2. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 164
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersinde çok güzel iki soru çözeceğiz. Bu soruları çözerken dilbilgisi bilgilerimizi ve gördüğümüz görselleri dikkatlice inceleyeceğiz.
Öğretmeniniz olarak size şunu belirtmek isterim: Bize soruları çözerken ikinci görseldeki “Akıl Sır Ermiyor” metnini kullanmamız söylendi. Ancak 9. ve 10. sorular, metinle ilgili anlama soruları değil. 9. soru yazım ve noktalama hatalarını düzeltmeyle, 10. soru ise görselleri yorumlamayla ilgili. Bu yüzden bu soruları çözerken genel Türkçe kurallarımızı ve görsellerden anladıklarımızı kullanacağız. Haydi başlayalım!
9. Aşağıdaki cümlelerde yazım ve noktalama yanlışları yapılmıştır. Cümleleri doğru şekliyle yazınız.
Sevgili çocuklar, bu soruda bize üç tane cümle verilmiş. Bu cümlelerde hem harflerin yazılışında hem de noktalama işaretlerinin kullanımında hatalar var. Biz bu hataları bulup cümleleri doğru bir şekilde yazacağız. Unutmayın, doğru yazım ve noktalama, hem kendimizi daha iyi ifade etmemizi sağlar hem de okuduğumuz metinleri daha kolay anlamamıza yardımcı olur.
Adım 1: İlk cümleyi inceleyelim.
Güzel bir eylül sabahında mustafa erkenden uyandı?
- Bu cümlede ilk dikkatimizi çeken şey, cümlenin büyük harfle başlamaması. Her cümlenin ilk kelimesi büyük harfle başlar, bu yüzden “Güzel” kelimesinin ‘G’ harfi büyük olmalı.
- İkinci olarak, “eylül” kelimesi bir ay adıdır. Eğer belirli bir tarihle, yani bir sayıyla birlikte kullanılmazsa, küçük harfle yazılır. Bu cümlede doğru yazılmış.
- Üçüncü olarak, “mustafa” kelimesi özel bir isimdir, yani bir kişinin adıdır. Özel isimler her zaman, cümlenin neresinde olursa olsun, büyük harfle başlar. Bu yüzden ‘m’ harfi büyük olmalı.
- Son olarak, cümlenin sonunda bir soru işareti (?) var. Oysa cümle “Mustafa erkenden uyandı” şeklinde bize bir bilgi veriyor, bir şey sormuyor. Bu bir bildirme cümlesi olduğu için sonuna nokta (.) gelmeli.
Şimdi bu hataları düzeltip cümleyi doğru yazalım:
Çözüm:
Güzel bir eylül sabahında Mustafa erkenden uyandı.
Adım 2: İkinci cümleyi inceleyelim.
Evliya Çelebinin adını hiç duymuşmuydunuz.
- Yine cümlenin ilk harfi küçük başlamış. “Evliya” kelimesinin ‘E’ harfi büyük olmalı, çünkü cümle başı.
- “Evliya Çelebi” çok önemli bir gezginin adı, yani özel bir isim tamlaması. Özel isimlere gelen ekler kesme işareti (‘) ile ayrılır. Burada “Çelebinin” kelimesindeki “-nin” eki kesme işaretiyle ayrılmamış. Doğrusu “Çelebi’nin” olmalı.
- “duymuşmuydunuz” kelimesine dikkat edelim. Burada bir soru eki olan “-mı / -mi” var. Bu ek, kendinden önceki kelimeden her zaman ayrı yazılır. Yani “duymuş muydunuz” şeklinde olmalı.
- Cümlenin sonunda nokta (.) var. Oysa “Evliya Çelebi’nin adını hiç duymuş muydunuz?” diye bir şey soruluyor. Bu bir soru cümlesi olduğu için sonuna soru işareti (?) gelmeli.
Şimdi bu hataları düzeltip cümleyi doğru yazalım:
Çözüm:
Evliya Çelebi’nin adını hiç duymuş muydunuz?
Adım 3: Üçüncü cümleyi inceleyelim.
Giderek oda heyecanlandı o yerleri görmek için içinde dayanılmaz bir istek duymaya başladı.
- Bu cümle de küçük harfle başlamış. “Giderek” kelimesinin ‘G’ harfi büyük olmalı.
- Burada “oda” kelimesi biraz kafa karıştırıcı olabilir. Eğer “oda” dediğimiz şey içinde yaşadığımız oda ise, odanın heyecanlanması pek mümkün değil. Bu yüzden burada kastedilenin “o da” yani “o kişi de” anlamı olması çok daha olası. “O da” derken iki kelimeyi ayrı yazmalıyız. Bu, sık yapılan bir yazım hatasıdır.
- Cümleyi okuduğumuzda, “Giderek o da heyecanlandı” ile “o yerleri görmek için içinde dayanılmaz bir istek duymaya başladı” bölümlerinin birbirinden ayrılması, cümlenin daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu yüzden “heyecanlandı” kelimesinden sonra bir virgül (,) kullanmak doğru olacaktır.
- Cümlenin sonunda nokta (.) var. Bu doğru, çünkü cümle bize bir bilgi veriyor, bir soru sormuyor.
Şimdi bu hataları düzeltip cümleyi doğru yazalım:
Çözüm:
Giderek o da heyecanlandı, o yerleri görmek için içinde dayanılmaz bir istek duymaya başladı.
10. Aşağıdaki görsellerden anladıklarınızı görsellerin altına yazınız.
Sevgili çocuklar, bu soruda bize iki tane resim verilmiş. Bu resimlere dikkatlice bakacağız ve her bir resmin bize ne anlattığını, ne düşündürdüğünü kısaca altına yazacağız. Herkesin aklına farklı şeyler gelebilir ama biz genel olarak ne görüyoruz, ona odaklanalım.
Adım 1: İlk görseli inceleyelim.
Bu görselde çok güzel, büyük ve tarihi bir cami görüyoruz. Uzun minareleri ve büyük kubbesi var. Çevresinde yeşillikler ve başka binalar da var. Bu cami, İstanbul’daki Sultanahmet Camii‘dir, aynı zamanda renginden dolayı “Mavi Cami” olarak da bilinir. Ülkemizin, kültürümüzün ve tarihimizin çok önemli bir parçasıdır. Bu resim bize mimari güzelliği, tarihi ve dini mekanları hatırlatıyor.
Çözüm:
Bu görselde İstanbul’da bulunan tarihi ve çok güzel bir cami olan Sultanahmet Camii’ni görüyoruz. Minareleri ve kubbeleriyle çok etkileyici bir yapıya sahiptir.
Adım 2: İkinci görseli inceleyelim.
Bu görselde iki kişi var. Birisi daha yaşlı, diğeri daha genç. Genç olan kişi, yaşlı olan kişinin elini öpüyor ve başını eğmiş. Bu hareket, bizim kültürümüzde büyüğe saygı göstermenin çok önemli bir işaretidir. Özellikle bayramlarda veya özel ziyaretlerde büyüklerimizin ellerini öperek onlara olan sevgi ve saygımızı gösteririz. Bu resim bize saygıyı, sevgiyi ve büyüklerimizi onurlandırmayı hatırlatıyor. Büyüklerimize karşı her zaman saygılı ve sevgili olmalıyız.
Çözüm:
Bu görselde genç birinin yaşlı birinin elini öperek ona saygı gösterdiğini görüyoruz. Kültürümüzde büyüklerimize karşı sevgi ve saygımızı bu şekilde gösteririz.