5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 89
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersinde çok güzel bir metin ve sorularla karşı karşıyayız. Bu sorular hem dilimizi daha iyi kullanmamızı sağlayacak hem de bize hayatla ilgili çok değerli öğütler verecek. Hazırsanız, bu soruları adım adım, sabırla ve dikkatle çözelim.
C. Aşağıdaki dörtlüğü düzyazı şeklinde yeniden yazınız.
Dörtlük:
Sevmekten geri kalma,
Yapan ol, yıkan olma,
Sevene diken olma,
Gülü incitme gönül.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bir şiiri düzyazıya çevirirken, şiirdeki anlamı bozmadan, günlük konuşma dilimize yakın bir şekilde ifade etmemiz gerekir. Şiirdeki mecazları ve sanatlı söyleyişleri daha açık bir dille anlatmalıyız. Hadi, bu dörtlüğü birlikte düzyazıya çevirelim:
Adım 1: Her dizeyi tek tek anlamaya çalışalım.
- “Sevmekten geri kalma,” demek, her zaman sevgi dolu ol, sevmeyi hiç bırakma demek.
- “Yapan ol, yıkan olma,” demek, iyilikler yap, güzellikler inşa et; kötü şeyleri yapan, bozan kişi olma demek.
- “Sevene diken olma,” demek, seni seven insanlara karşı kötü davranma, onları incitme demek.
- “Gülü incitme gönül.” Buradaki “gönül” kelimesi bize sesleniyor, yani kalbimize, iç dünyamıza. Gül ise narin, güzel bir çiçektir. Onu incitme derken, en narin varlıkları bile incitmekten kaçın, herkese karşı nazik ol demek istiyor.
Adım 2: Bu anlamları birleştirerek akıcı bir düzyazı oluşturalım.
Sevgili gönül, hayatında her zaman sevgiyi ön planda tut. Yapıcı ol, güzel işler başar, yıkıcı ve kötü davranışlardan uzak dur. Seni seven insanlara karşı asla incitici olma, onlara kötü sözler söyleme ya da kötü davranma. Hatta en narin varlık olan gülü bile incitmekten kaçın, herkese ve her şeye karşı nazik ve anlayışlı ol.
—
C. Yazdığınız düzyazıyla dörtlük arasındaki farkları belirleyiniz. Hangi anlatım türünü daha çok beğendiğinizi nedenleriyle yazınız.
Çözüm:
Şimdi de şiirle düzyazının farklarına bakalım ve hangisini neden daha çok sevdiğimizi konuşalım.
Adım 1: Dörtlük (Şiir) ve Düzyazı arasındaki farkları bulalım.
- Dörtlük (Şiir):
- Şiirde duygular ve hayaller ön plandadır.
- Kafiye (ses uyumu) ve ölçü gibi özellikler bulunur. Bu, şiire bir müzikalite ve ahenk katar.
- Daha az kelimeyle çok derin anlamlar anlatabilir.
- Genellikle daha sanatlı ve imgelerle (benzetmelerle) doludur. “Gülü incitme gönül” derken sadece gülü değil, tüm narin varlıkları, hatta insanları kırmamaktan bahsediyor.
- Akılda kalıcılığı daha fazladır.
- Düzyazı:
- Düzyazı, günlük konuşma diline daha yakındır.
- Daha çok bilgi vermek, açıklamak ve olayları anlatmak için kullanılır.
- Kafiye veya ölçü gibi kuralları yoktur.
- Daha uzun ve detaylı anlatıma imkan tanır.
- Anlamı daha açık ve doğrudandır. Herkesin kolayca anlayabileceği bir dildir.
Adım 2: Hangi anlatım türünü daha çok beğendiğimizi ve nedenini açıklayalım.
Ben bu iki anlatım türünden şiiri daha çok beğeniyorum. Çünkü şiir, kelimelerle resim yapar gibi, az sözle çok şey anlatır. “Gülü incitme gönül” dediğinde aklımda hem narin bir gül canlanır hem de kimseyi kırmamam gerektiği mesajı kalbime dokunur. Şiir, duygularımızı daha derinden hissettirir ve kelimelerin gücüyle bizi etkiler. Ayrıca kafiyeleri sayesinde kulağa hoş gelir ve akılda kalması daha kolay olur.
Tabii ki düzyazı da çok önemlidir. Bilgi almak, ders çalışmak veya bir olayı tüm detaylarıyla öğrenmek için düzyazı vazgeçilmezdir. Ama konu duygu ve öğüt vermeye geldiğinde, şiirlerin insanı daha çok etkilediğini düşünüyorum.
—
4. ETKİNLİK
a. Şairin şiirde vermek istediği öğütler aşağıda listelenmiştir. Hangi öğüt şiirin hangi bölümünde verilmiştir? Örnekteki gibi eşleştiriniz. Boşta kalan dizelerin vermek istediği öğüdü de siz yazınız.
Çözüm:
Harika bir etkinlik! Şairin bize verdiği öğütleri bulup doğru yerlerle eşleştireceğiz ve eksik olanları tamamlayacağız. Bu, hem okuduğumuzu anlamamızı geliştirecek hem de bize yeni şeyler öğretecek.
Adım 1: Verilen öğütleri ve şiir bölümlerini dikkatlice inceleyelim.
