8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Bilim ve Kültür Yayınları Sayfa 78
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben 8. sınıf İngilizce öğretmeninim. Gönderdiğin görseldeki alıştırmaları birlikte, adım adım ve anlayacağın bir dille çözeceğiz. Haydi başlayalım!
Alıştırma 1: Listen to the dialogue and fill in the missing parts. (Diyaloğu dinle ve boşlukları doldur.)
Bu alıştırmada Ahmet ve Donald arasındaki bir telefon konuşması var. Konuşmanın akışına göre boşluklara gelebilecek en mantıklı ifadeleri bulacağız. Sanki dinleme metnini birlikte dinlemişiz gibi düşünelim ve boşlukları dolduralım.
Ahmet: Hello, Donald. Would you like to join our chat group? (Merhaba, Donald. Sohbet grubumuza katılmak ister misin?)
Donald: Yes, (1) I’d love to. (Evet, çok isterim.)
Açıklama: Ahmet bir teklifte bulunuyor. Donald da bu teklifi kabul ettiği için “Evet” diyor ve ardından “çok isterim” anlamına gelen “I’d love to” ifadesini kullanıyor. Bu, nazik bir kabul etme şeklidir.
Ahmet: Alright. We will chat live about the latest games this evening. (Harika. Bu akşam en son çıkan oyunlar hakkında canlı sohbet edeceğiz.)
Donald: Oh! I am (2) sorry, but I can’t join you today. My (3) Internet is (4) not working.
Açıklama: Donald, Ahmet’in planını duyunca katılamayacağını söylüyor.
- (2) sorry: “ama bugün size katılamam” dediği için, öncesinde üzgün olduğunu belirten “sorry” kelimesini kullanması çok doğal.
- (3) Internet / (4) not working: Neden katılamadığını açıklarken teknolojik bir sorundan bahsediyor. Sohbet grubuna katılmak için internet gerekir. Bu yüzden en mantıklı sebep “İnternetim çalışmıyor” demesidir.
Ahmet: What do you (5) mean? Do you mean the Internet (6) connection?
Açıklama: Ahmet, Donald’ın ne demek istediğini tam anlamamış gibi daha detaylı soruyor.
- (5) mean: “Ne demek istiyorsun?” sorusunun İngilizce karşılığı “What do you mean?” kalıbıdır.
- (6) connection: Ahmet, sorunun “internet bağlantısı” olup olmadığını netleştirmek için “connection” kelimesini kullanır.
Donald: Yes, it isn’t working (7) properly.
Açıklama: Donald, Ahmet’in sorusunu onaylıyor ve internetin “düzgün” çalışmadığını ekliyor. “Properly” kelimesi burada “düzgün bir şekilde, olması gerektiği gibi” anlamı katar.
Ahmet: I see. I am sorry to hear that. (Anlıyorum. Bunu duyduğuma üzüldüm.)
Donald: Why don’t we (8) chat tomorrow? My dad will (9) fix it tonight.
Açıklama: Donald yeni bir teklif sunuyor.
- (8) chat: “Neden yarın … yapmıyoruz?” derken, asıl planları olan “sohbet etmeyi” önermesi en mantıklısı. Yani “chat” kelimesi gelmeli.
- (9) fix: Babasının bu akşam interneti “tamir edeceğini” söylüyor. “Tamir etmek” anlamına gelen en yaygın kelime “fix” kelimesidir.
Ahmet: Okay. Mail me when it works. (10) Talk to you later.
Açıklama: Ahmet konuşmayı bitiriyor. “Tamam, çalıştığında bana mail at” dedikten sonra vedalaşma ifadesi olarak “Sonra görüşürüz” anlamına gelen “Talk to you later” kalıbını kullanır.
Donald: I will. Bye. (Atarım. Hoşça kal.)
Ahmet: Take care. (Kendine iyi bak.)
Alıştırma 2: Listen to four speakers and match them with their Internet habits. (Dört konuşmacıyı dinle ve internet alışkanlıklarıyla eşleştir.)
Bu alıştırmada da yine bir dinleme metni var. Dört farklı kişinin interneti ne için kullandığını dinleyip yandaki cümlelerle eşleştireceğiz. Haydi konuşmacıların nelerden bahsettiğini tahmin edelim ve eşleştirmeyi yapalım.
- a. I prefer doing online shopping. (İnternetten alışveriş yapmayı tercih ederim.)
- b. I watch films and music videos. (Film ve müzik videoları izlerim.)
- c. I have a blog, and I share my videos. (Bir blogum var ve videolarımı paylaşırım.)
- d. I search for my homework or projects. (Ödevlerim veya projelerim için araştırma yaparım.)
Adım 1: Speaker 1 (Konuşmacı 1)
İlk konuşmacı, internetin okul hayatı için ne kadar önemli olduğundan, ödevleri için bilgiye hızlıca ulaşabildiğinden bahsediyor. Bu durumda bu konuşmacı ödevleri için araştırma yapıyordur.
Sonuç: 1. Speaker 1 → d. I search for my homework or projects.
Adım 2: Speaker 2 (Konuşmacı 2)
İkinci konuşmacı, internette vakit geçirmeyi çok sevdiğini, özellikle yeni çıkan filmleri ve sevdiği sanatçıların müzik kliplerini izlediğini söylüyor. Bu onun eğlence için interneti kullandığını gösterir.
Sonuç: 2. Speaker 2 → b. I watch films and music videos.
Adım 3: Speaker 3 (Konuşmacı 3)
Üçüncü konuşmacı, interneti bir şeyler satın almak için kullandığını, mağazaya gitmek yerine internetten sipariş vermenin daha kolay olduğunu anlatıyor. Kıyafet ve elektronik eşya aldığından bahsediyor.
Sonuç: 3. Speaker 3 → a. I prefer doing online shopping.
Adım 4: Speaker 4 (Konuşmacı 4)
Dördüncü ve son konuşmacı ise internette içerik üretmekten hoşlandığını, kendi web sitesi yani blogu olduğunu ve çektiği eğlenceli videoları orada paylaştığını söylüyor.
Sonuç: 4. Speaker 4 → c. I have a blog, and I share my videos.
Bölüm: SPEAKING (Konuşma)
Bu bölümde ise senden gruplar halinde çalışarak verilen ifadeleri kullanıp diyaloglar kurman isteniyor. Bu bir soru değil, bir konuşma pratiği etkinliğidir.
Amacı: Birine bir teklifte bulunmayı (Would you like to…?), teklifi kabul etmeyi (Yes, sure. / That sounds great.) veya reddetmeyi (No, thanks. / I’m sorry, but I can’t.) pratik yapmaktır.
Örneğin, yandaki pembe kutucuklardan “watch a film” (film izlemek) ifadesini seçerek şöyle bir diyalog kurabilirsin:
Sen: Would you like to watch a film with me tonight? (Bu akşam benimle film izlemek ister misin?)
Arkadaşın (Kabul ederse): Yes, sure. That sounds great! (Evet, tabii ki. Kulağa harika geliyor!)
Arkadaşın (Reddederse): I’m sorry, but I can’t. I have to do research for the project. (Üzgünüm ama yapamam. Proje için araştırma yapmam gerekiyor.)
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Anlamadığın bir yer olursa çekinmeden sorabilirsin. İyi çalışmalar dilerim!