5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 37
Merhaba sevgili öğrencilerim! 5. sınıf Türkçe dersimizdeki bu etkinliği birlikte inceleyelim ve adım adım çözelim. Unutmayın, her sorunun cevabını bulurken hem düşünecek hem de öğrendiklerimizi pekiştireceğiz. Hazırsanız başlayalım!
12. ETKİNLİK: YAZALIM
a) “Sevgili Günlük” metnindeki gibi yakınları yanında olmayan bir komşunuzun hastalanmasına benzer bir durumla karşılaştınız mı? Karşılaştıysanız ailenizle neler yaptınız?
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu soru aslında sizin hayat tecrübelerinize ve empati yeteneğinize yönelik bir soru. Yani, kendinizi böyle bir durumda hayal etmenizi istiyor. Ben de size örnek olması için hayali bir durumu anlatacağım.
Adım 1: Durumu anlama
Öncelikle soruyu iyi anlayalım. “Sevgili Günlük” metnini okumadık ama sorudan anladığımız kadarıyla, yakınları yanında olmayan, yani yalnız yaşayan bir komşunun hastalanması üzerine bir durumdan bahsediliyor. Böyle bir durumda ne yapacağımızı düşünmemiz gerekiyor.
Adım 2: Kendi deneyimimi hayal etme
Diyelim ki, bizim apartmanımızda ya da sokağımızda yaşlı ve yalnız yaşayan, adı Ayşe Teyze olan bir komşumuz var. Bir gün onu göremedik, kapısı çalınca açmadı ya da sesi çok kısık geldi. İşte o zaman aklıma bu soru geldi.
Adım 3: Ailemle neler yapacağımı açıklama
Böyle bir durumla karşılaştığımızda, ailemizle hemen konuşup bir plan yapardık. İlk olarak, Ayşe Teyze’nin kapısını birkaç kez daha çalıp seslenirdik. Eğer cevap alamazsak veya kötü bir durum olduğunu hissedersek, annem ya da babam, diğer komşulara danışır, belki apartman yöneticisiyle konuşurdu. Sonra, eğer gerekirse, kapıyı açmak için yardım isterdik. İçeri girdiğimizde Ayşe Teyze’nin rahatsızlandığını görseydik, hemen 112 Acil Servis’i arar, doktor gelene kadar yanında durur, ona moral verirdik. Hastaneye gitmesi gerekirse, ailemizden biri ona eşlik ederdi. İyileşene kadar da yemek, alışveriş gibi ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olurduk. Komşuluk ilişkileri böyle zor zamanlarda çok önemlidir, değil mi?
Sonuç:
Evet, ben de böyle bir durumla karşılaştım. Geçen yıl yan komşumuz olan yaşlı ve yalnız yaşayan Fatma Teyze hastalanmıştı. Onu birkaç gündür görmeyince annem endişelendi. Babamla birlikte kapısını çaldık, sesini duyamayınca daha çok telaşlandık. Annem hemen diğer komşularla konuştu, hep birlikte kapıyı açtık. Fatma Teyze yatağında çok bitkin bir şekilde yatıyordu. Annem hemen 112’yi aradı, babam da bir yandan Fatma Teyze’ye su verip ateşini kontrol etti. Ambulans gelip Fatma Teyze’yi hastaneye götürdükten sonra, biz de hastaneye gittik ve yanında kaldık. Fatma Teyze iyileşip eve dönene kadar ona yemekler taşıdık, ev işlerine yardım ettik. O gün, komşularımıza sahip çıkmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladık.
b) Aşağıdaki sorular ve yönergeler doğrultusunda metinle ilgili tahminlerde bulunduğunuz bir yazı yazınız.
- Günlük yazan kişinin babası, aile toplantılarında başka hangi önerilerde bulunabilir?
- Komşularının arayıp sormaması hâlinde Davut amca ve Selma teyze ile ilgili başka hangi durumlar yaşanabilir?
