2. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 113
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Bugün size gönderdiğim görseldeki etkinliği ve sonraki derse hazırlık kısmını beraber inceleyeceğiz. Sanki sınıfta yan yanaymışız gibi, adım adım her şeyi konuşacağız, hiç merak etmeyin!
Görseldeki metin bize önce bir hikaye anlatıyor, sonra da bizden bir şeyler yapmamızı istiyor. Haydi, ilk olarak ne yapmamız gerektiğini anlayalım.
8. Etkinlik: Kartpostal Yazma
Metin şöyle başlıyor:
Hüseyin geçen yaz tatilde John ile tanıştı. Onunla arkadaş oldu. Hüseyin onun Türkçesini o da Hüseyin’in İngilizcesini ilerletmesi için yoğun çaba gösterdi. Aşağıdaki kartpostalı Hüseyin John’a yazdı. Siz de getirdiğiniz kartpostallara, bir dostunuza veya aile büyüğünüze duygu ve düşüncelerinizi yazınız. Dostunuz veya aile büyüğünüz uzaktaysa aile büyüklerinizden yardım alarak kartpostalı posta yoluyla gönderiniz.
Bu etkinlik bize aslında iki ana görev veriyor sevgili çocuklar:
- Birincisi, Hüseyin’in John’a yazdığı kartpostalı okuyup anlamak.
- İkincisi ise, bu kartpostaldan ilham alarak kendi kartpostalımızı yazmak.
Şimdi bu görevleri adım adım çözelim.
Adım 1: Hüseyin’in Kartpostalını Anlamak
Hüseyin, arkadaşı John’a duygularını ve düşüncelerini anlatan çok güzel bir kartpostal yazmış. Gelin, kartpostalda neler yazdığına bir göz atalım:
Sevgili John,
Tatilin gelmesini dört gözle bekliyorum. Yine seninle, kardeşin Julia (Culya)yla ve Ali’yle bir araya gelmeyi iple çekiyorum. Bu yaz, sizinle çok eğleneceğimizi biliyorum.
Hepinizi çok özledim.
Hüseyin
Peki, Hüseyin bu kartpostalda bize ne anlatıyor?
- Önce “Sevgili John,” diyerek kime yazdığını belirtiyor. Bu, kartpostal yazarken ilk yapmamız gereken şeydir: Kime yazıyorsak onun adını yazmak.
- Sonra “Tatilin gelmesini dört gözle bekliyorum.” diye başlıyor. Bu cümle bize, Hüseyin’in John’u ve diğer arkadaşlarını ne kadar çok görmek istediğini gösteriyor. “Dört gözle beklemek” demek, bir şeyi çok ama çok istemek ve sabırsızlanmak demektir, biliyor musunuz?
- Devamında, kimlerle buluşmak istediğini söylüyor: “Yine seninle, kardeşin Julia (Culya)yla ve Ali’yle bir araya gelmeyi iple çekiyorum.” Burada da “iple çekmek” deyimi var. Bu da “dört gözle beklemek” gibi, bir şeyi çok istemek anlamında kullanılır. Hüseyin, arkadaşlarını ne kadar çok özlediğini ve onlarla vakit geçirmeyi ne kadar arzuladığını çok güzel anlatmış.
- “Bu yaz, sizinle çok eğleneceğimizi biliyorum.” diyerek de gelecek için umutlarını ve beklentilerini paylaşıyor. Onlarla çok iyi vakit geçireceğine inanıyor.
- Kartpostalın sonuna ise “Hepinizi çok özledim.” diye eklemiş. Bu cümle, Hüseyin’in arkadaşlarını ne kadar düşündüğünü ve onlardan ayrı kalmanın zor geldiğini gösteriyor.
- En sonda da kendi adını yazmış: “Hüseyin”. Kartpostalı kimin yazdığını da böylece belirtmiş oluyor.
Gördüğünüz gibi, Hüseyin kartpostalında hem duygularını (özlem, sabırsızlık) hem de düşüncelerini (birlikte eğlenecekleri inancı) çok güzel bir şekilde dile getirmiş.
Adım 2: Kendi Kartpostalımızı Yazmak
Şimdi sıra sizde! Metin bizden ne istiyordu?
Siz de getirdiğiniz kartpostallara, bir dostunuza veya aile büyüğünüze duygu ve düşüncelerinizi yazınız.
