2. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 228
Merhaba canım öğrencim! Bugün seninle birlikte “Küçük Nedim ve Ailesi” metnini okuyup sorularını cevaplayacağız. Hazır mısın? Hadi başlayalım!
Şimdi ilk sorumuzla başlıyoruz:
1. Metnin konusu nedir?
Çözüm:
Canım öğrencim, bir metnin konusu, o metnin bize ne anlattığıdır. Yani, metin kimden veya neyden bahsediyor? Bu metni dikkatlice okuduğumuzda, Nedim adında altı yaşında bir çocuktan ve onun ailesinden, onların köydeki yaşamından, nasıl geçindiklerinden ve yaylaya ne zaman gittiklerinden bahsedildiğini görüyoruz. Öyleyse, metnin ana fikri, yani konusu, Nedim ve ailesinin hayatı ve geçim mücadeleleridir.
Sonuç:
Metnin konusu, Nedim ve ailesinin köydeki yaşamıdır.
Şimdi ikinci sorumuza geçelim:
2. Nedim’in ailesinin maddi durumu nasıldır?
Çözüm:
Maddi durum, bir ailenin para kazanma ve harcama şeklidir, yani ekonomik olarak nasıl olduklarıdır. Metni dikkatlice okuduğumuzda, ikinci cümlede bu bilgi çok net bir şekilde veriliyor: “Karı kocanın maddi durumları pek iyi değildi.” Bu cümle bize Nedim’in ailesinin ekonomik olarak zorlandığını, yani çok paralarının olmadığını ve geçinmekte sıkıntı yaşadıklarını gösteriyor.
Sonuç:
Nedim’in ailesinin maddi durumu pek iyi değildi, yani geçim sıkıntısı çekiyorlardı.
Sıra geldi üçüncü sorumuza:
3. Nedim’in ailesi, geçimini sağlamak için neler yapıyor?
Çözüm:
Geçimini sağlamak demek, yemek, giyinmek, barınmak gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için para kazanmak veya kendi imkanlarıyla bunları temin etmek demektir. Metinde Nedim’in ailesinin ve diğer köylülerin geçimlerini sağlamak için neler yaptığını adım adım anlatıyor:
- Metinde ilk olarak, “Köylülerin başlıca geçim kaynağı hayvancılıktı.” diyor. Bu, koyun, keçi, inek gibi hayvanlar besleyerek süt, et, yün gibi ürünler elde ettikleri anlamına geliyor.
- Sonra, “Ek olarak çiftçilik yapıyor, köyün yakınlarından geçen ırmağın kıyısındaki tarlalarda meyve ve sebze yetiştiriyorlardı.” diye ekliyor. Yani hem kendi yiyeceklerini üretiyorlar hem de belki fazlasını satıyorlardı.
- Bir de bahar gelince hayvanlarını otlatmak için yaylaya gidiyorlarmış: “Yayladaki otlarla koyun, keçi ve ineklerini besliyorlardı.” Bu da hayvanlarını besleyip büyütmek için önemli bir yöntem.
Gördün mü, geçimlerini sağlamak için birden fazla iş yapıyorlarmış!
Sonuç:
Nedim’in ailesi geçimini sağlamak için:
- Hayvancılık yapıyorlar.
- Irmak kenarındaki tarlalarda meyve ve sebze yetiştiriyorlar.
- Bahar gelince yaylaya göçüp hayvanlarını otlatıyorlar.
Dördüncü sorumuzla devam edelim:
4. Köylüler, yaylaya ne zaman göçüyorlar?
Çözüm:
Metinde bu bilgiyi çok açık bir şekilde bulabiliriz. Metnin sonlarına doğru şöyle yazıyor: “Kış sona erip baharın yeşilliği her yanı kaplar kaplamaz bütün köylüler yaylaya göçüyorlardı.” Bu cümle bize, kış mevsimi biter bitmez, bahar gelip doğa yeniden yeşermeye başlayınca yaylaya gittiklerini anlatıyor. Yayla, hayvanların otlayabileceği daha serin ve bol otlu yerlerdir.
Sonuç:
Köylüler, kış sona erip baharın yeşilliği her yanı kaplar kaplamaz yaylaya göçüyorlar.
Şimdi beşinci sorumuza geldik, bu biraz kelime bilgisi gerektiriyor:
5. Metinde geçen “küçük, iyi, kış ve yakın” kelimelerinin zıt anlamlıları nelerdir? Bunları birer cümlede kullanınız.
Çözüm:
Zıt anlamlı kelimeler, birbirinin tam tersi anlamı olan kelimelerdir. Örneğin, “sıcak” kelimesinin zıt anlamlısı “soğuk”tur. Hadi bakalım, bu kelimelerin zıt anlamlılarını bulalım ve sonra da her birini birer cümlede kullanalım:
- Küçük kelimesinin zıt anlamlısı: büyük
- İyi kelimesinin zıt anlamlısı: kötü
- Kış kelimesinin zıt anlamlısı: yaz (Metinde bahar geçse de, kışın en genel zıt anlamlısı yaz mevsimidir.)
- Yakın kelimesinin zıt anlamlısı: uzak
Cümle: Bizim bahçemizde büyük bir ağaç var.
Cümle: Dün hava çok kötüydü, dışarı çıkamadık.
Cümle: Yaz tatilinde denize gideceğiz.
Cümle: Evimiz okula biraz uzak.
Sonuç:
- Küçük – büyük:
Benim kedim çok büyük.
- İyi – kötü:
O filmi hiç beğenmedim, çok kötüydü.
- Kış – yaz:
Yaz aylarında dondurma yemeyi çok severim.
- Yakın – uzak:
Okulum evime çok uzak değil.
Ve son sorumuz:
6. “Nehir ve ilave” kelimelerinin eş anlamlılarını metin-de bularak altlarını çiziniz.
Çözüm:
Eş anlamlı kelimeler, yazılışları farklı olsa da anlamları aynı olan kelimelerdir. Örneğin, “okul” kelimesinin eş anlamlısı “mektep”tir. Şimdi metni tekrar okuyup bu kelimelerin yerine kullanılabilecek başka kelimeler arayalım ve bulduğumuzda altını çizelim:
- Nehir kelimesinin eş anlamlısı: Metinde “köyün yakınlarından geçen ırmakğın kıyısındaki tarlalarda” ifadesi geçiyor. İşte “nehir” kelimesinin eş anlamlısı “ırmak”tır.
- İlave kelimesinin eş anlamlısı: Metinde “Ek olarak çiftçilik yapıyor” ifadesi var. “Ek” kelimesi, bir şeye eklenen, fazladan olan, yani “ilave” edilen anlamındadır. “İlave” kelimesi de aynı anlama gelir.
Metindeki hali: “köyün yakınlarından geçen ırmakğın kıyısındaki tarlalarda”
Metindeki hali: “Ek olarak çiftçilik yapıyor”
Sonuç:
- Nehir kelimesinin eş anlamlısı metinde: ırmak
- İlave kelimesinin eş anlamlısı metinde: ek
Aferin sana canım öğrencim! Tüm soruları harika bir şekilde cevapladık. Metinleri dikkatli okumak ve anlamak ne kadar önemli, değil mi? Kelimeleri de öğrenmek çok eğlenceli! Bir sonraki çalışmamızda görüşmek üzere!