6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Anadol Yayınları Sayfa 239
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencilerim!
Ben sizin Sosyal Bilgiler öğretmeninizim. Gönderdiğiniz görseldeki soruları sizin için tek tek, adım adım ve kolayca anlayacağınız bir dille çözeceğim. Haydi başlayalım!
5. Soru: Pınar ve annesi, ikamet ettikleri yerden şehir merkezine ulaşmak için belediyenin toplu taşıma araçlarını kullanmaktadırlar. Ancak belediye otobüslerinin sefer sayısı az olduğu için şehir merkezine ulaşmakta sıkıntı yaşamaktadırlar. Pınar ve annesi, belediyenin Genel Ağ adresinden istek ve görüşlerini belediye yetkililerine iletmişler, mahalledeki komşularının da bunu yapmasını sağlamışlardır. Bunun üzerine belediye, otobüslerin sefer sayısını artırmıştır.
Verilen bilgilere göre Pınar ve annesi, yönetimin karar alma sürecine aşağıdakilerden hangisini kullanarak etki etmişlerdir?
- A) Siyasi partiler
- B) Medya
- C) Sivil toplum kuruluşları
- D) Kamuoyu oluşturma
Çözüm:
Adım 1: Hadi soruyu anlamaya çalışalım. Pınar ve annesi bir sorun yaşıyorlar: otobüs seferleri çok az. Bu sorunu çözmek için ne yapmışlar? Önce kendileri belediyeye internet üzerinden yazmışlar, sonra da komşularını da bu konuda harekete geçirmişler. Yani, aynı sorunu yaşayan birçok insan bir araya gelip sesini duyurmuş.
Adım 2: Şimdi şıklara bakalım.
- A) Siyasi partiler: Pınar ve annesi bir partiye gidip yardım istememişler.
- B) Medya: Gazeteye veya televizyona çıkmamışlar.
- C) Sivil toplum kuruluşları: Bir derneğe veya vakfa başvurmamışlar.
- D) Kamuoyu oluşturma: İşte bu doğru! Kamuoyu, halkın genel düşüncesi demektir. Pınar ve annesi, komşularını da harekete geçirerek “Bizim mahalle olarak böyle bir sorunumuz var!” demişler ve belediyenin dikkatini çekmişler. Halkın ortak bir konuda birleşip sesini duyurmasına kamuoyu oluşturma denir.
Sonuç: Doğru cevap D şıkkıdır.
6. Soru: 17 Şubat 1926 yılında Türk Medeni Kanunu kabul edildi. Bu kanuna göre resmî nikâh zorunlu hâle getirildi. Erkeklere tanındığı gibi kadınlara da boşanma hakkı tanındı. Miras konusunda kadın ve erkek eşit hâle geldi.
Yukarıda verilen bilgiler değerlendirildiğinde Türk Medeni Kanunu’yla kadınların;
I. Sosyal
II. Ekonomik
III. Siyasal
alanlardan hangilerinde hak kazandığı söylenebilir?
- A) Yalnız I
- B) I ve II
- C) II ve III
- D) I, II ve III
Çözüm:
Adım 1: Metinde Medeni Kanun’un getirdiği yenilikler anlatılıyor. Bunları tek tek inceleyelim ve hangi alana girdiğini bulalım.
- Resmî nikâhın zorunlu olması ve kadınlara boşanma hakkı verilmesi, aile hayatıyla, yani toplumun yapısıyla ilgilidir. Toplumla ilgili konular sosyal alana girer. Demek ki I. Sosyal alanda bir hak kazanılmış.
- Miras konusunda kadın ve erkeğin eşit olması, mal, mülk ve para ile ilgilidir. Parayla ilgili konular ekonomik alana girer. Demek ki II. Ekonomik alanda da bir hak kazanılmış.
- Metinde kadınların oy kullanması, seçme veya seçilme hakkı gibi siyasetle ilgili bir bilgiden bahsediliyor mu? Hayır. O yüzden III. Siyasal alanla ilgili bir hak kazanımından söz edemeyiz. (Unutmayın, siyasi haklar kadınlara daha sonra, 1930’lu yıllarda verilmiştir.)
Adım 2: Sonuç olarak, kadınlar hem sosyal (I) hem de ekonomik (II) alanlarda haklar kazanmışlar. Bu durumda doğru şıkkı bulalım.
Sonuç: Doğru cevap B şıkkıdır.
7. Soru: Aşağıda verilen kişi ya da kurumlardan hangisi yürütme görevini yerine getirir?
- A) Bağımsız mahkemeler
- B) Cumhurbaşkanı
- C) Milletvekilleri
- D) TBMM
Çözüm:
Adım 1: Sevgili çocuklar, devletimizin üç temel gücü vardır. Bunları “güçler ayrılığı” ilkesi olarak öğrenmiştik. Hatırlayalım:
- Yasama: Yasa yani kanun yapma gücüdür. Bu görevi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) yapar. Milletvekilleri de TBMM’nin üyeleridir.
- Yürütme: Yapılan kanunları uygulama, yani ülkeyi yönetme gücüdür. Bu görevi Cumhurbaşkanı yerine getirir.
- Yargı: Kanunlara uymayanları cezalandırma ve anlaşmazlıkları çözme gücüdür. Bu görevi de bağımsız mahkemeler yapar.
Adım 2: Soru bize “yürütme” görevini soruyor. Yukarıdaki açıklamaya göre yürütme görevini kim yapıyordu? Evet, tabii ki Cumhurbaşkanı!
Sonuç: Doğru cevap B şıkkıdır.
