2. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 93
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün sizlerle çok önemli bir konu hakkında konuşacağız: Nasıl güzel ve doğru konuşuruz? Konuşmak, hayatımızın her yerinde var. Okulda, evde, arkadaşlarımızla oynarken… Her zaman konuşuyoruz. Peki, iyi bir konuşmacı olmanın, karşımızdaki kişiyi de mutlu etmenin yolları nelerdir? İşte görseldeki bu sorular bize tam da bunu anlatıyor!
Şimdi gelin, sorumuzu dikkatlice okuyalım ve adım adım çözelim.
6. Aşağıdaki konuşma ölçütlerini okuyunuz. Etkinliklerde konuşan bir arkadaşınızın uyduğu her kural için yanda verilen yıldızı boyayınız. Boyadığınız yıldız sayısı fazlaysa gülen yüzü, azsa üzgün yüzü boyayınız.
Çözüm:
Canım öğrencilerim, bu soruda bize iyi bir konuşmacı olmanın bazı kuralları verilmiş. Biz de hayali bir arkadaşımızın bu kurallara uyup uymadığını düşüneceğiz ve ona göre yıldızları boyayacağız. Sonra da boyadığımız yıldız sayısına göre gülen ya da üzgün yüzü seçeceğiz. Hadi başlayalım!
Adım 1: Konuşma ölçütlerini tek tek inceleyelim ve ne anlama geldiklerini öğrenelim.
Konuşmalarında seviyesine uygun cümleler kurar.
Bu kural bize ne diyor biliyor musun? Birisiyle konuşurken, konuştuğumuz kişinin yaşını, ne kadar bilgi sahibi olduğunu düşünerek cümleler kurmalıyız demek. Yani, küçük bir arkadaşımıza çok zor kelimelerle, uzun cümlelerle bir şey anlatırsak anlamayabilir. Ya da büyüklerimize çok basit bir dille konuşmak da uygun olmaz. Herkesin anlayabileceği şekilde, yaşına ve bilgisine uygun konuşmak çok önemli.
Bu çok önemli bir kural. İyi bir arkadaşımız buna kesinlikle uyar!
Konuşmalarında dinleyicilerle göz teması kurar.
Birisi bize bir şey anlatırken veya biz birine bir şey anlatırken göz göze gelmek çok güzel bir şeydir. Bu, “Seni dinliyorum” ya da “Sana anlatıyorum” demektir. Göz teması kurmak, karşımızdaki kişiye değer verdiğimizi gösterir.
Bu da çok güzel bir konuşma kuralıdır. Arkadaşımız buna da uyar.
Konuşmasında konu dışına çıkmaz, belirlenmiş kurallara uyar.
Bazen konuşurken bir konudan başka bir konuya atlayabiliriz, değil mi? Ama iyi bir konuşmacı, konuşmanın ana konusundan uzaklaşmaz. Ne hakkında konuşuyorsa, o konuda kalır. Ayrıca, konuşmanın bazı kuralları vardır, mesela çok yüksek sesle konuşmamak gibi. Bu kurallara uymak da önemlidir.
Bu kurala uymak, konuşmalarımızın daha düzenli olmasını sağlar. Arkadaşımız buna da dikkat eder.
Konuşan kişiyi sonuna kadar dinler.
Bu, belki de en önemli kurallardan biri! Birisi bize bir şey anlatırken onu dikkatlice ve sabırla dinlemeliyiz. Sözünü kesmemeli, cümlesini bitirmesini beklemeliyiz. Dinlemek, karşımızdaki kişiye saygı duyduğumuzu gösterir.
İyi bir dinleyici olmak, iyi bir arkadaş olmanın da işaretidir. Arkadaşımız bu kurala da uyar.
Konuşmalarında uygun hitap ifadelerini kullanır.
“Lütfen,” “teşekkür ederim,” “rica ederim,” “günaydın,” “iyi akşamlar” gibi sözcükler, konuşmalarımızı güzelleştiren sihirli kelimelerdir. Konuştuğumuz kişiye göre “sen,” “siz” gibi ifadeleri doğru kullanmak da önemlidir.
Bu ifadeler, konuşmalarımızı daha nazik ve saygılı yapar. Arkadaşımız bunları da kullanır.