- Paylaşma ve yardım etme ile ilgili düşüncelerinizi bu sorularla ilgili cevaplarınızı içerecek biçimde yazınız.
- Yazınızda isimleri niteleyen ve belirten kelimeleri kullanmaya özen gösteriniz.
Çözüm:
Bu bölüm, bir önceki soruyla bağlantılı olarak, hayal gücümüzü kullanarak bir yazı yazmamızı istiyor. Burada “Sevgili Günlük” metnindeki durumu ve karakterleri düşünerek bir hikâye oluşturacağız. Hem de niteleyen ve belirten kelimeleri kullanmaya dikkat edeceğiz.
Adım 1: Yönergeyi anlama
Bizden Davut amca ve Selma teyze’nin durumuyla ilgili bir yazı yazmamız isteniyor. Günlük yazan kişinin babasının önerileri ve komşuların ilgisizliği durumunda neler olabileceği üzerine düşüneceğiz. En önemlisi, yardım etme ve paylaşma duygularımızı yazımıza yansıtacağız.
Adım 2: İlk alt soruyu cevaplama (babanın önerileri)
Günlük yazan kişinin babası, muhtemelen çok düşünceli biridir. Aile toplantılarında sadece komşulara yardım etmekle kalmayıp, belki de mahalledeki ihtiyaç sahibi diğer insanlara da nasıl el uzatabileceklerini konuşabilir. Mesela, “Mahallede tek başına yaşayan başka kimler var, onları ziyaret edelim mi?”, “Çocuklar, eski oyuncaklarınızı ya da kitaplarınızı ihtiyacı olan çocuklarla paylaşmak ister misiniz?”, “Haftada bir gün, mahallemizdeki yaşlı komşularımızın çöplerini atmalarına, market alışverişlerini yapmalarına yardım edebiliriz.” gibi güzel önerilerde bulunabilir.
Adım 3: İkinci alt soruyu cevaplama (komşuların durumu)
Eğer komşular, Davut amca ve Selma teyze’nin rahatsızlığına rağmen arayıp sormaz, ilgisiz kalırlarsa, zavallı Davut amca ve Selma teyze çok zor duruma düşebilirler. İlaçlarını alamayabilirler, yemeklerini yapamayabilirler, en basit ihtiyaçları olan bir bardak suya bile ulaşamayabilirler. Yalnızlık ve çaresizlik içinde daha da kötüleşebilirler. Belki de hastalıkları daha ciddi bir hale gelebilir ve hastaneye gitmeleri gecikebilir. Bu durum, onların sağlığını ve moralini çok kötü etkilerdi.
Adım 4: Paylaşma ve yardım etme üzerine bir yazı oluşturma, niteleyen ve belirten kelimeleri kullanma
Şimdi tüm bu düşüncelerimi bir araya getirerek bir yazı oluşturalım. Niteleyen kelimeler (sıfatlar): yaşlı, yalnız, düşünceli, zor, ciddi, kötü, güzel, eski, ihtiyaç sahibi gibi. Belirten kelimeler (işaret sıfatları, sayı sıfatları, belirsizlik sıfatları): bu, o, bir, birkaç gibi.
Sonuç:
Yardımın Sıcak Eli
Sevgili günlük, bugün ailece yine önemli bir konu üzerine konuştuk. Babam, Davut amca ve Selma teyze’nin zorlu günlerinde yanlarında olmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Babamın dediği gibi, bu sadece bir komşuluk görevi değil, aynı zamanda insani bir sorumluluk. O, aile toplantılarımızda hep güzel öneriler sunar. Mesela, “Mahallemizdeki yalnız yaşayan diğer yaşlı komşularımızı da düzenli olarak ziyaret edelim. Onların küçük ihtiyaçlarını karşılamak, onlara büyük bir mutluluk verir,” derdi. Ya da “Eski ama hâlâ kullanılabilir eşyalarımızı ihtiyacı olan ailelerle paylaşalım,” diye düşünceli fikirler ortaya atardı.
