6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Anadol Yayınları Sayfa 56
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 6. Sınıf Sosyal Bilgiler öğretmeniniz.
Bugün sizlerle kitabımızdaki bir “Düşünelim Tartışalım” etkinliğini birlikte yapacağız. Bu tür sorular, sadece bilgiyi ezberlememizi değil, aynı zamanda okuduğumuzu anlamamızı ve yorumlamamızı sağlar. Haydi gelin, bu soruyu birlikte adım adım inceleyelim ve metinden yola çıkarak cevaplarımızı oluşturalım.
Soru: Türklerin İslamiyet’i kabul etmesi ile birlikte siyasi, sosyal ve kültürel alanlarda ne gibi değişimler meydana gelmiştir? Bu değişimlerin Türklerin yaşamları üzerindeki etkileri nelerdir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için metinde verilen ipuçlarını kullanacağız. Metin, Türklerin İslamiyet’i kabul ettikten sonra hayatlarında nelerin değiştiğini ve nelerin aynı kaldığını çok güzel anlatıyor. Gelin bu değişimleri başlıklar altında toplayalım.
Adım 1: Siyasi (Yönetimle İlgili) Alandaki Değişimler
Devlet yönetimiyle ilgili bazı yenilikler olmuş ama bazı eski gelenekler de devam etmiş. Bu durumu sentez yani “eski ile yeninin birleşmesi” olarak düşünebiliriz.
- Eski Geleneklerin Devamı: Metinde Karahanlıların, eski Türk devletlerinde olduğu gibi “doğu ve batı olmak üzere ikili yönetim” esasını benimsediği yazıyor. Bu, İslamiyet’i kabul etseler bile köklü devlet geleneklerini sürdürdüklerini gösterir.
- Yeni Kurumların Ortaya Çıkışı: İslamiyet’in kabulüyle beraber devlet işlerinin görüşüldüğü yere “divan” denilmeye başlanmış. Bu, Arap ve Fars kültüründen etkilenerek aldığımız yeni bir yönetim organıdır.
- Hukuk Sistemi: Toplumsal düzeni sağlamak için hem İslami kurallar olan “Şer’i Hukuk” hem de eski Türk gelenekleri olan “Örfi Hukuk” birlikte uygulanmış. Burada önemli olan nokta, örfi hukukun şer’i hukuka aykırı olmamasıydı.
Adım 2: Sosyal (Toplumsal) Alandaki Değişimler
Toplum hayatında da İslamiyet ile birlikte önemli yenilikler yaşanmıştır. Bu yenilikler, insanların günlük yaşamını ve birbiriyle olan ilişkilerini etkilemiştir.
- Yeni Kurumlar: Türk-İslam tarihinde ilk defa vakıf teşkilatları kurulmuş. Vakıflar, halka hizmet etmek için kurulan hayır kurumlarıdır. Cami, medrese, hastane gibi yapıların masraflarını karşılayarak sosyal yardımlaşmayı güçlendirmişlerdir.
- Ticaretin Gelişmesi: Ticareti geliştirmek için Ribat adı verilen kervansaraylar inşa etmişler. Kervansaraylar, ticaret yolları üzerinde tüccarların güvenle konaklayabildiği yerlerdi. Bu da hem ticareti canlandırmış hem de farklı kültürlerin tanışmasına olanak sağlamıştır.
- Haberleşme: İlk defa posta teşkilatı kurulmuş. Bu, devletin merkez ile uzak bölgeler arasında hızlı ve güvenli bir şekilde haberleşmesini sağlamıştır.
Adım 3: Kültürel Alandaki Değişimler
Kültür, bir toplumun sanatı, dili, edebiyatı ve eğitimi demektir. Bu alanda da büyük ve güzel gelişmeler yaşanmış.
- Dil ve Edebiyat: Karahanlılar, İslamiyet’i kabul etmelerine rağmen milli kimliklerine sahip çıkmışlar ve Türkçeyi resmî dil olarak kullanmışlardır. Bu çok önemlidir! Ayrıca bu dönemde Türk-İslam edebiyatının ilk büyük eserleri yazılmıştır:
Kutadgu Bilig (Mutluluk Veren Bilgi)
Divânü Lügati’t-Türk (İlk Türkçe sözlük)
Atabetü’l Hakayık (Gerçeklerin Eşiği)
Divân-ı Hikmet (Ahmet Yesevi’nin şiirleri) - Eğitim: Türk-İslam tarihindeki ilk medrese Karahanlılar tarafından kurulmuştur. Medreseler, o dönemin üniversiteleri gibiydi ve hem dinî bilimler hem de pozitif bilimler okutuluyordu.
- Sanat: İslamiyet öncesi dönemdeki halı, kilim dokumacılığı ve maden işlemeciliği gibi sanatlara devam edilmiş. Bunun yanında Uygurlarla başlayan minyatür sanatı da Türk-İslam kültüründe önemli bir yer edinmiştir.
Sonuç:
Sevgili öğrencilerim, gördüğünüz gibi Türkler İslamiyet’i kabul ettikten sonra hayatlarının her alanında önemli değişimler yaşamışlardır. Ancak bu bir “yok olma” veya “tamamen değişme” değil, kendi kültürlerini İslam’ın getirdiği yeniliklerle birleştirerek daha da zenginleştirdikleri bir süreç olmuştur. Hem Türk kimliğini korumuşlar hem de İslam medeniyetine çok değerli katkılarda bulunmuşlardır. İşte Türk-İslam medeniyetinin temelleri bu şekilde atılmıştır.