2. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 103
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Bugün size gönderdiğim bu görseldeki etkinliği birlikte inceleyelim ve neler yapmamız gerektiğini, neler öğreneceğimizi konuşalım.
8. Etkinlik:
“Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” (Hz. Muhammed) sözünden ve aşağıdaki resimden hareketle yardımlaşmanın önemi hakkında konuşunuz.
Bu etkinlikte bizden iki önemli şey isteniyor sevgili çocuklar. Birincisi, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in söylediği o çok değerli sözü anlamak, ikincisi de resme dikkatlice bakarak yardımlaşmanın ve paylaşmanın ne kadar önemli olduğunu birlikte konuşmak. Haydi, adım adım bu güzel etkinliği inceleyelim.
Adım 1: Hz. Muhammed’in Sözünü Anlamak
Peygamber Efendimiz (sav) “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” demiş. Bu söz bize ne anlatıyor biliyor musunuz? Bu söz bize, etrafımızdaki insanlara, özellikle de en yakınımızdaki komşularımıza karşı ne kadar duyarlı olmamız gerektiğini anlatıyor. Eğer bizim karnımız toksa, keyfimiz yerindeyse ama yanı başımızdaki komşumuz açsa, sıkıntıdaysa, o zaman bu durumu görmezden gelmememiz gerektiğini söylüyor. Yani, kendi rahatımızı düşünürken başkalarının zor durumda olmasını umursamamak, bizim dinimize ve güzel ahlakımıza yakışmazmış. Bizim kültürümüzde ve dinimizde yardımlaşma çok önemlidir. Komşumuzun halinden anlamak, ona destek olmak, dertlerine ortak olmak bizi daha iyi, daha vicdanlı bir insan yapar.
Adım 2: Resme Bakarak Yardımlaşmayı Konuşmak
Şimdi resme hep birlikte dikkatlice bakalım. Ne görüyorsunuz? İki tane ev ve iki tane çocuk var, değil mi? Bir evin içinde bir çocuk oturmuş, önünde boş bir kaşık duruyor. Gözleri biraz üzgün gibi, sanki karnı aç ve bir şeye ihtiyacı var. Diğer evin içindeki çocuk ise elinde dumanı tüten, sıcacık bir kâse çorbayla diğer çocuğa doğru uzanmış, ona çorbayı ikram ediyor. İşte bu hareket, az önce konuştuğumuz o güzel sözün tam da karşılığı!
Bu resim bize ne anlatıyor?
- Bir çocuk, yardıma ihtiyacı olan diğer çocuğun durumunu fark ediyor.
- Aç olan arkadaşının halinden anlıyor ve ona yiyecek vererek yardım ediyor.
- Bu, yardımlaşmanın, paylaşmanın ve empati kurmanın yani başkasının yerine kendini koymanın ne kadar güzel bir davranış olduğunu gösteriyor.
Yardımlaşmak demek, birinin bir şeye ihtiyacı olduğunda ona el uzatmak, destek olmaktır. Belki yiyecek vermek, belki derslerinde zorlanan bir arkadaşına yardım etmek, belki oyuncağını paylaşmak… Hepsi birer yardımlaşma örneğidir. Yardımlaştığımız zaman hem yardım eden hem de yardım alan kişi mutlu olur. Toplumda birlik ve beraberlik artar, insanlar birbirine daha çok güvenir ve daha huzurlu yaşarız.
Adım 3: Konuşma Kurallarına Dikkat Etmek
Şimdi gelelim bu etkinlikte konuşurken ve arkadaşlarımızı dinlerken nelere dikkat etmemiz gerektiğine. Bu kurallar sadece bu etkinlik için değil, hayatımızın her alanında, özellikle de okulda ve sınıfta çok işimize yarayacak, bizi daha iyi birer konuşmacı ve dinleyici yapacak kurallardır.
Konuşmanızı yaparken ve konuşma yapan arkadaşlarınızı dinlerken şu kurallara dikkat etmeyi unutmayınız:
-
Nezaket kurallarına uyunuz.