Konuşan kişinin sözünü kesmez.
Az önce de söylediğimiz gibi, birisi konuşurken sözünü kesmek hiç hoş değildir. Karşımızdaki kişi kendini ifade etmeye çalışırken onu yarıda kesmek, dinlemediğimiz anlamına gelir. Sabırla sıramızı beklemeliyiz.
Bu, dinleme kuralının da bir parçasıdır. Arkadaşımız söz kesmez.
Konuşmanın akışı içinde söz alarak konuşmaya katılır.
Peki, bir arkadaşımız konuşurken hep susacak mıyız? Hayır! Konuşmanın doğru zamanında, “Ben de bir şey söyleyebilir miyim?” gibi bir ifadeyle veya uygun bir boşlukta söz alarak konuşmaya katılmalıyız. Bu, karşılıklı konuşmanın en güzel halidir.
İyi bir arkadaşımız, uygun bir şekilde konuşmaya katılır.
Konuşmalarında kelimeleri doğru telaffuz eder.
Bazı kelimeleri yanlış söyleyebiliriz, bu normaldir. Ama iyi bir konuşmacı, kelimeleri ağzından doğru ve anlaşılır bir şekilde çıkarmaya özen gösterir. Böylece söyledikleri daha net anlaşılır.
Arkadaşımız kelimeleri doğru söylemeye çalışır.
Konu dışına çıkmadan konuşur.
Bu kuralı daha önce de görmüştük, değil mi? “Konuşmasında konu dışına çıkmaz” kuralına çok benziyor. Bu da bize, ne hakkında konuşuyorsak o konuda kalmamız gerektiğini, başka konulara atlamamamız gerektiğini anlatıyor. Böylece konuşma daha anlamlı olur.
Evet, arkadaşımız bu kurala da uyar.
Adım 2: Yıldızları sayalım ve hangi yüzü boyayacağımıza karar verelim.
Sevgili çocuklar, şimdi bir düşünelim. Eğer çok iyi bir arkadaşımız olsaydı ve bu kuralların hepsine uysaydı, kaç tane yıldız boyardık? Gelin birlikte sayalım:
- Konuşmalarında seviyesine uygun cümleler kurar. (1. yıldız)
- Konuşmalarında dinleyicilerle göz teması kurar. (2. yıldız)
- Konuşmasında konu dışına çıkmaz, belirlenmiş kurallara uyar. (3. yıldız)
- Konuşan kişiyi sonuna kadar dinler. (4. yıldız)
- Konuşmalarında uygun hitap ifadelerini kullanır. (5. yıldız)
- Konuşan kişinin sözünü kesmez. (6. yıldız)
- Konuşmanın akışı içinde söz alarak konuşmaya katılır. (7. yıldız)
- Konuşmalarında kelimeleri doğru telaffuz eder. (8. yıldız)
- Konu dışına çıkmadan konuşur. (9. yıldız)
Gördüğün gibi, tam 9 tane yıldız boyardık! Çünkü bu maddelerin hepsi, iyi bir konuşmacının yapması gereken çok güzel ve doğru şeyler.
Şimdi gelelim son kısma. Eğer boyadığımız yıldız sayısı fazlaysa gülen yüzü, azsa üzgün yüzü boyayacaktık.
Toplamda 9 tane yıldız var ve biz 9 yıldız boyadık. 9 yıldız, 9 kuralın hepsi demek. Yani bu sayı fazla mı, az mı?
Tabii ki fazla! 9 yıldız, yapılması gerekenlerin hepsini yapmak demek. Bu da çok güzel bir şey! Yani arkadaşımız harika bir konuşmacıymış.
Sonuç:
Bu durumda, tüm kurallara uyan bir arkadaşımız olduğu için 9 yıldız boyamış oluruz. 9 yıldız, toplam kural sayısının çok büyük bir kısmı olduğu için, yani “fazla” olduğu için, gülen yüzü boyamamız gerekir.
Unutmayalım çocuklar, iyi bir konuşmacı olmak ve başkalarını dinlemek, hem bizi hem de konuştuğumuz kişiyi mutlu eder. Sizler de bu kurallara dikkat ederek harika birer konuşmacı olabilirsiniz!