5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 132
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben Türkçe öğretmeniniz. Bugün size gönderilen bu etkinlik sayfasındaki soruları birlikte adım adım, güzelce inceleyip çözeceğiz. Hiç merak etmeyin, her şeyi en basit haliyle, tane tane anlatacağım. Hazırsanız başlayalım!
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, 3. ve 4. etkinliklerdeki bazı soruları tam olarak cevaplayabilmemiz için “Tolga” adlı bir metni okumuş olmamız gerekiyordu. Ancak o metin şu an elimizde yok. Bu yüzden, o metinde nelerden bahsedilmiş olabileceğini hayal ederek ve genel bilgilerimizle bu soruları cevaplayacağız. Sanki o metni okumuşuz gibi düşüneceğiz, tamam mı?
Şimdi gelelim sorularımıza:
3. ETKİNLİK: YAZALIM
a) Tolga’nın sevdiği ve sevmediği yemekler nelerdir? Sizce Tolga neden bazı yemekleri severken bazılarını sevmemektedir?
Çözüm:
Sevgili çocuklar, metni okuyamadığımız için Tolga’nın tam olarak hangi yemekleri sevip hangilerini sevmediğini bilemiyoruz. Ama genellikle sizlerin yaşındaki çocuklar arasında şöyle şeyler olur, değil mi? Hadi Tolga’nın da böyle olduğunu düşünelim:
- Tolga’nın sevdiği yemekler: Belki de hamburger, patates kızartması, pizza, çikolata, şekerli içecekler gibi daha çok “abur cubur” dediğimiz yiyecekleri seviyordur.
- Tolga’nın sevmediği yemekler: Muhtemelen brokoli, ıspanak, pırasa gibi sebzeleri, balık gibi sağlıklı yiyecekleri pek sevmiyordur.
Peki, neden böyle olabilir? Sizce Tolga neden bazı yemekleri çok severken, bazılarına hiç yüz vermiyordur?
Adım 1: Çocuklar, genellikle tatlı ve yağlı yiyecekler bize daha çekici gelir. Beynimiz bu tür yiyecekleri daha lezzetli bulur çünkü içgüdüsel olarak enerjiye ihtiyaç duyarız. Bu yüzden Tolga da belki de bu tür yiyeceklerin tadını daha çok seviyordur.
Adım 2: Bir de alışkanlıklar var. Eğer Tolga küçük yaşından beri hep aynı tür yemekleri yemişse, yeni ve farklı tatlara alışmakta zorlanabilir. Mesela sebzeler bazen acı, bazen topraksı gelebilir ve bu da Tolga’nın onları sevmemesine neden olabilir. Ayrıca arkadaş çevresinin veya ailesinin beslenme alışkanlıkları da Tolga’yı etkileyebilir.
Sonuç: Tolga’nın sevdiği yemekler genellikle lezzetli ve kolay ulaşılabilir abur cuburlar olabilirken, sevmediği yemekler ise sağlıklı ama tadına alışkın olmadığı sebzeler veya diğer besinler olabilir. Bu durum, tat tercihlerinden, alışkanlıklardan ve çevresel etkilerden kaynaklanabilir.
b) Tolga’nın yemek seçme davranışı ile ilgili olumlu ya da olumsuz görüşünüzü yazınız.
Çözüm:
Eğer Tolga sadece belirli yemekleri yiyor, özellikle de abur cubur tarzı şeyleri tercih ediyorsa ve sağlıklı yemeklere burun kıvırıyorsa, bu durumla ilgili olumsuz bir görüşüm olurdu. Çünkü:
Adım 1: Sevgili çocuklar, vücudumuzun sağlıklı büyüyüp gelişmesi için birçok farklı vitamine ve minerale ihtiyacı var. Eğer Tolga sadece sevdiği birkaç yiyeceği yerse, diğer besinlerden alması gereken vitamin ve mineralleri alamaz. Bu da onun sağlıklı büyümesini ve güçlü olmasını engeller.
Adım 2: Tek tip beslenmek, Tolga’nın enerjisinin çabuk bitmesine, derslerinde veya oyunlarında yeterince odaklanamamasına neden olabilir. Vücudu yeterli yakıtı alamazsa, yorgun düşer ve hastalıklara karşı daha savunmasız hale gelir.
Sonuç: Tolga’nın yemek seçme davranışı, eğer sağlıksız yiyeceklere yöneliyorsa ve çeşitlilikten uzaksa, onun sağlığı, enerjisi ve gelişimi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Bu yüzden bu durum bence pek de iyi bir davranış değil.
c) Siz olsaydınız Tolga’nın yemek seçme alışkanlığından vazgeçmesi için ona hangi önerilerde bulunurdunuz? Gerekçeleriyle yazınız.
Çözüm:
Eğer ben Tolga’nın öğretmeni veya arkadaşı olsaydım, ona bu alışkanlığından vazgeçmesi için şunları söylerdim:
-
Öneri 1: “Her tabağa bir kaşık!” kuralı koyalım.
Gerekçe: Biliyorum, sevmediğin bir yemeği yemek istemezsin. Ama bazen bir yemeğin tadına alışmak için birkaç kez denemek gerekir. Mesela, annenin pişirdiği pırasadan bir kaşık alıp ye. Belki de düşündüğün kadar kötü değildir! Hatta birkaç kez denediğinde tadına alışıp sevebilirsin bile.
-
Öneri 2: Yemekleri kendin hazırlamaya yardım et.