Nezaket, kibarlık demektir çocuklar. Konuşurken “lütfen”, “teşekkür ederim”, “rica ederim” gibi sihirli sözcükleri kullanmayı unutmayın. Arkadaşınıza veya öğretmeninize saygılı bir şekilde hitap edin. Ses tonunuzu ayarlayın, kimseyi kırmamaya özen gösterin. Unutmayın, nazik olmak her zaman kazandırır.
-
Konu dışına çıkmayınız.
Şimdi biz ne hakkında konuşuyorduk? Yardımlaşma hakkında, değil mi? O zaman konuşurken birden bire en sevdiğiniz çizgi filme veya dün oynadığınız oyuna geçmeyin. Konuşmanızın hep “yardımlaşma” konusu etrafında kalmasına dikkat edin. Böylece herkes ne konuştuğunuzu daha iyi anlar ve konuşma amacından sapmaz.
-
Kelimeleri doğru telaffuz ediniz.
Bir kelimeyi doğru söylemek, yani doğru telaffuz etmek çok önemlidir. Eğer kelimeleri yanlış söylersek, bizi dinleyenler ne demek istediğimizi tam olarak anlayamayabilirler. Mesela “yardım” demek yerine “yadrım” dersek, anlam karmaşası yaşanabilir. O yüzden, kelimeleri ağzımızdan düzgünce, anlaşılır bir şekilde çıkaralım ki herkes bizi rahatça anlasın.
-
İşitilebilir bir ses tonu kullanınız.
Ne çok bağırarak konuşalım ki arkadaşlarımızın kulağı rahatsız olmasın, ne de çok kısık sesle konuşalım ki kimse bizi duyamasın. Tam kararında, herkesin rahatça duyabileceği bir ses tonuyla konuşmalıyız. Tıpkı şimdi benim size anlattığım gibi. Nezaket kurallarına uymak için ses tonumuz da önemlidir.
-
Anlamını yeni öğrendiğiniz kelimeleri konuşmalarınızda kullanınız.
Türkçe dersinde veya okuduğunuz kitaplarda yeni kelimeler öğreniyorsunuz, değil mi? İşte o kelimeleri sadece öğrenip bırakmayın. Onları cümle içinde kullanarak pratik yapın. Mesela “yardımlaşma” kelimesi yerine belki “dayanışma” veya “muhtaç” gibi kelimeleri kullanabilirsiniz. Böylece kelime dağarcığınız gelişir ve daha güzel, daha etkili konuşursunuz.
-
Konuşmacının sözünü kesmeyiniz.
Bir arkadaşımız veya öğretmenimiz konuşurken sözünü kesmek çok ayıp bir davranıştır. Tıpkı sizin sözünüz kesildiğinde üzüldüğünüz gibi, o da üzülür. Herkesin konuşma sırasını beklemesi, konuşması bitince de kendi fikrini söylemesi gerekir. Bu, karşımızdaki kişiye duyduğumuz saygının en önemli göstergelerinden biridir.
-
Konuşmak için söz alınız.
Sınıfta veya bir toplulukta konuşmak istediğimizde, parmak kaldırarak öğretmenimizden veya konuşmayı yöneten kişiden izin almalıyız. Herkes aynı anda konuşmaya kalkarsa, kimse kimseyi anlayamaz ve çok gürültülü, karmaşık bir ortam oluşur. Söz alarak düzenli bir şekilde konuşmak, iletişimi kolaylaştırır ve sınıf düzenini sağlar.
Sonuç:
Sevgili öğrencilerim, bu etkinlik bize yardımlaşmanın ne kadar değerli olduğunu, komşularımıza ve çevremizdeki insanlara karşı duyarlı olmamız gerektiğini öğretiyor. Unutmayın, küçük bir yardım bile birinin hayatında büyük bir fark yaratabilir. Ayrıca, başkalarıyla iletişim kurarken, yani konuşurken ve dinlerken uymamız gereken nezaket kurallarını da tekrar hatırlatıyor. İyi bir insan olmak için hem başkalarına yardım etmeli hem de onlarla güzel, saygılı bir şekilde iletişim kurmalıyız. Bu kurallara uyduğunuzda hem siz daha iyi hissedersiniz hem de çevrenizdeki herkesle daha iyi anlaşır, daha mutlu olursunuz.