8. Soru: Sosyal Bilgiler Öğretmeni Ahmet Bey, öğrencilerine aşağıdaki bilgileri vermiştir.
“Temel hak ve özgürlükleri korumak devletin asli görevlerindendir. Demokrasiyle yönetilen ülkelerde vatandaşların sahip olduğu temel hak ve özgürlükler anayasa ile güvence altına alınmıştır. Bu sayede toplumda yaşayan bireyler kendilerini daha güvende hissederler ve huzur içinde yaşamlarını sürdürürler. Bununla birlikte temel hak ve özgürlükler ülkenin bütünlüğünün, toplumun güvenliğinin ve sağlığının korunması amacıyla kanunda belirtilen esaslara göre sınırlandırılabilir.”
Buna göre Ahmet Bey’in verdiği bilgilerden yararlanarak
I. Temel hak ve özgürlüklerin anayasal güvence altında olduğuna
II. Temel hak ve özgürlüklerin gerekli durumlarda sınırlandırılabileceğine
III. Temel hak ve özgürlükleri sınırlandırırken kanunların göz ardı edilemeyeceğine
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- A) I ve II
- B) I ve III
- C) II ve III
- D) I, II ve III
Çözüm:
Adım 1: Ahmet Öğretmen’in anlattıklarını cümle cümle inceleyelim ve yukarıdaki yargıları arayalım.
- I. yargı için: Metinde “…temel hak ve özgürlükler anayasa ile güvence altına alınmıştır.” cümlesi geçiyor. Bu, I. yargının doğru olduğunu gösterir.
- II. yargı için: Metnin sonunda “…hak ve özgürlükler … sınırlandırılabilir.” deniyor. Bu da II. yargının doğru olduğunu gösterir.
- III. yargı için: Peki bu sınırlama nasıl yapılıyor? Metinde “…kanunda belirtilen esaslara göre sınırlandırılabilir.” diyor. Yani sınırlama yapılırken kanunlara uyulmak zorunda, kanunlar göz ardı edilemez. Bu da III. yargının doğru olduğunu gösterir.
Adım 2: Gördüğümüz gibi, metinden I, II ve III numaralı yargıların hepsine ulaşabiliyoruz. O zaman hepsini içeren şıkkı bulmalıyız.
Sonuç: Doğru cevap D şıkkıdır.
G. Aşağıda verilen soruların cevaplarını defterinize yazınız.
Bu sorular test değil, sizin yorumlarınızı ve bilgilerinizi isteyen açık uçlu sorular. Ben de size kısa ve öz cevaplar hazırladım.
1. Millî egemenlik ilkesinin demokrasi için önemini belirtiniz.
Cevap: Millî egemenlik, yönetme gücünün millete, yani halka ait olması demektir. Demokrasi de halkın kendi kendini yönetmesidir. Bu yüzden millî egemenlik, demokrasinin temelidir. Eğer egemenlik millette değilse, orada demokrasiden bahsedemeyiz.
2. Ülkemizde yasama, yürütme ve yargı güçleri arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Cevap: Bu güçler “güçler ayrılığı” ilkesine göre birbirinden bağımsızdır. Yasama (TBMM) kanun yapar, Yürütme (Cumhurbaşkanı) bu kanunları uygular ve ülkeyi yönetir, Yargı (Bağımsız Mahkemeler) ise bu kanunlara göre adaleti sağlar. Bu güçlerin ayrı olması, birinin diğerine baskı yapmasını engeller ve demokrasimizi güçlendirir.
3. Yönetimin karar alma sürecinde kamuoyu oluşturmanın önemini ifade ediniz.
Cevap: Kamuoyu oluşturmak, halkın isteklerini ve sorunlarını yöneticilere duyurmanın en etkili yollarından biridir. Tıpkı 5. sorudaki Pınar ve annesinin yaptığı gibi, insanlar bir araya gelip seslerini duyurduğunda, yöneticiler bu isteklere kayıtsız kalamaz ve halkın yararına kararlar alabilir. Bu, vatandaşların yönetime katılımını sağlar.
4. 15 Temmuz darbe girişiminin demokrasi açısından nasıl bir tehdit oluşturduğunu belirtiniz.
Cevap: Demokrasilerde yönetim, halkın oylarıyla yani seçimle iş başına gelir. Darbe ise, yönetimi zorla, silah gücüyle ele geçirme girişimidir. 15 Temmuz darbe girişimi, halkın iradesini yok saydığı ve yönetimi zorla değiştirmeye çalıştığı için demokrasimize yapılmış büyük bir saldırı ve tehdittir.
5. Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin bir vatandaşı olarak görev ve sorumluluklarımızı açıklayınız.
Cevap: Etkin bir vatandaş olarak görevlerimiz; seçimlerde oy kullanmak, vergimizi zamanında ödemek, kanunlara ve kurallara uymak, vatan hizmetini (askerlik) yapmak, başkalarının haklarına saygı göstermek ve ülkemizin sorunlarıyla ilgilenip çözümüne katkıda bulunmaktır.
6. Orta Asya Türk devletlerinde kadının toplumsal hayattaki yerini ve önemini ifade ediniz.
Cevap: Eski Orta Asya Türk devletlerinde kadın, toplumda çok saygın bir yere sahipti. Devlet yönetiminde hakanın (hükümdarın) yanında eşi olan hatun da söz sahibiydi. Kadınlar ata biner, ok atar, mülk sahibi olabilir ve sosyal hayata aktif olarak katılırlardı. Bu durum, Türk toplumunda kadına ne kadar değer verildiğini gösterir.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır ve faydalı olmuştur. Başka sorularınız olursa hiç çekinmeyin, her zaman yardımcı olmaya hazırım. Derslerinizde başarılar dilerim!