2. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 140
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle harika bir Türkçe etkinliği yapacağız. Bana gönderilen bu soruları hep birlikte, ikinci sayfadaki metinleri dikkatlice okuyarak cevaplayacağız. Hazır mıyız? O zaman başlayalım!
Şimdi soruları tek tek inceleyelim ve cevaplarını bulalım:
1. Soru: Metinde meyveler dışında konuşan kişilerin adları nedir?
Çözüm:
Adım 1: Öncelikle soru bizden ne istiyor, ona bakalım. Metinde meyveler dışında kimlerin konuştuğunu soruyor.
Adım 2: İkinci sayfadaki metinleri dikkatlice okuyalım. Metinlerin başında “PORTAKAL”, “ÜZÜM”, “KESTANE” başlıkları var ve altındaki yazılar sanki bu meyveler kendi ağızlarından konuşuyormuş gibi yazılmış. Örneğin Portakal, “Benim adım portakal.” diyor.
Adım 3: Metinlerin hiçbir yerinde, bu meyveler dışında başka bir kişinin (bir insan, bir hayvan veya başka bir varlığın) konuştuğuna dair bir bilgi yok. Yani sadece meyveler kendilerini tanıtıyor.
Sonuç:
Metinde meyveler dışında konuşan başka bir kişi yok sevgili çocuklar. Metinlerde sadece Portakal, Üzüm ve Kestane kendilerini tanıtıyorlar.
2. Soru: Ergun, sınıfa getirilen yemişleri nasıl tanıtıyor?
Çözüm:
Adım 1: Bu soruda “Ergun” diye bir isim geçiyor ve onun yemişleri nasıl tanıttığı soruluyor.
Adım 2: Şimdi ikinci sayfadaki metinleri tekrar gözden geçirelim. “PORTAKAL”, “ÜZÜM” ve “KESTANE” metinlerini baştan sona dikkatlice okuyalım.
Adım 3: Metinlerin hiçbir yerinde “Ergun” diye bir isimden veya birinin sınıfa yemiş getirdiğinden, tanıttığından bahsedilmiyor. Bu metinler sadece meyvelerin kendilerini anlattığı metinler.
Sonuç:
Sevgili öğrencilerim, metinde Ergun diye birinden ve onun yemişleri nasıl tanıttığından bahsedilmiyor. Bu bilgi, bize verilen metinde yer almıyor.
3. Soru: Yemişler milletimiz ve memleketimiz için ne ifade ediyor?
Çözüm:
Adım 1: Bu soru, yemişlerin “milletimiz” ve “memleketimiz” için ne anlama geldiğini soruyor. Bu tür anahtar kelimeleri metinlerde arayacağız.
Adım 2: “PORTAKAL” metnine bakalım: Portakal, “Yurdun öz meyvesiyim.” diyor. Burada “yurt” kelimesi “memleketimiz” anlamına geliyor ve Portakal kendisinin memleketimizin özel bir meyvesi olduğunu vurguluyor.
Adım 3: “ÜZÜM” metnine bakalım: Üzüm ise “Ben de yerli malıyım.” diyor. “Yerli malı” demek, bizim ülkemizde yetişen, bizim toprağımızın ürünü demek. Bu da yine “memleketimiz” için ne ifade ettiğini gösteriyor.
Adım 4: “KESTANE” metninde ise milletimiz veya memleketimizle ilgili doğrudan bir ifade bulunmuyor.
Sonuç:
Portakal, “Yurdun öz meyvesiyim.” derken, Üzüm de “Ben de yerli malıyım.” diyerek, kendilerinin bizim memleketimize ait, özel ve değerli ürünler olduklarını ifade ediyorlar. Yani bize ait, milli ürünler olduklarını söylüyorlar.
4. Soru: Elma yiyenlerin yanağı ve damağı nasıl olur?
Çözüm:
Adım 1: Bu soruda “elma” kelimesi geçiyor ve elma yiyenlerin yanakları ile damaklarının nasıl etkilendiği soruluyor.