Gerekçe: Mutfağa girip annene veya babana yardım etmek, sebzeleri yıkamak, salata yapmak gibi işlere katılmak, yemeğin nasıl yapıldığını görmeni sağlar. Kendi emeğinle hazırladığın bir yemeği yemek sana daha zevkli gelir ve denemeye daha açık olursun. Belki de o “sevmediğin” sebzelerin ne kadar renkli ve güzel göründüğünü fark edersin!
-
Öneri 3: Sevmediğin yiyecekleri farklı şekillerde dene.
Gerekçe: Mesela, brokoli yemeyi sevmiyorsun diyelim. Peki, brokoliyi çorbaya karıştırırsak veya fırında peynirle hafifçe kızartırsak nasıl olur? Bazen yiyeceklerin pişirilme şekli, onların tadını tamamen değiştirebilir. Belki de sana daha çok hitap eden bir tarif buluruz. Böylece hem sağlıklı beslenirsin hem de yeni lezzetler keşfedersin!
-
Öneri 4: Sağlıklı beslenmenin sana ne gibi faydaları olacağını düşün.
Gerekçe: Güçlü kemikler, parlak saçlar, enerjik bir vücut, derslerde daha iyi odaklanma… Bütün bunlar sağlıklı beslenmeyle mümkün! Eğer vücuduna iyi bakarsan, daha az hasta olursun ve bütün gün oyun oynayacak enerjin olur. Sevmediğin bir yemeği yediğinde, aslında kendine bir iyilik yapmış oluyorsun. Bu düşünce, yemeği yemene yardımcı olabilir.
Sonuç: Tolga’ya bu önerilerle yaklaşırsam, hem onu anlamaya çalışmış olurum hem de sağlıklı beslenme konusunda ona pratik ve eğlenceli yollar sunarım. Böylece Tolga, yemek seçme alışkanlığını yavaş yavaş değiştirebilir ve daha dengeli beslenmeyi öğrenir.
4. ETKİNLİK: YAZALIM
a) Okuduğunuz metinden karşılaştırma işlevli söz varlıklarının (ama, fakat, daha, en, kadar, -den çok, -den az vb.) kullanıldığı cümleleri belirleyip aşağıya yazınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, hatırlarsanız metnimiz elimizde olmadığı için bu kısmı örnek cümlelerle dolduracağız. Karşılaştırma sözcükleri, iki şeyi veya durumu birbirine benzetmek, farklılıklarını ortaya koymak ya da üstünlüklerini belirtmek için kullanılır. Hadi, bu kelimeleri kullanarak örnek cümleler yazalım:
- Ama: Havuç yemeyi severim, ama kerevizi pek sevmem.
- Fakat: Spor yapmak çok eğlenceli, fakat bazen yorucu olabiliyor.
- Daha: Elmalar, muzlardan daha suludur.
- En: Brokoli, bence en sağlıklı sebzelerden biridir.
- Kadar: Annemin yaptığı yemekler, hiçbir lokantanın yemeği kadar lezzetli değildir.
- -den çok: Günde bir porsiyon meyve, iki porsiyon sebzeden çok daha faydalıdır.
- -den az: Fast food tüketimi, sağlıklı beslenmeden daha az önemlidir. (Burada ters bir karşılaştırma yaptım, fast food’un daha az önemli olduğunu belirttim.)
Sonuç: Gördüğünüz gibi, bu kelimeleri kullanarak farklı şeyleri veya durumları birbiriyle karşılaştırabiliriz. Metnimiz olsaydı, Tolga’nın yemek tercihleri veya beslenme alışkanlıkları arasında da böyle karşılaştırmalar bulabilirdik.
b) Karşılaştırma işlevli söz varlıklarını kullandığınız sağlıklı beslenmeyle ilgili cümleler yazınız.
Çözüm:
Şimdi de öğrendiğimiz karşılaştırma kelimelerini kullanarak, hepimizin çok iyi bildiği “sağlıklı beslenme” konusuyla ilgili cümleler kuralım. Bakalım neler yazabiliriz:
- Daha: Meyveler, şekerli atıştırmalıklardan daha sağlıklıdır.
- En: Su, vücudumuz için en gerekli içecektir.
- Kadar: Bir porsiyon sebze yemeği, bir avuç cips kadar doyurucu olmasa da çok daha besleyicidir.
- -den çok: Kahvaltı, günün diğer öğünlerinden çok daha önemlidir.
- -den az: Abur cubur yemek, sağlıklı beslenmekten daha az faydalıdır.
- Fakat: Meyve yemek çok önemli, fakat her meyveyi mevsiminde tüketmek gerekir.
- Ama: Sebzeleri buharda pişirmek vitamini korur, ama kızartmak besin değerini azaltır.
Sonuç: Bu cümlelerde de gördüğünüz gibi, karşılaştırma sözcüklerini kullanarak sağlıklı beslenmenin farklı yönlerini vurgulayabiliriz. Hangi yiyeceklerin daha faydalı olduğunu, hangilerinin daha az önemli olduğunu veya hangi beslenme alışkanlıklarının daha iyi olduğunu bu kelimelerle anlatabiliriz.
Harika bir iş çıkardınız çocuklar! Tüm soruları adım adım, güzelce cevapladık. Unutmayın, sağlıklı beslenmek ve Türkçe derslerimize dikkat etmek, tıpkı bu etkinlikte olduğu gibi, hayatımızın her alanında bize çok yardımcı olur. Başka bir derste görüşmek üzere, kendinize iyi bakın!