıl uyarladığını da görmüş oluyoruz.
Sonuç:
Nasreddin Hoca Fıkra Anlatma Geleneği, listede belirtildiği gibi Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan gibi birçok farklı ülke tarafından paylaşılan ortak bir kültürel miras ögesidir. Bu ülkelerin her birinin, bu geleneği kendi dillerine, geleneklerine ve kültürel yapılarına göre farklı isimlerle anması çok doğaldır. UNESCO, bu geleneğin farklı ülkelerdeki zenginliğini ve farklı adlandırmalarını listeye ekleyerek, bu ortak kültürel mirasın geniş coğrafyadaki yayılımını ve çeşitliliğini vurgulamayı amaçlamıştır. Kısacası, farklı isimler aslında aynı geleneğin farklı kültürlerdeki yansımalarıdır.
Harikasınız çocuklar! Bugün hem kültürel miraslarımızı öğrendik hem de okuduğumuzu anlama ve yorumlama becerilerimizi geliştirdik. Bir sonraki derste görüşmek üzere!