Peki ya komşular, Davut amca ve Selma teyze’nin rahatsızlığını görmezden gelip arayıp sormasalardı? İşte o zaman durum çok daha kötü olurdu. Bu iki iyi kalpli insan, o zorlu günlerde ilaçlarını almakta, yemeklerini hazırlamakta büyük sıkıntı yaşarlardı. Belki de hastalıkları daha da ilerler, ciddi sonuçlar doğururdu. Yalnızlık, hastalığın kendisinden bile daha ağır bir yüktür. Bu acımasız durum, onların hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını derinden etkilerdi. Kim bilir, belki de bir bardak suya bile muhtaç kalırlardı.
Benim düşünceme göre, paylaşma ve yardım etme, hayatın en temel değerlerinden biridir. Birine uzattığımız sıcak bir el, onun dünyasını aydınlatabilir. Bu, sadece maddi yardımla sınırlı değildir; bazen tatlı bir söz, küçük bir ziyaret ya da sadece “Nasılsınız?” diye sormak bile büyük bir fark yaratır. Unutmayalım ki, bugün biz başkasına yardım edersek, yarın bizim de bir yardıma ihtiyacımız olduğunda o şefkatli eller bize uzanır. Toplum olarak birbirimize kenetlendikçe, hayat çok daha yaşanılır ve güzel bir yer olur.
c) Öğretmeninizin geri bildirimleriyle güçlü ve gelişmeye açık yönlerinizi belirleyiniz. Bu yönlerinizi sonraki etkinliklerde geliştirmeye çalışınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, bu kısım benim size vereceğim bir ödev gibi. Yani, bu soruyu ben sizin yerinize çözemem. Bu, sizin kendi kendinize yapacağınız bir değerlendirme. Yazdığınız yazıyı bana teslim ettiğinizde, ben onu dikkatlice okuyacağım. Sonra size geri bildirimler vereceğim. Örneğin, “Cümlelerin çok akıcı olmuş, bu senin güçlü yönün,” ya da “Niteleyici kelimeleri daha fazla kullanabilirsin, bu yönde gelişebilirsin,” gibi. Siz de benim bu geri bildirimlerimi dikkate alarak, bir sonraki yazma etkinliğinde kendinizi geliştirmeye çalışacaksınız. Unutmayın, her geri bildirim, sizin daha iyi olmanız için bir fırsattır!
Bu Görev Bizim
“UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi” ve “zanaat ve sanat”la ilgili araştırma yapınız. Araştırma yapmadan önce hangi bilgi kaynaklarını kullanabileceğinizi ve bunlara nasıl ulaşabileceğinizi listeleyiniz. Yaptığınız listeden size en uygun araştırma kaynağını seçiniz.
Çözüm:
Bu görev, araştırma yapma becerimizi geliştirmek için harika bir fırsat! “UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi” ve “zanaat ve sanat” konuları hem çok ilginç hem de çok geniş konular. Haydi, nasıl bir araştırma yapacağımızı planlayalım.
Adım 1: Konuyu anlama
Konumuz iki ana başlıktan oluşuyor: Birincisi “UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi”. Bu, dünya genelinde korunması gereken, kuşaktan kuşağa aktarılan gelenekleri, sözlü anlatımları, gösteri sanatlarını, el sanatlarını ve doğayla evrenle ilgili bilgi ve uygulamaları içeren bir liste. İkincisi ise “zanaat ve sanat”. Bu da el emeğiyle yapılan, hem kullanışlı hem de estetik değeri olan ürünleri ve bu ürünleri ortaya çıkaran becerileri kapsıyor.
Adım 2: Bilgi kaynaklarını listeleme (nasıl ulaşılacağıyla birlikte)
Şimdi bu konular hakkında bilgi edinmek için hangi kaynakları kullanabiliriz ve onlara nasıl ulaşabiliriz, bir liste yapalım:
-
İnternet:
- Nasıl ulaşılır: Evdeki bilgisayarımızdan, tabletlerimizden veya telefonlarımızdan internet tarayıcısını açarak Google gibi arama motorlarına “UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye” veya “Türk el sanatları” gibi kelimeler yazarak arama yapabiliriz. UNESCO’nun kendi resmi web sitesi (unesco.org.tr veya unesco.org) çok güvenilir bir kaynaktır. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’nın veya Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın siteleri de işimize yarar.
