2. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 96
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok güzel ve düşündürücü sorular üzerine konuşacağız. Bu sorular, okuyacağımız “Cimrinin Kedileri” metnine hazırlanmamız için bize yol gösterecek. Hazır mısınız? Başlayalım!
1. Sizce çok parası olduğu hâlde bunu harcamayan insanlar mutlu mudur? Neden?
Sevgili yavrum, bu gerçekten de üzerinde durmamız gereken önemli bir soru. Çoğu zaman paranın insanı mutlu ettiğini düşünürüz, değil mi? Ancak, aslında durum her zaman böyle olmayabiliyor. Gelin birlikte adım adım bu konuyu düşünelim.
Adım 1: Mutluluğun ne olduğunu hatırlayalım.
Mutluluk, sadece çok şeye sahip olmakla ilgili değildir. Mutluluk; sevdiklerimizle güzel zaman geçirmek, sağlıklı olmak, bir şeyler başarmak, hayatta bir amacımızın olması ve en önemlisi başkalarına faydalı olmakla da ilgilidir. Yani, para mutluluğun sadece bir parçası olabilir, hepsi değil.
Adım 2: Parayı harcamayan birinin nasıl hissedeceğini düşünelim.
Eğer bir insan çok parası olduğu halde bunu hiç harcamıyorsa, yani cimri davranıyorsa, bu durum onun kendi hayatını da etkiler. Belki güzel bir yemek yiyemez, istediği bir şeyi alamaz, yeni bir yerler göremez ya da sevdiklerine küçük bir hediye bile alamaz. Bu tür bir yaşam tarzı, zamanla insanı yalnızlaştırabilir ve mutsuz edebilir. Sürekli “param bitecek” korkusuyla yaşamak da hiç hoş bir duygu değildir, değil mi?
Adım 3: Neden mutlu olamayacaklarını yorumlayalım.
Parayı sadece biriktirmek, insana gerçek bir iç huzuru veya mutluluk getirmez. Çünkü mutluluk, paylaştıkça çoğalan bir duygudur. Başkalarına yardım etmek, birinin yüzünü güldürmek, kendine ve sevdiklerine güzel anılar biriktirmek için parayı kullanmak, insana çok daha büyük bir tatmin verir. Sadece parayı bankada tutmak, insana bir süre sonra bir yük gibi gelmeye başlayabilir.
Sonuç:
Benim düşünceme göre, çok parası olduğu halde bunu harcamayan insanlar genellikle mutlu değildir. Çünkü hayatın güzelliklerinden mahrum kalırlar, sevdikleriyle yeterince paylaşamazlar ve içlerinde bir boşluk hissedebilirler. Gerçek mutluluk, parayı akıllıca kullanarak hem kendi hayatımızı zenginleştirmek hem de başkalarının hayatına dokunabilmektir.
2. İmkânları ölçüsünde, malını diğer insanlarla paylaşan insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Aferin size, bu da bir önceki sorunun tam tersi yönde, çok değerli bir soru! Hadi şimdi de paylaşmanın güzellikleri üzerine konuşalım.
Adım 1: Paylaşmanın ne demek olduğunu hatırlayalım.
Hayatta en güzel şeylerden biri, sahip olduğumuz güzellikleri başkalarıyla paylaşmaktır. Bu, bir oyuncağımız olabilir, bir bilgimiz olabilir, hatta bir gülümsememiz bile olabilir. Elimizden geldiğince başkalarına yardım etmek, bir şeyler vermek, paylaşmaktır.
Adım 2: Malını paylaşan insanların özelliklerini düşünelim.
İmkânları ölçüsünde, yani kendi ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra, elindeki malını diğer insanlarla paylaşan kişiler bence çok özel ve iyi kalpli insanlardır. Bu tür insanlar genellikle cömert, merhametli ve başkalarını düşünen kişiler olurlar. Onlar, sahip oldukları şeylerin sadece kendilerine ait olmadığını, etraflarındaki insanların da yardıma ihtiyacı olabileceğini bilirler ve buna göre davranırlar.
Adım 3: Paylaşmanın getirdiği faydaları yorumlayalım.
Böyle güzel insanlar, başkalarına yardım ettikçe içlerinde büyük bir huzur ve mutluluk hissederler. Onların yaptığı iyilikler, sadece bir kişiye değil, bazen zincirleme bir şekilde birçok kişiye ulaşır ve toplumumuzu daha iyi bir yer haline getirir. İnsanlar arasında sevgi, saygı ve dayanışma artar. Unutmayın, iyilik bulaşıcıdır! Birine iyilik yaptığınızda, o kişi de başkalarına iyilik yapmak isteyebilir. Böylece iyilikler çoğalır.
Sonuç:
İmkânları ölçüsünde malını diğer insanlarla paylaşan insanlar, bence toplumumuz için gerçekten birer hazinedir. Onlar sayesinde dünya daha yaşanılır, daha adil ve daha mutlu bir yer haline gelir. Bu insanlar sadece başkalarına değil, kendilerine de büyük bir mutluluk ve iç huzur sağlarlar. Onların bu davranışları hepimize örnek olmalı, hepimiz imkanlarımız ölçüsünde paylaşmayı öğrenmeliyiz.