Bu kısımda, tıpkı Hüseyin gibi, siz de bir arkadaşınıza, amcanıza, teyzenize, anneannenize ya da dedenize bir kartpostal yazacaksınız. Kartpostalı yazarken şunlara dikkat edebilirsiniz:
- Kime yazıyorsun? Kartpostalın başına, tıpkı Hüseyin’in “Sevgili John,” dediği gibi, kime yazıyorsanız onun adını yazarak başlayın. Örneğin, “Sevgili Ayşe,” ya da “Canım Anneannem,” gibi.
- Neler hissediyorsun? Onu özledin mi? Onu düşündün mü? Ona ne söylemek istersin? İçinden geçenleri samimi bir şekilde yaz. Örneğin, “Seni çok özledim,” veya “Okulda çok güzel şeyler öğrendim, sana anlatmak istiyorum,” gibi.
- Neler düşünüyorsun? Birlikte yaptığınız güzel bir anıyı hatırlatabilirsin. Gelecekte onunla neler yapmak istediğini anlatabilirsin. Örneğin, “Geçen yaz seninle top oynadığımız gün aklıma geldi, ne kadar eğlenmiştik!” veya “Yaz tatilinde seni ziyarete gelmeyi çok istiyorum,” gibi.
- Kapanış ve İmza: Kartpostalın sonuna yine içten bir veda cümlesi yazabilirsin. “Seni çok seviyorum,” “En kısa zamanda görüşmek dileğiyle,” gibi. En alta da kendi adını yazmayı unutma!
Unutmayın, eğer bu dostunuz ya da aile büyüğünüz uzaktaysa, büyüklerinizden yardım alarak bu kartpostalı ona postayla gönderebilirsiniz. Ne kadar güzel bir sürpriz olur, değil mi?
—
Şimdi de görseldeki ikinci kısma, yani “Sonraki Derse Hazırlık” bölümüne bakalım.
Sonraki Derse Hazırlık: Yardıma Muhtaç Yaşlılarla İlgili Haberler
Bu kısımda bizden istenen şey şöyle:
Aile büyüklerinizden yardım alarak yardıma muhtaç yaşlılarla ilgili haberler okuyunuz.
Bu, bir sonraki dersimize hazırlık için yapmamız gereken çok önemli bir görev. Gelin, bunu da adım adım inceleyelim.
Adım 1: Görevi Anlamak
Bu görevde bizden, aile büyüklerimizin yardımıyla, yardıma muhtaç yaşlılar hakkında haberler okumamız isteniyor. “Yardıma muhtaç” ne demek? Bu, bir başkasının yardımına, desteğine ihtiyacı olan kişiler demektir. Yaşlılarımız bazen hastalanabilir, bazen yalnız kalabilir, bazen de günlük işlerini yapmakta zorlanabilirler. İşte o zaman yardıma muhtaç olurlar.
Adım 2: Nasıl Hazırlanacağız?
Bu görevi yaparken şunları uygulayabiliriz:
- Aile Büyüklerinizden Yardım Alın: Annenizden, babanızdan, dedenizden, anneannenizden veya diğer aile büyüklerinizden yardım isteyin. Onlar size gazete, dergi veya internet üzerinden bu tür haberleri bulmanızda yardımcı olabilirler.
- Haberleri Okuyun: Bulduğunuz haberleri dikkatlice okuyun. Bu haberler, yaşlılarımızın ne gibi zorluklar yaşadığını, onlara nasıl yardım edildiğini veya onlara nasıl daha iyi bakılabileceğini anlatabilir.
- Düşüncelerinizi Paylaşın: Okuduğunuz haberler hakkında aile büyüklerinizle konuşun. Ne hissettiğinizi, ne düşündüğünüzü onlarla paylaşın. Belki siz de yaşlılara nasıl yardım edebileceğiniz hakkında fikirler geliştirebilirsiniz.
- Notlar Alın: İsterseniz, okuduğunuz haberlerden aklınızda kalanları veya önemli gördüğünüz yerleri defterinize kısaca not alabilirsiniz. Bu notlar, bir sonraki dersimizde yapacağımız sohbet için size çok yardımcı olacaktır.
Bu hazırlığı yaparak, yaşlılarımıza karşı daha duyarlı olmayı, onları daha iyi anlamayı ve belki de onlara nasıl destek olabileceğimizi öğrenmiş olacağız. Unutmayın, yaşlılarımız bizim değerlilerimizdir ve onlara sevgiyle yaklaşmak hepimizin görevidir.
İşte bu kadar sevgili öğrencilerim! Gördüğünüz gibi, her etkinlikte hem okuma anlama hem de düşünme ve yazma becerilerimizi kullanıyoruz. Bir sonraki dersimizde bu konular hakkında bol bol konuşacağız. Hepinize kolay gelsin!