8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Bilim ve Kültür Yayınları Sayfa 149
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle İngilizce dersinin “Science” (Bilim) ünitesinden kelime bilgisi ve karşılıklı konuşma (diyalog) üzerine kurulu keyifli bir etkinlik yapacağız. Görseldeki soruları senin için tek tek inceledim. Hadi gel, adım adım çözelim.
5. Soru: Read the extracts and write what they are telling about. Then, match them with the pictures. One picture is extra.
Bu soruda bizden kutucuk içindeki kelimeleri (teknolojik aletleri) aşağıdaki tanımlarla eşleştirmemiz ve sonra da hangi resme ait olduklarını bulmamız isteniyor. Kutudaki kelimelere bir bakalım:
- telegram: Telgraf
- typewriter: Daktilo
- walkman: Vokmen (Kasetçalar)
- record: Plak
Şimdi a, b, c ve d şıklarındaki paragrafları okuyup ipuçlarını yakalayalım:
a. Paragrafı:
Lots of people used them in the 1980s. You could store songs and listen to them. These days we use MP3 players or smartphones.
Çözüm: Metinde “1980’lerde kullanıldığı”, “şarkı saklanıp dinlenebildiği” ve günümüzde yerini “MP3 çalar veya telefonların” aldığı söyleniyor. Bu özellikler bize kasetçaları yani walkman‘i anlatıyor. Resimlere baktığımızda kaset ve kulaklık olan görsel 4 numaradır.
Cevap: That’s a(n) walkman. (Resim 4 ile eşleşir)
b. Paragrafı:
They have tiny grooves and a needle on the player. It reads the music. Some DJs still use them. They are in three common sizes.
Çözüm: Burada en büyük ipucumuz “needle” (iğne) ve “grooves” (oyuklar/izler) kelimeleri. Ayrıca “DJ’lerin hala kullandığı” söyleniyor. Müzik çalmak için iğne kullanılan alet record yani plaktır. Resimlerde siyah yuvarlak plak ve pikap gördüğümüz görsel 1 numaradır.
Cevap: That’s a(n) record. (Resim 1 ile eşleşir)
c. Paragrafı:
It was developed to send messages in about 1837. It was replaced by e-mail and fax in time.
Çözüm: “1837’de mesaj göndermek için geliştirildi” ve zamanla yerini “e-mail ve faks” aldı deniliyor. Eskiden mesajlaşmak için kullanılan bu alet telegram yani telgraftır. Resimlerdeki eski iletişim cihazı olan görsel 5 numaradır.
Cevap: That’s a(n) telegram. (Resim 5 ile eşleşir)
d. Paragrafı:
It was invented in 1830. Many journalists and writers still like using it.
Çözüm: “1830’da icat edildiği” ve “gazeteciler ile yazarların” hala kullanmayı sevdiği söyleniyor. Yazarların eskiden yazı yazmak için kullandığı tuşlu alet typewriter yani daktilodur. Resimlerde daktilo olan görsel 2 numaradır.
Cevap: That’s a(n) typewriter. (Resim 2 ile eşleşir)
Not: Soruda “One picture is extra” (Bir resim fazladan verilmiştir) denilmişti. 1, 2, 4 ve 5 numaralı resimleri kullandık. 3 numaralı resimdeki (Televizyon) boşta kaldı.
6. Soru: Suppose you are an inventor. You are visiting a company to talk to the manager about your new invention. Answer his / her questions.
Bu bölümde senin bir mucit (inventor) olduğunu ve bir şirket müdürüyle yeni icadın hakkında konuştuğunu hayal etmeni istiyor. Sorulara mantıklı cevaplar vererek diyaloğu tamamlamalıyız. Senin için hayali bir icat (örneğin: “Uçan Kaykay” – Flying Skateboard) üzerinden örnek bir diyalog hazırladım. Sen de kendi hayalindeki icada göre değiştirebilirsin.
Diyalog Çözümü:
Manager: What’s your invention about? (İcadın ne hakkında?)
You (1): It is a flying skateboard. (O uçan bir kaykay.)
Manager: What makes your invention unique? (İcadını eşsiz kılan nedir?)
You (2): It doesn’t need wheels and it works with solar energy. (Tekerleklere ihtiyacı yok ve güneş enerjisiyle çalışıyor.)
Manager: Why should people need your invention? (İnsanlar neden icadına ihtiyaç duysun?)
You (3): Because they can travel faster without traffic jams. (Çünkü trafik sıkışıklığı olmadan daha hızlı seyahat edebilirler.)
Manager: Is it a prototype? (Bu bir prototip/ilk örnek mi?)
You (4): Yes, this is the first working model. (Evet, bu çalışan ilk model.)
Manager: How much money do you need? (Ne kadar paraya ihtiyacın var?)
You (5): I need 1 million dollars for mass production. (Seri üretim için 1 milyon dolara ihtiyacım var.)
(Burada yüksek bir miktar söylemeliyiz çünkü müdür son cümlede “Wow! That’s too much.” yani “Vay canına! Bu çok fazla.” diyor.)
Manager: Wow! That’s too much.
İşte bu kadar! Soruları dikkatlice okuyup ipuçlarını takip ettiğinde İngilizce etkinlikleri aslında bir bulmaca çözmek kadar eğlencelidir. Başarılar dilerim!