8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Bilim ve Kültür Yayınları Sayfa 65
Harika bir çalışma! Haydi, 8. Sınıf İngilizce dersimizin “On the Phone” (Telefonda) ünitesiyle ilgili bu alıştırmayı birlikte, adım adım çözelim. Karşılıklı konuşmaları dikkatlice okuyup boşlukları en doğru şekilde dolduracağız. Hazırsan başlayalım!
4. Read the phone calls and complete the sentences. (Telefon görüşmelerini okuyun ve cümleleri tamamlayın.)
Soru 1: Ms Peters is a __________.
Hadi ilk telefon görüşmesine bakalım ve Bayan Peters’ın kim olduğunu bulalım. Unutma, ipuçları her zaman diyaloğun içindedir!
Adım 1: Konuşmayı kimin başlattığına ve kimi aradığına bakalım. Megan, “Hello. Can I speak to Doctor Kane, please?” (Merhaba. Doktor Kane ile konuşabilir miyim, lütfen?) diyor. Bu bize konuşmanın bir doktor muayenehanesinde veya hastanede geçtiğini gösteriyor.
Adım 2: Telefona cevap veren kişi Ms Peters. Megan’ı hatta bekletiyor ve sonra doktorun orada olmadığını söylüyor. En önemlisi ise şu teklifte bulunuyor: “Can I take a message?” (Mesaj alabilir miyim?).
Adım 3: Bir doktorun ofisinde telefonlara bakan, randevuları düzenleyen ve mesajları alan kişiye ne denir? Tabii ki sekreter veya resepsiyonist! Bu durumda, Ms Peters, Doktor Kane’in sekreteridir.
Sonuç:
Ms Peters is a secretary. (Bayan Peters bir sekreterdir.)
Soru 2: Mark is a __________.
Şimdi de Mark ve Bayan Rogers arasındaki konuşmayı inceleyelim. Bakalım Mark’ın mesleği veya görevi neymiş.
Adım 1: Mark kendini tanıtırken çok önemli bir ipucu veriyor: “Hello. This is Mark from Techmarket.” (Merhaba. Ben Techmarket’ten Mark.). Demek ki Mark, “Techmarket” adında bir dükkanda veya şirkette çalışıyor.
Adım 2: Mark’ın arama sebebini öğrenelim. “I’m calling you about the delivery of your television.” (Sizi televizyonunuzun teslimatı hakkında arıyorum.) diyor. Yani bir ürünün teslimatını organize ediyor.
Adım 3: Bir mağazada çalışan ve müşterilerin satın alma veya teslimat gibi işleriyle ilgilenen kişilere genel olarak ne isim veririz? “Tezgahtar” veya “mağaza görevlisi” diyebiliriz. İngilizce’de bunun karşılığı “shop assistant” veya “salesclerk” olabilir. Mark burada müşteriye yardımcı olan bir mağaza çalışanı rolünde.
Sonuç:
Mark is a shop assistant. (Mark bir mağaza görevlisidir/tezgahtardır.)
Soru 3: Sam is __________.
Geldik son diyaloğumuza. Larry ve Sam konuşuyor. Bakalım Sam’in kim olduğunu bulabilecek miyiz? Bu aslında en kolayı!
Adım 1: Larry, Frank ile konuşmak istiyor: “Can I speak to Frank, please?”.
Adım 2: Telefona cevap veren Sam, Larry’ye kim olduğunu söyledikten sonra kendini çok net bir şekilde tanıtıyor. Bakın ne diyor: “Hi, Larry. I’m Frank’s dad.” (Merhaba, Larry. Ben Frank’in babasıyım.).
Adım 3: Gördüğün gibi, cevabı Sam bize kendi ağzıyla verdi! Başka bir ipucu aramaya hiç gerek yok. Sam, Frank’in babasıdır.
Sonuç:
Sam is Frank’s dad. (Sam, Frank’in babasıdır.)
İşte bu kadar! Gördüğün gibi diyalogların içindeki küçük detaylara dikkat ettiğimizde bütün soruları kolayca çözebiliyoruz. Harika iş çıkardın!