2. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 54
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün sizinle birlikte çok eğlenceli ve düşündürücü sorular çözeceğiz. Hazır mısınız? Hem şiirimizi okuyacağız hem de Nasrettin Hoca’nın zekice hikayesinden dersler çıkaracağız. Her soruyu adım adım, dikkatlice inceleyelim ve en doğru cevapları birlikte bulalım.
***
4. Şiirin konusunu yazınız.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bir şiirin konusunu bulmak için önce şiiri dikkatlice okumamız ve şairin bize ne anlatmaya çalıştığını anlamamız gerekir. Haydi, şiirimizi bir daha okuyalım:
Sebzelerden sevdiklerim:
Havuç, domates, oyun.
Meyvelerden sevdiklerim:
Elma, şeftali, oyun.
Bence en iyi besin oyun
Çünkü
Hiçbir şey yemesem bile bazen
Oynarken doyuyorum.
Şiirde şair önce sevdiği sebzeleri ve meyveleri sayıyor. Ama dikkat edin, hem sebzelerin arasına hem de meyvelerin arasına “oyun” kelimesini eklemiş. Sonra da diyor ki, “Bence en iyi besin oyun”. Çünkü oyun oynarken kendini tok ve mutlu hissediyormuş. Demek ki şiir, yiyeceklerden çok, oyun oynamanın ne kadar güzel ve doyurucu bir şey olduğunu anlatıyor.
Sonuç:
Şiirin konusu, oyun oynamanın önemi ve insana verdiği mutluluktur.
***
5. Şiire yeni bir başlık belirleyip yazınız.
Çözüm:
Şiire yeni bir başlık bulurken, şiirin konusunu göz önünde bulundurmalıyız. Az önce şiirin konusunun oyun oynamanın önemi ve mutluluğu olduğunu bulmuştuk, değil mi? Şimdi bu konuya uygun, şiiri en iyi anlatan ve dikkat çekici bir başlık düşünelim.
Adım 1: Şiirin ana fikrini hatırlayalım. Şair için oyun, sebze ve meyveler kadar hatta onlardan daha bile önemli, çünkü ona mutluluk veriyor ve onu doyuruyor.
Adım 2: Bu ana fikri yansıtan kelimeler seçelim. “Oyun”, “mutluluk”, “keyif”, “en iyi besin” gibi kelimeler kullanabiliriz.
Adım 3: Bu kelimelerle kısa ve öz bir başlık oluşturalım. İşte birkaç fikir:
- Oyun Candır
- En Sevdiğim Besin: Oyun
- Oyun Oynamanın Keyfi
- Benim Oyunum
Benim en çok beğendiğim ve şiiri güzel özetlediğini düşündüğüm başlık “En Sevdiğim Besin: Oyun” oldu. Çünkü şair de şiirinde tam olarak bunu söylüyor.
Sonuç:
En Sevdiğim Besin: Oyun
***
6. “Oyun, besin, sebze” kelimelerini sözlük sırasına koyarak aşağıya yazınız.
Çözüm:
Sözlük sırası demek, kelimeleri alfabedeki harflerin sırasına göre dizmek demektir çocuklar. Tıpkı bir sözlükte kelimeleri bulduğumuz gibi. Bunun için kelimelerin ilk harflerine bakmamız yeterli.
Adım 1: Kelimelerin ilk harflerini belirleyelim:
- Oyun
- Besin
- Sebze
Adım 2: Şimdi alfabeyi düşünelim: A, B, C, Ç, D, E, F, G, Ğ, H, I, İ, J, K, L, M, N, O, Ö, P, R, S, Ş, T, U, Ü, V, Y, Z.
Adım 3: İlk harflere göre kelimeleri sıralayalım:
Alfabede önce “B” harfi gelir, bu yüzden Besin ilk sıraya yazılır.
Sonra “O” harfi gelir, bu yüzden Oyun ikinci sıraya yazılır.
En son “S” harfi gelir, bu yüzden Sebze üçüncü sıraya yazılır.
Sonuç:
Besin
Oyun
Sebze
***
7. Nasrettin Hoca, bir gün gürültüyle uyanmış. Bakmış, bir hırsız eşyaları topluyor. Korkmuş, sesini çıkarmamış ama hırsızın peşine düşmüş. Az sonra durumu fark eden hırsız kızgınlıkla sormuş:
– Neden beni takip ediyorsun efendi?
Hoca sakin sakin yanıtlamış:
– Ben, sırtında taşıdığın evin sahibiyim.
Nasrettin Hoca’nın yerinde siz olsaydınız hırsıza ne cevap verirdiniz?
Çözüm:
Nasrettin Hoca’nın cevabı ne kadar da zekice, değil mi çocuklar? Hırsızı hem şaşırtmış hem de yaptığı işin ne kadar yanlış olduğunu çok nazik bir dille anlatmış. Şimdi sıra sizde! Eğer siz Nasrettin Hoca’nın yerinde olsaydınız, o hırsıza ne derdiniz? Hem komik hem de düşündürücü, belki de hırsızı utandıracak bir cevap bulalım.
Adım 1: Hırsızın sorusunu hatırlayalım: “Neden beni takip ediyorsun efendi?”
Adım 2: Amacımız hırsıza kendi eşyalarımızı taşıdığını hatırlatmak ve onu şaşırtmak. Hoca gibi sakin ve zekice bir cevap düşünelim.
Adım 3: İşte size bir fikir:
Hırsıza şöyle diyebilirdik:
— “Takip etmiyorum ki, sadece eşyalarıma göz kulak oluyorum!”
Bu cevapla hırsızın aslında eşyaları çaldığını ve bizim de onlara sahip çıktığımızı nazikçe ama kararlı bir şekilde anlatmış oluruz.
Sonuç:
Eğer ben Nasrettin Hoca’nın yerinde olsaydım, hırsıza şöyle derdim:
— “Ben mi seni takip ediyorum? Hayır, sadece eşyalarıma göz kulak oluyorum!”