-
Kütüphane (Okul veya Halk Kütüphanesi):
- Nasıl ulaşılır: Okul kütüphanemize gidebilir veya velilerimizle birlikte yakınımızdaki halk kütüphanesine giderek görevli kişilerden yardım isteyebiliriz. Kütüphanede “kültürel miras”, “Türk el sanatları”, “UNESCO” gibi anahtar kelimelerle kitap veya dergi arayabiliriz. Kütüphaneciler bize doğru rafları ve kitapları göstereceklerdir.
-
Belgeseller ve Eğitim Videoları:
- Nasıl ulaşılır: Televizyonda veya YouTube gibi platformlarda “UNESCO mirasları”, “geleneksel el sanatları” konulu belgeselleri izleyebiliriz. Görsel olarak bilgi edinmek çok daha akılda kalıcı olabilir.
-
Uzman Kişilerle Röportaj:
- Nasıl ulaşılır: Eğer çevremizde el sanatlarıyla uğraşan bir zanaatkâr varsa (mesela bir bakırcı, çömlekçi, ebru sanatçısı), onlarla konuşarak, onlara sorular sorarak ilk elden bilgi edinebiliriz. Bu, çok değerli bir deneyim olur.
-
Ders Kitapları ve Ansiklopediler:
- Nasıl ulaşılır: Türkçe, Sosyal Bilgiler gibi ders kitaplarımızda bu konularla ilgili bölümler olabilir. Ayrıca evimizde veya kütüphanede bulunan eski ya da yeni ansiklopedilere bakabiliriz.
Adım 3: En uygun kaynağı seçme ve nedenini açıklama
Bu listeden bana göre en uygun araştırma kaynağı İnternet olacaktır. Neden mi?
-
Adım 1: Erişim Kolaylığı: İnternete evden veya okuldan çok kolay bir şekilde ulaşabilirim. Kütüphaneye gitmek için zaman veya ulaşım sorunu yaşamam.
-
Adım 2: Bilgi Çeşitliliği ve Güncellik: İnternet, çok fazla bilgiye ev sahipliği yapar. Hem yazılı metinler, hem görseller hem de videolar bulabilirim. Ayrıca, UNESCO listeleri sürekli güncellendiği için en güncel bilgilere internetten ulaşmak daha kolaydır.
-
Adım 3: Görsel ve İşitsel Destek: Belgeseller ve kısa videolar sayesinde hem görerek hem de duyarak öğrenme imkânım olur. Bu da konuyu daha iyi anlamamı sağlar.
Sonuç:
Araştırma yaparken kullanabileceğim bilgi kaynakları:
-
İnternet: UNESCO’nun resmi sitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı siteleri, güvenilir haber siteleri ve eğitim platformları. (Arama motorları aracılığıyla)
-
Kütüphane: Kültür, sanat ve tarih konulu kitaplar, ansiklopediler ve dergiler. (Kütüphaneci yardımıyla veya katalog tarayarak)
-
Belgeseller/Videolar: UNESCO mirasları ve el sanatları üzerine hazırlanmış televizyon belgeselleri veya YouTube’daki eğitim videoları. (Televizyon veya internet platformları aracılığıyla)
-
Uzman Kişiler: El sanatlarıyla uğraşan zanaatkârlar veya kültürel miras üzerine çalışan akademisyenler. (Röportaj yaparak)
Bu kaynaklar arasından İnternet’i seçiyorum çünkü kolay ulaşılabilir olması, bilgi çeşitliliği ve güncel verilere erişim imkânı sunmasıyla en verimli yol olduğunu düşünüyorum. Ancak internetten araştırma yaparken, bilgilerin güvenilir kaynaklardan geldiğinden emin olmak çok önemlidir.