Adım 2: İkinci sayfadaki metinlere tekrar bakalım. Metinlerde “PORTAKAL”, “ÜZÜM” ve “KESTANE”den bahsediliyor. “Elma” kelimesi bu metinlerin hiçbir yerinde geçmiyor.
Adım 3: Metinde elma olmadığı için, elma yiyenlerin yanakları ve damaklarıyla ilgili bir bilgi de bulamayız.
Sonuç:
Sevgili çocuklar, metinde elmadan hiç bahsedilmiyor. Bu yüzden elma yiyenlerin yanağı ve damağının nasıl olacağı bilgisi, bize verilen metinde yer almıyor.
5. Soru: Portakal, hastalara ne veriyor?
Çözüm:
Adım 1: Bu soru, Portakal’ın “hastalara” ne verdiğini öğrenmek istiyor. Bu yüzden Portakal metnine odaklanacağız.
Adım 2: “PORTAKAL” metnini okuyalım: “Vitaminlerim düşmez / Doktorların dilinden, / Hastalara sağlık, şifa / Ağza tat veririm.“
Adım 3: Metinde açıkça, Portakal’ın doktorların da tavsiyesiyle “hastalara sağlık, şifa” verdiği ve “ağza tat” verdiği yazıyor.
Sonuç:
Portakal, hastalara sağlık ve şifa veriyor. Ayrıca onların ağızlarına güzel bir tat veriyor.
6. Soru: Kestane yiyenler asla ne görmez?
Çözüm:
Adım 1: Bu soru Kestane ile ilgili, özellikle de kestane yiyenlerin “asla ne görmediğini” soruyor. Kestane metnine bakmalıyız.
Adım 2: “KESTANE” metnini okuyalım: “Yeşil Bursa deyince / Akla gelir kestane. / Yiyenler asla görmez / Ne hastalık ne hastane.“
Adım 3: Metinde çok net bir şekilde, kestane yiyenlerin “asla ne hastalık ne hastane” görmediği belirtiliyor.
Sonuç:
Kestane yiyenler, metne göre, asla hastalık ve hastane görmezler. Ne kadar güzel, değil mi?
7. Soru: Fındık yiyen çocukların nasıl olacağı söyleniyor?
Çözüm:
Adım 1: Bu soruda “fındık” kelimesi geçiyor ve fındık yiyen çocukların nasıl olacağı soruluyor.
Adım 2: İkinci sayfadaki metinleri dikkatlice kontrol edelim. Metinlerde “PORTAKAL”, “ÜZÜM” ve “KESTANE”den bahsediliyor. “Fındık” kelimesi bu metinlerin hiçbir yerinde geçmiyor.
Adım 3: Metinde fındık olmadığı için, fındık yiyen çocuklarla ilgili bir bilgi de bulamayız.
Sonuç:
Canım öğrencilerim, metinde fındıktan hiç bahsedilmiyor. Bu yüzden fındık yiyen çocukların nasıl olacağı bilgisi, bize verilen metinde yer almıyor.
8. Soru: Ceviz en çok nerelerde olduğunu söylüyor?
Çözüm:
Adım 1: Bu soruda “ceviz” kelimesi geçiyor ve cevizin nerelerde olduğu soruluyor.
Adım 2: İkinci sayfadaki metinleri tekrar inceleyelim. Metinlerde “PORTAKAL”, “ÜZÜM” ve “KESTANE”den bahsediliyor. “Ceviz” kelimesi bu metinlerin hiçbir yerinde geçmiyor.
Adım 3: Metinde ceviz olmadığı için, cevizin nerelerde olduğuyla ilgili bir bilgi de bulamayız.
Sonuç:
Sevgili çocuklar, metinde cevizden hiç bahsedilmiyor. Bu yüzden cevizin en çok nerelerde olduğu bilgisi, bize verilen metinde yer almıyor.
İşte bu kadar! Gördüğünüz gibi, soruları dikkatlice okuyup, metinle karşılaştırdığımızda hepsinin cevabını kolayca bulabiliyoruz. Unutmayın, okuduğumuzu anlamak çok önemlidir. Başka bir etkinlikte görüşmek üzere, hoşça kalın!