Şiir Bölümleri:
a) Çiçeklerle hoş geçin,
Balı incitme gönül.
b) Bir küçük meyve için
Dalı incitme gönül.
c) Konuşmak bize mahsus,
Olsada bir güzel süs,
‘Ya hayır de, yahut sus.’
Dili incitme gönül.
d) Başın olsa da yüksek,
Gözün enginde gerek,
Kibirle yürüyerek
Yolu incitme gönül.
Proz Öğütler:
a) İnsanların birbirleriyle ilişkilerinde nazik olmaları gerekir. Karşılıklı ilişkiler nazik ve anlayışlı olunursa sürdürülebilir.
b) Ne kadar makam ve mevki sahibi olsak da böbürlenme, büyüklenme gibi hoş olmayan davranışlardan kaçınıp insanlara karşı alçak gönüllü olmalıyız.
c) İnsanları sevmeli, onlarla kurduğumuz iletişimlerde incitici davranış ve sözler yerine yapıcı ifadeler kullanmalıyız. Bizleri seven insanları kırarak onları kendimizden uzaklaştırmamalıyız.
d) İnsanlar sözlerine dikkat etmelidir. İnsanları sözlerimizle incitmek yerine nazik ve yapıcı bir iletişim dili tercih etmeliyiz.
Ana Dörtlük:
Sevmekten geri kalma,
Yapan ol, yıkan olma,
Sevene diken olma,
Gülü incitme gönül.
Adım 2: Eşleştirmeleri yapalım.
- c) Konuşmak bize mahsus… Dili incitme gönül. → Bu bölüm, dilimizi kullanırken dikkatli olmamız gerektiğini, başkalarını sözlerimizle incitmememiz gerektiğini anlatıyor. Bu da proz öğüt (d) ile eşleşir: “İnsanlar sözlerine dikkat etmelidir. İnsanları sözlerimizle incitmek yerine nazik ve yapıcı bir iletişim dili tercih etmeliyiz.”
- d) Başın olsa da yüksek… Yolu incitme gönül. → Bu bölüm, makamımız ne kadar yüksek olursa olsun kibirlenmememiz, alçak gönüllü olmamız gerektiğini vurguluyor. Bu da proz öğüt (b) ile eşleşir: “Ne kadar makam ve mevki sahibi olsak da böbürlenme, büyüklenme gibi hoş olmayan davranışlardan kaçınıp insanlara karşı alçak gönüllü olmalıyız.”
- Ana Dörtlük: Sevmekten geri kalma… Gülü incitme gönül. → Bu dörtlük, genel olarak sevgi dolu olmayı, yapıcı olmayı ve insanları incitmemeyi öğütlüyor. Özellikle “sevene diken olma” ifadesi, bizi sevenleri kırmamamız gerektiğini belirtiyor. Bu da proz öğüt (c) ile eşleşir: “İnsanları sevmeli, onlarla kurduğumuz iletişimlerde incitici davranış ve sözler yerine yapıcı ifadeler kullanmalıyız. Bizleri seven insanları kırarak onları kendimizden uzaklaştırmamalıyız.”
Adım 3: Boşta kalan dizelerin öğütlerini yazalım.
Eşleştirmelerden sonra boşta kalan şiir bölümleri (a) ve (b) ile boşta kalan proz öğüt (a) var. Ancak soru, “Boşta kalan dizelerin vermek istediği öğüdü de siz yazınız” dediği için, boşta kalan şiir bölümlerinin öğütlerini kendimiz yazacağız.
- a) Çiçeklerle hoş geçin, Balı incitme gönül.
- Öğüt: Doğadaki canlılara, bitkilere ve hayvanlara karşı nazik ve saygılı olmalı, onlara zarar vermekten kaçınmalıyız. Tüm canlılarla uyum içinde yaşamalıyız.
- b) Bir küçük meyve için Dalı incitme gönül.
- Öğüt: Küçük bir çıkar veya menfaat uğruna, daha büyük değerlere zarar vermemeliyiz. Hırslarımıza yenilip etrafımızdaki güzellikleri veya başkalarını incitmemeliyiz.
—
b. Şiirde verilmek istenen mesaj nedir? Yazınız.
Çözüm:
Şimdi de tüm bu dizelerden ve öğütlerden çıkarabileceğimiz ana mesajı bulalım. Şair bize ne anlatmak istiyor, hayatımızda ne gibi bir ders çıkarmalıyız?
Adım 1: Tüm öğütleri bir araya getirelim ve ortak noktalarını bulalım.
- Sevgi dolu ol.
- Yapıcı ol, yıkıcı olma.
- Seni sevenleri incitme.
- Gülü bile incitme (yani her şeye karşı nazik ol).
- Doğadaki canlılara iyi davran.
- Küçük çıkarlar için büyük zararlar verme.
- Sözlerine dikkat et, kimseyi dilinle incitme.
- Kibirden uzak dur, alçak gönüllü ol.
Adım 2: Bu ortak noktaları özetleyen bir ana mesaj yazalım.
Şiirde verilmek istenen ana mesaj şudur:
Hayatta her zaman sevgi dolu, yapıcı ve alçak gönüllü olmalıyız. İnsanlara, doğaya ve tüm canlılara karşı saygılı ve nazik davranmalı, kimseyi sözlerimizle veya davranışlarımızla incitmekten kaçınmalıyız. Küçük çıkarlar uğruna büyük değerleri veya başkalarını kırmamalıyız. Kısacası, etrafımızdaki her şeye karşı merhametli ve iyi kalpli olmalıyız.