8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Bilim ve Kültür Yayınları Sayfa 27
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben 8. sınıf İngilizce öğretmeninim ve bu soruları çözmende sana yardımcı olmak için buradayım. Bu tür dinleme etkinlikleri bazen zorlayıcı olabilir ama merak etme, adım adım ilerleyerek hepsini kolayca anlayacağız.
Görseldeki sorular dinleme metinlerine dayalı olduğu için, normalde bu metinleri dinlememiz gerekir. Ancak şu an elimizde ses kayıtları olmadığı için, ben sana bu dinleme metinlerinin yazılı hallerini vereceğim. Böylece soruları bu metinlere bakarak birlikte çözeceğiz. Tıpkı bir okuma parçası gibi düşünebilirsin.
Hadi başlayalım!
Soru 1: Listen to the dialogue and write Like (L) or Dislike (D) for Brooke’s likes and dislikes.
(Diyaloğu dinle ve Brooke’un sevdikleri için Like (L), sevmedikleri için Dislike (D) yaz.)
Çözüm:
Öncelikle bu soru için gereken dinleme metninin yazılı halini aşağıya bırakıyorum. Bu metinde bir sunucu, Brooke’a neler yapmaktan hoşlanıp hoşlanmadığını soruyor. Biz de Brooke’un cevaplarına göre boşlukları L (Like) veya D (Dislike) ile dolduracağız.
Track 8 Dinleme Metni:
Interviewer: Hello, Brooke. Welcome to our programme. What do you like doing in your free time?
Brooke: Hi! Well, I love hanging around with my friends. It’s my favourite activity. But I can’t stand spending time with my family. They always want to do boring things.
Interviewer: I see. What about chores? Do you like doing the shopping?
Brooke: No, I hate it. It’s so tiring. I also dislike doing a sport. I’m not an energetic person.
Interviewer: OK. What about technology? Do you enjoy playing online games?
Brooke: Not really. I think it’s a waste of time. But I am crazy about surfing the Internet. I can spend hours online.
Interviewer: And the last question. Do you like watching sports programmes on TV?
Brooke: Oh, definitely not! I find them unbearable.
Şimdi bu metne göre adım adım gidelim ve Brooke’un cevaplarını bulalım.
- Adım 1: Metinde sevdiği şeyleri belirtmek için kullandığı ifadelere bakalım: “I love…” (Çok severim), “I am crazy about…” (Delisiyim, çok hoşlanırım). Bunları gördüğümüzde cevabımız L olacak.
- Adım 2: Sevmediği şeyleri belirtmek için kullandığı ifadelere bakalım: “I can’t stand…” (Dayanamam, katlanamam), “I hate…” (Nefret ederim), “I dislike…” (Hoşlanmam), “Not really.” (Pek değil), “Definitely not!” (Kesinlikle hayır), “unbearable” (dayanılmaz). Bunları gördüğümüzde ise cevabımız D olacak.
Haydi şimdi maddeleri tek tek inceleyelim:
- hanging around: Brooke, “I love hanging around with my friends.” diyor. “love” kelimesi sevdiğini belirttiği için cevap L.
- spending time with family: Brooke, “But I can’t stand spending time with my family.” diyor. “can’t stand” ifadesi dayanamadığını, sevmediğini belirttiği için cevap D.
- doing the shopping: Brooke, “No, I hate it.” diyor. “hate” kelimesi nefret ettiğini belirttiği için cevap D.
- playing online games: Brooke, “Not really.” diyor. Bu ifade pek hoşlanmadığını belirttiği için cevap D.
- surfing the Internet: Brooke, “But I am crazy about surfing the Internet.” diyor. “crazy about” ifadesi çok sevdiğini, delisi olduğunu belirttiği için cevap L.
- doing a sport: Brooke, “I also dislike doing a sport.” diyor. “dislike” kelimesi hoşlanmadığını belirttiği için cevap D.
- watching sports programmes: Brooke, “Oh, definitely not! I find them unbearable.” diyor. Hem “kesinlikle hayır” demesi hem de “dayanılmaz” bulması sevmediğini gösteriyor. Cevap D.
Sonuç:
1. hanging around: L
2. spending time with family: D
3. doing the shopping: D
4. playing online games: D
5. surfing the Internet: L
6. doing a sport: D
7. watching sports programmes: D
Soru 2: Listen to the dialogue and fill in the blanks.
