8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Bilim ve Kültür Yayınları Sayfa 13
Harika bir alıştırma! Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 8. Sınıf İngilizce öğretmeninim. Şimdi birlikte bu sayfadaki soruları adım adım, kolayca anlayacağın bir dille çözeceğiz. Hazırsan başlayalım!
Öncelikle a bölümündeki boşluk doldurma sorularına bakalım. Bu soruları cevaplamak için yukarıdaki diyaloğu dikkatlice okumamız gerekiyor. Diyalog Bill ve Nancy arasında geçiyor ve Bill, Nancy’yi sinemaya davet ediyor.
a) Complete the sentences according to the dialogue above. (Yukarıdaki diyaloğa göre cümleleri tamamlayın.)
-
1. Nancy can’t go to the cinema because ___________________.
(Nancy sinemaya gidemiyor çünkü ___________________.)
Çözüm:
Adım 1: Diyalogda Bill, Nancy’yi “tomorrow evening” (yarın akşam) sinemaya davet ediyor. Nancy’nin cevabına bakalım: “I’m sorry, but I can’t because my cousin is coming, I promised him to help with his homework…”
Adım 2: Nancy’nin bu cümlesi, gelememesinin sebebini açıkça belirtiyor. “Üzgünüm, gelemem çünkü kuzenim geliyor…” diyor. Yani, boşluğa yazmamız gereken sebep bu.
Sonuç: Nancy can’t go to the cinema because her cousin is coming.
-
2. They can go to the cinema on ___________________.
(Onlar sinemaya ___________________ günü gidebilirler.)
Çözüm:
Adım 1: Nancy yarın gelemeyeceğini söyleyince Bill pes etmiyor ve yeni bir öneride bulunuyor: “What about Saturday?” (Peki ya Cumartesi?).
Adım 2: Nancy bu teklifi kabul ediyor mu? Evet! “Sure, it sounds good.” (Elbette, kulağa hoş geliyor.) diyor. Demek ki anlaştıkları gün Cumartesi.
Sonuç: They can go to the cinema on Saturday.
-
3. Bill will text Robert to ___________________.
(Bill, Robert’a ___________________ için mesaj atacak.)
Çözüm:
Adım 1: Cumartesi planı kesinleşince Bill, “I’ll text Robert and call him, too.” diyor. Yani Robert’a da mesaj atıp onu arayacağını söylüyor.
Adım 2: Peki neden Robert’ı arıyor? Tabii ki onu da sinemaya davet etmek için! Bu durumda Bill, Robert’a sinemaya gelmesi için teklifte bulunacak.
Sonuç: Bill will text Robert to invite him to the cinema.
-
4. Three friends will meet in front of the ___________________ at ___________________.
(Üç arkadaş ___________________’nın önünde saat ___________________’da buluşacak.)
Çözüm:
Adım 1: Buluşma yeri ve saatiyle ilgili ipucunu Nancy’nin cümlesinde bulabiliriz. Nancy diyor ki: “Tell him to meet us at seven o’clock in front of the cinema.”
Adım 2: Bu cümle bize her şeyi söylüyor: “sinemanın önünde” (in front of the cinema) ve “saat yedide” (at seven o’clock). Boşlukları bu bilgilerle dolduracağız.
Sonuç: Three friends will meet in front of the cinema at seven o’clock.
-
5. Bill offers Nancy to ___________________.
(Bill, Nancy’ye ___________________ teklif ediyor.)
Çözüm:
Adım 1: Diyaloğun sonuna doğru Bill, Nancy’ye bir soru soruyor: “Would you like to have a drink and some cake at the café?”
Adım 2: Bu bir teklif cümlesidir. Bill, Nancy’ye “kafede bir şeyler içip biraz kek yemeyi” teklif ediyor. Nancy tok olduğu için reddetse de Bill’in teklifi bu.
Sonuç: Bill offers Nancy to have a drink and some cake.
Şimdi de b bölümüne bakalım. Bu bölümde senden kendi diyalogunu yazman isteniyor. Sakın gözün korkmasın, çok kolay!
b) Read the dialogue again and write a similar dialogue with your friend… (Diyaloğu tekrar okuyun ve arkadaşınızla benzer bir diyalog yazın…)
Burada amaç, yukarıdaki gibi bir davet, kabul etme veya reddetme durumu içeren bir konuşma metni oluşturman. Altta verilen ifadeler sana çok yardımcı olacak.
Nasıl yapabilirsin?
- Bir teklifte bulun: Arkadaşını bir yere (sinema, park, kafe) veya bir aktiviteye (maç izlemek, bisiklete binmek) davet et. Bunun için şu kalıpları kullanabilirsin:
- How about going to the park? (Parka gitmeye ne dersin?)
- What about watching a movie on Friday? (Cuma günü film izlemeye ne dersin?)
- Would you like to come to my birthday party? (Doğum günü partime gelmek ister misin?)
- Arkadaşının cevabını düşün: Arkadaşın teklifini kabul edebilir veya bir mazeret sunarak reddedebilir.
- Kabul ederse: “Sure.” (Elbette.), “It sounds great!” (Kulağa harika geliyor!), “Yeah, that would be great.” (Evet, harika olur.) gibi ifadeler kullanabilir.
- Reddederse: “No, thanks. I’m full.” (Hayır, teşekkürler. Tokum.) gibi veya “I’m sorry, but I can’t. I must help my dad.” (Üzgünüm, gelemem. Babama yardım etmeliyim.) gibi bir sebep belirtebilir.
- Planı detaylandırın: Eğer anlaşırsanız, nerede ve ne zaman buluşacağınızı konuşarak diyaloğu sonlandırabilirsiniz.
Unutma, kendi yaratıcılığını kullanarak harika diyaloglar yazabilirsin. Başarılar dilerim!