6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Anadol Yayınları Sayfa 128
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 6. sınıf Sosyal Bilgiler öğretmeniniz.
Bugün sizlerle kitabımızdaki “Sosyal Bilimlerin Toplum Hayatına Etkisi” konusuna bir giriş yapacağız. Önümüzdeki görselde yer alan hazırlık çalışmasını ve okuma metnini gelin birlikte adım adım inceleyelim ve anlayalım.
Hazırlık Çalışması
Soru: Tarihin eski dönemlerindeki uygarlıklara ait kalıntılar nasıl ortaya çıkarılmaktadır? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Harika bir soru! Sanki bir dedektif gibi geçmişin izini nasıl sürdüğümüzü merak ediyorsunuz, değil mi? Gelin bu gizemli yolculuğa birlikte çıkalım.
Adım 1: Arkeoloji Bilimi ve Arkeologlar
Eski uygarlıklardan kalan eserleri toprağın altından veya suyun derinliklerinden çıkaran bilim dalına arkeoloji diyoruz. Bu işi yapan bilim insanlarına ise arkeolog denir. Arkeologlar, geçmişte insanların nerede, nasıl yaşadığını, ne yiyip içtiğini, neye inandığını bulmaya çalışan modern zamanların hazine avcıları gibidir. Ama onların hazinesi altın değil, bilgidir.
Adım 2: Kalıntıların Keşfedilmesi
Peki, arkeologlar kazı yapacakları yeri nasıl buluyorlar?
- Tesadüfen Bulunma: Bazen bir çiftçi tarlasını sürerken (tıpkı Göbeklitepe metninde olduğu gibi!), bir inşaat yapılırken veya bir yol çalışması sırasında eski bir yapıya veya esere rastlanabilir.
- Araştırmalar Sonucu: Arkeologlar eski kitapları, haritaları ve efsaneleri incelerler. Uydu fotoğrafları veya özel yeraltı radarları gibi teknolojileri kullanarak toprağın altında farklı yapılar olup olmadığını araştırırlar.
Adım 3: Kazı (Ekskavasyon) Süreci
Doğru yer bulunduğunda, çok dikkatli bir kazı süreci başlar. Bu iş, aceleye gelmez! Arkeologlar, toprağı küçük fırçalarla, minik kazma ve küreklerle santim santim temizlerler. Çünkü buldukları en küçük bir çömlek parçası bile çok değerli bilgiler içerebilir. Her buldukları eserin yerini, konumunu not alırlar, fotoğraflarını çekerler. Tıpkı bir olay yeri incelemesi gibi!
Adım 4: İnceleme ve Yorumlama
Kazıdan çıkarılan eserler (çanak çömlek, aletler, heykeller, kemikler vb.) laboratuvarlara götürülür. Burada temizlenir, onarılır ve hangi döneme ait oldukları özel yöntemlerle belirlenir. İşte bu eserleri inceleyerek o dönemdeki insanların yaşamı hakkında harika sonuçlara ulaşırız. Bu eserler daha sonra müzelerde sergilenerek bizlerin de geçmişi öğrenmesi sağlanır.
Okuma Metni Analizi: Tarihin Akışını Değiştiren Keşif: Göbeklitepe
Şimdi de metni okuyarak Göbeklitepe’nin bize neler anlattığını keşfedelim. Bu metin, aslında yukarıdaki sorumuzun ne kadar harika bir örneği olduğunu gösteriyor. Haydi metinden çıkarabileceğimiz önemli bilgilere bakalım.
Soru 1: Göbeklitepe’nin önemi nedir ve hangi tarihî döneme aittir?
Çözüm:
Adım 1: Metne göre Göbeklitepe, “dünyanın bilinen en eski dinî yapılar topluluğudur.” Yani insanlar henüz yerleşik hayata tam geçmemişken, köyler kurmamışken bile bir araya gelip bu devasa tapınakları inşa etmişler. Bu çok şaşırtıcı bir bilgi!
Adım 2: Göbeklitepe, Cilalı Taş Devri’nden kalma bir yer. Metinde tarihinin MÖ 11.000 yıllarına, yani günümüzden yaklaşık 13.000 yıl öncesine uzandığı belirtiliyor. Bu, onu Mısır Piramitleri’nden ve İngiltere’deki Stonehenge’den bile binlerce yıl daha eski yapıyor!
Soru 2: Göbeklitepe’deki bulgular, o dönemde yaşayan insanlar hakkında bize hangi ipuçlarını veriyor?
Çözüm:
Metindeki arkeolog Dr. Klaus Schmidt’in sözlerine ve diğer bilgilere dikkatlice bakalım.
Adım 1: İnançları ve Sosyal Yaşamları
Bu kadar büyük tapınakları inşa etmeleri, o dönem insanlarının güçlü bir inanç sistemine sahip olduğunu gösteriyor. Ayrıca bu yapıları inşa etmek için birçok insanın bir araya gelip organize bir şekilde çalışması gerekirdi. Bu da onların bir sosyal düzeni olduğunu kanıtlar.
Adım 2: Yaşam Tarzları ve Sanat Anlayışları
Metinde yapılan araştırmalar sonucunda
“insanların bu dönemde hayvanları evcilleştiremedikleri sonucuna ulaştık”
deniliyor. Yani Göbeklitepe’yi yapan insanlar avcı ve toplayıcıydı. Henüz tarım yapıp hayvanları evcilleştirmemişlerdi. Taşların üzerine yaptıkları tilki, yılan, aslan, yaban eşeği gibi kabartmalar, hem çevrelerinde gördükleri hayvanları hem de sanatsal yeteneklerinin ne kadar gelişmiş olduğunu bizlere gösteriyor.
Umarım bu açıklamalar, konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Gördüğünüz gibi sosyal bilimler, özellikle de arkeoloji, geçmişin sır perdelerini aralayarak bize insanlık tarihi hakkında ne kadar muhteşem bilgiler sunuyor. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!