(Diyaloğu dinle ve boşlukları doldur.)
Çözüm:
Bu soruda da William ve Archie arasındaki konuşmanın metnini aşağıya yazacağım. Bu metne bakarak boşluklara hangi kelimelerin gelmesi gerektiğini bulacağız.
Track 9 Dinleme Metni:
William: What do you like or dislike doing, Archie?
Archie: I like going to (1) the cinema, but I dislike listening to (2) pop music. I think it is (3) unbearable. I enjoy playing (4) chess with my friends, and I enjoy (5) hiking.
William: What about (6) tidying your room?
Archie: No way! I (7) can’t stand doing it.
Şimdi metindeki konuşma akışına göre boşlukları dolduralım.
- Adım 1: William, Archie’ye neler yapmayı sevip sevmediğini soruyor. Archie de cevap veriyor. Cümlelerin gidişatına göre boşluklara en uygun kelimeleri bulacağız.
- Adım 2: Her boşluk için metindeki karşılığını bulup yerleştireceğiz.
Haydi boşlukları dolduralım:
(1) Archie, “I like going to…” diyor. Yani bir yere gitmekten hoşlanıyor. Metinde bu boşluğa “the cinema” (sinema) kelimesi geliyor. Cümle: “Sinemaya gitmeyi severim…”
(2) “…but I dislike listening to (2) … music.” diyor. Yani bir müzik türünü dinlemeyi sevmiyor. Metinde bu boşlukta “pop” kelimesi var. Cümle: “…ama pop müzik dinlemekten hoşlanmam.”
(3) “I think it is (3) … .” Burada pop müzik hakkındaki fikrini söylüyor. Metinde bu boşluğa “unbearable” (dayanılmaz, katlanılmaz) kelimesi geliyor. Cümle: “Bence o dayanılmaz.”
(4) “I enjoy playing (4) … with my friends…” Arkadaşlarıyla bir oyun oynamaktan keyif aldığını söylüyor. Metinde bu boşlukta “chess” (satranç) kelimesi var. Cümle: “Arkadaşlarımla satranç oynamaktan keyif alırım…”
(5) “…and I enjoy (5) … .” Keyif aldığı bir başka aktivite daha söylüyor. Metinde bu boşlukta “hiking” (doğa yürüyüşü) kelimesi var. Cümle: “…ve doğa yürüyüşünden keyif alırım.”
(6) William başka bir aktivite soruyor: “What about (6) … your room?” Yani odanla ilgili bir eylem soruyor. Metinde bu boşlukta “tidying” (toplamak, düzenlemek) kelimesi var. Cümle: “Odanı toplamaya ne dersin?”
(7) Archie cevap veriyor: “No way! I (7) … doing it.” “No way!” (Asla!) dediğine göre bu eylemi hiç sevmiyor. Metinde bu boşluğa “can’t stand” (dayanamam, katlanamam) ifadesi geliyor. Cümle: “Asla! Onu yapmaya katlanamam.”
Sonuç:
(1) the cinema
(2) pop
(3) unbearable
(4) chess
(5) hiking
(6) tidying
(7) can’t stand
SPEAKING (Konuşma Etkinliği)
Bu bölümde ise bir soru-cevap etkinliği var. Bu bir alıştırma olduğu için tek bir doğru cevabı yok. Amaç, kutudaki sıklık zarflarını (frequency adverbs) kullanarak kendi cümlelerini kurmanı sağlamak.
Kutudaki kelimelerin anlamlarına bakalım:
- never: asla, hiçbir zaman
- rarely: nadiren
- sometimes: bazen
- often: sık sık
- always: her zaman
Resimdeki örnek konuşmaya bakalım:
– How often do you hang out? (Ne sıklıkla dışarıda takılırsın?)
– I sometimes meet my friends on weekend. (Bazen hafta sonu arkadaşlarımla buluşurum.)
Sen de bu kalıbı kullanarak kendi cevaplarını oluşturabilirsin. Örneğin:
– How often do you play online games? (Ne sıklıkla online oyun oynarsın?)
– I often play online games after school. (Okuldan sonra sık sık online oyun oynarım.)
– How often do you read a book? (Ne sıklıkla kitap okursun?)
– I always read a book before I sleep. (Uyumadan önce her zaman kitap okurum.)
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur ve sana yardımcı olabilmişimdir. Unutma, İngilizce pratik yaparak gelişir. Başarılar dilerim!